|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 227 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MGFORUM ARŞİV Zamanı geçmiş ve Arşivlenmesi gereken Materyal ve tüm dökümanları topladığımız Bölümümüz. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : İlim Lâzım
Üye No : 1
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Mesleği : Bilgisayar Öğretmeni
Nereden : İstanbul
Konuları : 194
Mesajlar : 1,692
Teşekkürleri: 448
599 mesajına 1,481 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 03.10.10
Durumu : Status: Offline
|
Siyasetin "apolitik" olması bir çelişki değil midir? Söz konusu "ülke" Türkiye gibi en sanalından en gerçeğine, en moderninden en postmodernine bin türlü darbe ve muhtıranın cereyan ettiği bir ülke ise neden olmasın? Türkiye'de siyasetçiye uygun görülen bu alan vaadlerle dolduruluyor elbette. Numan Kurtulmuş Saadet Partisi Genel Başkanı seçildiği Genel Kurul'da "Harun gibi gelip, Karun gibi gitmeyeceğime, Musa gibi gelip Firavunlaşmayacagıma söz veriyorum." diyerek vaad yağmuruna tutan diğer siyasilerden farklı bir duruş sergiledi. Numan Beyin bu farklı tutumu üzerine biraz zihin jimnastiği yapmak ve aydınlardan konuyla ilgili olarak topladığımız görüşleri sunmak istedik. Türkiye'nin siyaseti kendisine uygun görülen "apolitik" alanda cereyan ediyor. Siyasetin "apolitik" olması bir çelişki değil midir? Söz konusu "ülke" Türkiye gibi en sanalından en gerçeğine, en moderninden en postmodernine bin türlü darbe ve muhtıranın cereyan ettiği bir ülke ise neden olmasın? Türkiye'de siyasetçiye uygun görülen bu alan vaadlerle dolduruluyor elbette. Her seçimle birlikte vaad dönemi de başlıyor Türk siyasi aklının üretebildiği tek şey olan "vaad" sayısı her eve üç beş vaad düşecek kadar "verimli" ve vaatten başka bir şey üretmeyecek kadar "kısır" bir alan. Liderler bugüne kadar seçim meydanlarında yüzlerce vaadde bulundu Her ile bir havaalanı sözü verildi. Her yerleşim birimi "il olma" hayaline sürüklendi. Pek çok lider seçim kürsüsünden seçmenine "size iş sözü veriyorum, aş sözü veriyorum" diye seslendi. Rakip siyasi liderin "vaadi" açık arttırmaya çıkarıldı "ne verirlerse benden 5 fazlası" vaat edildi. VAADSPOR HEP ŞAMPİYON Peki, Tansu Çiller'in "herkesi konut ve otomobil sahibi yapacağız" diyerek, 500 günde 2 anahtar dağıtacağını açıklamasından beri acaba kaç 500 gün geçti? Canım vaade bulunmanın şirazesi dağılsa ne olacaktı ki? Nasılsa hiçbir vaadin hesabı sorulmadı ve sorulmayacaktı? Vaat deyince Genç Parti lideri Cem Uzan'ı unutmadık elbette. Mazotun 1 YTL olacağını, üniversite sınavının kalkacağını söylediğini hâlâ kulaklarımızda çınlıyor. Bu çınlamanın bedelini ise hep beraber ödüyoruz. Tıkıa İhsan Eliaçık'ın dediği gibi: "Türkiye'de şu anda ihtiyaç duyulan siyaset ceketiyle gelip ceketiyle gidebilen siyasetçi yokluğudur. Siyaset rant kaynağı olarak akrabai taallükatı, eşi dostu zengin etme, devlet dolayısıyla millet üzerinden zenginleşme aracı olarak görülüyor. Siyasetin tabiatında bu var. Türkiye'deki bütün partiler buna talip Madem bizim partimiz iktidara geldi o zaman biraz da ihaleler, devlet imkânları bize, biraz da biz yolumuzu bulalım diye düşünüyorlar. Bu düşünmeyen siyasetçi var mı bilmiyorum. Bunu yıkmak lazım. Türkiye'nin en büyük siyasi sorunu olarak bunu görüyorum." YA KURTULMUŞ? Türkiye'de siyaset yapılmadığının en açık delili, değişen iktidarlara rağmen her şeyin aynı kalmasından da okunabilir. Sanla iktidarlar vatandaşların oylarıyla değil de "bazı şeyler değişmesin" diyenlerin iradeleriyle değişmektedir. "Değişim" teması son 30 yıla damgasını vurmuş bile olsa bu gerçek aynı kalıyor. Bu da "siyasette" belli bir konuma gelen her yeni isimden "beklentiyi" yükseltiyor. Çünkü insanlar çok şeyin değişmesi gerektiğini düşünüyor ama bu beklentinin "söylemden öteye geçen karşılığını" bekliyorlar. Yusuf Kaplan'ın da dediği gibi: "Millî Görüş hareketini gerçek anlamda bir medeniyet projesine dönüştürecek bir aktör, şu ân SFnin Genel Başkanı olmuş durumda. Kurtulmuş, Türkiyedeki siyasetçilerde görülmeyen bir entelektüel derinliğe, özgüvene, ufka, samimiyete, dürüstlüğe, asalete ve tevazuya sahip bir siyasetçidir. Teşkilata ve finans kaynaklarına vaziyet edebildiği ve güçlü bir ekiple çalışabildiği ölçüde, Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin gelecek on yılına damgasını vuracak ve medeniyet iddialarına sahip çıkarak Türkiye'ye çağ atlatabilecek uzun soluklu bir yürüyüşe öncülük edebilir." Numan Kurtulmuş bu anlamda "temiz" bir isim olarak siyaset arenasında "oya talip" mevkide yerini aldı. Ahmet Taşgetiren sözlerinde isminin temizliğine özel bir vurguda bulunuyor. "Kurtulmuş, kendi hayatında buna özen gösteren bir insan. Ben Numan Kurtulmuş'un bu tip bir çizgiyi takip edebileceğini ümit ediyor" |
|
|
| Bu mesaj için erbakan kullanıcısına teşekkür eden 8 üyemiz: | Cihad Yıldızı (14.06.09), HANZALA (13.12.08), ibrahim108 (25.12.08), Medine Sevdalisi (03.05.09), muallim (16.11.09), Saadetgenclik (16.12.08), sükut_ (13.12.08), Vukuf-i Kalbi (13.12.08) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : İlim Lâzım
Üye No : 1
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Mesleği : Bilgisayar Öğretmeni
Nereden : İstanbul
Konuları : 194
Mesajlar : 1,692
Teşekkürleri: 448
599 mesajına 1,481 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 03.10.10
Durumu : Status: Offline
|
Prof.Dr. NUMAN KURTULMUŞ KİMDİR? Amentü Şerhi Yazan Merhum Binbaşı Numan Kurtuluş'un torunu, merhum Tabip İsmail Niyazi Kurtulmuş'un oğlu olarak 1959'da İstanbul'da doğan Numan Kurtulmuş, İstanbul İmam Hatip Lisesi'ndeki eğitiminden sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden 1982 yılında mezun oldu. 1984 yılında, yine aynı Fakülte'de yüksek lisansını tamamladı. 19881989 öğretim yılında ABD'de Temple University School of Business & Management'da lisansüstü çalışmalarını sürdürdü. Kasım 1990 ile Haziran 1993 tarihleri arasında ABD'de Cornell University New York State School of Industrial & Labor Relations'nda Misafir Öğretim Üyesi olarak bulundu. 1992 yılında İktisat Doktoru, 1994 yılında Çalışma Ekonomisi Anabilim dalında Profesörlük unvanını alan Kurtulmuş'un "Sanayi Ötesi Dönüşüm" ve adlı bir de kitabı var. NE DEMİŞTİ? Değerli arkadaşlarım Şimdi vira Bismillah zamanı, şimdi kollan sıvama zamanı... Bu kutsal görevi bana vermekle benim üstüme smokin giydirmiyorsunuz. Benim üstüme ateşten bir gömlek giydiriyorsunuz. Ama sizin yardımınız ve miUetiınizin yardımı ve hepsinin üstünde Allah'ın ve salih kullarının yardımıyla bu ateşten gömleği en iyi şekilde taşımaya sizler önünde söz veriyorum. Tarihin dönüm noktalarından geçtiğimiz bu süreçte bütün benhğimle bütün inancımla ve bütün kimliğimle sizlere söz veriyorum. 1) Siyaseti yalan hedefler uğruna değil, yüksek idealler uğruna yapmaya söz veriyorum. 2) Milletimin her ferdinin benim gibi inanmasa da düşünmese de hak hukuk özgürlük ve refah mücadelesi için ömrüm yettiği sürece sonuna kadar mücadele edeceğime söz veriyorum. 3) Sizleri hiçbir şart altında yalan söyleyip kandırmayacağıma namusum üzerine, inancım üzerine söz veriyorum. 4) Siyasal ve kişisel çıkarlar uğruna "ne yapahm reel pohtik" diyerek Allah 'tan başkasına kul olmayacağıma inancım ve namusum üzerin söz veriyorum. 5) Seçim zamanı yıldızları vaat edip sonra unutarak umutlan boşa çıkarmayacağıma söz veriyorum. 6) Asla yapamayacağım şeyleri söylemeyeceğime, söylediklerimi gerçekleştirmek için tüm varlığımla çalışacağıma söz veriyorum. 7) Siyaseti bir çıkar ve zenginlik aracı haline getirmeyeceğime Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyeceğime namusum üzerine söz veriyorum. 8) Musa gibi gidip Musa gibi geleceğime Firavun gibi gelmeyeceğime namusum üzerine söz veriyorum. 9) Osman Gazi vasiyetinde diyor ki, "Ey oğul ne boş heveslerle vakit geçir, ne de verimsiz kavgalarla." Değişim teması son 30 yıla damgasını vurmuş bile olsa bu gerçek aynı kalıyor. Bu da "siyasette" belli bir konuma gelen her yeni isimden "beklentiyi" yükseltiyor. Çünkü insanlar çok şeyin değişmesi gerektiğini düşünüyor ama bu beklentinin "söylemden öteye geçen karşılığını" bekliyorlar. |
|
|
| Bu mesaj için erbakan kullanıcısına teşekkür eden 8 üyemiz: | Cihad Yıldızı (14.06.09), HANZALA (13.12.08), ibrahim108 (25.12.08), Medine Sevdalisi (03.05.09), muallim (16.11.09), Saadetgenclik (16.12.08), sevgiliye sevdalı (13.12.08), sükut_ (13.12.08) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : İlim Lâzım
Üye No : 1
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Mesleği : Bilgisayar Öğretmeni
Nereden : İstanbul
Konuları : 194
Mesajlar : 1,692
Teşekkürleri: 448
599 mesajına 1,481 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 03.10.10
Durumu : Status: Offline
|
![]() AHMET TAŞGETİREN: BAŞARILAR DİLİYORUM Numan Bey'in sözleri siyasetçilerin zenginleşmeleri, yolsuzlukla mücadele için bile yola çıksa yolsuzlukların önüne geçilememesiyle ilgili. Numan Kurtulmuş, genel başkanlığa başlarken kendisinin bu konudaki hassasiyetini dile getirmiş oluyor. Kurtulmuş, kendi hayatında buna özen gösteren bir insan. Ben Numan Kurtulmuş'un bu tip bir çizgiyi takip edebileceğini ümit ediyor ve kendisine başarılar diliyorum. HAKAN ALBAYRAK: ALLAH UTANDIRMASIN Vahşi kapitalizmin "ruhsuz ve vicdansız elleri'ne teslim edilen halkımızın ve cümle insanlığın insafa, şefkate, adalete susamışlığından söz etti. Vaktiyle dünyaya ışık saçan muazzez medeniyetimizin yeniden yükselişine duyulan muazzam ihtiyaçtan söz etti. Süleymaniye ile Anadolu illerinin kardeşliğinden söz etti. Halep ve Şam ile birlikteliğimizin ihyasından söz etti... Kürtlerin hukukunu gözetmekten söz etti. Alevilerin hukukunu gözetmekten söz etti... Filistinli, Iraklı, Afganistanlı "Aziz Müslümanlardan Amsterdam, Londra, New York sokaklarında "Bizi de kurtaracak bir söz yok mu?" diye soran mağdur ve mazlum Batılılara kadar herkesin hukukunu gözetmekten söz etti. "Bir ahlak ve insanlık meselesi"nden söz etti mütemadiyen. Ahlak ve insanlığı "reel politik'e kurban etmeyeceğini taahhüt etti. "Reel politiğin şartlarına kul olmayacağıma, Allah'tan başkasına kulluk etmeyeceğime söz veriyorum" dedi. Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyeceğine de söz verdi. Musa gibi gelip Firavun gibi hareket etmeyeceğine de söz verdi. Muhalefette hakkaniyeti gözeteceğine ve iktidarda muhalefetin uyarılarına açık olacağına da söz verdi. Bu duruşun, bu söylemin, bu üslubun memleket sathında yankılanması ve Saadet Partisi'nin Numan Kurtulmuş liderliğinde kabuklarını kırıp büyüme temayülü göstermesi, "Siz hâlâ orada mısınız? Bırakın bu marjinal ayakları!" deyip duran "reel politikçiler" üzerinde ıslah edici bir tesir yapacaktır. Gazan mübarek olsun Numan Kurtulmuş. Allah utandırmasın. ![]() ALİ BULAÇ: BARAJI AŞAR Numan Kurtulmuş'un SRsi şu parametrelere göre siyaset geliştirirse açık pozisyondakilerin önemli bir kısmına ulaşır 1) MNP, MSP, RP ve FFde hizmet vermiş eski siyasi ekibin varlığını yeni SFnin üzerinde "ağır bir gölge" gibi değil, arkasında "manevi bir destek" olarak tutabilirse ve bu çerçevede yeni ekibiyle tam bir inisiyatif sahibi olursa; 2) Liberal kapitalizmi bir hayat felsefesi ve alternatifsiz ekonomi politikası değil, Anadoluda neşvünema bulan küçük ve orta ölçekli sanayici ve tüccarın devlet zengini büyük sermayeye karşı gelişimini ve gücünü artıran bir teknik olarak kullanırsa; buna karşılık asıl vurgusu bir türlü sağlanamayan gelir adaleti olur ve sahiden yoksulları koruyucu politikalar geliştirirse; 3) AKP'ye karşı husumete dayalı değil; farkını ortaya koyan bir dil, üslup ve retoriğe dayalı muhalefet ederse; 4) Sadece kendi taraftarlarına değil, Kürtler, Aleviler, azınlıklar ve sorunu olan herkes için "pretoryen cumhuriyeti" gerçek anlamda "demokratik cumhuriyet"e dönüştüreceği vaadinde bulunup bu iş için gerektiğinde risk alacağına inandınrsa; 5) Konuşmasında "Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyeceğiz" vaadine sadık kalıp yolsuzluklara karşı mücadele edeceğini, bu yolda partili partisiz kimsenin gözünün yaşma bakılmayacağı taahhüdünde bulunursa. Böyle bir SP ilk genel seçimlerde barajı aşar, Mecliste iyi bir grup kurar. Bir dönem Meclis içinde ve dışında "adil bölüşüm, hakça düzen, herkese özgürlük, daha çok demokrasi" temelinde muhalefet yaparsa bir sonraki seçimlerde ilk günden bu yana sağcı-milliyetçi-muhafazakâr partiler tarafından aldatılan kitleler SP için sandığa koşar. ![]() EROL ERDOĞAN: SİYASET ELEŞTİRİSİ Genelde Türkiye'de siyasetçiler teşkilatlarından söz alırlar. Birçok siyasetçi bunu böyle yapar. Numan Bey'in o sözü söylediği ortam kongreydi. Sözün nerede söylendiği önemli çünkü. Kongrede öncelikle kendi teşkiladanna, sonra bütün kamuoyuna bir söz vermiş oluyor. Hâlbuki kongrelerde teşkilatlar genel başkanlarına söz verirler. Burada bir değişiklik var. Yani teşkilatından söz alan değil, teşkilatına söz veren bir portre çiziyor. Türk siyasetinin karşı karşıya kaldığı birçok sorunu ağır eleştirmek yerine bunu kendisi yapmayacağına söz vererek yani Harun gibi gelip Karunlaşmamak, firavunlaşmamak ve diğerleri... Orada yaklaşık on, on beş tane madde vardı. Aslında hepsi üstü kapalı bir siyaset eleştirisi. Mevcut Türkiye'deki iktidardaki, muhalefetteki tüm partilere bir eleştiri anlamını da taşıyor. Ama bunu klasik, alışkanlık olarak yapmak yerine 'Ben böyle yapmayacağım, böyle olmayacağım anlamında ortaya koymuş oldu. Gerçekten de farklı, söz alan değil söz veren bir siyasetçi. Siyasetteki sıkıntıları hakaretamiz bir biçimde değil kendi üzerinden daha yapıcı bir şekilde dile getirmiş oldu. Ben iyi buluyorum. ![]() İHSAN ELİAÇIK: GERÇEK SİYASET BU Bizi toplantıya çağırmıştı Numan Bey bir otelde. Ona tavsiyelerde bulundu insanlar. Ben de buna benzer bir söz söyledim. Zaten yazılarımda da kullandığım bir deyim bu. Kamu hizmetlerine, siyasete ceketiyle gelip ceketiyle gitmek lazım. Gerçek anlamda kamu hizmeti ve siyaset budur diye Harun gibi gelip Karun gibi olmak veya Musa gibi gelip Firavun gibi olmak şeklinde sözlerle bunu ifade ettim. Sık sık bunun üzerine yazılar yazdım. Bu yüzden çok olumlu bir çıkış olarak görüyorum. Bu sözlerinde kendisini destekliyorum. İnşallah bu sözlere uygun hareket eder. Bu sözlerin ifade ettiği mana Türk siyasetine yerleşir. Zaten Türkiye'de şu anda ihtiyaç duyulan siyaset ceketiyle gelip ceketiyle gidebilen siyasetçi yokluğudur. Siyaset rant kaynağı olarak akraba-i taallükatı, eşi dostu zengin etme, devlet dolayısıyla millet üzerinden zenginleşme aracı olarak görülüyor. Siyasetin tabiatında bu var. Türkiye'deki bütün partiler buna talip. Madem bizim partimiz iktidara geldi o zaman biraz da ihaleler, devlet imkânları bize, biraz da biz yolumuzu bulalım diye düşünüyorlar. Bunu düşünmeyen siyasetçi var mı bilmiyorum. Bunu yıkmak lazım. Türkiye'nin en büyük siyasi sorunu olarak bunu görüyorum. Türkiye'deki en önemli kamu anlayışı buna dayanmaktadır.
Siyasetçiler Harun gibi gelip Karun olmayacak Musa gibi gelip Firavun gibi olmayacak. Ceketiyle gelecek ceketiyle gidecek. Umarım Numan Kurtulmuş ve ekibi buna talip olur. Buna talip olduğu sürece sadece Numan Kurtulmuş değil, hangi siyasi parti bunu söyleyip bu ezeli ve ebedi siyaset ilkelerine tamamen talip oluyorsa ben onu desteklerim. 12-18 Aralık 2008 Gerçek Hayat Dergisinden Alıntıdır.. |
|
|
| Bu mesaj için erbakan kullanıcısına teşekkür eden 12 üyemiz: | Cihad Yıldızı (23.09.09), HANZALA (13.12.08), ibrahim108 (25.12.08), leyya (13.12.08), lider57 (07.03.09), Medine Sevdalisi (03.05.09), MillîGenclik (14.12.08), muallim (16.11.09), sevgiliye sevdalı (13.12.08), sükut_ (13.12.08), _BY_MILLIGORUS_ (29.12.08), şimdisaadet (12.02.09) |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 3202
Üyelik tarihi : 15-03-2009
Mesleği : ÖĞRETEN ÖĞRENEN DİNLEYEN SEVEN
Nereden : BURSA & BAYBURT
Konuları : 4
Mesajlar : 141
Teşekkürleri: 26
39 mesajına 57 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 11.05.09
Durumu : Status: Offline
|
ALLAH (CC.)'IN ümmete bir lutfudur II.NUMAN
__________________
ZAFER İNANANLARINDIR VE ZAFER YAKINDIR D8 ile ümmetin birliğine çalışanla, zalim ermeni ile dost olup azeri kardeşini küstüren arasında fark var |
|
|
| Bu mesaj için ahmet turgut kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Cihad Yıldızı (23.09.09), muallim (16.11.09) |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Üye
Üye No : 4022
Üyelik tarihi : 05-05-2009
Mesleği : EV HANIMI
Nereden : ANKARA
Mesajlar : 34
Teşekkürleri: 16
10 mesajına 12 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 18.06.09
Durumu : Status: Offline
|
Saadet var.fark var |
|
|
| Bu mesaj için sudenaz kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Cihad Yıldızı (23.09.09), muallim (16.11.09) |
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline
|
Nihat Nasır`dan Kurtulmuş analizi. ![]() Yazar Nihat Nasır Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş`u yorumladı. İşte yazar Nihat Nasır`ın kaleminden Prof. Dr. Numan Kurtulmuş... Sorumlu Siyasetçi Dediğin, Numan Kurtulmuş Gibi Olur… Saadet Partisi Yıldırım ilçe teşkilatının düzenlediği iftar yemeğindeydik. Genel başkan Numan Kurtulmuş ve kurmaylarının katıldığı bu davete ilgi, bir hayli yoğundu. Görünen o ki, SP Yıldırım ilçe başkanı Ali Mollasalih, gençlik kolları başkanlığı dönemindeki aktif konumunu büyüterek devam ettirecek. Açıkçası, birçok il teşkilatının bile yapamayacağı türden benzer organizasyonları, Mollasalih döneminde görürseniz şaşırmayın… Davetle ilgili bu kısa notu düştükten sonra gelelim asıl meseleye… Şu bir gerçek ki, Numan Kurtulmuş, ‘sorumlu devlet adamı nasıl olur’, ‘bir siyasetçi, ufak tefek siyaset oyunlarını değil de ülkesinin ve milletinin çıkarlarını öne çıkarmada nasıl davranmalıdır’ gibi ders niteliğindeki davranışlarıyla çok net biri biçimde bir kez daha farkını gösterdi… İftar sonrası toplantıya katılanlara kısa bir konuşma yapan Numan Kurtulmuş, son gelişmelerle ilgili olarak partisinin yaklaşımını anlattı. Saadet Partisi, mecliste milletvekili olmayan bir siyasi parti… Yani muhalefette… CHP ve MHP’nin muhalefet partisi sıfatıyla yaptıklarına bakınca Saadet Partisinin yaklaşımının ne denli önemli ve saygıdeğer olduğunu rahatlıkla görebiliyorsunuz. Çok açık bir biçimde ifade edeceğim… CHP ve MHP, memleketi bir beladan kurtarma çabasını basit ve ucuz oy hesaplarıyla manipüle etme gayretindeler... Bunu nereden mi anlıyoruz?... Saadet Partisinin davranışıyla mukayese ederek elbette!.. Şöyle bir düşünelim… Hükümet, ülkenin huzurunu ve inanılmaz ölçüdeki maddi imkânlarını heba eden, milletin 50 bine yakın evladını kara toprağa gönderen meşum bir hadisenin, toplumsal barışla sonlandırılması yönünde bir proje üretiyor… Bunu yaparken, hayli zekice bir yol izliyor açıkçası… ‘Şunu, şöyle yapacağız!’ şeklinde dayatmacı bir yaklaşım yerine, toplumun tüm katmanlarıyla istişare etmeyi tercih ediyor. Yani henüz ortada, eleştirilecek bir şey yok… CHP ve MHP, bu hususta iyi niyetli olmadıklarını hemen açık ediyorlar bu gelişme üzerine. Neden mi? Yahu ortada reddetmeyi anlamlı kılacak bir metin yok ki?... Peşin peşin reddetmenin tek anlamı vardır! ‘Bu proje tutarsa Ak Partinin önünü kimse kesemez artık!...’ Mantık bu olunca da, milletin ve memleketin menfaatlerini gözetmek yerine parti çıkarlarını öne çıkarmak, onlara göre daha akıllıca… (?) Peki, SP ne yaptı bu gelişmeler esnasında? Projeyi desteklediklerini deklare etmekle yetinmeyip, hatırı sayılır hacimdeki bir dosya eşliğinde esaslı bir yol haritası önerdiler. Dahası, hükümeti muhtemel provokasyonlara karşı uyardılar ve ‘bu yoldan dönüş yok, ona göre!’ şeklindeki bir hatırlatmayla uyanık olmaya davet ettiler. Numan Kurtulmuş, bahsini ettiğimiz davette, bu meseleye ne denli vakıf olduğunu gösterirken, milletin hayrına olacak toplumsal bir gelişmenin önünü açmak adına hiçbir siyasi hesap gütmeksizin partisinin katkı vermeye hazır olduğunu deklare etti. Bu asil tavra karşın kaosu, kanı, huzursuzluğu ve düşmanlığı körükleyecek bir yaklaşım benimseyenleri tarih, hiç kuşkusuz notları arasına almaktadır. Şuna kesinlikle eminim ki, CHP ve MHP kadar DTP’ de gelişmelerden rahatsız… Zira anılan proje istenildiği gibi sonuçlanırsa, bu partiler, yaptıkları oy hesaplarında büyük bir zarara uğrayacaklar. Zaten bu nedenledir ki, her vesileyle toplumsal hassasiyetleri kaşımaktan geri durmuyorlar. SP, bu ilkeli tavrını devam ettirdiği sürece, ülkenin geleceğinde muhakkak surette söz sahibi olacaktır. Oportünizmi ve hatta pragmatizmi çöpe atan bu anlayışa, millet, hak ettiği değeri elbet verecektir. Kaostan beslenenlere gelince… Bu memleketin, nice felaketlere rağmen hâlâ vatan olarak varlığını sürdürebildiğini ve bu milletin, nice belaların üstesinden geldiğini hatırlatmakla yetineceğim… Nihat NASIR-BURSA OLAY GAZETESİ
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ? Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ? Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ? İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim.. ... |
|
|
| Bu mesaj için Cihad Yıldızı kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Medine Sevdalisi (24.09.09), muallim (16.11.09) |
![]() |
| Etiket |
| başkan, dergisinde, dilinden, gerçek, hayat, kimdir, kurtulmuş, numan, yazarların, İrdelenmiş |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|