|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,923 | Üyeler: 10,668 | Online: 204 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MGFORUM GÜNDEMİ MGForum Sitemizde yer alan Gündemi belirleyici konuların Paylaşıldığı Bölümümüz.Çeşitli kategorilerden günlük veya haftalık olarak bazı konular belirlenip bu bölümde yayımlanır. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,033 mesajına 19,464 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Herkes bilmektedir ki Peygamberler diğer insanlardan farklıdır. Söz, davranış ve duruşlarıyla, onlar diğerlerinden ayrılır, en akıllı, en ahlaklı insanlardır. Davalarına en ufak bir zarar verecek, kıymetini düşürecek, lekeleyecek her türlü davranışlardan korunmuşturlar. Peygamberlerin masumiyeti Herkes bilmektedir ki Peygamberler diğer insanlardan farklıdır. Söz, davranış ve duruşlarıyla, onlar diğerlerinden ayrılır, en akıllı, en ahlaklı insanlardır. Davalarına en ufak bir zarar verecek, kıymetini düşürecek, lekeleyecek her türlü davranışlardan korunmuşturlar. Onların biz diğer Müslümanlardan ayrılan bir önemli farklılığı, bu anlamıyla masumiyetleridir. Masumiyetin SınırıMasumiyet-ismet; peygamberlerin kötülük, günah ve bidat gibi hallerden korunmuş olma ve bunları işlememe halidir. Onlar temiz yaradılışlı, temiz düşünceli, temiz hareketli insanlardır. Buna bağlı olarak da amel defterleri tertemizdir. Yahudi ve Hıristiyanlar, peygamberleri için en olmadık inanışlara sahiptirler. Hatta bozulmuş Kitabı Mukaddes içerisinde bunlara genişçe yer bile verilmektedir. Onların algısı bir cinayet ve sapıklıktır, Allah'a ve peygamberine apaçık bir iftiradır. Ancak Allah'ın son ve değişmez dini İslam inancına göre, yukarıda da belirttiğimiz gibi, onlar tertemiz, kötülüklerden arınmış, iyilik abidesi, örnek şahsiyetlerdir. İmam Maturidi, "İsmet, külfeti kaldırmaz" diyerek önemli bir ilkeyi dile getirmiş oluyor. Peygamberlerin ve Efendimiz Hz. Muhammed'in masum oluşları, onlarda günah işleme kabiliyetlerinin olmadığı ve ilahi emir ve yasaklardan muaf tutuldukları anlamına gelmez. Kendileri insanlığın bütün zaaf ve kuvvetlerini taşımalarına rağmen kasten hiçbir günah işlemeye yeltenmeyecek kadar nefislerine hâkim olup Allah'tan korkarlar. Vicdanları öylesine temizdir ki nefislerinin onları günaha itecek tüm isteklerine anında karşı koyabilirler. Şayet istemeden bir hata yaparlarsa hemen Allah tarafından uyarılır ve düzeltilir. Çünkü bunun aksi takdirde ümmete yansıması çok farklı olur. Cenab-ı Allah'ın büyük günah işlemeyen peygamberlerini, yaptıkları küçük hatalarında hemen uyarmış olduğunu belirttik. Diğer peygamberlerden sadece Hz. Davud örneğini hatırlatalım; İki düşman arasında bir tartışma doğmuştu. Hüküm vermesi için taraflardan biri Hz. Davud'un yanına gelmiş, o da tek tarafı dinleyerek karar vermişti. Bunun üzerine bunun yanlış olduğunu belirten vahiy gelmiş ve durum düzeltilmişti. (Sa'd 38/21-24) Allah Resulü Hz. Muhammed 'a yapılan ilahi uyarılarla ilgili kapsamlı bir makale yazan değerli akademisyen Doç. Muhittin Akgül (Diyanet İlmi Dergi Hz. Muhammed Özel Sayı 200 Yılı) şu konuları dile getirir:İbni Ümmü Mektum olayı: Allah Resulü Mekkelilerin ileri gelenlerine İslam'ı anlattığı, onları davet ettiği ve mümin olmalarını umduğu bir ortamda, uzaktan Abdullah bin Ümmü Mektum gelir. Gözleri görmediğinden Allah Resulünün kimlerle ne yaptığını bilmemektedir. Onun tek amacı, yeni ayetler varsa onları almak, Kuran'la feyizlenmektir. Abdullah'ın onların bulunduğu meclise destursuz girip, sözlerini kesmesi, Efendimiz 'ın hoşuna gitmez ve yüzünü ekşitir. İşte bu olay üzerine Peygamberimizi uyaran ayetler gelir. (Abese 80/1-10)Bedir esirleri: Bedir savaşı sonucu yakalanan savaş suçlularına ne yapılması gerektiğini Allah Resulü ashabıyla istişare eder. Genel eğilim, suçluların cezalandırılmalarıdır. Ancak rahmeti sonsuz Peygamberimiz, onların fidye karşılığı salıverilmeleri kararını verir. Bunun üzerine uyarı ayeti gelir. (Enfal 8/67-69) Münafıklara izin verilmesi: Tebük Seferi öncesi cihada katılmak istemeyen münafıklar, Allah Resulüne gelerek sahte ve yalandan mazeretler öne sürmüşlerdi. Bunun üzerine onların izin talebine müsaade eden Allah Resulü uyarılmıştır. (Tevbe 9/44-46, 49, 81) Fakirlerle ilgili uyarı: Mekkeli kendini beğenmiş ekâbir, Allah Resulünün mesajını dinlemek, aynı mecliste bulunmak için, yanındaki fakir ve köle müminleri uzak tutmalarını istemişti. Efendimiz, bu teklifi reddeder. Ancak bazı sahabeler bu yolun da denenmesi, dolayısıyla onların hidayete ermesi için Allah Resulüne fikirlerini söylerler. Peygamberimiz bu olayı düşünürken, ayet iner ve böyle bir şeye yönelmemek gerektiğini belirtir. (Kehf/1880) Tahrim meselesi: Allah Resulünün hanımlarına olan kızgınlığı sonucu bal şerbet içmeyeceğine dair yemin etmesi üzerine ayet inmiştir. (Tahrim 66/1-3 Hz.Peygamberin eşleri bölümünde bu konu biraz genişçe ele alınmıştır.) Münafık ve müşriklere dua: Bir ara bir gurup münafık Allah Resulüne gelerek kendilerine duada bulunmalarını istemişti. Peygamber Efendimiz de bunu arzu etti ve istiğfarda bulundu. Hemen uyarı mesajı geldi. (Tevbe 9/80) Görüldüğü gibi Allah resulünün yaptığı zelleler, diğer insanlar için gayet sıradan ve günah olmayacak işler. Ancak ilahi denetim altında olan Hz. Muhammed en küçük bir hatayı bile kabul etmeyecek temizlikte ve güzellikte olduğundan hemen düzeltilmiştir. Başta Efendimiz olmak üzere tüm peygamberler, ilahi sorumluluk almadan önce ve aldıktan sonra her türlü büyük günahtan ve şirkten tamamen uzaktırlar. Kasden büyük günah işlemezler. Aşağı ve sıradan insanların yaptığı basitlikler de yapmazlar. Eğer onlar günahla malul olsalar, kendilerine inanan insanlara diyecek bir sözleri olmaz, insanlara, günah işlemeyin, Allah'a itaat edin dediklerinde inandırıcı olamazlardı. Onlar helal haram sınırında masum oldukları gibi, özellikle şer'i işlerde, dini hükümlerin tebliğ edilmesinde, ümmetinin irşadı ile ilgili konularda da kesinlikle korunmuşlardır.Zelle bir nevi ayak sürçmesi, ayak kaymasıdır. Allah elçilerinin kutlu yürüyüşlerinde kazayla, hatayla, unutarak yaptıkları küçük kusur ve günahlardır. Yapılan bir işin zelle olarak nitelendirilmesi, o işin günah olmasından değil, bir peygamberin yüce ve üstün makamına yakışmadığındandır. Çünkü onlar mükemmel insanlar olduklarından sıradan, normal insanların çok rahat yapabileceği hatalara, kusurlara bulaşmamaları gerekmektedir. Allah peygamberlerini zelle'de bile bırakmaz, uyarır ve onlar da kendilerini düzeltirler. Milli Gazete |
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Âlimler peygamberlerin vârisleridir | k@rdelen | TASAVVUF | 36 | 25.01.10 22:40 |
| Peygamberlerin Sıfatları | Seida | Peygamberler Tarihi | 0 | 23.07.09 09:56 |
| Peygamberlerin oğullarına öğutleri | Zümra | Peygamberler Tarihi | 0 | 07.07.09 10:18 |
| Peygamberlerin yüzüklerindeki.o kıymetli sözler | AĞLAYAN_GÜL | İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP | 0 | 25.04.09 14:55 |
| Peygamberlerin en üstünü | erzsalih | SİYER-İ NEBİ | 0 | 03.11.08 19:02 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 www.milligorusforum.biz Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|