|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 193 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MGFORUM SANAL TAKİP MGForum Akademi Grubu Sanal Takip ekibimiz sizin için araştırıyor. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline
|
Ali Öztürk Kürt Açılımı ve SP İstanbul Kongresine üzerine düşünceler Açılsak mı açılmasak mı? Çok açılırsak boğulur muyuz derken farklı isimlerle anılan Kürt Açılımı için AK Parti somut adımlar atmak üzere harekete geçti. Açılım’ın şifrelerini İmralı’da değil, Başbakan Erdoğan’ın AK Parti Grup toplantısındaki konuşmada aramak lazım. Doğrusu Başbakan Erdoğan’ın konuşması Açılım’ın “Yol Haritası’nı ortaya koydu. Peki Erdoğan konuşmasını nasıl yorumlamalıyız? Rize’li Başbakan Erdoğan DTP ile mecburi bir görüşme yapmıştır. Rize’li Başbakan dememin sebebi ise Başbakan Erdoğan’ın Türkçülük anlamında değil ama Mehmed Akif’in çizgisinde bir millilik damarı vardır. Konuşmasının bazı bölümlerinde bu mesajı kısmen verdi. Belki de bu milliliğe halel getirecek tek açıklama şehit anneleri ile PKK için savaşıp ölenlerin analarını bir tutmasıydı. Erdoğan somut adımlar konusunda net şeyler söylemese de genel çerçevenin ne olacağına ilişkin bir tablo ortaya koydu. PKK ve Öcalan’ı muhatap almayacaklarını ısrarla vurguladı. Ancak İmralı’da bulununan Apo’nun geleceğine ilişkin endişeleri giderecek bir açıklama yapmadı. Mesela Apo’nun bir süre sonra hapisten çıkacağı ve tıpkı bir siyasi parti lideri gibi siyaset yapacağına dair söylentilere ve kanaat hızla yayılıyor ve yerleşiyor.Eğer Kürt Açılımı denilen projeden böyle bir sonuç çıkarsa, bu AK Parti için oldukça yıpratıcı ve riskli bir adım olabilir. Öte yandan Apo’nun avukatları vasıtasıyla kamuoyuna yaptığı açıklamalarda yer alan bazı talepler Türkiye’yi bir bölünme tehlikesiyle karşı karşıya getirecek unsurlar içeriyor. Adı konmamış bir özerklik talebi var. Belediyeleri ayrı, okulları ayrı, dilleri ayrı, kültürel organizasyonu ayrı ve hatta savunması ayrı bir yönetim anlayışı istiyor Apo. Yani tam olarak ifade edilip adı konmasa da Apo tıpkı Kuzey Irak’ta Barzani’nin kurduğu gibi bir özerk eyalet sistemi istiyor. Türk Devleti veya hükümet bu talepleri karşılayabilir mi? Bence bu taleplere Evet demek çok zor ve mümkün gibi görünmüyor.AK Parti böylesine büyük bir riski göze alır mı? Rize’li Erdoğan bence bu riske girmeyecektir. Başbakan Erdoğan’ın bu süreçten siyasi anlamda bir başarı ile çıkmayı hesapladığını düşünüyorum. Seçmen’in karşısına çıkıp “biz hükümet olarak tüm iyi niyetimizle somut adımlar atmak istedik ama PKK ve DTP bu sürecin önünü tıkadı” diyecektir. Ve böylece bir kez daha tek başına iktidar olmak için ve daha güçlü bir AK Parti için oy isteyecektir. Başbakan Erdoğan’ın bu tür bir siyasi anlayış içinde olmadığını düşünmek saflıktır. Erdoğan gibi popülist siyasetçilerin ve çevresindekilerin her zaman için siyasette bir adım sonrasına ilişkin bir planı olmak zorundadır. Başbakan Erdoğan Kürt Açılımı’nda ortaya koyduğu hedeflerin tamamının gerçekleşmesi zor gibi görünüyor ancak AK Parti Hükümeti’nin “çözüm için irade” ortaya koyması ve DTP ve PKK’nın süreci tıkamaya doğru adımlar atması AK Parti’nin elini güçlendirecektir. DTP daha şimdiden tam anlamıyla Öcalan çizgisine gelmiş durumdadır. Apo’nun muhatap alınması ısrarı ve geçtiğimiz hafta sonu PKK’nın ilk kanlı baskını Eruh katliamının yıldönümünde Eruh’ta kutlama yapması ve PKK militanlarının gövde gösterisi yapması DTP’nin süreci tıkayacak başka adımlar atacağının da habercisidir. Başbakan Erdoğan bu sürecin sonunda soruna ilişkin bazı somut adımlar atacaktır ama bu MHP ve CHP’nin ifade ettiği anlamda ülkeyi bölünmeye sürükleyecek adımlar olmayacaktır. Bu anlamda ne DTP ne de PKK’nın şehir ve dağ kadrosunun beklentilerini karşılamayacaktır.Dolayısıyla bu sorunun çözüleceğini ilişkin beklentilerin büyük kısmı ham hayaldir. Ancak DTP’nin bölgedeki hakimiyetinin ve tesir gücünün bu adımlar neticesinde azalacağını söyleyebiliriz. DTP ortaya koyduğu ve karşılanması mümkün görünmeyen talepleri dolayısıyla çözümün önündeki en büyük engel konumuna düşecektir. Bu da DTP’nin Güneydoğu’da erimesinin önünü açacaktır. Belki de içerdeki ve dışardaki derin çevreler tarafından yeni bir Kürt partisi için zemin hazırlanıyor olabilir. Yani Güneydoğu’nun kalkınmasını ve kültürel haklarını korumaya dönük politikalar üreten ve terörden uzak yeni bir Kürt partisi. Sadece etnik milliyetçilik yapmayan ve Kürt halkının ve bölgenin haklarını evrensel ilkelere uygun ve daha rafine biçimde dillendiren bir Kürt partisi için zemin uygun hale getiriliyor olabilir.Tabii bunların hepsi birer tahmin ve teori. Bu sürecin sonunun nereye varacağını ve Açılım denen projenin Türk siyasetini nasıl etkileyeceğini hep birlikte göreceğiz. Fakat Başbakan Erdoğan’ın bu ülkenin bölünmesini tetikleyecek ve zemin hazırlayacak bir adımı atmayacağından eminim. Unutmayın bu ülkenin Başbakan’ı Erdoğan’ın mayasında Milli Görüş’ün hala izleri vardır ve Erdoğan gibi Karadeniz’li bir Başbakan’ın APO ve DTP’nin bölünmeyi tetikleyecek taleplerine olumlu cevap vereceğini beklemek boş hayaldir. Başbakan Erdoğan bir süre sonra Açılım’a ilişkin somut adımları atacak ve AK Parti grup toplantısında kürsüye vura vura şu açıklamayı yapacaktır; Biz çözümden yanayız ama kusura bakmayın şehit kanlarıyla yoğrulan, Kürdüyle, Arabıyla, Lazıyla ve Çerkeziyle kan dökerek bedel ödeyerek vatan yaptığımız bu ülkenin bölünmesine asla müsaade etmeyiz. Çünkü biz meselenin tarafı olarak bebek katili Apo’yu değil, bu ülkenin birliğinden ve bütünlüğünden yana olan milletimizi muhatap alırız. Böylece hem DTP’nin eli zayıflayacak hem de Açılım yüzünden AK Parti’ye yüklenen MHP ve CHP bir kez daha siyaseten mağlup olacaktır. Hep birlikte göreceğiz. Saadet’in İstanbul Kongresi üzerine… Saadet Partisi İstanbul Kongresi’ni Pazar günü gerçekleştirdi. Asil ve yedek olmak üzere 70 kişilik yeni yönetim ve Sadreddin Karaduman’ın yerine İl Başkanı olarak Erol Erdoğan İl Başkanı seçildi. Yeni yönetimde teşkilat tecrübesi olan genç isimler dikkat çekiyor. Erol Erdoğan’ın açıklamalarına bakılırsa uzun bir istişare sürecinden sonra oluşmuş bir liste. Elbette bir önceki yönetimde olan ve yeni liste de yer almayan bazı isimlerin kırgınlıkları olacaktır. Bu süreçler ve geçişler zordur ama doğaldır. Bir önceki İl Başkanı Sadreddin Karaduman’da kendi ekibini kurmuş ve çalışmıştı. Doğal olarak yeni seçilen İl Başkanı Erol Erdoğan’da rahat çalışabileceği ve birlikte hareket edeceği isimlere yeni liste de yer verdi. Saadet Partisi’nin yeni yönetimi Genel Başkan Numan Kurtulmuş’un kongre de ifade ettiği “bu kongre muhalefetteki son kongremiz” hedefini gerçekleştirmek zorunda. Yani başarılı olmaktan başka şansı yok. İstanbul gibi Türkiye’nin ve dünyanın göz bebeği bir şehirde başarılı olmak ve vizyon ortaya koymak çok önemli. İstanbul’da atılan her adım ve yapılacak her iş tüm Türkiye’de ses getirecek güce sahiptir. İstanbul’da başarılı olmak demek Türkiye’nin gündemine oturmak demektir. Çünkü İstanbul Türkiye’nin lokomotif gücüdür. Yani Saadet İstanbul’un yeni yönetiminin sorumluluğu büyüktür. AK Parti’nin büyük güce sahip olduğu ve Başbakan Erdoğan’ın bizzat ilgilendiği İstanbul’da Saadet Partisi’nin yeniden eski gücüne kavuşması için İstanbul’a özel bir çalışma yapmak şarttır. Bu arada Saadet Lideri Numan Kurtulmuş’un İstanbul Kongresi’nde yaptığı konuşma Milli Görüş açısından tam bir manifesto niteliğindedir. Güncel meseleleri değerlendirdiği ve çözüm önerilerini de sıraladığı konuşmada Milli Görüş ve Saadet Partisi’nin temel ilkelerine dair vurguları ve üslubu Kurtulmuş’un liderliğinin pekiştiğini ortaya koymuştur. Saadet Partisi’nin Kürt Açılımı noktasında ne söylediğini merak edenler varsa Kurtulmuş’un konuşmasını izlemelerini tavsiye ederim. rtozturk@gmail.com http://www.8sutun.com/koseyazisi?id=5517
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ? Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ? Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ? İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim.. ... |
|
|
| Bu mesaj için Cihad Yıldızı kullanıcısına teşekkür edenler: | yusufsunetci (19.08.09) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() ![]() ![]()
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ? Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ? Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ? İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim.. ... |
|
|
![]() |
| Etiket |
| açılımı, düşünceler, kongresine, kürt, İstanbul, üzerine |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|