| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 200 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » MGFORUM SANAL TAKİP »

MGFORUM SANAL TAKİP MGForum Akademi Grubu Sanal Takip ekibimiz sizin için araştırıyor.

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03.09.09, 14:42   #1
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart Müslüman olanlar



Bu hafta Müslüman olanlar



Güney Afrikalı Kadın Erzurum'da Müslüman Oldu
Güney Afrika vatandaşı Hristiyan dinine mensup bir kadın, Erzurum'da düzenlenen ihtida töreninde Kelime-i Şahadet getirerek Müslüman oldu.

Bir süredir Türkiye'de bulunan Güney Afrika vatandaşı Tanja Ferraire, yaptığı müracaatın ardından Erzurum İl Müftülüğü'nde şahitler huzurunda yapılan ihtida töreninde Kelime-i Şahadet getirerek Müslüman oldu. Yakutiye Müftüsü İhsan İlhan'ın da hazır bulunduğu ihtida merasiminde, İl Müftüsü Yakup Arslan tarafından Ferraira'ya ihtida belgesi verildi.

Tanja Ferraira, İslam dinini araştırıp Müslümanlığı seçtiğini ve bu kararından dolayı son derece mutlu olduğunu dile getirdi. Tören sonrasında İl Müftüsü Yakup Arslan tarafından Güney Afrika vatandaşı Ferraıra'ya Kur'an-ı Kerim, ilmihal ve çeşitli kitaplar hediye edildi.
http://www.haberfx.net/guney-afrikali-kadin-erzurumda-musluman-oldu-haberi-69532/

Alman turist, okuduğu Kur'an mealinden etkilenip Müslüman oldu
Antalya'nın Manavgat ilçesinde Almanca Kur'an-ı Kerim hediye edilen turist, Ramazan'ın ilk günü Müslüman oldu.
Manavgat Müftülüğü'nde düzenlenen ihtida töreninde Kelime-i şahadet getiren Alman Renate Rothenberger (54), Ayşegül ismini aldı. Müslüman olmasına Türk arkadaşlarının da katkısı olduğunu ifade eden Renate, çok mutlu olduğunu söyledi.
Ramazan'ın başlangıcında bir kişinin Müslüman olmasının çifte sevince neden olduğunu belirten Manavgat Müftüsü Halil Taş, "On bir ayın sultanı Ramazan'ın gelmesi bizim için sevinç kaynağıydı. Bir Hristiyan'ın Müslümanlığı tercih etmesi bizim mutluluğumuza mutluluk kattı. Allah, Ramazanı Şerif'te rahmetinin bir göstergesi olarak kardeşimize de hidayet etti. Dileğimiz o ki Allah istikamet versin, rızası istikametinde hareket ettirsin, ahrette de cennetine alarak bu mutluluğu baki eylesin." diye konuştu.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=883186&title=alman-turist-okudugu-kuran-mealinden-etkilenip-musluman-oldu
Ermeni gelin Andranik Müslüman oldu

Bursa'nın Orhangazi ilçesine bağlı Narlıca Beldesi'nde zeytin tüccarlığı yapan Ersin Mantı ile Ermenistan'da tanışıp evlenen Ermeni vatandaşı Andranik Hermine, Orhangazi Müftlüğü'nde Kelime-i Şahadet getirerek müslüman oldu. İlçe Müftüsü Lütfü Akay müslüman olduktan sonra Emine ismini alan Ermeni vatandaşına Kuran-ı Kerim ile birlikte Kuran-ı Kerim Meali ve ilmihal hediye etti.
Bir süre önce Orhangazi'ye bağlı Narlıca'dan Ermenistan'a zeytin ticareti için giden zeytin tüccarı Ersin Mantı ile Ermenistan'ın başkenti Erivan'da tanışıp evlenen Ermeni vatandaşı Andranik Hermine, müslüman olarak Emine ismini aldı. Daha önce Katolik Hristiyan olan 32 yaşındaki Ermeni vatandaşı Andranik Hermine ile Ersin Mantı'nın arasındaki aşk onları nikah masasına kadar götürdü. 16 Temmuz'da Ersin Mantı ile hayatını birleştiren Andranik Hermine Orhangazi Müftülüğü'nde Kelime-i Şahadet getirip müslüman oldu.
Orhangazi İlçe Müftüsü Lütfü Akay tarafından gerçekleştirilen merasimde Müftü Akay Ermenistanlı Andranik'e müslümanlığı anlattı. İslamiyet'in en son ve en geçerli din olduğunu anlatan Lütfü Akay, Müslümanlığın şartlarının da yerine getirilmesi hususunda Andranik'e telkinlerde bulundu. Ardından Müftü Akay ile birlikte Kelime-i Şahadet getiren Adnranik Hermine müslüman olarak Emine ismini aldı. Müftü Akay Emine Mantı'nın müslümanlığına geçtiğine dair düzenlenen İhtida Belgesi ile Kuran-ı Kerim, Türkçe Meali, ilmihal ve Diyanet İşleri Başkanlığının çıkardığı bazı yayınları armağan etti. Emine Akay adını alan Ermeni asıllı gelin, Türk aile yapısından ve Müslümanlıktan çok etkilendiğini ve Ersin Mantı ile de birbirlerini severek evlendiklerini dile getirdi.
https://www.haberturk.com/haber.asp?id=166761&cat=200&dt=2009/08/19
Fransız öğretmen Isparta'da müslüman oldu

Fransız öğretmen, tatil için geldiği Isparta'nın Şarkikaraağaç ilçesine bağlı Çarıksaraylar beldesinde Müslüman oldu.
Katolik olan Boıteux Maud, kendisi de öğretmen oğlan Türk arkadaşı Oktay Güzel ile Çarıksaraylar'a geldi. Maud, beldedeki insanların yaşantısından etkilenerek Müslüman olmaya karar verdi.
Şarkikaraağaç Müftülüğü'ne müracaat eden Maud, yapılan ihtida merasiminde Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.
İlçe Müftüsü Seyfettin Kocaoğlu, Müslüman olarak Derya ismini alan Maud'a ihtida belgesi ile İslam hakkında bilgiler içeren dini kitaplar ve Kur'an-ı Kerim hediye etti.

http://www.bighaber.com/fransiz-ogretmen-ispartada-musluman-oldu/
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ?
Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ?
Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ?
İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim..

...
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Cihad Yıldızı kullanıcısına teşekkür edenler:
Muttaki (04.09.10)
Alt 03.09.09, 14:43   #2
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Guantanamo'dan hidayete


Guantanamo'da görevliyken, Müslüman olan ABD'li Terry Holdbrooks, kendisini İslam'a götüren süreci Türk basınında ilk kez ve sadece Vakit'e anlattı... MEHMET NEDİM ASLAN/LONDRA
İŞTE GUANTANAMO TUTUKLUSU İLE GARDİYANI BULUŞTURAN İFTAR-TIKLAYINIZ

“İçinde bulundukları o kötü duruma rağmen hala gülümseyebiliyor, şaka yapabiliyorlardı. Oysa ben dışarıda olmama rağmen, hiç gülümsemiyordum. Benim mutlu olmam gerekirken, onlar benden mutlu görünüyordu. İşkence timleri onlara Hıristiyanlık adına işkence yapıyordu, onlar ise onca işkence ve acıya sabırla karşılık veriyorlardı. Bende olmayan ama onlarda olan mutluluğun inançtan, İslam'dan kaynaklandığını anladım ve Müslüman oldum. ”
Bu sözler, Guantanamo Üssü'nde bir yıl görev yapan Amerikalı eski asker Terry Holdbrooks ya da yeni ismiyle Mustafa Abdullah'a ait.
TÜRK BASININDA SADECE VAKİT'E KONUŞTU
İngiltere'deki Müslümanların düzenlediği Ramazan etkinliklerine katılmak için Londra'da bulunan Guantanamo Üssü'nde görev yaparken Müslüman olan Terry Holdbrooks Türk basınında ilk kez ve sadece Vakit'e konuştu. Guantanamo'da görev yaptığı 2003-2004 yılları arasında birçok Müslüman tutukluyla yakın dostluklar kuran Holdbrooks, 590 numaralı Guantanamo tutuklularından ve Amerikalıların “General” ismiyle çağırdığı Ahmed Raşidi'nin (2007 yılında Fas'a teslim edildi ama nerede olduğu konusunda hiçbir bilgi yok) huzurunda Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman oldu.
“ŞÜKÜRLER OLSUN İSLÂM'LA TANIŞTIM”
“Guantanamo deyince aklınıza ne geliyor?” sorusuna, “Guantanamo için şunu diyebilirim ki; hayatımın en önemli dönüm noktası orada gerçekleşti ama aynı zamanda en berbat yerlerden biriydi. Hayatımın en berbat yerinde Müslüman oldum. Bu yüzden Guantanamo'nun hem olumlu hem olumsuz olarak, benim için ayrı bir önemi var. Ama artık çok daha mutluyum ve kendimi iyi hissediyorum. Çünkü Allah'a şükürler olsun İslam'la tanıştım” şeklinde cevaplıyor.
“ÖNCEKİ DİNİM MÜZİK VE ALKOLDÜ”
“Önceki dininizde mutlu değil miydiniz?” diye sorduğumuzda ise Holdbrooks şöyle diyor: “Daha önce bir dinim yoktu benim. Benim tek dinim müzik ve alkoldü. Mutluluğu alkolle arıyordum. Ama mutlu değildim. Şimdi ise çok iyiyim. Bakın, bizim eğitim sistemimizde İslam diye bir şey öğretilmiyor. İslam, Müslüman denilince insanlar kaşlarını çatıyor. İslam'la ilk kez Guantanamo'da tanıştım ve iyi ki tanıştım. Yoksa hayatım bir hiç olarak devam edecekti.”
“ONLARI AYAKTA TUTAN GÜÇ İSLÂM”
Holdbrooks, İslam'a geçiş sürecinin çok çabuk bir şekilde olmadığını ve bunun en az altı ay aldığını söylüyor: “Ben hayatımda hep bir şeyleri sorgularım. Eğer bir şeyi yapıyorsam, onun mantıklı bir sebebi olmalı. Guantanamo'ya gönderilirken, Guantanamo'daki tutuklulara nasıl davranmamız gerektiği konusunda propagandaya tabi tutulduk. Ama ben onların bana sunduğu propagandanın hiçbir mantıki sebebini bulamadım. Sonra Guantanamo'ya geldim ve burada tutuklularla çok iyi iletişim kurdum. Tutuklular, içinde bulundukları o kötü duruma rağmen hala gülümseyebiliyor, şaka yapabiliyorlardı. Oysa ben dışarıda olmama rağmen, hiç gülümsemiyordum. Benim mutlu olmam gerekirken, onlar benden mutlu görünüyordu. Sonra, onları mutlu kılan şeyin inançları, İslam, olduğunu anladım.”
“MÜSLÜMAN OLDUĞUMU SÖYLEMEDİM”
Holdbrooks'e Müslüman olduğunda bunun Guantanamo'daki üslerince nasıl karşılandığını sorusuna, “Askerden ayrılana kadar ordudan kimseye Müslüman olduğumu söylemedim” diye cevap veriyor. Peki ya ailesi ve akrabaları, tanıdıkları nasıl karşılık verdi: “Benim bir ailem yok ya da görüştüğüm bir akrabam yok. Dolayısıyla tepki olmadı.” Holdbrooks 6 yaşındayken anne ve babası ayrılıyor ve o da büyük babası ile büyük annesinin yanında yaşıyor. “60'ların hippisi” olarak tanımladığı büyükanne ve büyükbabasının dinsel hiçbir şeye sahip olmadıkları için, kendisinin de dini bir yaşantısının olmadığını söylüyor Holdbrooks.
“MÜSLÜMAN OLDUKTAN SONRA 6 AY DAHA GUANTANAMO'DA KALDIM”
Müslüman olduktan sonra Guantanamo'da 6 ay daha görev yapan Holdbrooks'e Guantanamo'daki durumu soruyoruz: “Guantanamo, dünyanın en kötü yeri. Orada insanlar suçsuz oldukları halde ailelerinden binlerce kilometre uzaklıkta tutuluyor ve işkence yapılıyor. Ama şöyle bir şey de var; Guantanamo'dakilerin çok acı içinde olduğunu düşünseniz bile, oradaki insanlar inançlarından dolayı çok mutlu görünüyorlar. Hep pozitif duruyorlar. Onların bu mutluluğu inançlarından, İslam'dan kaynaklanıyor.”
İBADETLERİNİ NASIL GERÇEKLEŞTİRİYORDU?
Holdbrooks, Müslüman olduktan sonra 6 ay daha görev yaptığı Guantanamo'da ibadetlerini nasıl gerçekleştiriyordu? Holdbrooks bu soruyu “Yakında çıkacak kitabımda görürsünüz” diye cevaplıyor. Biraz ısrar edince,: “Eğer orduda en alt rütbedeyseniz, tüm ayak işleri siz yaparsınız. Sizin üstleriniz ise sizin işleri yaptığınızdan emin oldukları için rahatlarına bakar. Dolayısıyla en alt rütbede ve sürekli iş yapan biri için ibadet yeri bulmak zor değil. Ama bunu daha ayrıntılı olarak yakında çıkacak kitabımda okuyabilirsiniz” diyor gülerek…

DAHA UCUZ OLAN YEMEN'E TAŞINACAK

Terry Holdbrooks, “Bundan sonra ne yapacaksınız, nerede yaşayacaksınız?” sorumuza ise, “2010 yılında Yemen'e taşınmayı planlıyorum” diyor. “Neden Suudi Arabistan değil de Yemen” diye sorduğumuzda ise gülerek şöyle cevap veriyor: “Yemen, Suudi Arabistan'dan daha ucuz. Mesela Yemen'de peynirli bir burgeri 2 birime alıyorsanız, Suudi Arabistan'da bunun fiyatı 6 birim. Dolayısıyla kutsal topraklara yakınlığı hem de ucuzluğu açısından Yemen benim için ideal bir yer olacak.”

'İHANETÇİ' İSİMLİ KİTABI BU AY İÇERİİNDE YAYINLANIYOR

Amerika'da yaşadığı Arizona'da 30 binin üstünde Müslüman olduğunu söyleyen Holdbrooks, kendisinin yaşadığı bölgede çok az sayıda Müslüman bulunduğunu söylüyor. “Cuma günleri 50 kişi toplanıyoruz. İnşallah sayımız daha artar” diye temennide bulunuyor. Holbrooks'a ordudan ayrıldıktan sonra nasıl geçindiğini soruyoruz: “Ben artık bir yazarım. Yakında kitabım yayınlanacak” diye cevap veriyor. Holdbrooks'un bu ay içerisinde çıkması beklenen ve “Traitor” (İhanetçi) ismi taşıyan 200 sayfanın üstündeki kitabı ilk önce ABD ve İngiltere'de yayınlanacak. Guantanamo'da geçirdiği dönemi anlattığı kitabının basımı için şimdilik 3 bin dolara ihtiyacı olduğunu söylüyor Holdbrooks: “İnşallah bu parayı bulduğumuzda, kitabımı da basmış olacağım. Kitabımda beni İslam'a götüren süreci ve orada yaşanan işkenceleri anlattım.”

VAKİT/ÖZEL
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ?
Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ?
Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ?
İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim..

...
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Cihad Yıldızı kullanıcısına teşekkür edenler:
Muttaki (04.09.10)
Alt 03.09.09, 14:45   #3
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart


Ünlü boksörün ilk oruç heyecanı
Türkiye'de tatildeyken duyduğu ezan sesi ile hayatı değişen dünyaca ünlü boks şampiyonu Williams'ın ilk Ramazan heyecanı.






Salı 02.09.2008 - 01:41


M. Hasan Uncular / TİMETURK

Dünyaca ünlü İngiliz ağır siklet boks şampiyonu Danny Williams, Türkiye'de tatildeyken duyduğu ezan sesinin hayatını değiştirdiğini ve İslam'ı seçtiğini söylüyor.

Yıllar önce ilk Ramazanını yaşadığında Müslüman olalı sadece bir hafta olduğunu söylüyor. 'Müslüman olduktan sonra çok heyecanlanmıştım, Ramazan'ın gelişini dört gözle bekliyordum. Yemek yememek benim için problem değildi, zaten boksör olarak belirli bir kiloya ulaşabilmek için açlıktan ölürcesine durmaya alışkındım. İlk haftadan sonra bana yakışmayan bir şekilde somurtkanlaştım' diyor eski şampiyon.


Ramazan'ın antrenmanları üzerinde büyük bir etkisinin olduğunu kabul eden Williams, 'Tüm programımda değişiklik yapmak durumundaydım. Artık gündüz dövüşemiyordum. Enerji eksikliğim vardı ve gündüz yerine akşam üzeri antrenman yapıp gece geç saatlerde de koşmam gerekiyordu. Gün içinde uyku düzenimi ayarlamaya çalışıyordum.


Williams, ne kadar şanslı olduğunun farkına vardığından bahsediyor ve 'Tüm gün oruç tuttuktan sonra yemek yiyeceğimi düşünüp, kendimi suçlu hissediyordum. Çünkü dünyada yiyecek ve içecek bulamayan ve ne zaman yemek yiyeceklerini bilmeyen çocuklar vardı' diyor.


William, Ramazan'ın neden sadece susuzluk ve açlık deneyimi olmadığını da açıklıyor ve 'Ramazan'da daha da iyi bir insan olmaya çalışıyorum, günahlarımın affedilmesi ve ruhumun arınması için dua ediyorum.


Her Ramazan, bir sonraki Ramazan'ın daha da iyi geçmesi ve İslami bilgilerimi arttırmak için kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Birkaç Ramazan önce sakal bırakmaya başladım' diyerek sözlerini bitiriyor.
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ?
Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ?
Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ?
İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim..

...
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Cihad Yıldızı kullanıcısına teşekkür edenler:
Muttaki (04.09.10)
Alt 03.09.09, 14:48   #4
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart

03 Eylül 2009

Bu hafta Müslüman olanlar


Fransa'da Psikoloji Doktoru Prof. Müslüman Oldu


Psikoloji üzerine doktora yapmış olan ve şimdi de sinirbilimi üzerine çalışan Dr. Nebal el-Anbar müslüman oldu.
Fransa’da yaşayan Suudi doktor kadın, Fransız bir profesörün İslam’ı seçmesine vesile oldu.

Psikoloji üzerine doktora yapmış olan ve şimdi de sinirbilimi üzerine çalışan Dr. Nebal el-Anbar Paris’te 10 yıldan beri çalışıyor.

Dinine sıkı sıkıya bağlı bir Müslüman kadın olan Nebal, İslam’ı iş arkadaşları arasında yaymak için de elinden geleni yapıyor. Boş kaldığı tüm zamanlarda Kur’an ayetlerinin fotokopilerini alıp gayr-i müslim arkadaşlarına dağıtan Dr. Nebal, onlarında kendisine merakla sorular sorduğunu da bildiriyor.

Çabaların ilk meyvesi

Nebal’in Fransız iş arkadaşlarından 48 yaşındaki Prof. Dardennes Roland da Riyad’a yaptığı bir seyahatte uğradığı Davet Merkezi’nde Müslüman oldu.

Paris Descartes Üniversitesi’nde Psikiyatri dalında profesör olan Dr. Dardennes – şimdiki ismiyle Şerif – Engelli Araştırmaları Prens Selman Merkezi’nin düzenlediği tıbbi bir konferansta İslam’la nasıl şereflendiğini anlattı.

Medya İslam'a karşı önyargılı

Önceleri sadece Fransız gazetelerindeki önyargılı şiddet haberlerinden İslam hakkında fikir sahibi olduğunu belirten Şerif, Dr. Nebal ile tanıştıktan ve onun dinine olan güçlü imanını, ibadetlerini ve günlük yaşantısını gördükten sonra ise yanlı medyanın yazıp çizdiklerinin ona hiçbir anlam ifade etmediğini söyledi.

Medyanın her toplumda görülebilecek aşırı uçları ve onarlın yaptığı şiddet eylemlerini merkeze alarak İslam hakkında yanlış görüşler beyan etmesini artık kabul edilemez bulduğunu ifade eden Profesör Şerif, Müslüman olma sürecinde ise Dr. Nebal’in iş yoğunluğunda bile ibadetlerinden geri kalmamasının kendisine İslam’ı daha tarafsız öğrenme konusunda ilham kaynağı olduğunu belirtti.

İslam’ın batıda maneviyattan yoksun bir siyasi hareket olarak gösterildiğini kaydeden Prof. Şerif, Dr. Nebal gibi insanların ise bunu çürüttüğünü söyledi ve İslami yaşam tarzının – günlük beş vakit namaz, Kur’an okumak ve Ramazan’da oruç tutmak – kendisini hem etkilediğini hem de İslam’a girmesine vesile olduğunu belirtti.

Ayrıca Suudi Arabistan’da insanların cemaatle namaz kılarken gösterdiği kibarlık ve tevazunun da kendisini çok etkilediğini belirten Şerif, daha önce Müslümanların günlük ibadetler yaptığını bilmediğini ve bu ibadetlerin hem derin bir maneviyat içermesi hem de günlük hayatla bu kadar irtibatlı olabilmesinin ise kendisini oldukça şaşırttığını ifade etti.

İslam’a geçmeden bir gün önceki gecede hissettiklerini anlatacak kelime bulamadığını söyleyen Şerif, en büyük korkusunun ise - neyse ki bunun doğru olmadığı kendisine daha sonra öğretilmiş - İslam’a geçmeden önce Kur’an’ı orjinal metninden okuma zorunluluğu olduğunu ifade etti.

Şimdi sıra ailesinde

Hıristiyan bir ailede doğan Şerif’in şimdiki arzusu ise Japon annesi, Fransız babası, 12 ve 15 yaşlarındaki kızlarına İslam’ı anlatmak. Şerif’in anlattığına göre, babası farklı dinler üzerinde çalışma yapmış birisi ve İslam hakkında sahip olduğu önyargıları kendisiyle mantıklı bir şekilde tartışıldığında bir kenara bırakabilecek bir mizaca sahip. Profesör, bu yüzden babasına İslam’ın gizemli ve manevi yönlerini anlatmak için sabırsızlandığını söylüyor.

'İnsanlık denizinde küçük bir damla'

Prof. Şerif’in Mekke yolculuğu ise tam anlamıyla eşsizmiş. Daha önce de Kabe hakkında belgeseller izlediğini, dolayısıyla belli bir fikre sahip olduğunu belirten Şerif, ancak hac tecrübesini bilfiil yaşamanın ise hepsinden çok daha farklı bir deneyim olduğunu şu sözlerle ifade ediyor:

‘Kabe’nin yanındayken kendimi insanlık denizinin küçük bir damlası gibi hissettim.’
http://www.aktuelpsikoloji.com/haber.php?haber_id=5360
__________________________________________________ __________________________________________

KERPİÇ EVLER İÇİN GELDİ MÜSLÜMAN OLDU

Malatya'ya kerpiç evlerle ilgili bir araştırma yapmak üzere gelen ABD'li üniversite öğrencisi genç, gittiği bir camide imamın İslam'ı anlatması sonucu Müslüman oldu.
ABD'li genç Austin Hawkins (22), yaptığı açıklamada, University Of British Columbia'da mimarlık eğitimi aldığını, Malatya'ya kerpiç evlerle ilgili bir araştırma yapmak üzere geldiğini belirtti. Austin Hawkins, 3 gün önce gittiği Battalgazi ilçesindeki Ak Minare Camisi'nin imamı Gazi İşler'in kendisine İslam'ı anlattığını ve bunun üzerine, çok etkilenerek Müslüman olduğunu belirtti.
Hawkins, şöyle konuştu:
''Malatya'ya geldiğimden bu yana araştırdığım evler, mimarı yapı ve toplum içinde İslam'ın yansımalarını görüyordum. Memleketimde de İslam'ı kabul etmiş insanlar var. Fakat İslam'ın detaylarını bu kadar bize bildirecek kimse yoktu. İslam Türkiye'de ve Malatya'da hem sanata yansımış hem topluma yansımış. Bir taraftan da beni etkileyen Hazreti Muhammed, son peygamber. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçti. Müslümanlar arasında daha önceki peygamberlere de hürmet var.''
Malatya'nın ilk yerleşim yeri de olan Battalgazi ilçesine gittiğini ifade eden Hawkins, şöyle konuştu:
''Bu ilçede bütün tarihi mekanları gezmedim. Sadece Gazi hoca ile tanıştığım Ak Minare Camisi'ne gittim. Gazi hocayı dikkatli, açık, net, sıcak kanlı gördüm.
Daha önce herhangi bir dine inanmıyordum, Allah'a inancım da yoktu, ancak belleğimin altında ve yüreğimde bir ışık yanıp sönüyordu, onu arıyordum. İslam'ı kabul ettim.''
Ramazan ayının insanı yeniden yapılandırdığını belirten Hawkins, ''İnsan ne kadar mutlu oluyor. Arkadaşlarınla birlikte iftarda yiyorsun, içiyorsun. Birliktelik oluşuyor'' dedi.
Ak Minare Camisi'nin imamı Gazi İşler de 3 gün önce ikindi namazından sonra camiye gelen Austin Hawkins'i bir misafir olarak gördüğünü ve ilgilendiğini belirtti. AA
http://www.cafesiyaset.com/haber/200...luman-oldu.php
__________________________________________________ __________________________________________________ _____________________________
Müslüman oldu Avrupa'yı salladı

Hak ve iyiliği ararken İslam'la şereflenen Dr. Lina Larsen, Avrupa Müslümanlarının ilk müftüsü oldu.
Hıristiyan olarak doğdu. Pek çok batılı gibi İslam adında bir dini ne duydu ne de okudu. Belirli bir zaman sonrasında, yenir bir din arayışına girdi. İstediği karşılıksız hoşgörü, rahmet ve hayırda bulunmayı öğütleyen bir dindi. Batıda toplumunda insanlığın öldüğü düşüncesiyle yenidünyalara yolculuklar yaptı. Hak ve iyiliği ararken İslam'la şereflendi.

"İSLAMI SEÇMEMDE EN BÜYÜK ROL KOMŞUMUN"
Dr. Lina Larsen İslam'ı nasıl seçtiğini şöyle anlatıyor: “Aynı sokakta oturduğumuz bir Müslüman komşumuz vardı. İnsanlara iyilikler yapar, onları insani düşüncelere ve ilişkilere sevk ederdi. Bir gün ona, ‘ Seni bu tür insanlara yardım etmeye sevk eden güç nedir?'diye sordum.‘ Dinim bana bunu emrediyor' cevabını alınca İslam dinini araştırmaya başladım. Henüz 28 yaşlarında bir gençtim. Kuran-ı ve Peygamber (s.v)'in hadislerini okuduğum ilk gün bu dine girmem gerektiğini düşündüm. Böylelikle de Müslüman oldum.”

DÜNYADA İLK OLACAK BİR BAŞARI ÖRNEĞİ
Kendisini İslami bilgilere adayıp İslam dinini iyi bir şekilde öğrendi. Müslüman olduktan sonra dünyada ilk olabilecek bir başarıya imza atarak, Norveç İslam Meclis başkanlığını yapan Larsen, ayrıca Avrupa'da Müslümanların ilk kadın müftüsü unvanını da aldı.

"SEBEP NE OLURSA OLSUN BAŞÖRTÜSÜ ÇIKARTILMAMALI"
Larsen, ne olursa olsun başörtüsünün çıkarılmasına karşı olduğunu ifade ederek, “Mümin kadını diğerlerinden ayıran özellik” olarak nitelendiriyor. Müslüman olduktan sonra başörtüsünü hiç çıkarmadığını belirten Larsen bazılarının zor durumda kalındığında başörtüsünün çıkarılabileceği yönünde verdikleri fetvalara da inanmadığını vurguladı.

BAŞÖRTÜSÜ TAKMAYANLARLA BAŞÖRTÜSÜ DİYALOGU
Dr. Larsen'i ön plana çıkaran bir başka gelişme ise, “Başörtüsü Takmayanlarla Başörtüsü Diyalogu” isimli kitabının gördüğü yoğun ilgi oldu. Norveç ve Avrupa'nın genelinde 5 milyon satan kitap, ayrıca birçok dile de tercüme edildi. Kitap ayrıca, Avrupa'da yayımlanan İslami içerikli kitaplar arasında ilk sıradaki yerini aldı. Norveç televizyon ve radyoları haftalık “İslam nedir?” isimli programı hazırlayıp sunması için Dr. Larsen'e sürekli davetlerde bulunuyor.
http://www.livehaber.com/haber.asp?id=16554

__________________________________________________ __________________________________________________ ________________________________--

Doğum gününde Müslüman oldu


Türkiye'ye gelen Ukraynalı turist doğum gününde Müslüman oldu.
Ukraynalı 37 yaşındaki Tatıana Lipatova, tatil için geldiği Düzce'nin Akçakoca İlçesi'nde doğum gününde Müslüman oldu.

Denpropetrovsk kentinde oturan ve özel bir şirkette personel şefi olarak çalışan Lipatova, 19 Temmuz'a tatil için Akçakoca'ya geldi. Oturduğu adığı kentteki Türk aileler nedeniyle daha önce İslam dinine ilgi duyan Lipatova, Akçakoca'da Müslüman olmaya karar verdi. İlçe Müftülüğü'ne başvuran Lipatova, müftü Hasan Erdoğan ile birlikte Kelime-i Şahadet getirerek Müslüman oldu. Daha önce Ortodoks Hristiyan olan Lipatova, ülkesine döner dönmez Atatürk'ün annesinin ismi olan Zübeyde ismi ve `secde etmek' anlamına gelen `Tanay' soyadını almak için gerekli başvuruları yapacağını söyledi.

Ülkesine 13 Eylül'de döneceğini belirten Lipatova, daha çok Müslüman'ın yaşadığı Baxehisaray kasabasına taşınacağını söyledi. Ukrayna'da tanıdığı Türk aileler olduğunu ve onlar sayesinde İslam dinine ilgi duyduğunu anlatan Lipatova, "Burada da araştırma yaptım, kitaplar okudum ve Müslüman olmaya karar verdim. Özellikle doğum günümü seçtim. Böylece Müslüman olarak yeniden doğdum. Kendimi yeniden doğmuş gibi hissediyorum. Müslümanlığı daha içten yaşamak istiyorum" dedi.

Lipatova'ya, Müslüman olduğuna dair hazırlanan İhtida Belgesi ile birlikte Kuran-ı Kerim de hediye eden Akçakoca Müftüsü Hasan Erdoğan ise, son 1 yılda 4 yabancı uyruklu kişinin Müslüman olduğunu söyledi.
http://www.haber3.com/dogum-gununde-musluman-oldu---500105h.htm
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ?
Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ?
Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ?
İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim..

...
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Cihad Yıldızı kullanıcısına teşekkür edenler:
Muttaki (04.09.10)
Alt 03.09.09, 16:11   #5
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Kazakistan'da 500 bin insan din değiştirdi


Ramazan’da Kazakistan’a yardım götüren İHH ekipleri karşılaştıkları manzara karşısında şoke oldular. Edinilen bilgiye göre 20 yılda misyonerler 500 bin Kazak'ı Hristiyanlaştırdı.
İHH Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yılmaz, Kazakistan Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan edindikleri bilgiye göre 20 yılda misyonerlerin 500 bin Kazak’ı Hıristiyanlaştırdığını belirtti.

İHH İnsani Yardım Vakfı Ramazanda Orta Asya’daki Müslüman Türkleri de unutmadı.

Kazakistan’da Almaata, Aaras, Çimkent, Türkistan ve Kızılorda şehirlerinde ve buralara bağlı kasabalarda 600 aileye kumanya paketi dağıtıldı ve toplu iftar yemekleri verildi. Almaata’da ihtiyaç sahibi öğrencilere kırtasiye malzemesi dağıtıldı. Ziyaret edilen yetimhane, medreselere maddi yardımda bulunuldu.



Ahıskalı Türkleri dramı

Kazakistan’da yaklaşık 100 bin Ahıskalı Talas ve çevre bölgelerde yaşıyor. Bu insanlar 1944 yılında Rus lider Stalin’in sürgün politikasına maruz kalmışlar ve 1989’da Özbekistan’daki karışıklıklar nedeniyle Kazakistan’a gelmişler. Talas’ın Buruz kasabasında yaşayan Ahıskalılar Ramazan vesilesiyle kendilerini hatırlayarak hayırsever Türkiye halkına teşekkür ve selamlarını gönderdiler.

Misyonerler 500 bin Kazağın dinini değiştirdi

Ramazan’da Kazakistan’a yardım götüren İHH ekipleri karşılaştıkları manzara karşısında şoke oldular. İHH Yönetim Kurulu Üyesi Murat Yılmaz, Kazakistan’da 20 yılda misyonerlerin 500 bin Kazak’ı Hıristiyanlaştırdığını öğrendiklerini belirtti.

Yılmaz, “Misyonerlik Kazakistan’ın geleceğini tehdit edecek şekilde büyüyor. Kazakistan Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan edindiğimiz bilgilere göre Yehova şahitleri, Avancelistler, Babtist ve Koreli misyonerler 20 yıla yakın sürede 500 bin Kazağın dinini değiştirmişler. Bu Kazak halkı için çok büyük bir tehlike. Misyonerlik faaliyetlerinin önüne geçmek için Türkiye tarafından Kazakistan’da üniversiteler ve okullar açılıyor. Din eğitimine destek veriliyor. İHH da eğitim ve kültürel çalışmalarıyla misyonerlik faaliyetlerine karşı Kazak halkını bilgilendiriyor” dedi.
http://www.timeturk.com/Kazakistanda-500-bin-insan-din-de%C4%9Fi%C5%9Ftirdi_89585-haberi.html
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ?
Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ?
Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ?
İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim..

...
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 03.09.09, 23:31   #6
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Müthiş Bir Hidayet Öyküsü

Hıristiyanken İslâmı seçerek Müslüman oldu. Eziyet gördü, horlandı, hep dövüldü ama yılmadı. İşte İslâmla şereflenen Lavinia Maria Kojekarunun müthiş hidayet öyküsü...

Romanya’da yaşayan Gülcan Sadullah, Meryem Hanım Müslüman olduktan sonra sık sık onu ziyarete geliyor. Türk asıllı Romanya vatandaşı Gülcan Sadullah, Meryem Hanımla tanıştıktan sonra onu ziyarete geldiğini söyledi. Müslüman olduktan sonra Cengiz Kandilci ile evlenen Meryem Hanım, ibretlerle dolu hidayet öyküsünü Vakit gazetesinden Kemal Gümüş’e anlattı.

Meryem Kandilci: “Her akşam eve giderken mutlaka yedek bir başörtüsü alırdım. Çünkü içeri girer girmez annem başımdaki örtüyü alır parçalardı, ben de yedeği yastığın altına saklar, sabah işe giderken merdivenlerde takardım.” “Türkiye’de, halkı hemen hemen tamamen Müslüman olan bir ülkede, başörtülü Müslüman kızların kamu kurumlarından mahrum bırakıldığını öğrendiğimde inanamamıştım. Olacak şey değil, herkes Müslüman, hatta Allah’ın emri olan başörtüsünü yasaklayanlar bile ‘Müslümanım..’ diyorlar.”

Lavinia Maria Kojekaru, bundan 6 yıl önce bir aylık tatil için Türkiye’ye geldi. Liseyi henüz bitirmiş koyu bir Ortodoks Hıristiyan ailenin tek çocuğu olan Lavinia Maria, lise yıllarında çelişkilerle dolu inancını sorgulamaya başladı. Okulda hocalarına kilisede papazlara sürekli sorular soran; ancak aradığı cevabı bir türlü alamayan Lavinia’nın ısrarlı soruları üzerine Papazın bir gün “Kızım senin aradıkların İslâm’da var” demesiyle hayatı da yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Uzun bir arayıştan sonra aradığını bulup Müslüman olan Maria’nın çilesi de bundan sonra başlıyor. Annesi tarafından günlerce dövülüyor, her gün başındaki örtü yırtılıyor, üniversite okumak istiyor, engelleniyor... İşte Müslüman olduktan sonra ismini Meryem olarak değiştiren ve bir Türk ile evlenen Meryem Kandilci’nin müthiş hidayet öyküsü...

İslâm’la tanışma serüveniniz nasıl başladı? Ne zaman ve neden İslâm’ı seçtiniz?

6 yıl önce Türkiye’ye geldim. Geldikten 6 ay sonra Müslüman olmaya karar verdim. Daha Romanya’dayken İslâm’ı araştırmaya başlamıştım. Ailem koyu Ortodoks Hıristiyan’dır. Ailemden iki papaz var. Ailem dinine çok bağlı, ben de Hıristiyanlığa çok bağlıydım. Ancak yaşım ilerledikçe inancımı sorgulamaya başladım, lisede din hocamıza sürekli soru sorardım; ancak hiçbir zaman beni tatmin edici bir cevap bulamazdım. Mesela biyoloji dersimizde Darvinizm anlatılıyordu; ancak Hıristiyanlıkta da Hazreti Âdem ile Hazreti Havva’dan bahsediliyordu ve bunlar birbirleriyle tamamen çelişiyordu. Bu çelişkileri hocamıza sürekli sorardım, o da hiçbir zaman cevap veremezdi.

Sadece Darvinizm ve Hırisyanlıktaki cevapsız sorular üzerine mi inancınızı sorgulamaya başladınız, yoksa başka nedenler de mi vardı?


Elbette ki sadece bunlar tek değildi. Bir sürü soru ve çıkmaz vardı. Bakın İslâm dininde tek bir kitap var. Dünyanın neresine giderseniz gidin, sadece bir Kur’an var. Tek bir kelimesi ve harfi bile farklı değil. Ama Hıristiyanlıkta birçok İncil var. Dört İncil’in dördü de birbirini tutmuyor. Her biri farklıydı, hatta ayetten ayete bile farklılıklar vardı. Aynı ayet bir İncil’de farklı bir anlam verirken, başka bir İncil’de bambaşka bir anlam verebiliyordu. Bu da kafamı karıştırıyordu. Bir gün papaza bazı sorular sordum, papaz efendi bana cevap veremeyince, ‘Kızım git, senin aradığın cevaplar İslâm’da var’ demişti. Çok şaşırmış ve papazın şaka yaptığını sanmıştım.

İSLÂM’LA, RAMAZAN AYINDA DAVUL SESLERİYLE TANIŞTIM

Peki sonra…


Annem 16 yıldan beri Türkiye’de yaşıyordu. O zaman annemin bir sözü vardı, liseyi başarıyla bitirirsem, bana Türkiye’de bir aylık tatil sözü vermişti. Türkiye’ye geldim, geldiğim ay Ramazan ayıydı. İlk gece çok korkmuştum. Gece saat 3, sokakta penceremizin hemen önünde büyük bir gürültüyle davul çalıyordu. Korkuyla yataktan fırladım. Savaş ya da deprem olduğunu sandım. Çünkü annem 99 depreminde buradaydı ve olanları anlatmıştı. O gece annem bana Ramazan’ın ne olduğunu anlattı. Tatilden sonra burada kalmak istedim ve bir firmada işe başladım. Çalıştığım işyerinin sahipleri inançlı insanlardı. Namaz kılar ve Cumalarını hiç kaçırmazlardı. O dönemde ben İslâm’ı daha çok araştırma ihtiyacı hissettim. Ancak kimseye bir şey söylemedim ve Romanya’dayken Tayyibe isimli İslâmî bir vakıf olduğunu biliyordum. Hemen internetten o vakfa ulaşmaya çalıştım. Orayı aradım ve Huda hanımla konuştum, ona İslâm’la ilgili Romanya’ca İslâmî kitaplar istedim. Ancak o zaman ihtiyacım olan tek şey Kur’an’dı ve ben ona ulaşmaya çalışıyordum. Sahaflar çarşısına gittim, kitapçıları gezdim ama bulamadım. Sonra nasıl kapanacağımı bilemiyordum. İslâmî nasıl yaşayacağımı, ne şekilde ibadet edeceğimi bilemiyordum. İnternetten baya araştırdım ve 25 Temmuz günü bu tarihi hiç unutmuyorum, maaşımı alır almaz Merter’e koştum. O gün iki tunik ve başörtüsü almıştım, hâlâ da duruyor. İnşallah onları torunlarımın torunlarına bırakacağım. O günden sonra örtündüm ve bir daha başımı açmadım.

TÜRKİYE HALKI MÜSLÜMAN OLDUĞU İÇİN ÇOK ŞANSLI


Müslüman olduktan sonra Türkiye’deki Müslümanlarla diyaloglarınız nasıl gelişti?

Aslında Türkiye halkı çok şanslı, Müslüman olarak doğuyor ve Müslüman olarak Müslümanlar arasında büyüyorlar; ama birçok kimse maalesef burada dinlerinin kıymetini bilmiyorlar. Mesela başörtüsü Allah’ın bize verdiği çok güzel bir kıymet ve hediyedir. Ancak burada başörtüsüne çok baskı var, bu çok üzücü. Türkiye de halkı hemen hemen tamamen Müslüman olan bir ülkede başörtülü Müslüman kızların kamu kurumlarından mahrum bırakıldığını öğrendiğimde inanamamıştım. Olacak şey değil, herkes Müslüman, hatta Allah’ın emri olan başörtüsünü yasaklayanlar bile ‘Müslümanım..’ diyorlar.

HER AKŞAM YEDEK BİR BAŞÖRTÜSÜYLE EVE GİDERDİM

Müslüman olduktan sonra ailenizle olan ilişkileriniz nasıl oldu?


Annem önceleri oyun oynadığımı sandı. Türkiye’ye gelip özendiğimi sandı. Günler sonra ciddi olduğumu anlayınca çok sert tepki gösterdi. Beni Romanya’ya göndermekle tehdit etti. Defalarca dövdü. Başörtümü defalarca parçaladı. Sırf başörtümü yırtmasın diye her sabah annem uyanmadan önce evden çıkar işe giderdim. Her sabah saat 6’da işe giderdim, herkesten önce orada olurdum, iş arkadaşlarım ‘Maşallah ne kadar çalışkansın..’ diyorlardı; ama kimse evde neler yaşadığımı bilmiyordu. Her akşam eve giderken mutlaka yedek bir başörtüsü alırdım. Çünkü içeri girer girmez annem başımdaki örtüyü alır parçalardı, ben de yedeği yastığın altına saklar, sabah işe giderken merdivenlerde takardım.

Bu sıkıntılarınız ne kadar sürdü?

Evlenip annemden ayrılana kadar bu böyle sürdü. Annem çok koyu bir Ortodoks’tur. Hâlâ Türkiye’de ve her hafta kiliseye gider papazlarla görüşür, Hıristiyanlık için elinden gelen çalışmayı yapar. Bazen görüşüyoruz. Ama maalesef aradan 6 yıl geçmesine rağmen, hâlâ yumuşamadı. Başörtüm konusunda çok rahatsız oluyor. Yani ona göre komşunun kızı Müslüman olabilirdi ama onun kızı asla Müslüman olmamalıydı. Ona göre Hıristiyanlığın neyi eksik ki; İslâm’ı seçmişim... Çok sıkıntı çektim. Şu anda Tayyibe Vakfı’nın Türkiye temsilcisiyim ve yeni Müslüman olmuş kardeşlerime yardımcı olmaya çalışıyorum.

EN SEVDİKLERİM BANA YÜZ ÇEVİRDİ

Peki, Müslüman olduktan sonra Romanya’ya gittiniz mi?


Evet, üç sene sonra gittim. Şehir olarak oturduğumuz bölge Hıristiyan Ortodoksların yoğun olduğu bir yer. Babaannem ve dedem çok şaşırmışlardı, çok üzüldüler. Beni yıllar sonra görmelerine rağmen hoş geldin bile demeden bana ‘Bu başındaki de ne..’ dediler. Anneannem ‘Bunu çıkart, nasılsa yabancı yer, kimse yok, herkes akraban..’ diyerek beni ikna etmeye çalıştı. Anneannem 9 aylıkken beni alıp büyüttü. Üzerimde çok hakkı vardı, onu asla üzmek istemezdim. Oda örtünüyordu ve asla açık giyinmezdi. Babaannem de çok üzülüyordu. Bir gün kilisede ayin yaptırdı ve benim tekrar Hıristiyan olmam için dua yaptılar. O gün dedem papaza ‘Ah bu kız yüzünden başımı kaldıramıyorum’ demiş, papaz da ona ‘Merak etme, İslâm da güzel bir dindir, için rahat olsun..’ demiş. En sevdiğim insanlar bana yüz çevirdi. Ama onlara eğer sizle Allah arasında seçim yapmamı istiyorsanız, şüpheniz olmasın ki ben Allah’ı seçtim dedim

EN SEVDİKLERİM BANA YÜZ ÇEVİRDİ


Biraz önce Müslüman olmaya karar verdiğiniz dönemde Romence Kur’an bulamadığınızı söylediniz, sonra nasıl oldu, bulabildiniz mi?

Allah’a şükür bulabildim… İşyerimize Vakit gazetesi getiren 60 yaşlarında bir amca vardı. Çok iyi bir insandı, ona sordum, “Bana Romence bir Kur’an bulabilir misiniz..” diye o da çok sevindi ve bana ‘Ben bir gazeteye gidip bakayım, inşallah bulabilirim’ dedi ve Elhamdülillah birkaç gün sonra elinde Romence Kur’an-ı Kerim’le geldi. O gün en mutlu günümdü ve her gün Kur’an-ı okumaya başladım, en sevdiğim kitabım oldu o Kur’an. En sevdiğim kitaplarımı bile bu kadar çabuk okuduğumu hatırlamıyorum. Çünkü okudukça kendimi buluyordum ve hâlâ da okudukça kendimi müthiş huzurlu hissediyorum. Asker bana ‘Başını aç..’ dedi dünyam yıkıldı

Örtünüzden dolayı herhangi bir sorun yaşadınız mı?


Maalesef birkaç sefer ben de bu tuhaf yasakla karşılaştım. Müslüman olduktan sonra Türkiye’yi daha yakından tanımak için tarihi yerleri ve müzeleri gezmeye başlamıştım. Bir gün Yeşilköy’de askerî hava müzesine gittim. Orada kapıdaki bir asker beni içeri girerken durdurdu; “Giremezsiniz, başörtünüz var ya; onu çıkartın, ya da tavşankulağı gibi bağlayın. Kusura bakmayın abla, ben de senin gibi düşünüyorum, ben askerim, bana öyle emrettiler, yoksa bu şekilde gezmenizi çok isterdim” dedi. O gün karşılaştığım ilk yasak buydu. Bu benim inancımdı ve büyük bir hayâl kırıklığı yaşamıştım. O gün kendimi aşağılanmış hissettim, sanki benden bir parça kopmuştu. Yine üniversite okumak istedim; ancak örtülü olduğum için olmadı. Onlar okumamızı engelliyor diye de pes etmemeliyiz, onlar cahil kalmamızı istiyorlar. Romanya’da üniversiteye kayıt yaptırdım; ancak evlendikten sonra biraz da maddi sıkıntılar sebebiyle gidemedim. Burada okumak istedim, notlarım çok yüksek olmasına rağmen okuyamadım. Bu sene Marmara Üniversitesi’ne başvurdum, beni kabul ettiler; ancak başörtülü öğrenci kabul etmediklerini öğrendim ve gidemedim
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ?
Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ?
Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ?
İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim..

...
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
müslüman, olanlar

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Forumda Üniversiteli olanlar ByEsTeL ANKETLER 43 21.01.12 21:19
Kazanacak olanlar Müslümanlardır Adige Abzakh Mahmut Toptaş 0 14.07.09 07:21
MGF forumunda yönetici olanlar fazilet © Geri Dönüşüm Kutusu 20 15.05.09 10:06
Cep Telefonu Olanlar DİKKAT ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT SERBEST KÜRSÜ 0 22.02.09 17:30
şu an dünyada olanlar!!!!!! kadir öztaş SERBEST KÜRSÜ 0 31.10.08 13:20

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:13 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.