|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 196 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MGFORUM SANAL TAKİP MGForum Akademi Grubu Sanal Takip ekibimiz sizin için araştırıyor. |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu :
![]() Üye No : 503
Üyelik tarihi : 14-09-2008
Nereden : -
Konuları : 785
Mesajlar : 2,732
Teşekkürleri: 3,635
1,492 mesajına 3,323 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 24.06.10
Durumu : Status: Offline
|
[/COLOR]Eceli gelen it-rail! Siyonistlerin ve diğer İslam düşmanlarının –ki bunların hepsi yine siyonizmin yan kuruluşlarıdır- Müslümanlar aleyhinde başlattıkları yalan ve iftira kampanyaları tarihteki en yoğun halini yaşamaktadır. Müslüman deyince dünya kamuoyunda “radikal, terörist, aşırı dinci, köktenci, intihar bombacısı vs” imajlar belirmektedir. Bunu işbirlikçi medyası ve Holywood aracılığı ile zihinlerde pekiştirerek, “İslamofobia” denen İslam korkusunu oluşturmuş ve bundan kurtuluş için de yine kendi laboratuarının mahsulü olan “light-ılımlı-yumuşak-mutedil İslam’ı” pompalamaktadır. Çağımızın asıl gerilim ve huzursuzluğunun baş kaynağı siyonizmdir. İnsanlığın ve barışın düşmanı Siyonizm girdiği her yerde kaos ve anarşiye neden olmakta, dünyanın dengesini bozmakta ve barış çabalarını engellemektedir. Başta bizim coğrafyamız olmak üzere tüm insanlık bu büyük düşmandan kurtulduğu gün hakiki huzur ve barışa kavuşacaktır. Bu bakımdan Ortadoğu’da barışın temini İsrail’le olamaz. Siyonizm, Avrupa`yı ve dünyayı kana bulayan Nazizmden daha tehlikelidir. Hitler`in katliamları İsrailli liderlerin yaptıkları katliamların yanında devede kulak mesabesindedir. Zaten bu siyonistleri başımıza bela eden de Hitler değil miydi? Siyonizm tehlikesinin bertaraf edilmesi için ise gereken sadece ve sadece Müslümanların ve zulme uğrayan tüm masum insanlığın bu tehlikenin farkına vararak birlikte hareket etmeleri olacaktır. Öncelikle kendi ülkelerindeki, siyonizmin talimatlarıyla hareket eden satılmış, işbirlikçi ve korkak siyasetçilerden, kalemlerden ve işadamlarından yasalar çerçevesinde kurtulmak mecburiyeti vardır. Bunu da ancak ahlaklı ve imanlı toplumlar başarabilir. Bundan dolayı da siyonizmin en korktuğu şey din, iman ve ahlakına bağlı nesillerdir. Bakın siyonizmin 14. protokolünde ne diyor bu katiller: “Bulunduğumuz her yerde, sadece Yahudiliğin temel esaslarını uygulamaya çalışın. Başka dinlerle savaşın. İnsanları dinsiz ve inançsız bırakmak için ne gerekli ise yapın. Çünkü dinsiz ve inançsız bir topluluğa istediğiniz her şeyi yaptırmanız daha kolay olur. Böylesine kişiler en küçük bir maddi çıkarla satın alınabilir.” Mazlum ve sömürülen toplumlar bu hile ve planı anlayıp gerekeni yaptıkları ölçüde yeryüzünde barış ve adaletin hâkimiyetini sağlayacakladır. İslam daima barıştan taraftır. Barışı sever. Gerekli kalmadıkça savaşa razı olmaz. İslam dininde çözüm için en önce barış yolu aranır. Oysa Siyonistler İsrail devletini kurduklarını ilan ettikten sonra tam 61 yıldır, İslam’a ve Müslümanlara saldırı ve düşmanlıklarını daha da hızlandırmışlardır. Her an işgalci devletlerinin sınırlarını genişletmek için yepyeni planlar ve projeler üretme gayretindedirler. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) aslında Büyük İsrail Projesinden (BİP) başka bir şey değildir. Onlar yeryüzündeki başta Müslümanlar olmak üzere tüm insanları hakir görmekte, hatta insan dahi kabul etmemektedirler. Siyon Protokollerinin 11. maddesinde aynen şu ifade edilmektedir: “Yahudi olmayanlar koyun sürüsüdür ve biz de kurtlarız. Koyun sürüsüne kurtlar daldığı zaman ne olur? Tanrı bize, biz seçilmiş ırka dağılmayı uygun gördü. Diğerlerine bizim zayıflığımızmış gibi görünen bu durum, seçilmiş ırk olan bize layık görüldü. Bu dağılma, bütün dünyanın hükümdarı olmaya çok yaklaştıran gücümüzün ortaya çıkmasını sağladı. Böylelikle atmış olduğumuz temel üzerine kuracağımız bina için fazla bir yolumuz kalmadı.” Bin yıllardır dünyada, 61 yıldır da bizim coğrafyamızda, kalbimize saplanan bir hançer gibi her türlü kanlı ve teröre dayalı faaliyeti yürüten; bölgemize her çeşit terör, kir ve pisliği getiren işgalci (P)İsrail ilelebet payidar olamayacaktır. Umarız bu kutladığı son kuruluş yıldönümü olur. Ben bir mü`min olarak şuna inanıyorum ki, Siyonist rejimin sonu er ya da geç gelecektir. Onun kurduğu devletçik; zulüm, şiddet ve diktatörlük üzerine inşa etmeye çalıştığı egemenlik pek yakında hak ile yeksan olacaktır. Eceli gelen İT-RAİL Mescid-i Aksa’nın duvarını kirletmeye çalışıyor ama buna ömrü vefa etmeyecek. Nereden mi biliyorum? Elbette hayat kitabımız Kur`an-ı Kerim`deki Rabbimizin çağlar aşan müjde ve va`dinden. Yazımı bu ayetler ile noktalıyorum: “Biz, Kitap`ta (Tevrat`ta) İsrailoğullarına, \"Yeryüzünde muhakkak iki defa bozgunculuk yapacaksınız ve büyük bir kibre kapılarak böbürleneceksiniz\" diye hükmettik. Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü olan birtakım kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin arasına kadar sokuldular. BU, MUTLAKA YERİNE GELECEK BİR VA’DDİR” (İsra Suresi, 4 ve 5. ayetler) ----------- NOT: Çok değerli bazı okurlarım bir önceki makalemde geçen bazı ifadeler ve hususiyetle de başlıktan rahatsız olduklarını belirtmişler. Bu hususta gelen tüm tenkitleri editörlerimiz yayınladı. Her şeyden önce samimiyetle belirtmek isterim ki, tüm tenkitler için müteşekkir ve minnettarım. Ancak bendeniz zamanın benim ifadelerimin tenkidinden çok işgalci İsrail’in Filistin’de icra ettiği ve etmeye devam ettiği şenaatler ve denaatlerin ve zulmün şiddetle tel’in edilmesi zamanı olduğuna inanıyorum. Burada yeniden tüm insanlığın gözleri önünde 1948 ve daha sonra 1967’den bu yana bu alçak Siyonistlerin işledikleri insanlık suçlarını yeniden sayıp dökecek değilim. Ancak şunu hakkıyla bilelim ki, Mescid-i Aksa sadece Arapların ve Filistinlilerin mes’elesi değildir. Orada kalleş ve alçak İsrail askeri kılığındaki köpeklerin kirletmeye çalıştıkları namus ve iffet, kanlarına girdikleri bebeler sadece Filistinlilerin değildir. Filistinli ismindeki o güzel, o melek meşreb ve o melek haslet insanlar aslında tüm insanlık adına soylu ve şerefli bir mücadele bayrağını yükseltmektedirler. Benim bu sarsıcı ve acıtıcı ifadelerim bu zulme ve zulmün engellenmesi için parmaklarını dahi kıpırdatmayan Arap liderlerine bir şiirinde seslenen büyük şair KABBANİ’nin ifadelerinin de bir açılımıydı aslında. Benim üslubumdan rahatsız olduklarını belirten değerli okurlarıma ve izleyicilerime 2 çift sözüm var. Birincisi lutfen insaflı olun ve Nizar Kabbani’nin Güney Senfonisi’ni okuyun. İkincisi ise: Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Bizim hamurumuzu yoğuran, çamurumuzu karan böyle münasip görmüş. Eyvallah. Üslubumuz bu. Beğenilse de bu, beğenilmese de. Ben, o beğenilmeyen ifadeleri Mescid-i Aksa’dan gelen o acı haberlerin akabinde, sadece seyretmenin ve hiçbir şey yapamamanın verdiği üzüntü ve bu hususta bir şeyler yapma makam ve mekiindekilerin de gaflet ve delaletlerine olan kızgınlığımız sebebiyle kullandım. Bir okurumun da ifade ettiği gibi bu tür zulüm ve haksızlıklar karşısında muhtemelen ismimizden de mülhem olarak yavuzca (stern) ve bükülmez (inflexible) bir biçimde yazıp konuşuyorum. Bu benim hal’etim. Üslubum. Bunu değiştiremem. Acaba bizi tenkit eden okurlarım şöyle ifadeler mi bekliyorlardı benden: “Filistin’deki zulme sessiz kalan çok muhterem İslam ülkesi liderleri, sevgili şeyhlerim, emirlerim, krallarım, ekselanslarım, lutfen birazcık tomar tomar paralarınızı saymaktan, yüzlerce meşru-gayri meşru hanımlarınızla baş başa kalmaktan ve varil varil petrolünüzü satmaktan imtina edip soydaşlarınıza ve dindaşlarınıza merhamet ediniz” ya da: “Bölgemizin demokratik devleti İsrail’in sayın idarecileri, lutfen Filistinlilere yine onlardan gasp ettiğiniz hürriyetten birazcık, istila ettiğiniz topraklardan azıcık verin. Bu işleri diyalog ve barışla çözelim. Bak hem biz de Hz. Musa’ya inanıyoruz. Size Manavgat suyunu verelim ama ne olur Mescid-i Aksa’mızı yıkmayın.” Bu siteyi internet alemine gömerim, klavyemi-kalemimi hatta parmaklarımı kırarım da böyle ifadeler kullanmam. Hürmetlerimle arz ederim…. Yavuz Selim KURT
__________________
Sözlerime lâl düştü...
Konu Abdülhamit tarafından (29.10.09 Saat 20:12 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
| Bu mesaj için Sükut-u Leyl kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Alemdâr-ı İslâm (29.10.09), Durr-û Meknûn (30.10.09) |
![]() |
| Etiket |
| eceli, gelen, itrail |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Hoştur bana Sen'den gelen.. | Cihad Yıldızı | GENEL EDEBİYAT | 0 | 10.08.09 09:14 |
| Gelen Bir Mail... | Asr-ı_Saadet | TEBRİKLER-PROTESTOLAR | 2 | 24.06.09 22:11 |
| Tümgeneral Rail Rızayev uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetti | Zirve58 | DÜNYADAN HABERLER | 0 | 12.02.09 18:35 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|