|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 190 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| Millî Gazete - TV5 Köşe Yazıları ve Gazete İle Alakalı Haberler Buraya... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 210
Üyelik tarihi : 25-08-2008
Mesleği : talebe diyelim...
Nereden : değişiyor...
Konuları : 95
Mesajlar : 110
Teşekkürleri: 0
8 mesajına 11 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 18.09.08
Durumu : Status: Offline
|
Sizinkiler yaparsa kötü, bizimkiler yaparsa iyi midir? Yusuf Genç yusufigenc@gmail.com 07.12.2007 Samimiyetin bile yol aracı olarak kullanıldığı bir dünya, sokak aralarına kadar modern olabilme başarısını(!) göstermiş bir dünyadır. Televizyonda izleyeceği diziyi bekleyerek akşamı getiren kadınlar, çamaşırlarını kurutmak için karşı komşunun camına bağladıkları ipi, televizyonda gördükleri marka ipe göre alıyorsa, ip de cam da asılan çamaşır da dibine kadar yere batmış demektir. Diyanetin emriyle, cami girişlerine asılan reklâm reyonlarında sadece kitap satışına izin verilmesi, bu durumun modern bir aldatma olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Modernizmin, İslam’ın bahçesinde yeşeremeyeceği bilgisi yanımızda olduğu halde, önümüzdeki bütün yollar Batıya doğru uzanıyorsa, İslam kelimesinin karşılığı olarak zihnimizde uyanan imgenin, ancak bilgisayar ekranlarına konulan sonbahar resimleri kadar gerçekçi olabileceğini fark etmemiz gerekir. Masumiyet ile Müslümanlığın ortak olan tek yönü, sadece ikisinin de “m” harfiyle başlıyor olmaları değildir. Buna rağmen Müslüman’ın, masumiyet ile ilişkisi “m” harfi düzeyinde kalıyorsa, hem masumiyetle ilgili hem de Müslümanlıkla ilgili temel algılayış problemlerimiz var demektir. Müslümanlar, Müslümanlığı ortaya çıkaran temel kaynaktan uzaklaştıkça kendilerine de yabancılaşmış oluyorlar. Bir kapitalist olarak modern dünyaya doğru attığınız tüm adımlar size görünür anlamda fayda sağlayabilir, ancak kapitaliste fayda sağlayan aynı adımlar Müslüman’ı utanılacak bir durumun içerisine sokabilir. Cumhuriyet sonrası Türkiye’sinde yaşayan Müslümanlar, para ve güçle kurdukları ilişkilerinde büyük zafiyet gösterdiler. Bunu İslam’ın suçu olarak göstermek isteyenler kadar, suçsuzluk olarak ambalajlamak isteyenler de yanılıyordu. Sadece Müslümanlar değil, dünyadaki hemen bütün sistemli hareketler, para ve güçle ilk karşılaştıklarında ya sarsıldılar ya da bozguna uğradılar. Kapital alçaklığın değişmez, yerine göre de kayıtsız kalınamaz çekiciliği, ideolojik hareketler de içinde olmak üzere yanına yaklaşan herkesi kendisine benzetti. Modern dünyaya eklemlenmek konusunda para, vazgeçilmez bir araç olarak hala yerini koruyor. Uhud’dan inen okçuların, samimiyetini sorgulamamız haddimizi aşmak oluyorsa da, onların aşağıya doğru attıkları her adımın modern dünyaya doğru atılan adımlar olduğu gerçeğini öğrenmemiz sınırlarımızı bilmek olacaktır. Türkiye’de yaşayan Müslümanlar, araç ile amaç arasındaki ilişkilerini düzenleyemediler. İslami davet görevini üstlenen cemaatleşmeler, güç konusunda gevşeklik gösterdi. Her şeye rağmen tebliğ, gibi salakça bir düşünce, düşüncenin de düşünmenin kaypaklaşmasına yol açıyor. İyi niyetlerle ortaya çıkan kötü hareketler… Sözgelimi, geçmiş dönemlerde İsrail başbakanı Ariel Şaron’un Türkiye’ye gelişine protestolarla, basın açıklamalarıyla, kınamalarla karşı çıkan sivil toplum örgütleri, yardım dernekleri ve cemaatler, Şimon Peres’in Türkiye’ye gelişine hiç ses çıkarmadı. Özellikle takip ettiğim yardım kuruluşları oldu, Ecevit hükümeti döneminde Ariel Şaron için İsrail başkonsolosluğunun önünde toplanmışlardı ancak Erdoğan hükümetinde Peres’in gelişine ses bile çıkarmadılar. Hiç konuşmadılar. Görmezden geldiler. Eylemler, nedenlerine göre değerlendirilir. İsrail gibi işgalci ve terörist bir ülkenin yetkililerinin Türkiye’de ağırlanması utanılacak bir durumsa, bu her hükümet döneminde geçerli değil midir? Hem üzerinizde hissettiğiniz İslami davet sorumluluğunu ifaya niyetleniyorsunuz hem de birebir onunla çelişen bir çizgiye kayıyorsunuz. Belli yerlerden belli oranlarda aldığınız yardımlar, sözünüzü söylemenizi engelliyorsa yapılacak ne kalmıştır? Bu, Müslümanların Müslümanlığı ortaya çıkaran kaynaktan uzaklaşarak İslamcılık yaptığının en bariz ispatıdır. Bu hükümet size yardım ediyor, siz de ona ses çıkarmıyorsunuz. Peki üç tane yoksulu doyurmak için, üç milyar insanın ezilmesine sebep olan bu katilleri görmezden gelmek, onlarla el sıkışanlarla el sıkışmak ne kadar İslami? İçinde bulunduğunuz piyasa şartları yaptığınız işin devamını sağlamanız için, İsrail aleyhine ve hükümet aleyhine ses çıkarmamanızı gerektiriyorsa, buna uyarak kendinizi ortaya çıkaran kaynağa ne kadar bağlı kalabilirsiniz ki? Süleyman Çabonağlu; “Bir tek onlar bozulmadılar; Yobazlar!” diyor, övgüsünde. Modern dünyada, protokol sırasına girmek için çırpınan Müslümanların varlığından haberdarız. Protokole kabul edilmek için sadece kravat takmanızı istemeyecekler sizden, düşüncelerinizin bir kısmını da dışarıda bırakmanızı isteyecekler. Kurulan büyük sofraya tekrar çağrılmanız için, ilk gidişinizde yemeğin tam ortasında yoksullardan söz etmeyeceksiniz. Keyfini kaçırdığınız herkes, keyfinizi kaçırmak isteyecektir. Söyledik, tekrar söyleyelim. Eskiler şöyle der: keyif eşekte olur. Modern dünyanın kendisine benzettiği herkes, bu evrensel kandırmacaya böyle böyle inanıyor. İslam, geniş ve pahalı sofraların tam ortasında, en lezzetli yerinde yoksullardan söz açmayı emreder. Masayı çevreleyen herkesin neşesini kaçıracak kadar yüksek sesle yoksulları haykırmayı emreder. Sofranın kim tarafından düzenlendiğinin hiçbir önemi yok. Emin olun, bizimkiler de düzenlese, başkaları da düzenlese orada bulunuyorsanız, yoksullardan söz etmelisiniz. Ahlaksızlığı kim yaparsa yapsın, karşısında olmalısınız.
__________________
dünyasına dünyasına aldanma dünyasına dünya benimdir diyenin dün gittik yasına... |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 210
Üyelik tarihi : 25-08-2008
Mesleği : talebe diyelim...
Nereden : değişiyor...
Konuları : 95
Mesajlar : 110
Teşekkürleri: 0
8 mesajına 11 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 18.09.08
Durumu : Status: Offline
|
Süleyman Çabonağlu; “Bir tek onlar bozulmadılar; Yobazlar!” diyor, övgüsünde. Modern dünyada, protokol sırasına girmek için çırpınan Müslümanların varlığından haberdarız. Protokole kabul edilmek için sadece kravat takmanızı istemeyecekler sizden, düşüncelerinizin bir kısmını da dışarıda bırakmanızı isteyecekler. Kurulan büyük sofraya tekrar çağrılmanız için, ilk gidişinizde yemeğin tam ortasında yoksullardan söz etmeyeceksiniz. Keyfini kaçırdığınız herkes, keyfinizi kaçırmak isteyecektir. Söyledik, tekrar söyleyelim. Eskiler şöyle der: keyif eşekte olur
__________________
dünyasına dünyasına aldanma dünyasına dünya benimdir diyenin dün gittik yasına... |
|
|
![]() |
| Etiket |
| bizimkiler, iyi, kötü, midir, sizinkiler, yaparsa |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|