|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 190 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| Millî Gazete - TV5 Köşe Yazıları ve Gazete İle Alakalı Haberler Buraya... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 210
Üyelik tarihi : 25-08-2008
Mesleği : talebe diyelim...
Nereden : değişiyor...
Konuları : 95
Mesajlar : 110
Teşekkürleri: 0
8 mesajına 11 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 18.09.08
Durumu : Status: Offline
|
Din, Türkiye’nin meselesidir Osman Toprak ostoprak@hotmail.com 10.06.2008 Türkiye’nin dünya üzerinde neye tekabul ettiğini anlamak için önce kendi içimizdeki cereyanlara, fikirlere, bakışlara, görüşlere dikkat kesilmemiz gerekiyor. Türkiye’de Cumhuriyet ile yeni bir döneme giren Batılılaşma süreci bugün iki farklı eksen oluşturmuş durumda. Gerek dini, hayat için temel bir kabul ve şart olarak görenler gerekse de laiklik kavramına sarılarak dini en gerilere itip yerine her gün icad edilen başka başka kavramlar öne sürenler farklı eksenler üzerinden aynı istikamete doğru yol alıyorlar. Bütün sosyal, iktisadî, siyasî, hukukî, uluslararası ilişkilerimizin merkezinde, kısacası tartışmamızın merkezinde din kavramı vardır. Askerler de, politikacılar da, gazeteciler de din konusuna girmeden bir Türkiye tablosu, hali ve istikbali çizemiyorlar. İster reddedilsin ister şartsız kabul edilsin Türkiye’nin din ile olan sınavındaki başarısı, performansı bundan sonraki hayatımız için de temel bir ilke olarak millet ve devlet nezdindeki yerini muhafaza edecek. Bu sınavdan başarısız olmamız demek, dünya üzerindeki korunaklı bir İslâm milletinin, devletinin, toprağının üzerindeki korunağın kalkması, her yandan saldırı tehlikesinin baş göstermesi demektir. Dinin bu milletin, devletin kaderinden adeta silinmesini arzu edenler, işte bu saldırı planının içimizdeki hazırlayıcıları ve uygulayıcılarından başkaları değildir. Her ne kadar kimi resmî veya gayrıresmî ağızlardan Türkiye’nin bir din devleti olmadığına dair beyanlar zaman zaman sadır olsa da, hiçkimse bunun paraleninde yer alan Türkiye’nin dinsiz bir devlet olduğuna dair fikri bırakın sesli olarak beyan etmeyi, aklının ucundan dahi geçirmez. Zira, gözlerimizi açtığımızda göreceğimiz ilk şey de son şey de Türkiye’de dinden başka bir şey değildir. Günlük koşuşturmanın veya birtakım karanlık hesapların izbeliği altında dini veya hayatı algılamayanların algı bozukluğu, körlüğü, karanlığı sadece kendilerine mahsus bir sağlıksızlık işaretidir. Anayasa Mahkemesinden, türban tartışmalarından tutun da, Genelkurmay’ın ısrarla reddetiği “ılımlı İslâm” projesine, Alevilerin gündemden düşürmek istemedikleri Sivas olaylarından Deniz Baykal’ın iki arada bir derede kalmış haline tavrına, spor sahalarından, yıpratılmak istenilen Diyanet teşkilatına kadar küçük veya büyük bir mesele olarak “din hanemiz” kimliğimizdeki yerini ve önemini korumaya hatta günden güne arttırmaya devam ediyor. Din bu ülkede sadece dindarların, camilerin meselesi değildir. Birey olarak Cumhurbaşkanından en sade yurttaşa, kurum olarak da devletimizi teşkil eden en büyük bürokrasiden en küçük bürokrasiye kadar dinden ve dinin üzerimizdeki hakkından mes’ulüz, sorumluyuz. Bu mes’uliyet dinî vecibelerin, ibadetlerin, güzel ahlâkın ve doğru itikadın sahasına girdiği gibi hayat, varlık kavramlarının da bütün genişliğinde yerini alır. Cumhuriyet fikrini imamın(dinin) reddi, öğretmenin(bilimin) yücetilmesi olarak öne sürenlere karşılık, Diyanet İşleri Başkanının, “Cumhuriyet köye imamı da, öğretmeni de gönderdi topluma rehberlik etsinler, yol göstersinler diye; çatışmasınlar, çekişmesinler, ayırmasınlar.” biçimindeki açıklaması, hiçbir biçimde devletin de, milletin de dinden, akıldan, bilimden vazgeçemeyeceğinin, bunların rakip değil, ekip olduğunun beyanıdır, izahıdır. Buna karşılık bütün olumsuzlamalara, karalamalara, aleyhte bin bir kampanyaya rağmen, köy hocasının, diyanet imamının, cumhuriyet imamının saygınlığını muhafaza etmesi, toplumda öğretmenle birlikte var olması ve rehberliğini yerine getirmesi imanın, insanın, milletin, İslâm’ın sağduyulu yaklaşımının bir neticesidir. Dinin bu toplum için adeta bir “fitne” kaynağı olduğunu göstermeye çalışanların yaktıkları fitne ateşinin tutuşmamasında, kıvılcım olsa bile çabucak sönmesinde, onca imkana rağmen etkisiz kalmasında, her seferinde milletimizin üstün gelmesinde bin yıldır ruhumuzu yıkayan, besleyen, arındıran dinî duygularımızın ve hassasiyetimizin temel bir etkisi vardır. Yıkıcı propaganda her seferinde başarısızlığa uğramaya mahkum olacaktır. Bir yandan sokaklarda, caddelerde, devlet dairelerinde, okullarda namaz kılan, başını örten insan bulmak ve bunları ağız tadı ile teşhir ederek bu Müslüman millete ağzı dolusu hakaret etmek isteyenlere karşılık diğer yandan her gün milletimize din hizmeti vermek, Kur’an öğretmek, Kur’an ahlâkını hayatımızın her anında uygulamak ve yaşamak için gayret edenlerimiz var. Bir yandan nerede bir namaz kılan insan görse irtica ile başlayıp akla hayale gelemeyecek lafları bütün bir öfke kabarması içinde dökenler varken diğer yandan da Kur’an’ın her mü’minin gönlüne ulaşması, kavuşması için seferber olmuş geceli gündüzlü ışık saçan aydınlık yüzlerimiz var. Batıyı adeta bir mehdi olarak kabul edip, tek çarenin onun kanunlarına tabi olmak olduğunu her gün söyleyenlerimiz varken, diğer yandan da kalbini İslâm kardeşlerine, bin yıllık kardeşlerine açanlarımız var. Türkiye bütün bu tartışmaların özünden, içinden din ile olan ilişkisinin hayat ile, kader ile, tarih ile, vatan ile, geçmiş ile, hal ile ve istikbal ile olan derinliğini kavrayarak kendi hayatının bütünlüğünü çok daha net, doğru idrak edecektir.
__________________
dünyasına dünyasına aldanma dünyasına dünya benimdir diyenin dün gittik yasına... |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 210
Üyelik tarihi : 25-08-2008
Mesleği : talebe diyelim...
Nereden : değişiyor...
Konuları : 95
Mesajlar : 110
Teşekkürleri: 0
8 mesajına 11 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 18.09.08
Durumu : Status: Offline
|
Dinin bu toplum için adeta bir “fitne” kaynağı olduğunu göstermeye çalışanların yaktıkları fitne ateşinin tutuşmamasında, kıvılcım olsa bile çabucak sönmesinde, onca imkana rağmen etkisiz kalmasında, her seferinde milletimizin üstün gelmesinde bin yıldır ruhumuzu yıkayan, besleyen, arındıran dinî duygularımızın ve hassasiyetimizin temel bir etkisi vardır. Yıkıcı propaganda her seferinde başarısızlığa uğramaya mahkum olacaktır.
__________________
dünyasına dünyasına aldanma dünyasına dünya benimdir diyenin dün gittik yasına... |
|
|
![]() |
| Etiket |
| din, meselesidir, türkiye’nin |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|