|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 188 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| Millî Gazete - TV5 Köşe Yazıları ve Gazete İle Alakalı Haberler Buraya... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() Nureddin Yıldız-MilliGazete Bir ramazan gününde oruç tutup, akşam vaktinde de otel lokantasında alkollü sofrada iftar edenin yüzünden orucu kara listeye almak doğru mudur? Oruç, iftar sofrasına alkol getirenin yüzünden Müslümanlar arasında sempatisi olmayan ibadete dönüştürülebilir mi? Elbette hayır. Oruca alkolü bulaştıran kendini helak eder, oruç yine oruçtur. Hacca riyayı bulaştıran kendi haccını eritir, hac hactır. Güneş kadar açık bir hakikattir bu. Takva Ehli Siyasetten Uzak Duramaz! Tarihimizde siyaset sayfalarına yazılan, bizim açımızdan hoş olmayan tutumların sahipleri yüzünden siyaseti, camiye sokulmaz, namazla bir arada tutulmaz, kerih bir işe nasıl dönüştürebiliriz? Camiye sokulmazlığının bir anlamı olabilir. Namaz kadar yaygın olmadığı da kabullenilebilir. Ama kerih olduğu, takva ehlinin bulaşmaması gereken, sarhoşlara, dönmelere havale edilmiş işporta işi olarak telakki edilmesinin tutar tarafı yoktur. Siyaset, en çok Müslüman'a yaraşan bir ibadettir. Eğer siyaseti insanlar üzerinde ve insanlardan biri yapacaksa o birisi, Allah'ın yeryüzündeki halifesi olmanın hakkını en iyi vermeye aday olan Müslüman olmalıdır. Allah'ın kullarına, Allah'tan korkarak hükmedenlerle, kendi koyduğu kuralları bile çiğneyebilenler aynı listede dahi tutulamazlar. Siyasetin Müslümanlar arasında kerih görülüp, onlardan olmayanların eline havale edilmesinin iki ana nedeni vardır. Birinci neden tarihimizde siyasetçilerin eliyle ortaya konan idari hataların, zulme varan tavırların zihnimizdeki izleridir. Emevilerden, Abbasilere uzanan çizgi üzerinde Müslüman kanı ve malı üzerinde işlenen ağır hatalar adeta bizi oruç örneğindeki bakışta anlatılan gibi karşı soğuk bakar hale getirmiştir. İkinci olarak da, Müslümanların üzerinde emelleri bulunan yabancıların Müslümanlar üzerindeki menfi propagandasının açtığı derin izlerdir. Özellikle, Müslümanları kendi kendini bile yönetemez, vesayete müstahak insanlar olarak tanıtmaya çalışmışlardır. Ne yazık ki, sekiz yılda altmış üç savaşı fiilen yöneten, pazarından mezarına kadar on yılda sıfırdan bir devleti kurup ümmetine emanet eden Peygamber aleyhisselamın siyaset adına yapmış olduğu en mübarek işleri bile görmezden gelerek, İslam'da siyasetin olmayacağını söyleyebilen okumuş, hocalık vasfı kazanmış kimseler bulunabilmiştir. Hâlbuki siyasetin İslam'da olmaması veya İslam'ın siyasetin içinde eritilip, şekillendirilmesi arasındaki fark herkesin idrak edebileceği kadar açık seçiktir. Ne önceki nesillerin hataları ne de şimdi siyasetin yanlış zeminler üzerinde yapılması, din adına böyle bir kural koymaya sebep olabilir. Biz, riya bulaşıyor diye ibadetleri kaldırıyor, hatalı okunuyor diye Kur'an'ı okumayı gereksiz mi görüyoruz? Allah'ın Hükmünün Cari Olması,Müminlerin Yönetici Olmasıyla Mümkündür Siyaset insanı ve insana ait kurumları idare sanatıdır. Yeryüzünde Allah'ın hükmünün cari olması, O'nun sözünün en üstün olması ancak insanın bulunduğu yerde insanı idare eden sistemin mü'minlerin elinde olmasıyla mümkündür. Aksi takdirde mü'min ibadetten ticarete kadar her şeyinde, rica ve minnetle iş görebilir durumda kalacaktır. Vesayet altında bir Müslümanlık, imanla ölmeye yetecek kadar bir din yaşamak için yeterli olabilir ama Allah'ın sözünün en üstün olması için daha geniş bir dairenin el altında bulunması gerekmektedir. 'Kavaidülahkâm' isimli eserin müellifi olan büyük İslam âlimi İzz bin Abdüsselam, Müslümanları yönetmenin, onlara fetva vermekle kıyas edilmesi halinde hangisinin daha üstün olacağı sorusuna verdiği cevapta diyor ki: 'Yöneticinin yönetimi, müftünün fetva vermesinden daha üstündür. Baş yöneticinin sevabı da alt yöneticilerden ve müftülerden daha fazladır. Onun sağladığı yararlar ve engellediği zararlar daha kapsamlıdır. Bunun için hadiste: 'Yedi kişiyi Allah, O'nun gölgesinden başka hiçbir gölgenin bulunmadığı bir zamanda kendi gölgesinde gölgelendirecektir. Bunların birincisi âdil yöneticidir.' denmiştir. Hadis, yönetici ile yedi kişiyi saymaya başlamıştır. Çünkü onun mertebesi yüksektir. Müslümanlar, yönetici olmanın en faziletli işlerden olduğuna İCMA etmişlerdir. Âdil yöneticilerin sevabı ve değeri diğerlerinden daha yüksektir. Bu da onların eliyle gerçekleşen hakkın ikamesi, batılın defedilmesi gibi işlere muvaffak olmalarındandır. Böyle bir yönetici bir tek söz söyleyerek yüz bin zulmü önleyebilir. Bazen bir tek kelimeyle yüz bin iyi iş yapabilirler. Ne enteresandır; küçük bir cümle ve büyük bir iş! Kötü yöneticiler ve hâkimler ise Allah katında en düşük derecede olanlar ve günahı en çok olanlardandırlar. Onların da ellerinde ortaya çıkan kötü işler ve engel oldukları büyük hayırlı işlerin çokluğu onları bu duruma düşürür. Özet olarak şöyle denebilir: Âdil yönetici, vali ve hâkimler bütün Müslümanların icmaı ile herkesten daha büyük sevaba layıktırlar.' Kavaidülahkâm, 1/104, Beyrut, 1990 İmam Gazali'nin Tespitlerinden Tasavvuf âleminin büyüklerinden İmam Gazali, İhya'sında 'Makam ve Riya'nın Yerilmesi' bölümünde hilafet ve liderlik hakkında diyor ki: 'Beraberinde adalet ve ihlâs olması halinde en üstün ibadetlerdendir. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: 'Âdil bir imamla yaşanan bir gün, kişinin kendi başına altmış yıl ibadetinden daha hayırlıdır.' Bu ne büyük bir ibadettir ki bir günü altmış yıl ibadete ölçülmektedir! Yine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki: 'Cennete ilk girecek olan üç kişidir: Âdil bir lider.' Bu hadiste de lider onlardan biri olarak sayılmıştır. Yine buyurdular ki: 'Kıyamet günü bana meclis olarak en yakın olan âdil bir liderdir.' Doğru olan şudur: Dini durumu iyi olan güçlü kimselerin görev almaktan kaçınmaları doğru değildir. Zayıf durumda olanlar da bu işin etrafında dönüp helak olmamalıdırlar.' Siyasetin farzları, edepleri Dinen iyi, gerekli denen şeylerin muhakkak bir hükmü de vardır. Siyaset de dinin taleplerindendir. Üç kişinin bir yola çıkması durumunda bile birinin lider olması tavsiye edilmiştir. Ashabı kiram, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin mübarek naşını bekletip, önce ümmetin liderini seçmeyi görev bildiler. Çünkü yönetimin belirlenmesi, o gün kılacakları namaz için gerekliydi. Siyasetle iştigal, ümmetin bir birimini yönetme konusunda dinin hükmü şu şekilde özetleyebiliriz: Yönetici olmak caiz bir iştir. İyi niyetle ve adaletle onu yapan için sevap vardır. Kendisine ihtiyaç olmadığını düşündüğü için bir kenarda kalana da vebal yoktur. Daha iyi yapacağına inanan ve kendine güvenenin bunu yapması ise müstahaptır. Daha ehil birinin bulunmadığı bir konumda ise Müslüman'ın liderliği üstlenmesi farzdır, terk etmesi halinde vebale girer. Ehliyeti olmadığı halde liderliğe soyunan için veya haramlardan birini gaye edinerek lider olan için de haram hükmü taşır. Muktedir olmak ve emin olmak, siyasetin iki temel şartı durumundadır. Muktedir olmanın ve emin olmanın ihtiva ettiği bütün anlamlarıyla içini dolduramayanların siyasetle iştigal etmeleri kendileri için bir günah zemini oluşturacağı gibi mü'min kardeşlerinin mukadderatı ile de oynamış olacaklardır. Bazı âlimlerin dile getirdiği: 'Sadıkların kalbinden en son çıkacak olan makam sevgisidir.' Şeklindeki tespit üzerinde çok durulması gereken bir husustur. Allah için yaptığını iddia etmek yeterli değildir. Siyaset Demek Cihat Demektir Nefislerin devreye girebileceği en hassas zeminlerden biri olan mal ve insan yönetiminin risk taşıdığı muhakkaktır. Bu yüzden de bilhassa tasavvuf erbabı, zühdü tercih edenler siyaset meydanlarında bulunmamayı tercih etmişlerdir. Bu tercihteki tutumlarının, siyaset yapmanın kendileri için farz olmadığını düşünmüş olmalarındandır. Yoksa onlar da siyaset demenin cihad demek olduğunu, yönetimin ehil olmayanlara bırakılamayacağını çok iyi biliyorlardı. Siyasilerin ellerindeki imkânlar ve nefisleriyle baş başa bırakılmalarının mümkün olmayacağını her Müslüman bilir. Mü'minler yetiştirdikleri gençlerini, bütün insanlığı yönetecek bir heyecan ve kapasite ile hazırlamalıdırlar. Yönetilen olmaya namzet bir gençle yönetme heyecanını hisseden bir genç arasında önemli farklar vardır.
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 6 üyemiz: | واويلا (07.03.09), Alemdâr-ı İslâm (21.02.11), beklenen müjde (21.02.11), Durr-û Meknûn (21.02.11), leyya (21.02.11), SaFKaN (21.02.11) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 209
Üyelik tarihi : 24-08-2008
Mesleği : Qari
Nereden : İSTersem :)
Konuları : 177
Mesajlar : 2,625
Teşekkürleri: 1,270
763 mesajına 1,253 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6
![]() Son Aktivitesi : 01.08.11
Durumu : Status: Offline
|
Bediüzzaman hz.lerinin görüşünü neyapacağız hocam? |
|
|
| Bu mesaj için واويلا kullanıcısına teşekkür edenler: | el Büğdüzi (07.03.09) |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Bediüzzamanın görüşünü iyi kavrayamışız üstadım.Bediüzzamanın metoduydu sizin dediğiniz şey,görüş olarak ele alınmamalı... Said Nursi hzretleri meclisten kopsa da siyasetten hiç kopmadı.İmâm Rabbani hzretleri gibi siyasî arenada çeşitli yollarla mücadele verdi. Ahmed-i Fâruki hzretleri ne yapmıştı? "Siyasetten Allaha sığınırım" sözünün yanlış yorumunu biz yapıyoruz.İmam Rabbani mevcut yönetim sistemini yıktı ve bunu siyasilerle iç içe olarak yaptı.Teferruata girmem bu konuda mümkün değil,ancak hazretin hayatını incelerseniz görürsünüz.Biçok mektuplarıda mevcut. İslâm'da;ziyaret edilen yerde ilk iş kıble tayini,2.iş yönetim dir.Kişilere değil,öncelikle emirlere bakılmalı. * Aynı şekilde Said Nursi hzretlerinin de yöneticilere,siyasilere mektupları mevcuttur.Celal Bayar ve Menderes bunlar içerisinden 2 örnek...
__________________
|
|
|
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline
|
sayılan büyükler sistemin içinden değil dışından mücedele ettiler... üstad kendisi milletvekilliğinden vazgeçmiştir...
__________________
''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen) |
|
|
|
|
#5 | |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
Sistemin içinden veya dışından,siyasi mücadele verilmiştir.İçeride olanları kötüleyici bi beyanları mı var..Yok..Hatta diyalogları var..
__________________
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9
![]() Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline
|
yazıda sistemin içinden mücadele anlatılıyor, sen sistemin içindeki mücadeleye dışırdan mücadele edenleri örnek gösteriyorsun
__________________
''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen) |
|
|
![]() |
| Etiket |
| duramaz, ehli, siyasetten, takva, uzak |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|