|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 185 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| Millî Gazete - TV5 Köşe Yazıları ve Gazete İle Alakalı Haberler Buraya... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Akıncı
Üye No : 210
Üyelik tarihi : 25-08-2008
Mesleği : talebe diyelim...
Nereden : değişiyor...
Konuları : 95
Mesajlar : 110
Teşekkürleri: 0
8 mesajına 11 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 18.09.08
Durumu : Status: Offline
|
Marketizm ideolojisi Hüseyin Akın huseyinakin@yahoo.com 04.09.2008 Bakmayın siz alışverişi daha çeşitli ve kolay kılma iddiasına, aslında marketizm bir dünya görüşüdür. Dünyayı kendine benzetmek ister. Süperi hiperi gross’uyla mahdut 24 saat açık kalma direnişi yapan bu alışveriş azmanı mabetler bir yönüyle dışarıdaki yaşamın bir dar mekâna sıkıştırılmış şeklinden başka bir şey değildir. Sosyal hayat, kolektif yaşam derken sonunda insanoğlu bir hayat tarzını daha keşfetmiş oldu: Konserve yaşantı! Bu ideoloji sosyal, kültürel ve ekonomik hayat adı verilen yaşam parçalarını birbirine katıp harmanlayarak üst ve alt yapıya dair ne varsa hepsini tüketim standartlarına uygun mide normlarına yaraşır hale getirmek ister. Evet, market bir dünyadır, cebimize sığacak denli minimize edilen; dış dünyayı içine alacak kadar esnek duvarlara sahip. Dünya da öyle değil midir hani, gözlerimizi ona ilk açtığımızda mütevazı ihtiyaçlarımızı karşılayacak, ufak olduğu kadar sıcak bir bakkal dükkânı gibidir. Ne zaman ki her şey gibi alışverişi de gözümüzde büyüttük, o günden sonra dünya ile bir alıp verememe davamız vardı, onu çok çabuk unuttuk. Dünyaya bir şeyler vermek, sonucunda ondan karşılık alma üzere olan diyaloğumuz yok olup gitti. Şimdilerde ‘verip alamama’ davası dünya ile ilişkimizi belirliyor. Sürekli artan açlık ve yoksulluk kanaat diye bir değerin olduğunu çoktan unutturmuş. İçimizdeki yoksulluğu bir evlat gibi büyütüyor, çevremizdeki yoksunluğu Karun hazineleri misali çoğaltıyoruz. Tabiat’ın nimet bahşeden ilahi tarafı yerini profan bir çevreye bırakmış. Bereket çarşıları tarihe karışırken satıcı ve alıcının da satılan şey kadar satışa konu olduğu ucuzluk pazarları meydanları kaplamış. Şimdi her şey tezgâha düşecek kadar ucuz, değerler ve kelimeler bile. Bu çılgın tüketim sarmalında günde bilmem kaç vakit ve kim bilir kaç rekât tüketim tanrılarına secde ediyor modern insan. Dünya insan nefsini uyaran ne kadar albeniyle doluysa dev marketler de hıncahınç o iştihayı kışkırtan çeşniler ve süslendirilmiş lezzetlerle doludur. Dışarı çıktığınızda unuttuğunuzu içerisine girdiğinizde hatırlatan mekânlardır marketler. Oraya girdikten sonra ihtiyacınızı belirleyen siz değilsiniz artık. Az sonra raflar neye ne kadar gereksiniminiz olduğunu kulağınıza şehvetli bir tonla fısıldayacaktır. Ne bu kadar malın nerden buraya getirildiği, ne hangi insanın hangi şeyde ne kadar emeği olduğu ne de bu kadar yeme içme maddesini bahşeden yaratıcının lütuf ve ihsanını düşünmeniz gerekmiyor. Tek yapacağınız şey, ‘tükenmeden tüketmek’ Ellerinde alışveriş arabalarıyla mümkün olsa da bütün bir alışveriş merkezini arabaya sığdırıp oturtsam diye nefes nefese saatlerce bir köşeden diğerine koşup duran kadınlar ve erkekler sadece bir şeyi düşünmüyorlar: Kana kana içmeyi murat ettikleri bu mekânın aslında görünürde serap, gerçekte çöl olduğunu! İhtirasını kutsamış çağdaş dünyanın insanı ne hazindir ki ne kadar köpürürse köpürsün arzu ve iştihasının nihayetinde bir alışveriş arabasını dolduramayacağından habersiz. Ne denli derinlemesine ve uzunlamasına tüketirse tüketsin en kudurmuş nefis için bile birazcık su ve birazcık da kepek yetip artar! Marketlerin süper ve hiper olanları işte bu kadim hakikati beş vakit yalanlamak için reklâmasyona gidip vitrin vaziyeti alırlar. Mide ile kafa, cüzdan ile vicdan, sofra kâsesi ile safra kesesinin birbirine karıştığı reyonlar arasında gezerken eliniz ayağınıza karışıp diliniz damağınıza yapışıverir. Bu cangılda neler yoktur ki: zücaciye eşyaları arasında konserve kutu balıklar, kadın bağlarının bulunduğu raflarda meyveli yoğurt, kokokola şişelerine yaslanmış çok satan fakat az yakan kişisel gelişim ya da kısa yoldan hidayete erişim kitapları ve daha neler neler… Daha birkaç gün önce eşya azmanı bir elektronik marketle ilgili televizyonlara yansıyan tüketim haberi her şeyi açıkça ortaya koymaya yetiyor: “Bir elektronik eşya mağazasının açılan yeni şubesinde ucuz laptop ve plazmaya akın eden insanlar mağazanın camlarını yerlere indirdiler. İzdihamla baş edilemediği için polisten takviye güç istendi. Güvenlik güçleri azgın tüketici yığınlarının üzerine biber gazı sıkmak zorunda kaldı. Güç kullanımına rağmen dağılmayan kalabalıklar ucuz laptop sahibi olabilmek için soğuk ve kargaşaya rağmen geceyi dışarıda, kuyrukta geçirdiler” Açlık sınırı, gayri safi milli hâsıla, aylık mutfak masrafı, asgari ücret gibi yıllar yılı konuşup durduğumuz gerçeklerin kepenkleri bir anda iniveriyor bu haber karşısında. Meğer dışımızda aradığımız yoksulluk içimizde imiş de haberimiz yokmuş. İnsanın kursağı bir marketi çiğneyip yutmaya güç yetiremese de market kursağına tüketim çılgını kalabalıkları çoktan yerleştirmiş bile. Ey yeşil sarıklı ulu hocalar ve ey tüketiciyi koruma ve kollama dernekleri, market diplerinde yuvalanan tehlikeyi sezin, eli kredi kartlı çılgınları kendilerinden ve tüm tüketicileri tüketimden koruyun! Zira geç kalırsak, serbest piyasa adı verilen dinin marketizm ideolojisi insanlığın sonunu hazırlayacaktır.
__________________
dünyasına dünyasına aldanma dünyasına dünya benimdir diyenin dün gittik yasına... |
|
|
![]() |
| Etiket |
| ideolojisi, marketizm |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|