| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 190 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » MİLLî GÖRÜŞ » Millî Gazete - TV5 »

Millî Gazete - TV5 Köşe Yazıları ve Gazete İle Alakalı Haberler Buraya...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 19.09.08, 16:08   #1
sevgiliye sevdalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 104
Üyelik tarihi : 14-08-2008
Mesleği : GÜVENLİK GÖREVLİSİ
Nereden : İSTANBUL
Konuları : 1085
Mesajlar : 3,151
Teşekkürleri: 2,814
1,468 mesajına 2,724 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 sevgiliye sevdalı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline

Thumbs up Sultan Abdülhamid’i Sevmek veya Sevmemek...


Sultan Abdülhamid’i Sevmek veya Sevmemek...
Ermeniler Sultan Abdülhamid’i sevmezler. Halbuki sevmeleri gerekir. Ermenilere bunca fenalığı Hamidî siyaset değil, İttihadçılar yapmıştır. İttihadçılık ne demektir?.. Masonluk demektir... Dönmelik demektir... Jön Türkler demektir...

Sultan Abdülhamid, devlete bağlı sâdık Ermenilere hiçbir kötülük yapmamıştır, onları korumuştur. O, misyonerlerin, emperyalistlerin oyununa gelen teröristlerle mücadele etmiştir. Devletini, ülkesinin bütünlüğünü korumak için bu mücadele ve müdafaayı yapmaya mecburdu.

Farmasonlar Sultan Abdülhamid’i hiç sevmezler. Çünkü o dindar Padişah Mason localarını sıkı baskı altında tutmuş, tarassut ettirmiştir.

Selanik Dönmeleri Sultan Abdülhamid’ten nefret ederler. Çünkü o büyük halife ile sahte Mesih Sabatay Sevi iki zıt kutuptur, birbirleriyle bağdaşmaz.

Şuurlu bir Müslüman Sultan Abdülhamid’i sevmeye mecbur mudur? Elbette mecburdur. Çünkü o, hakikî halifelerin sonuncusudur, Hâtemü’l-Hulefa’dır.

Sultan Abdülhamid’in kusuru, hatâsı yok mudur? Vardır ama yine de onu sevmeye, onu tutmaya, ondan yana olmaya mecburuz.

Sultan Abdülhamid devri tesettür demektir.

Müslümanların yüzde doksanının namaz kıldığı, cemaate gittiği zaman demektir.

Sultan Abdülhamid eğitiminde ilk ve en önemli iki ders Kur’an-ı Kerim ile dinî bilgiler dersiydi.

Medreseler açıktı, tekkeler açıktı.

Bütün toplu taşıma vasıtalarında (tren, vapur, atlı tramvay...) kadınlarla erkeklerin yerleri ayrıydı.

Kız çocuklarıyla erkek çocukları ayrı okuyordu.

Sultan Abdülhamid demek, Şam-ı şeriften trene biniyorsun, Medine-i münevvere’de iniyorsun demekti.

Sultan Abdülhamid zamanında Müslümanların hafta tatili Cuma günüydü. Hıristiyanlar Pazar günü, Museviler cumartesi tatil yaparlardı. Din, kimlik, kültür hürriyeti vardı.

Sultan Abdülhamid zamanında gazeteler fitne fesat çıkartamıyor, müstehcen yayın, dinsizlik propagandası yapamıyordu.

Sultan Abdülhamid demek, İstanbul’dan yola çıkıyorsun, ta Adriyatik denizine kadar Osmanlı ülkesi bitmiyor demekti.

Sultan Abdülhamid zamanında Kudüs, Şam, Haleb, Bağdad, Basra, Selanik, Manastır, Kavala, Serez, Yanya, İşkodra, Priştine ve daha nice büyük ve güzel şehirde Osmanlı bayrakları dalgalanıyordu.

Rodos, İstanköy, Midilli, Sakız, Girit ve daha nice irili ufaklı ada Sultan Abdülhamid’in mülkü içindeydi.

Sultan Abdülhamid büyük ulemanın, büyük şeyhlerin, büyük ediblerin devriydi.

Sultan Abdülhamid’in büyük şeyhi, Şâzelî tarikatı meşayihinden Muhammed Zâfîr Medenî hazretleriydi.

Sultan Abdülhamid beş vakit namaz kılardı.

Kızları 11 yaşına girince onları tesettür kıyafetine sokardı.

Sultan Abdülhamid İslâm demekti, Hilafet demekti, ahkam-ı din demekti, İslâm Birliği, panislamizm demekti.

Sultan Abdülhamid, Kanun-i Esasî’nin kendisine tanıdığı hak ve yetki ile muhaliflerini uzak vilayetlere, şehirlere sürüyordu. Onların çoğuna iş ve memuriyet veriyor, ailelerini de yanlarına alıyorlar, rahat bir hayat sürüyorlardı. Ahmed Midhat Efendiyi Rodos’a sürmüş, orada serbest bir hayat sürmüş, halen binası duran bir mektepte ders vermiştir.

Bendeniz Sultan Abdülhamid devrinde yaşasaydım ve Padişaha ve Halifeye karşı gelseydim, beni de sürer miydi? Sürerdi ve çok iyi yapmış olurdu.

Onu tahttan indirdiler ve Türkiye’nin kanına girdiler.

Sultan Abdülhamid’ten Sabataycılar nefret edecek, biz Müslümanlar ise onu seveceğiz...

Müslümanları Aldatmak Ne Kolay

Adam şimdi yurt dışında rabaylık, yani hahamlık yapıyor. Her boyaya girmiş. Ergenekon denilince ilk isim o. Bilmediği yok. Esas Ergenekon dosyası onun kafasının içinde. Bildiklerini yazsa yer yerinden oynar, nice metin kaleler yıkılır.

Peki bu adam tek midir? Benzerleri yok mudur? Olmaz olur mu, içimizde binlercesi var, irili ufaklı...

Bu dünyada Müslümanları aldatmak kadar kolay bir şey yok. Bizim rabay isteseydi bir camide imam bile olabilirdi. Lütfen şu cümleyi ezberleyin, hatırınızdan hiç çıkartmayın:

Ümmet-i Muhammed’in içi bir sürü casus, ajan, provokatör, istihbaratçı, yönlendirici doludur.

Olgun, uyanık, şuurlu, vasıflı Müslümanları ayakta tutan, üstün kılan özelliklerin başında fîraset gelir. Firaset gidince ahmaklık, geri zekalılık, salaklık, zillet, esaret başlar. Bugün olduğu gibi.

Ergenekon menkıbeleri içinde okumadınız mı?

İki özel ajan telefonla konuşuyorlar, konuşmaları zapt edilmiş. Biri sakal bırakmış, başına sarık sarmış, şalvar, cüppe... Yalancıktan ta’dil-i erkan ile namaz kılıyor. Hele gayr-ı müekked sünnetleri hiç bırakmıyor. Misvakı kazık kadar... Oruç mu? Ne gezer. Lakin zahirde oruçlu görünüyor... Müslüman kardeşlerimiz işte bu zokaları yuttular.

Bu ajanlar günün birinde saf, cahil, dengesiz bir meczubu kandırsalar ve çıplak bir kadın heykelinin tepesine bir ses bombası attırsalar, ne olacak? Bütün dinsizler ayağa kalkacak, Müslümanlar heykel bombaladı diye feryat edecek. Çıplak kadın heykeli, uygarlığın simgesi ve imgesi idi diye bağıracak, bir sürü fitne ve fesat çıkacak.

Son yıllarda camide iki muhterem din alimi şehid edilmedi mi? Öldürenler kimdi?

Büyük bir Müslüman cemaat var ki, Siyonist ve Evangelist ajanlar tarafından yönetiliyor.

Müslümanlar!.. Lütfen beni dinleyiniz:

Dolduruluşa geliyorsunuz.

Manipüle ediliyorsunuz, yönlendiriliyorsunuz.

İçimizde sadece Siyonist ve Evangelist ajanlar değil, bir ordu kadar şeytan ajanı var.

Bazılarımız aynaya baksın, sakın karşısında bir casus, bir ajan yardakçısı, insî bir şeytan görmesin...


Ermeniler Sultan Abdülhamid’i sevmezler. Halbuki sevmeleri gerekir. Ermenilere bunca fenalığı Hamidî siyaset değil, İttihadçılar yapmıştır. İttihadçılık ne demektir?.. Masonluk demektir... Dönmelik demektir... Jön Türkler demektir...

Sultan Abdülhamid, devlete bağlı sâdık Ermenilere hiçbir kötülük yapmamıştır, onları korumuştur. O, misyonerlerin, emperyalistlerin oyununa gelen teröristlerle mücadele etmiştir. Devletini, ülkesinin bütünlüğünü korumak için bu mücadele ve müdafaayı yapmaya mecburdu.

Farmasonlar Sultan Abdülhamid’i hiç sevmezler. Çünkü o dindar Padişah Mason localarını sıkı baskı altında tutmuş, tarassut ettirmiştir.

Selanik Dönmeleri Sultan Abdülhamid’ten nefret ederler. Çünkü o büyük halife ile sahte Mesih Sabatay Sevi iki zıt kutuptur, birbirleriyle bağdaşmaz.

Şuurlu bir Müslüman Sultan Abdülhamid’i sevmeye mecbur mudur? Elbette mecburdur. Çünkü o, hakikî halifelerin sonuncusudur, Hâtemü’l-Hulefa’dır.

Sultan Abdülhamid’in kusuru, hatâsı yok mudur? Vardır ama yine de onu sevmeye, onu tutmaya, ondan yana olmaya mecburuz.

Sultan Abdülhamid devri tesettür demektir.

Müslümanların yüzde doksanının namaz kıldığı, cemaate gittiği zaman demektir.

Sultan Abdülhamid eğitiminde ilk ve en önemli iki ders Kur’an-ı Kerim ile dinî bilgiler dersiydi.

Medreseler açıktı, tekkeler açıktı.

Bütün toplu taşıma vasıtalarında (tren, vapur, atlı tramvay...) kadınlarla erkeklerin yerleri ayrıydı.

Kız çocuklarıyla erkek çocukları ayrı okuyordu.

Sultan Abdülhamid demek, Şam-ı şeriften trene biniyorsun, Medine-i münevvere’de iniyorsun demekti.

Sultan Abdülhamid zamanında Müslümanların hafta tatili Cuma günüydü. Hıristiyanlar Pazar günü, Museviler cumartesi tatil yaparlardı. Din, kimlik, kültür hürriyeti vardı.

Sultan Abdülhamid zamanında gazeteler fitne fesat çıkartamıyor, müstehcen yayın, dinsizlik propagandası yapamıyordu.

Sultan Abdülhamid demek, İstanbul’dan yola çıkıyorsun, ta Adriyatik denizine kadar Osmanlı ülkesi bitmiyor demekti.

Sultan Abdülhamid zamanında Kudüs, Şam, Haleb, Bağdad, Basra, Selanik, Manastır, Kavala, Serez, Yanya, İşkodra, Priştine ve daha nice büyük ve güzel şehirde Osmanlı bayrakları dalgalanıyordu.

Rodos, İstanköy, Midilli, Sakız, Girit ve daha nice irili ufaklı ada Sultan Abdülhamid’in mülkü içindeydi.

Sultan Abdülhamid büyük ulemanın, büyük şeyhlerin, büyük ediblerin devriydi.

Sultan Abdülhamid’in büyük şeyhi, Şâzelî tarikatı meşayihinden Muhammed Zâfîr Medenî hazretleriydi.

Sultan Abdülhamid beş vakit namaz kılardı.

Kızları 11 yaşına girince onları tesettür kıyafetine sokardı.

Sultan Abdülhamid İslâm demekti, Hilafet demekti, ahkam-ı din demekti, İslâm Birliği, panislamizm demekti.

Sultan Abdülhamid, Kanun-i Esasî’nin kendisine tanıdığı hak ve yetki ile muhaliflerini uzak vilayetlere, şehirlere sürüyordu. Onların çoğuna iş ve memuriyet veriyor, ailelerini de yanlarına alıyorlar, rahat bir hayat sürüyorlardı. Ahmed Midhat Efendiyi Rodos’a sürmüş, orada serbest bir hayat sürmüş, halen binası duran bir mektepte ders vermiştir.

Bendeniz Sultan Abdülhamid devrinde yaşasaydım ve Padişaha ve Halifeye karşı gelseydim, beni de sürer miydi? Sürerdi ve çok iyi yapmış olurdu.

Onu tahttan indirdiler ve Türkiye’nin kanına girdiler.

Sultan Abdülhamid’ten Sabataycılar nefret edecek, biz Müslümanlar ise onu seveceğiz...

Müslümanları Aldatmak Ne Kolay

Adam şimdi yurt dışında rabaylık, yani hahamlık yapıyor. Her boyaya girmiş. Ergenekon denilince ilk isim o. Bilmediği yok. Esas Ergenekon dosyası onun kafasının içinde. Bildiklerini yazsa yer yerinden oynar, nice metin kaleler yıkılır.

Peki bu adam tek midir? Benzerleri yok mudur? Olmaz olur mu, içimizde binlercesi var, irili ufaklı...

Bu dünyada Müslümanları aldatmak kadar kolay bir şey yok. Bizim rabay isteseydi bir camide imam bile olabilirdi. Lütfen şu cümleyi ezberleyin, hatırınızdan hiç çıkartmayın:

Ümmet-i Muhammed’in içi bir sürü casus, ajan, provokatör, istihbaratçı, yönlendirici doludur.

Olgun, uyanık, şuurlu, vasıflı Müslümanları ayakta tutan, üstün kılan özelliklerin başında fîraset gelir. Firaset gidince ahmaklık, geri zekalılık, salaklık, zillet, esaret başlar. Bugün olduğu gibi.

Ergenekon menkıbeleri içinde okumadınız mı?

İki özel ajan telefonla konuşuyorlar, konuşmaları zapt edilmiş. Biri sakal bırakmış, başına sarık sarmış, şalvar, cüppe... Yalancıktan ta’dil-i erkan ile namaz kılıyor. Hele gayr-ı müekked sünnetleri hiç bırakmıyor. Misvakı kazık kadar... Oruç mu? Ne gezer. Lakin zahirde oruçlu görünüyor... Müslüman kardeşlerimiz işte bu zokaları yuttular.

Bu ajanlar günün birinde saf, cahil, dengesiz bir meczubu kandırsalar ve çıplak bir kadın heykelinin tepesine bir ses bombası attırsalar, ne olacak? Bütün dinsizler ayağa kalkacak, Müslümanlar heykel bombaladı diye feryat edecek. Çıplak kadın heykeli, uygarlığın simgesi ve imgesi idi diye bağıracak, bir sürü fitne ve fesat çıkacak.

Son yıllarda camide iki muhterem din alimi şehid edilmedi mi? Öldürenler kimdi?

Büyük bir Müslüman cemaat var ki, Siyonist ve Evangelist ajanlar tarafından yönetiliyor.

Müslümanlar!.. Lütfen beni dinleyiniz:

Dolduruluşa geliyorsunuz.

Manipüle ediliyorsunuz, yönlendiriliyorsunuz.

İçimizde sadece Siyonist ve Evangelist ajanlar değil, bir ordu kadar şeytan ajanı var.

Bazılarımız aynaya baksın, sakın karşısında bir casus, bir ajan yardakçısı, insî bir şeytan görmesin...

MEHMET ŞEVKET EYGİ
__________________


H~ala izindeyiz..
A~dımlar kaybolurken karanlıkta..
M~enzile ramak var ey dünya!
A~şk'a birkaç dakika..
S~eninleyiz ey cennet kokan sevda..!
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
MGF Sanal Takip Ekibi
View sevgiliye sevdalı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için sevgiliye sevdalı kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Saadetgenclik (20.09.08), yusufsunetci (20.09.08)
Alt 20.09.08, 00:57   #2
yusufsunetci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu :
Üye No : 342
Üyelik tarihi : 31-08-2008
Mesleği : öğretmen
Nereden : Viranşehir, Şanlıurfa
Konuları : 74
Mesajlar : 1,581
Teşekkürleri: 2,562
712 mesajına 1,308 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 yusufsunetci is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart



şiirin hep bir kıtası vardı internette rastgeldi bunu buldum

"Sultan Abdülhamid Han'ın Ruhâniyetinden İstimdat"

Nerdesin şevketlim,
Sultan Hamid Han?
Feryâdım varır mı bârigâhına?
Ölüm uykusundan bir lâhza uyan,
Şu nankör pezevengin bak günâhına.

Târihler ismini andığı zaman,
Sana hak verecek, ey koca sultan;
Bizdik utanmadan iftira atan,
Asrın en siyâsî padişâhına.

Pâdişah hem zâlim, hem deli dedik,
İhtilâle kıyam etmeli dedik;
Şeytan ne dediyse, biz 'beli' dedik;
Çalıştık fitnenin intibahına.

Dîvâne sen değil, meğer bizmişiz,
Bir çürük ipliğe hülyâ dizmişiz.
Sade deli değil, edepsizmişiz.
Tükürdük atalar kıblegâhına.

Sonra cinsi bozuk, ahlâkı fena,
Bir sürü türedi, girdi meydana.
Nerden çıktı bunca veled-i zinâ?
Yuh olsun bunların ham ervâhına!

Bunlar halkı didik didik ettiler,
Katliama kadar sürüp gittiler.
Saçak öpmeyenler, secde ettiler.
.................. pis külahına.

Haddi yok, açlıkla derde girenin,
Sehpâ-yı kazâya boyun verenin.
Lânetle anılan cebâbirenin
Bu, rahmet okuttu en küstâhına.

Çok kişiye şimdi vatan mezardır,
Herkesin belâdan nasîbi vardır,
Selâmetle eren pek bahtiyardır,
Harab büldânın şen sabahına.

Milliyet dâvâsı fıska büründü,
Ridâ-yı diyânet yerde süründü,
Türk'ün ruhu zorla âsi göründü,
Hem peygamberine, hem Allâh'ına.

Lâkin sen sultânım gavs-ı ekbersin
Ahiretten bile himmet eylersin,
Çok çekti şu millet murada ersin
Şefâat kıl şâhım mededhâhına.
rıza tevfik

http://nurvadisi.com/modules.php?nam...=viewtopic&t=9
__________________

Rahman ve Rahim olan Allah'ın aşkıyla...




MG Akademi Grubu Kitap Ekibi

"Okumak, özgürlüğe uçmaktır." (Aliya İzzet Begoviç)





[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]


.
View yusufsunetci'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
abdülhamid’i, sevmek, sevmemek, sultan, veya

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:57 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.