| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 190 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » MİLLî GÖRÜŞ » Millî Gazete - TV5 »

Millî Gazete - TV5 Köşe Yazıları ve Gazete İle Alakalı Haberler Buraya...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20.09.08, 15:15   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart 28 Şubat Ve Ergenekon

Abdulkadir Özkan - Milli Gazete

Ergenekon'da ilginç gözaltılar Ergenekon'da artık yeni gözaltı olmaz, soruşturma tamamlanmıştır, mesele mahkemede sonuçlanacaktır diye beklerken birden bire 5 ilde 19 kişi daha gözaltına alındı. Bu son gözaltılar benim açımdan sürpriz oldu. Özellikle bazı isimler bu gözaltıları daha da ilginç kılıyor. Söz gelimi Nurseli İdiz ve Sisi'nin Ergenekon ile bağlantılı olması ya da örgüt üyelikleri dikkat çekici. Çünkü, gazetelere yansayan haberlere göre Sisi denen kişinin Fadime Şahin tezgahında devrede olduğu, Müslüm Gündüz'ün tezgaha getirilmesinde görev yaptığı iddiaları ile 28 Şubat sürecinde cereyan eden olaylar hatırlandığında bu ülkede ne çirkin tezgahlar kurulduğunu, belli bir amaç için başvurulmayacak yol kalmadığını göstermesi bakımından ilginçtir. Hele hele devletin bu tür iğrenç tezgahlarla korunacağı iddiası da ayrı bir rezalettir.

Halbuki tüm medya 28 Şubat sürecinde cereyan eden olayların laikliği ve Cumhuriyeti korumak adına sergilendiğini ileri sürmüş ve bu sebeple de 28 Şubatçılara destek vermişti. Aradan 10 yıl geçtikten sonra bir de bakıyoruz ki, devleti korumak adına uygulamaya konulduğu ileri sürülen olağanüstü durumda kimler ne çirkin amaçlarla kullanılmış. Elbette 28 Şubat postmodern darbesini uygulamaya koyanların tamamı Ergenekoncu mu bilmiyoruz. Ancak 28 Şubat postmodern darbesi Ergenekoncuların işi ise o sürecin hızlı lideri görülen Orgeneral Çevik Bir'in de Ergenekoncu olması gerekmez mi? Eğer öyle ise bu süreçte adının hiç ortada dolaşmaması, hatta muvazzaf bazı subaylar göz altına alınırken Bir'in olayları uzaktan sessizce seyrediyor olması akla bir takım şüpheleri getirmiyor mu?

Ne adına olursa olsun amaca ulaşmak için bir takım çirkin komplolara başvurulmuş olması, bunu yapanları suçlu duruma düşürmez mi? Bu arada bu çirkin komploları medya eğer bilerek desteklemiş ise darbecilerle işbirliği yapmış olmaz mı?

Bunları yazarken 28 Şubat sürecinde yaşanan bu çirkin komplolara gerçekmiş gibi destek veren, bazı insanları günlerce kamuoyu önünde rezil eden medya mensupları da bugün Ergenekon davasında yargılansın diyor değilim.. Ancak, o gün bu kampanyaları yürüten ve bu kampanyaların yürütülmesinde payları olan meslektaşlarımız kendilerini çok iyi bildiklerine göre hiç olmazsa yaptıkları bu çirkinlik sebebiyle 28 Şubat'ın mağdurlarından özür dilemeleri gerekmez mi? İnsanlık bunu gerektirmez mi?

Aslında olmayacak bir teklifte bulunuyorum.. Çünkü, bizim medyada yapılan yanlıştan dolayı özür dilemek gibi bir alışkanlık ve ahlaki ölçü pek yoktur.. Elbette istisnalar kaideyi bozmaz.. Yanıldığı zaman köşesinde özür dilemesini bilenler olsa da sayıları çok az olduğundan genelin arasında kaynayıp gidiyorlar. Bugün Deniz Feneri davası sebebiyle 28 Şubat sürecinin tetikçisi gazeteler iki de bir bazı gazeteleri olayı görmezden gelmekle suçluyor, siz niye görmek istemiyorsunuz diye soruyorlar..

Kendi adıma söylüyorum ortada bir usulsüzlük, aşırma, yani hırsızlık varsa bunu kimsenin savunması mümkün değildir. Hiç kimse benim hırsızım iyidir, seninki kötüdür gibi bir mantığın arkasına gizlenemez, gizlense de yağmur yağar boya çabuk akar. Kaldı ki Almanya'daki dava itirafların ardından mahkumiyetle sonuçlanmıştır. Şimdi konunun Türkiye ayağı olup olmadığı tartışılıyor. Sanıyorum bu konuda bir belge varsa harekete geçmesi gerekenler savcılardır. Yeterli delil bulurlarsa da davalarını açarlar. Bu mekanizmanın işlemesini kimsenin engellemesi de mümkün değildir. Ancak olayın çok önemli bir boyutu var ki o gözden kaçıyor ya da kaçırılıyor. O yön ise Almanya'daki dava sebebiyle insanlarımız yardım duyguları ciddi olarak yara almıştır.

Kişisel kanaatime gelince olayın Türkiye ayağının olup olmadığını tespit benim işim değil. Eğer olduğu ortaya çıkarsa onu da yazarız. Ancak, bazı kişilerin tek suçlu olarak Mehmet Gürhan'ı göstermesini yadırgıyorum. Elbette Mehmet Gürhan suçunu itiraf etmiş ve 5 yıl 10 ay hapse mahkum olmuştur. Ama, herkesin hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi davranmasını, vur abalıya tavrı sergilemesini anlamakta zorluk çekiyorum.
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
ergenekon, Şubat

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:57 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.