|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 190 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLİ GAZETE ''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu'' |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Refah
Üye No : 43
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Mesleği : ÖĞRENCİ
Nereden : KONYA
Konuları : 188
Mesajlar : 779
Teşekkürleri: 303
359 mesajına 719 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 06.06.11
Durumu : Status: Offline
|
Bu kadar kafa karışıklığı bilinçsizce yapılan açıklamaların basit ve tabii bir sonucu olabilir mi? Yoksa gayet eğitimli ve bilinçli olarak yürütülen gri bir kampanya ile mi karşı karşıyayız? İki de bir Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluşuna hakaret anlamına gelen sözlerle neden karşılaşıyoruz? Ve bu sözler Türkiye'yi yönetenlerin ağzından nasıl çıkar? 'Paranın dini imanı olmaz' laflarıyla başlayıp, sonra da Türkiye'nin gerek kamu gerekse özel sektör varlıklarının sanki önceden planlanmış gibi yabancılara peşkeş çekilmesine ne demek lazımdır? Özelleştirmeden de sorumlu bir önceki maliye bakanımız dahiyane (!) bir mugalata ile 'adamlar bankaları, fabrikaları satın alınca sırtlarına yükleyip de kendi memleketlerine mi götürüyorlar' demişti. Sanki bu memleket işgal edilse, işgalciler memleketi sırtlarına yükleyip alıp götüreceklermiş gibi... Sanki İngiltere Hindistan'ı sömürge yaptığı zaman, koca Hint Alt Kıtasını sırtına yükleyip İngiltere'ye götürmüşmüş gibi... Hiçbir mantığa, akla ve izana sığmayan lakırdılarla halkın kafasını karıştırdılar ve karıştırmaya devam ediyorlar. Şimdilerde Başbakan Erdoğan Antakya'dan başlayıp Irak sınırına kadar giden yüzlerce kilometrelik bir alanı mayınlardan temizlemeleri karşılığında İsraillilere vermeye çalışıyor. Veya geçmiş yıllarda sıklıkla söylediği gibi o toprakları pazarlıyor. Bu işin hiçbir doğru tarafı yok. Boynunun eğri olduğunu söyleyenlere devenin verdiği cevabı hatırlatan bir durum söz konusudur. Davos'ta İsrail'e çekilen restin içinin boş olduğunu görmüş olduk. Davos'ta çekilen restin danışıklı dövüş olması ihtimali çok düşüktü. Ancak şimdi İsrail de İsrail diye tutturmak acaba o şovdan dolayı kendimizi affettirme bedeli mi? Eğer öyleyse 'one minute' bize çok pahalıya patlamış oluyor. İşin esasına bakacak olursak, sermayenin dini de vardır milliyeti de... Eğer olmasaydı, o zaman biz Müslümanlar ne diye para kazanma telaşı içinde uğraşıp duruyoruz. Elimizde avucumuzda, kamu veya özel sektör malı ne varsa Avrupalılara, Amerikan ve hatta İsrail şirketlerine satalım, onlar da bize ekmek ve maaş versinler olsun bitsin. Dünyanın hiçbir ülkesinde hiçbir başbakan kendi ülkesinin ekonomik değerleri için bu türden laflar etmemiştir. Fransa'daki bir gaz şirketini İtalyan şirketi almaya kalkınca neredeyse bütün Fransa ayaklanıp satışı durdurmak istemiş, bunu yasal olarak yapamayınca şirketi Fransız devlet enerji şirketi satın almış ve İtalyanlara satışını engellemişti. Amerikalılar kendi enerji şirketlerini Çinlilere satmamak ve kendi liman işletmelerini Körfez Araplarına vermemek için her tedbire başvurmamışlar mıydı? Şimdiki krizde Amerikan otomobil devi GM zora girince Almanya'daki Opel fabrikalarının kapanması ihtimali ortaya çıktı. İşte o zaman Alman işçilerini ziyaret eden Almanya Dışişleri Bakanı yabancı sermayenin bir ülkenin varlıklarını kullanıp sonra da ilk sıkıştığı anda posaya çevirip sokağa atmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Almanya zora giren şirketlerini, devlet yatırım fonları veya yabancı şirketler gelip almasın diye yasalar çıkarma yoluna gidebileceğini gösterdi. Bunlar serbest piyasayı bilmiyor ama bizim Unakıtan ve Başbakan Erdoğan biliyor. Adamlar aldıkları şirketleri sırtlarına yükleyip de kendi memleketleri mi götürecekler? Lafa bakın!!! Öte yandan koskoca Osmanlı'nın parçalanıp yıkılmasına sebep olan olayları inceleyip anlamaya çalışmak yerine, Hıristiyan azınlıkların mağdur olduğunu ve onların gitmelerinin iyi olmadığını söylemek Türkiye'nin temeline dinamit koymaktan başka hangi amaca hizmet edebilir? Türk kavramı ile kavgalı olduklarını her vesile ile göstermekten geri durmayan bu kadronun nasıl bir İslâmî terbiye, kültür ve anlayışa sahip olduğu da pek belli değil. On dokuzuncu asırdan Osmanlı'nın paramparça edildiği yüzyılın ilk çeyreğine kadar yüz yıllık bir döneme genel olarak baktığımızda mağdur edilen, ezilen ve hatta zulmedilenin Müslümanlar olduğu apaçık ortaya çıkar. O yıllarda yaşananların olmamasını arzu etmek ortalama insanlar için ifade edilebilecek bir görüş olabilir. Ama başbakanlar ortalama insanlar değildir. Onlar öncelikle kendi milletlerinin haklarını savunmakla yükümlüdürler. Henüz bu kadronun Türk-Müslüman toplumun haklarına ve menfaatlerine uygun bir şeyler söyleyip yaptıklarına şahit olmadık. Keşke yaşadıklarımız bir kabul olsa... Hasan ÜNAL-MİLLİ GAZETE
__________________
قُلْ إِنَّ صَلَاتِي وَنُسُكِي وَمَحْيَايَ وَمَمَاتِي لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| kafası |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|