|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 191 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLİ GAZETE ''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu'' |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Bizim mahalle kimden sorulur?
Ertuğrul Özkök sırf onun için Gerçek Hayat dergisi alıyormuş. Yazılarına son verildiği gün dergiyi almayı bırakmış. Hergele mi hergele bir adammış. Yaşadığı mahallenin gizli kalan noktalarını ortaya döküyormuş. Mahalle ondan sorulurmuş yani. Adı, Ahmet Arslan. Gerçek Hayat'ta kullandığı adla gerçek hayatta kullandığı ad farklı... Hangisi gerçek, hangisi sahte onu da bilmiyoruz. Şimdi Hürriyet gazetesinin Pazar ekinde bu görevini kaldığı yerden sürdürüyor. İslami kesimle ilgili magazin ağırlıklı havadis aktarıcılığı yapıyor. Hangi yazar'in, hangisi out? Hangi cemaat hangi sanatçıyı beğeniyor? İslami sosyete hangi camiyi tercih ediyor? Nasıl yerler, nasıl giyinirler ve sıcaktan ve soğuktan nasıl korunurlar, gibi uzayıp giden daha bir sürü soruya üşenmeden ciddi ciddi cevaplar sıralanıyor. Sanırsınız ki, yeni keşfedilen bir kıtanın dünyayla uyum sorunu çeken yeni insanlarından bahsediliyor. Bu ülkede muhafazakâr mütedeyyin insanların hayatları bu denli merakı gerektirecek bir gizlilikte hiçbir zaman olmadı. Cemaatler de, tarikatlar de sokağa taşıp caddeye pazara kadar uzandı. Cemaatlerin holdingleri tarikatların şirkten arınmış şirketleri var artık. Herkes ve her şey gözler önünde. İstediğiniz kanaat önderini, merak ettiğiniz bir dinsel oluşumu kaynağına kadar inerek gözlemleyip üzerinde doktora çalışması yapmanız hiç zor değil. Yaşadığımız tüketim çağı kayıt dışı hiçbir oluşuma imkân vermiyor. Modern hayat liberal ya da muhafazakâr hepimizi milenyum mabetlerinin cemaati kıldı. Zaten öyle eskisi gibi mahalle falan da kalmadı memlekette. Dini ya da dünyevi cemaatlere endekslenmiş, müşterek bir kurgunun eseri formatlanmış bir hayatı yaşıyoruz hepimiz. Eğer bugün kalkıp birileri herkesin gözleri önünde her Allah'ın günü yaşanan şeyleri mahalle ahvali diye, ilginç insanların ilginç hayatı tadında anlatmaya çalışıyorsa garipseme ve şaşırma hakkını sonuna kadar kullanabiliriz demektir. Bir kere "bizim mahalle" denilen ortamın Hürriyet okuyucularının Pazar keyfine denk düşen tarafını anlamakta zorluk çekiyorum. Birbirine sürünmeden geçen hayatlardan biri sanki diğerini anlamak yerine anlamamanın keyfini çıkarıyor burada. Çünkü anlamanın olduğu yerde eğlenceye yer yoktur. Çamaşırları aynı rüzgârlarla kuruyan insanlar ne gariptir ki bulmaca çözer gibi birbirlerini gazete sütunlarından tanımaya çalışıyorlar. Diğer bir tabirle, tanınmayacak hale gelene dek tanımlamaya devam ediyorlar. Kimsenin aklına şu soru hiç gelmiyor: Penceresi penceremize bakan, kapılarımızın aynı sokağa açıldığı bu insanları bu zamana dek neden tanımaya yanaşmadık? 'İslami kesim' diye başlık atmak kolay. Nasıl olsa uluslararası çağrışım kanalları bütün hızıyla kulakları böyle önyargılı anlam kaymalarına hazırlamak için gece gündüz çalışıyor. Elinde bileylenmiş görünmez düşünce bıçakları ve kıyım makineleriyle camia ve cenah olmaktan çıkıp "kesim" oluyorsunuz bir anda. 'Bir kısım' dediğimiz insanlar 'bir kesim' haline geliyor. Tabii her gelene hergele deme hakkına da sahip değiliz. Ama "bizim mahalle" havadisçisi de saklandığı yerden çıksa iyi olur. Müstear mı, muhayyel mi yoksa mükerrer mi bilelim. Mahalleye yeni taşınan mı, mahalleden yeni taşınan mı? Yoksa mahallede taşlanan mı? Mahallede hiç oturmamış birisi de olabilir. Dışı günlük gazete içi Pazar eki matraklığında biri de. Gerçeklikle sanallık arasında bir yerde; kâh Levent Gültekin'in "Gerçek Hayat"ında kâh Ayşe Arman'ın sanal ortamında. Kuşku gibi, varla yok arasında. Tamam, evet, biliyorum bunların hiçbir önemi yok; ama buzlu camın arkasından konuşmanın da bir anlamı yok. Kendisi ile ilgili bir sürü yorum yapılan mahalle halkının da yorum sahibini bilmeleri en tabi hakkı olmalıdır. Bu sadece okurla yazar arasındaki hukukun gereği değil, aynı zamanda mahalle ve kapı hakkıdır. Hüseyin Akın |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler: | Muhammed (02.06.09) |
![]() |
| Etiket |
| bizim, kimden, mahalle, sorulur |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|