|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 191 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLİ GAZETE ''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu'' |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Arzı Mev’ud gerçekleşiyor mu? Böyle bir durumu düşünmek bile istemeyiz. Zira, Millî Görüşün rahle-i tedrisinde bulunan herkes bilir ki, ırkçı emperyalizm, dini inancı gereği, dünyada en büyük tehdit olarak Türkiye'yi görmektedir. Bundan dolayı ırkçı emperyalizmin tertiplemiş bulunduğu 19 haçlı seferi Türk topraklarına yapılmıştır. Bugün de, ırkçı emperyalizm Türkiye'yi İsrail'e vilayet yapmadan kendisini emniyette hissetmeyecektir. Onun için, bu tasavvurlarını gerçekleştirmek adına dört asra yakın bir zamandan beri durmadan çalışmaktadır. Bu düşüncelerini realize etmek için de, Teodor Hertzel, Emanuel Karasso ve Haim Nahom devreye sokularak, çalışmalarını sürdürmüş ve 150 seneden beri de büyük mesafeler kat etmiştir. Unutmayalım ki, ırkçı emperyalizm bin yıldan beri savaş yolu ile Türkiye'yi İsrail'e vilayet yapamayınca, gayesini gerçekleştirmek için bugün metot değiştirmiş, savaş yerine ekonomik ve ideolojik silahı kullanmaya başlamıştır. Bu yoldan sonuca varmak için Haim Nahom'un doktrinini devreye sokmuştur. Bu doktrin 7 esastan meydana gelmektedir. Birincisi, insanlarımızın işsiz bırakılmasıdır (-ki ülkemizde işsiz sayısı resmi rakamlara göre % 16.5, gayrı resmi rakamlara göre ise % 25 civarında bulunmaktadır.) İkinci husus, insanların aç bırakılmasıdır. Nitekim, % 25 civarında işsiz olan insanlar, aynı zamanda da aç demektir. Aç kalan insanın da, işsiz olduğundan, karnını doyurmak için borç alması ve böylece borca esir hale gelmesi söz konusu olur. Maddi çöküntü sebebiyle insanlarımızın manen çökertilmesi, ılımlı İslâm, euro İslâm, hoşgörü ve diyalog safsatası ile dinden uzaklaştırılması gündeme gelir. Maddeten ve manen çökertilecek olan insanımız, yumuşak lokma haline sokularak, Türkiye'nin bölünmesine ve maazallah Türkiye'nin İsrail'e vilayet olmasına rıza gösterir hale getirilecektir. Buna ırkçı emperyalistler ulaşabilecekler mi? Emanet bazı siyasi mülahazalarla ehline verilmezse, naehil insanlar iktidara taşınır ve orada inadi bir şekilde kalmaları sağlanırsa, elbette diyebiliriz. Gerek yönetimde, gerekse sair işlerde emaneti ehline vermek hem insani, hem de dini bir mecburiyettir. Bu hususta imal-i fikr etmek vebali muciptir. Ülkemizde ve bilhassa siyasi alanda bu esasa uyulduğu söylenemez. Eğer bu husus göz önünde bulundurularak hareket edilseydi, bugün ülkemiz siyasal, sosyal ve ekonomik açıdan bu durumda olmazdı. İlmi müesseseleri ile, yolları, limanları, fabrikaları ile ve yönetim biçimi ile modern, kalkınmış bir ülke olurdu. Dışarıdan emir alan değil, ecdat döneminde olduğu gibi emir veren durumunda bulunurdu. Bugün görünen odur ki, ülke naehil ellerde perişandır. Nitekim, AKP hükümetleri döneminde çıkarılan Toprak Kanunu, Vakıflar Kanunu ve şimdi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti İle Suriye Arap Cumhuriyeti Devleti Arasındaki Kara Sınırı Boyunca Yapılacak Mayın Temizleme Faaliyetleri İle İhale İşlemleri Hakkında Kanun, ülke toprakları için vahim sonuçlar doğuracak hükümlere sahiptirler. Zira, uzun yıllar ülkemizde Yahudiler çeşitli zamanlarda ve mütenevi tezgahlamalarla toprak sahibi olmaya çalışmışlardır. Kimi zaman İngiliz Yahudisi, kimi zaman Amerikan, kimi zaman İtalyan Yahudisi olarak. Kimi zaman da kurdukları şirketler vasıtasıyla Türkiye'de sessizce toprak almaya devam etmişlerdir. En çok ilgi gösterdikleri yerlerin başında da GAP Bölgesi gelmektedir. Yani Hatay, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır ve çevreleri. AKP hükümeti döneminde çıkartılan Toprak Kanunu ile yabancıların Türkiye'den toprak satın almaları kolaylaştırılmış, köylere kadar girebilmelerine imkan tanınmıştır. Vakıflar Kanunu ile de Toprak Kanununun getirdiği sınırlamalar aşılmış, yabancılara Türkiye'de vakıf kurarak, vakıf adına dilediği kadar mülk sahibi olma hakkı tanınmıştır. Tarihte Yahudiler Arap topraklarını peyderpey satın aldıkları gibi, İngilizler kiraladıkları Kıbrıs'ı zaman içinde ellerine geçirdikleri gibi, korkarız ki, bu kanunlar sayesinde de Yahudiler, Nil'den Fırat'a kadar olan Arz-ı Mev'ud hayallerini gerçekleştirirler. Çıkartılan son mayın temizleme ile ilgili kanunun gizli hedefleri olduğu muhakkaktır. Bu hedefler realize edildiğinde, Yahudinin rüyasının gerçekleşeceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Zira, yapılan düzenlemede her ne kadar kademeli bir ihale esası getirilmişse de, ihaleyi realize edecek olan bakanlığın siyasi zihniyeti çok önemlidir. Bakanlık böyle bir ihtimale meydan bırakmamalı, mayın temizleme işini kendisi yapmalıdır. Aksi halde, bu nevi kademeli ihale şartları bizce bahane, eninde sonunda bu iş İsrail'e havale. İsmail Müftüoğlu |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler: | Muhammed (06.06.09) |
![]() |
| Etiket |
| arzı, arzı mev’ud, gerçekleşiyor, mev’ud |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|