| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 212 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE »

MİLLİ GAZETE
''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu''

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18.06.09, 12:11   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart Çakma şeyhler

Çakma şeyhler

Bir yerde bozulma başlayınca, artık bu bozulma olduğu gibi kalmıyor ve zamanla etrafına da yayılıyor. Osmanlının son dönemlerinde iyiden iyiye bozulan devlet teşkilatı, askeri ve idari kurumlar, eğitim sistemi ve toplumsal yapı, tekkelerdeki bozulmayı da beraberinde getirmiştir. Tekkelerdeki bozulmanın sebebini Prof. Dr. İrfan Gündüz şöyle ifade eder: "Cemiyeti baştan ayağa kuşatan tekkeler de eriyen diğer devlet müesseseleri gibi bu inkıraz ve inhilalden nasibini almış, onlar da 'yol'dan değil 'bel'den gelen mürşitlerin tasarrufu altına girerek zaafa uğramış, bu üstün halk eğitimi müesseseleri de seviyesini yitiren mesnetler arasında yerini almıştır." (Osmanlılarda Devlet- Tekke Münasebetleri, Ankara, 1983, s. 119)

Bilinen tasavvufi usul ve kaidelere göre mürşidin kendisinden sonra öz evladını halife tayin etmesinin herhangi bir sakıncası bulunmamakla birlikte bu durumun adetleştirilmesine hoş gözle bakılmamıştır. Şu durumda yoldan değil belden gelen şeyhlerin tekkelerin bozulma sebepleri arasında zikredilmesinde herhangi bir sakınca olmasa gerektir. Zira tarihî gerçeklik, bu durumun bir sorun meydana çıkardığını ortaya koymaktadır.

Diğer alanlarla kıyasladığımızda bozulmanın en az ve en son olarak tekkelere yansıdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu konuda Prof. İrfan Gündüz şöyle söyler: "Tekkeler inhitat ve inhilal tarihimizde en son bozulan ve hatta yeri gelince kendisinden istimdat edilen bir müessese olma gibi bir özelliğe hala sahip gözükmektedir. Ne var ki tekkeler de aynı geminin içindedir. Onlar da bu bozulmalardan nasibini alacaktır." (Gündüz, a.g.e., s. 130)

Mezkur olan bozulma hadisesinin bütün günahını dönemin şeyh efendilerinin üzerine yıkmak ilmi bir yaklaşım olmadığı gibi insaflı bir yaklaşım da olmaz. Çünkü bu dönem tüm karışıklık ve çalkantılara rağmen büyük sufilerin yetiştiği bir dönemdir.

Kaynaklarda o dönemdeki bazı şeyh efendilerin tekkelerin bozulması ile ilgili görüşleri zikredilir. Bu fikirler tekkelerin bozulduğu yönündeki genel kanıyı doğrular niteliktedir ancak rejimin dine olan bakışını ve bozulmamış tekkelerin varlığını da düşündüğümüzde birçok akademisyen veya ilahiyatçının sıkça dillendirdiği "Efendim tekkeler bozulmuştu, bu nedenle kapatıldı" görüşünün tam anlamıyla inandırıcı olmadığını söyleyebiliriz.

Burada şunu ifade etmekte fayda vardır ki tekkelerin kapatılma sebebi; bize öğretildiği gibi sadece bu bozulma değildir. Bu konuda bir fikre ulaşabilmemiz için şu durumu da hesaba katmakta fayda vardır: Yeni gelen rejimin yöneticileri bu kurumları kapatarak merkezinde tekkelerin olmadığı yeni bir toplum modeli oluşturmaya çalışmışlardır. Daha da açık konuşmak gerekirse yeni rejimin "kutsal olan"la arasına mesafe koyma düşüncesi ve Türkiye'nin şeyhler dervişler ülkesi olmaması temennisi; tekkelerin kapatılmasının asıl nedeni olmuştur.

Tekke ve zaviyelerin kapatılmasıyla birlikte tekkelere postnişin atama ve denetleme yetkisine sahip olan Meclis-i Meşayih adlı kurum da kapatılınca tekkeler bir anlamda yeraltına inmiş oldu. Başka bir ifadeyle; böyle büyük bir müesseseyi kanunla kapatmak mümkün olmadı. Zahirde belki bu binalar mühürlenmişti ancak insanların o mekânlarla gönül ilişkisini engellemek kolay değildi. Bu nedenle insanlar yasağa rağmen tasavvufla bağlarını koparmadılar ve mürşitlerine bağlılıklarını bir şekilde devam ettirdiler.

Yasaklar ve engellemeler aynı zamanda yeni bozulmaların da kapısını araladı. Çünkü artık tekkeler yasal olmadığından onları denetleyecek bir kurum yoktu; postunu seren şeyh olduğunu iddia edebiliyordu. Meclis-i meşayih gibi bir kurum olmuş olsaydı şeyhlerin yeterlilikleri tespit edilebilir ve tekkelere atamaları belirli kıstaslara göre yapılabilirdi. Bu kurum olmayınca yeraltında varlığını devam ettiren tekkelerin kalitesi iyiden iyiye bozuldu. İcazetnamesi olmayan binlerce müteşeyyih yani "şeyh olduğunu iddia eden sahtekâr" ortaya çıktı. Bunların ne gerçek tasavvufla ne de İslam ile bir alakaları vardı. Bir takım duygusal telkin ve psikolojik hipnozlarla etraflarına üç beş kişi toplamayı başaran bu kimseler, zamanla halkalarını daha da genişlettiler ve yanlış bir tasavvuf anlayışının yaygınlaşmasında etkili oldular. Aynı zamanda keselerini doldurmayı da ihmal etmediler.

Bugün yapılan araştırmalar, Türkiye'de şeyh olduğunu iddia eden binlerce kişinin bulunduğunu ortaya koyuyor. Yani "sahte şeyh" olgusu bugün Türkiye'nin bir gerçeği olmuştur. Bazı tasavvufi grupların hurafe ve bidatlara daldığını, tasavvuf adına birçok yanlışlar yaptıklarını, ilmi önemsemeyip keramet anlatarak gönül eğlendirdiklerini görüyoruz. İşte bütün bunların arkasında çakma şeyh parmağı vardır.

Mevlana'nın Mesnevi'sini veya Necip Fazıl Kısakürek'in kitaplarını okuduğumuzda sahte şeyhlere karşı ciddi uyarıların olduğunu müşahede ederiz. Bunlardan bazı çarpıcı örnekler vererek yazımızı nihayetlendiriyoruz:

"Hak yolunda yürüyen kişinin uyanık olması gerekir. Çünkü yol görünüşte dümdüz ve güzeldir. Fakat altında tuzaklar vardır. Nitekim bu yolda bize kılavuz olacak birçok tanınmış parlak isimlerde mana kıtlığı mana uymazlığı vardır. Birçok kişiler adlarının adamı değildir. Görünüşe kapılmamalıdır. Şunu iyi bilmeli ki: Sahte şeyhlerin adları, sözleri tuzaklara benzer. Onların kulağı okşayan fakat ruhani olmayan güzel sözleri ömrümüzün suyunu emen kumdur." (Konularına Göre Açıklamalı Mesnevi Tercümesi, c.1. s.96)

"Devirler boyunca bu türlü sahte ve yalancı sufiler en küçük köylerden bile yerden mantar bitercesine birer ajans türetecek kadar kötü sirayetlerinin kendi kendisine inkişafını görmüşlerdir. Tarikat ve marifet taslayan şeyh edalı bu nevi echel ve esfel mikropların içinde, türlü üfürükçüler, gaipten haber verenler, devlet ve istikbal dağıtanlar, tılsım ve keramet taslayanlar, namaz ve ibadet sevabı bağışlayanlar ve daha neler neler vardır." (İdeolocya Örgüsü)

Aydın Başar
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
erva (18.06.09), Medine Sevdalisi (19.06.09), Muhammed (18.06.09)
Alt 18.06.09, 17:55   #2
erva - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Fazilet
Üye No : 71
Üyelik tarihi : 10-08-2008
Konuları : 84
Mesajlar : 1,389
Teşekkürleri: 1,755
546 mesajına 789 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 erva is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 31.01.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Allah razı olsn
View erva'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için erva kullanıcısına teşekkür edenler:
Alemdâr-ı İslâm (18.06.09)
Alt 18.06.09, 19:23   #3
Muhammed - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11 Muhammed is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
erva´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Allah razı olsn
View Muhammed'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Muhammed kullanıcısına teşekkür edenler:
Alemdâr-ı İslâm (18.06.09)
Cevapla

Etiket
çakma, şeyhler

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:21 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.