|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 214 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLİ GAZETE ''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu'' |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Fethi Yeken’den yerli düşünceye
Kütüphanemdeki 1980'li yılların ortasından itibaren okuduğum kitapları tasnif ederken Lübnanlı düşünür, âlim Fethi Yeken'in o dönemde gençler arasında elden ele dolaşan Müslüman Olmam Neyi Gerektirir adlı eserini karıştırırken, gözüm Milli Gazete'deki Fethi Yeken'in vefat haberine ilişti. İçimi tuhaf bir duygu kapladı. Hayatımızda hiç görmediğimiz bir insanla yazdığı eserler dolayısıyla bir kalbi yakınlık oluşması tarifsiz bir duygu olsa gerek. Fethi Yeker'in, İslam'a Nasıl Davet Edelim, Davet Yolunda Dökülenler, Çağdaş Davet Önderleri, Davet ve Davetçinin Problemleri adlı eserlerini birkaç defa severek okumuş ve birçok eksik yönümü tamamlama imkânı bulmuştum. Doğrusu Fethi Yeken, bizim kuşağı şekillendiren önemli isimlerden biriydi. Fethi Yeken'in on dört adet eseri Ravza Yayınları tarafından Türkçeye tercüme edildi. Özellikle genç kuşağın bu eserleri okumasında büyük fayda var. Tabi ki gençlik popüler olanın peşinden gitmekten kendini alıkoyabilirse... 1979 İran Devrimi ve ardından Afganistan Cihadı'nın gerçekleşmesi Türkiye Müslümanları arasında derin bir yankı uyandırdı. Gençlik arasında özellikle cihadı önceleyen eserler okumak revaçtaydı. Benim de 80'li yılların ortasında itibaren dahil olduğum bu okumalar, birçok önemli İslam âlimini tanımamıza vesile oldu. Tercüme eserlerin hızlı bir şekilde okunması önemli bir adım olmasına rağmen, yerli düşünürleri tanımadan, İslam dünyasının düşünürleriyle hemhal olmak, Türkiye'nin yakın tarihinde olup bitenleri öğrenmemizin önüne geçti. O dönemdeki tercihimizin İslam dünyasının düşünürlerinden yana olması, tamamen şartlarla alakalı bir durumdu. İran Devrimi, Afganistan Cihadı bize başka bir tercih bırakmamıştı. Hızlı bir tercüme eser dönemi, yerli düşünceye ait eserleri gölgede bırakmıştı. Bu durum, bana kalırsa, Türkiye Müslümanları için ciddi bir handikaptı. Kendi köklerimizden habersiz bir şekilde sadece İslam dünyasındaki olup bitenleri öğrenerek işlerin yoluna gireceğini sandık. Bunun çok ciddi bir eksiklik olduğunu şimdi daha iyi görebiliyoruz. Çünkü İslam dünyası her ne kadar bir bütün olarak görünse de, Türkiye'nin yeri ve şartları çok ayrı bir noktada duruyor. Altı asırlık bir medeniyetin ardından kurulan ve Anadolu coğrafyasına sığdırılan yeni Türkiye'nin hangi süreçlerden geçtiğini ve nelerin feda edilerek bu coğrafyaya razı edildiğimizi bilmeden (bildirilmeden) büyüdük. Osmanlı'nın yıkılması ve ardından Türkiye'nin ortaya çıkması arasında ciddi bir kopukluk var. Türkiye geçmişini yok sayarak ya da reddederek ortaya çıktı. Özellikle otuz yedi yıllık Tek Parti dönemi, 27 Mayıs 1960 Darbesi, 27 Mart 1971 Muhtırası, 12 Eylül 1980 İhtilal ve 28 Şubat 1998 post modern darbesi Türkiye'nin geçmişini gizleyen, geleceğini karartan bir olaylar zinciridir. İçerdeki öğrenmenin önündeki zorluklar, 1980'li yıllarla birlikte İslam dünyasındaki hareketlenme ve ardından tercüme eserlerin peş peşe yayımlanması, gençlik için bir çıkış noktası olarak görüldü. Aslında bu bir bakıma Türkiye'nin gizlenen geçmişini öğrenmekten bir kaçıştı. Seyyid Kutub'u , Mevdudi'yi okurken; Elmalılı Hamdi Yazır, Ahmet Hamdi Akseki, Hasan Basri Çantay ve Ömer Nasuhi Bilmen'den uzak durduk. Ali Şeriati'yi, Muhammed İkbal'i takip ederken Mehmet Akif'in, Nurettin Topçu'nun ne söylediğinden haberimiz bile olmadı. Yine İslam dünyasının siyasi aktörlerini takip ederken; mesela Hasan El Benna'ya, Raşid Gannuşi'ye, Abbas Medeni'ye, Hasan Turabi'ye selam dururken, yanı başımızda olan ve tek başına çıktığı yolda milyonlara ulaşan, ömrünü davasına harcayan Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan'dan köşe bucak kaçtık. Sultan II. Abdülhamit, Enver Paşa, Said Halim Paşa, Hüseyin Avni Ulaş, Ali Fuat Başgil gibi isimleri anlama gayreti içinde olmadığımız için, Erbakan ismini neye karşılık geldiğini de kaçırmış olduk. Yazımızı rahmetli Fethi Yeken'den bahisle başlamıştık, konu başka noktaya geldi. Toparlayacak olursak; eğer bir gelecek tasavvuru içinde olacaksak, geçmişimizi çok iyi bilmemiz gerekiyor. Sadece komşularımızı değil, evimizdekileri de iyi bilmemiz şart... Müslim Çoşkun Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (04.07.09 Saat 10:58 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Adige Abzakh (03.11.11), Fâris (04.07.09) |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 25
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Konuları : 93
Mesajlar : 657
Teşekkürleri: 966
401 mesajına 784 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 29.08.11
Durumu : Status: Offline
|
Süper! Aynen katiliyorum. Insanlarimiz malesef, kimi körü körüne düsmanliktan kimi de kör bagliliklarindan dolayi Erbakan hocamizin actigi cigirin farkinda bile degiller. Herseyden evvel bir bayrak devralip en yüksek yerlere dikmek, dikmek nasip olmasa bile en ileri seviyede en saglam ellere teslim etme derdinde oldugunun farkinda degil. Abdulhamid'in kizi babasi icin "o batmakta olan gemiyi karaya oturtarak kurtarmistir" demisti. Erbakan hocam ise o gemiyi tamir edip tekrar denize koydu elhamdulillah, ve Numan Kurtulmus'un tasviriyle kaptan köskünü de Milli Görüsü oturttu :-) Görebilene... En ileri görüslülerin bile Abdulhamid'i ne zaman anladiklarini bugün biliyoruz!
__________________
suskun |
|
|
| Bu mesaj için Fâris kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (04.07.09) |
![]() |
| Etiket |
| düşünceye, fethi, fethi yeken’den, yeken’den, yerli |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|