|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 214 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLİ GAZETE ''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu'' |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Küresel abanma Bilinç kırılması
Coğrafyamız dört bir yandan bir kuşatma bir abanma yaşıyor. Nereden bakarsak bakalım, nasıl görmeye çalışırsak çalışalım dikkatli bir bakış ve sezgiyle olanı biteni çok rahat anlar ve algılarız. Kimi zaman kimi oluşların bize iyi sonuçlar getirmediği ortada. Etrafımıza şöyle bir göz atar, olanı biteni biraz da soğukkanlı yorumlarsak nasıl bir durum ile yüz yüze olduğumuz anlaşılır. Çevremizdeki insanların değişimi ve algısının, düşüncelere, davranışlara, yaşama biçimine, sözlere yansıdığı görülür. Artık farklı bir dünyada yaşıyoruz. Bu dünya bizim dışımızda bir ruha sahip. Öyle ki bütünüyle bir kültürel abanma ile karşı karşıyayız. Evlerimize, çocuklarımıza, mahallemize kadar yansımış durumda. Son dönemlerde ortaya atılan "mahalle" kavramının da artık bir anlamının olmadığı bir gerçekten daha gerçek. Siyasal bölünmeler şu sıralarda bir çıkar kavgası olmaktan başka bir özellik taşımıyor. Bulunulan durum, içinde yaşanılan ruh çok yabancı bize. İslâmî düşünce geleneğinin ruhu çok farklıdır. Kendi iç dünyasında yoğun bir öz içermekte. Ayrıntılar bütünü oluştururken her ayrıntının ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. Bir velinin, bir vaizin, bir şairin, bir bilgenin, bir âlimin hemen her birinin sunduğu şeyler birbirini bütünler. Etkileri ve daireleri elbette ki farklıdır. Son zamanlarda bu özellikteki kimseler dairenin merkezinde değil. Merkezi tutanlar içi boş kimseler. Televizyonlar, bilgisayarlar, internetler, cep telefonları, ipodlar artık evlerimizde ruhumuzda, hayatımızda. Bu nesneler kendi dünyalarıyla içimizdeler. Onların dili konuşuyor. Gazetelerimiz, yazarlarımız onların dilinin kuşatmasında. Böyle olunca kendimize yabancılaşıyoruz. Bizim kendi kavramlarımız, dilimiz bizden uzaklaşıyor. Siyasal iktidarda olanların renk ve kılıfları bizi yansıtıyor olsa bile bizden değildirler. Ses tonları, vurguları, içerikleri, ruhları bile çok farklı. Toplumun önünde bulunan ve lider konumunda olan birinin çocuklarına bakın, onlar babalarının uzağında. Kendileri de bir değişim yaşadıklarının farkında değiller. Liderler birer semboldürler. Kitleler onlara bakar, onlara özenir. Onların her hal ve davranışı kitleler üzerinde belirleyicidir. Hiçbir şey; hele bu zamanda saklı kalmaz. Her adım, her söz, her davranış belirleyicidir. Çünkü günümüz insanları düşünceden beslenmiyorlar. Bir futbol takımının bir oyuncusunun çalımları ne kadar önemliyse günümüz siyasal parti liderlerinin ve önde gelenlerinin çalımları, ses tonları bile o kadar önemli ve belirleyicidir. Burada bilinç yoktur, duygu vardır. Daha doğrusu güdü vardır. Duygu kalpten gelir, kalp ise hakikat üzre ise yanılmaz. Günümüz insanı bilgi, sanat ve düşünce ile beslenmiyor. Sağdan soldan derlenen kalabalıklar bir siyasal partinin arenasında gösteri izliyor, heyecan yaşıyor bir güdüyle oraya bağlanıyor. İslâm düşüncesine ait "medeniyet" kavramının Hıristiyan kültürünün "medeniyet" kavramıyla eşdeğer düşünülmesi bile bir öz değişimi gösterir. İslâm'ın haramları, yasakları, yaşayış biçimi ve özü bile çok farklı. Hazreti Mevlâna bağlıları öz ışığa bile tahammül edemediler. Şemsin gelişi [biz buna güneşin doğuşu mu desek] etraftakileri rahatsız etti, kıskandı ve kaçırttılar. Oysa o güneş onlara da ışıyabilirdi. Güneşten değil de yansıtıcıdan yararlanmaya çalışanlar hiçbir zaman hakikate eremezler. Etrafımıza dört bir yandan konulmuş olan yansıtıcıların tamamı yabancı. Hiçbirisi bize ait değil. Kendi kavramlarımızı ve dilimizi unutuyoruz. Yabancı sözcüklerle kendimizi tanımlamaya çabalıyoruz. O tanımlardan çıkan da biz değiliz. Bir televizyonda Hazreti Ali Efendimize atfen bir sözü, bir vecizeyi anlatın bakalım ne kadar karşılık bulur. Ya da Hazreti Ömer Efendimizin örnek yaşayışından kesitler sunun. Hazineye ait bir mum örneğini verin, nerede nasıl karşılık bulur? Asıl kırılma burada başlar. Balık baştan kokar derler ya öyle. Siyasal bir tartışmaya girmeye görün. Kişinin, liderin, önde bulunanın yanlışlarını, yolsuzluklarını anlatın nasıl bir tepkiyle karşılaşırsınız. Hemen bir "ama"yla yüzleşirsiniz. Bir şamar gibi yüzünüze çarpılır. Sizi orada durdurur. Söyleyeceklerinizin hiçbir anlamı ve karşılığı yoktur. Birinin somut bir yolsuzluğunu örnek verseniz: "Ama partinin devamlılığı için bu şarttır" der çıkar işin içinden. Daha ileri bir adım atarsak, hayatında ağzına alkol almamış, bir önder bir siyasal lider için desek ki: "Falan kişi şarap içiyor!" ona vereceği cevabı da hazırdır. "Ama bunun bir nedeni vardır. Böyle yaparsa şu şu işleri yapamaz. Oraya tutunamaz." Onun için ne haramın, ne kul hakkının ne de bir başka şeyin karşılığı vardır. Hazreti Ömer örneğindeki kesitlerin insan üzerinde ne denli olumlu etkisi var ise, günümüz siyasal liderlerinin önde gelenlerinin örnekleri de o denli olumsuzdur. Keskin bir bilince sahip olan, hayatı boyunca buna özen gösteren birinin çocukları artık küresel abanmanın bir yansımasıysa söylenecek söz tükenmiştir. O keskin bilinçli kimsenin kılıcı bir başka şeyi kesiyor demektir. Bu, bir dairenin merkezden dışa dönük dalgaları halinde yayılmasını sürdürür. Kendi merkezimizde durmadıkça başkalarının dairesine gireriz. Bu, sonu olmayan bir uçuruma sürükler. Ali Haydar Aksal |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler: | erva (07.07.09) |
![]() |
| Etiket |
| abanma, bilinç, küresel, kırılması |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|