|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 216 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLİ GAZETE ''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu'' |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Sorunlar ve çözümler 1
Dünkü yazımda, 'Bugün işsizlik sorununu çözelim' dedim ve bu ana sorunun dört adımda, dört merhalede nasıl çözüleceğini anlattım. Bugün inşaat sektörü ile ilgili olarak kısa bir hatırlatmada bulunayım. İnşaat sektöründe "sabit ücret" vardır, inşaat sektöründe her zaman iş mevcuttur. "Adil Ekonomik Düzen"e göre yapılanan bir ekonomide hiç kimse 'ben iş bulamıyorum' diyemez. Çünkü inşaat sektörü hiçbir zaman durmaz, duramaz. İş arayan her insan inşaat sektöründe her zaman iş bulabilir. İşte bu şekilde ekonomi her yönüyle, yani dün anlattığım her türlü üretim sektörleriyle ve özellikle de inşaat sektörü "faizsiz kredilerle" harekete geçirilir. Böylece ülkemizde tek bir işsiz insan bile kalmaz. *** Tarım döneminde herkesin tarlası vardı. Ailecek tarlalarını ekerlerdi, biçerlerdi, birlikte tüketirlerdi ve yaşarlardı. O yılki hasadın yıllık geliri ile sigortalanmışlardı. Tarım döneminde insanlar artırdıkları bereket senelerinin stokları ile kıtlık senelerinde yaşarlardı. Sonra olmayanlara olanlar borç verirdi. Sanayi döneminde durum değişmiştir. Çağımızda tarım döneminden sanayi dönemine geçilmiştir. İnsanlar arasında ailecek üretim değil, işbölümü çağı başlamıştır. Dolayısıyla bu çağın en büyük sorunu iş bulma sorunudur. İşsizlik sorununu nasıl çözdüğümüzü dünkü yazımızda anlattık. Bundan sonraki en önemli sorun, çalışmayanların ve/veya çalışamayanların aş bulması sorunudur, aç olan insanları doyurma sorunudur. Bu sorun da sadaka, bağış, zekât, yani hak sahiplerine hakkını vererek çözülür. Bu konu hassas bir konudur ve çok önemlidir. Hiç kimse özellikle zekâtını verirken 'ben kendi hakkımdan veriyorum' düşüncesine kapılmasın. Çünkü zekât zaten fakirin hakkıdır. Zekâtınızı veriyorken fakirin zaten ona ait olan hakkını veriyorsunuz. Fakirlerin, zenginlerin malları üzerinde en az kırkta bir hakkı vardır. Zekât vererek zaten onlara ait olan bir hakkı eda ediyorsunuz. Sadece zekâtlar hakkıyla verilse, yeryüzünde tek bir aç insan olmaz. İşte yukarıdaki açıklamalarımız bu gibi sorunları kökünden çözmüştür. *** Çare ve çözüm ise sadece bir tanedir ve tektir: Adil Düzen... Adil Ekonomik Düzen... Reşat Nuri Erol |
|
|
![]() |
| Etiket |
| Çözümler, çözümler 1, sorunlar |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|