|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 216 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLİ GAZETE ''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu'' |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
13.8 neyi anlatıyor?
Resmi açıklamalara, devletin kaynaklarına göre ekonomi 13.8 küçüldü. Yani 65 yıl sonra ikinci büyük ekonomik daralma yaşandı. 65 yıl önce savaş (II. Dünya savaşı) dolayısıyla o günkü ekonomi yüzde onbeş oranında küçülmüş, dönemin iktidarı (İ. İnönü) halk açken buğdayı depolarda çürütmüş olmakla suçlanmıştı. "Sizleri babasız bırakmadım", yani Türkiye'yi savaşa sokmadığını belirterek kendisini savunmaya çalışmıştı. O dönemin ekonomisi devlet ağırlıklı, sanayii cılız, esasta tarıma dayalı olsa da, o da geleneksel üretim tarzı (kara saban) şeklinde, nüfusun çoğunluğu kırsal alanda, teknoloji, bırakın gündelik hayatı, üretimde bile pek sınırlı kullanımda vb. Dolayısıyla o dönemin ekonomisinin daralması insan ve toplumu ne kadar etkilemiş olsa da, bu etkinin derinliği ve nüfuzu sınırlı olmalıydı. Depolarda buğday var, tedbir olsun diye, halkın ihtiyacına sunulmuyor. Yani, tedbir, ihtiyacın giderilmesini tehir, erteleme şeklinde tezahür ederek yönetim aczine dönüşüyor. Buna karşılık, her ne kadar refah tabana yayılmamış, ülke ekonomisi oligarşik lekelerden arındırılamamış, vurgun, kapkaç ve soygun çağrışımlı bir ekonomik faaliyet (kayıt dışılık) kalkınmada itici-girişimci güç gibi algılanagelmiş olsa bile, bugünkü ekonomi, 65 yıl öncesiyle kıyaslanmayacak noktadadır. Yüzde 13.8'lik bir daralma artan oranda bir etkileme gücüne sahiptir. Gerçekte bu etkileme gücünün somut sonuçları da ortadadır. İşsizlik gibi. İşsizlik olgusunu, tıpkı iş olgusu gibi, duygusal algılama çemberinden çıkararak akılsal ve bilimsel ölçekte irdeleme düzeyine getiremediğimiz için, ne anlama ifade ettiğini tam olarak kavradığımız söylenemez. Ali işsiz kalmış, Veli işten çıkartılmış, Mehmet iş bulmuş denildiğinde, insanî, kültürel, toplumsal, ekonomik vb. alanlarda etkileme gücü olan bir olgudan (emek gibi) habersiz, bireysel bir durum tesbiti yapmakla yetinilmektedir. Çarpıcı ama aynı zamanda dehşet verici bir son olay, Cumhurbaşkanı'nın İzmir'e ziyaretinde genç bir kızın işsizlik isyanında yaşandı. Genç kız denilen otuz yaşlarında, Hacettepe Üniversitesi'nde Yüksek Lisans yapmış, yanılmıyorsam endüstriyel tasarım mezunu, yani nitelikli iş gücü sahibi biri. Cumhurbaşkanı özgeçmişini (cv deniliyor) istiyor (!?) Yani, himmet ve zahmet buyurarak genç kıza iş bulacak. Bunun amiyane ifadesi "torpil"dir. Burada Cumhurbaşkanı'nın duyarlığını tartışmıyoruz. Bir durum tesbiti yapmaya çalışıyoruz.Tabiî, genç kıza birçok iş teklifi yanında, evlenme teklifi de geliyormuş. Toparlarsak, ekonominin yüzde 13.8 daralması; 1) Parlamentoda ağırlıklı çoğunluğa sahip iktidar partisinin ekonomi alanında öngörülü, tutarlı, ülke ve toplum yararına, bireylerin yaşama şartlarının iyileştirilmesi yönünde başarılı olamadığını açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bir başka anlatımla, ağır ve derin bir yoksullaşmaya yol açan 2001 krizinden daha ağır, daha sarsıcı bir krizi insana, topluma ve ülkeye yaşatmak beceriksizliğini göstermiştir iktidar. 2) İktidarların görevi insan ve toplumun refah seviyesini yüceltmek, aradaki gelir dağılımı dengesizliklerini, adaletsizliklerini gidermek, güven duygusunu güçlendirmek vb.'dir. İnsan, toplum kendisini ekonomik bakımdan güven içinde hissettiği ölçüde, bugünün dünyasında varlık konumunu güçlendirebilir, insanlık için bir takım katkılarda bulunabilir. 3) Daralan, küçülen, zayıflayan bir ekonomik yapı demokrasiyi taşıyamaz, aksine oligarşiler türetir, diktatörlükleri doğurur, toplumun birbirine karşı bilendiği düşman sınıfların saf tutmalarına yol açar. Düşüncede, bilimde, sanatta, siyasette yaratıcılık değil, "ezbercilik", mugalatacılık, cedelcilik alır başını gider. Aslında şöyle sakinleşerek düşünmeye başlasak, bu ve benzerlerinin zaten hayatımızı kıskaca alıp sıkıştırmakta olduğunu duymayacak mıyız? İsmail Kıllıoğlu |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Abdülhamit (09.07.09), fatımatüzzehra (09.07.09) |
![]() |
| Etiket |
| 13.8, 138, anlatıyor, neyi |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|