| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 219 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE »

MİLLİ GAZETE
''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu''

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 08.10.09, 08:40   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart Eğitimin ilk sorunu

Eğitimin ilk sorunu


Türkiye'de eğitim kadar tartışılan başka bir alan var mıdır dersiniz? Yeni öğretim yılının başlaması ile birlikte, eğitimle ilgili sorunların tartışılma dozajı yükselmiştir. Kimi kalabalık sınıflardan, kimi öğretmenlerin özlük haklarından söz etmektedir. Kayıt parası tartışması zaten bitmeyen bir yılan hikayesidir. Bağımsız Eğitimciler Sendikası AR-GE Servisi, velilerden 40 ayrı isim altında ücret alındığını tespit etmiştir. Test ve dersanecilik sistemi, ölçme ve değerlendirme yöntemleri, eğitimde kalite kaybı, yabancı dil eğitimi, öğretmenlerin mesleki yeterlilikleri gibi pek çok konu da tartışmaların odağında.

Peki, bu kadar karmaşık konu arasında eğitimin ilk ve en başta gelen sorununun hangisi olduğu konusunu hiç düşündünüz mü? Bir eğitimci olarak tespitim, eğitimin en başta gelen sorunu Türkçe'nin iyi öğretilememesi ve öğrencilerdeki manevi boşluktur.

Türkçe bizim anadilimiz. Okuma, anlama ve kavram dersi. Bütün derslerin mihverinde Türkçe var. Okullarda başarılı olmanın ilk ve değişmez şartı, ana dili güzelce kullanabilmektir. Ana dilinizi bilmiyorsanız, fizik ve matematik gibi dersleri bile iyi anlayamazsınız.

Bunun çarpıcı örneğini, son üniversite sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte yaşadık. ÖSS'de 30 bin öğrencinin hiçbir soruya cevap vermemesi "Eğitim sistemi çöktü", "Eğitim sistemi iflas etti", "Başarısız olan öğrenci değil, Milli Eğitim'in kendisi" gibi değerlendirmelerin yapılmasına yol açmıştı. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, "Ortaöğretimde bir zafiyetin olduğu"nu işaret etmiş, Eğitim-Sen İstanbul Bölge Başkanı Yard. Doç.Dr. Hanifi Bostan ise, söz konusu sonucu şöyle değerlendirmişti: "İlköğretim mezunu olduğu halde, okuma yazmayı doğru dürüst bilmeyenler, Türkçe'yi doğru telaffuz edemeyenler bu başı bozuk sistemin ürünüdür ve elbette bu sistemden de bu sonuç çıkmaktadır. Milli Eğitim eğitim öğretimi ile YÖK'ün sınav sistemi sıfır çekmiş ve hepten çökmüştür."

Bu izahlar Türkçe'nin önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Türkçe'yi iyi öğretemeyen okullar görevini yapmış sayılabilir mi?

Eğitimin en büyük açmazlarından biri de, "Ezberci eğitim istemiyoruz" diyerek, buna bir sınırlama getirilmeyip genelleştirilmiş olmasıdır. Bunun sonucu, öğrenci hayatın formüllerini öğrenememekte; bir özlü söz, bir şiir, hatta bir sure ve dua ezberini bile bilmeyecek noktaya ulaşan bir boşluk içinde yetişmektedir. Bu durum, Türkçe öğrenimine vurulan muazzam bir darbedir. Mümtaz'er Türköne bu manzaranın acı faturasını şöyle anlatır: "Üniversite sınavında piramidin tepe noktasına ulaşmayı başarmış gençlere yıllarca ders verdim. Hepsi zeki, hepsi yetenekli çocuklar. Ama soyut işlemlerde zorluk çekiyorlar. Parçadan bütüne gidemiyorlar. İstiklal Marşı ve Onuncu Yıl Marşı dışında ezberinden iki mısra şiir okuyan gençler çok nadir çıkıyor. Ezberinde şiir olmayan bir insan, ana dilinin ritmini ve imkanlarını fark etmesi, dolayısıyla yazması ve okuduğunu anlaması zordur. Klasikleri okumayan evrensel birikimin uzağındadır." (Zaman, 17.07.2009)

Hele eğitimdeki manevi yoksunluk... Annesini veya babasını öldüren, birbirine bıçak veya satırla saldıran, akla hayale gelmedik kabalıklarda bulunan, yanında kesici alet, hatta silah bulunduran ortaöğretim veya üniversitelilerin sayısının her sene artması size hiçbir şey anlatmıyor mu? Türkiye Milli Eğitimi bu gidişata daha ne zamana kadar seyirci kalacak?

Okullardaki manevi eğitim yok denecek düzeydedir. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri, bu milletin dünyaya insanlık ve adalet öğreten kimliğini yansıtmamaktadır. Hemen hemen Gayrimüslim bir öğrencinin de takip edebileceği "malumat" kabilinden bilgilerdir. Dinimizi anlatan ders kitaplarına bir göz atınız. "Aman ha! Öğrenci yanılıp da İslam dinini yaşamaya kalkmasın" anlayışıyla hazırlanmıştır. Bu dersi alarak, İslam'ı yaşama ihtiyacı hisseden öğrenci yetişiyorsa, bu, Milli Eğitim'in ders kitabını iyi hazırladığından değil, dersi veren öğretmenin samimiyeti ve özel gayretindendir. Bu ders kitaplarını, bir de bu yönüyle inceleyiniz.

Bu çarpık uygulamanın acı faturasının ne olduğunu biliyor musunuz? Kamu Sen'e bağlı Türk Eğitim Sen'in 18.05.2009 günü basına yansıyan bir araştırmasının sonucu şöyle: "Öğrencilerin yüzde 83.8'i internetkafelere gidiyor ve cinsel, psikolojik, fiziksel, sözlü veya kesici aletle şiddete maruz kalıyor."

Uzmanlar, Türkiye'nin bir gençlik projesinin olmadığı, Batı kaynaklı projelerin bu ülkeye fayda vermediği, hatta çocuk suçluların raporlara konu teşkil ettiği konusunda uyarıyor. Mayıs 2009'da yapılan bir araştırmaya göre "Gençlerin yüzde 7.7'si çete üyesi, yüzde 10'u delici ve kesici alet, yüzde 5'i ateşli silahlar taşıyor." Bütün bu ürpertici sonuçlar Milli Eğitim camiasını ilgilendirmiyor mu? Gençlerimizi daha ne zamana kadar manevi değerlerden uzak tutacaklar.

Önceki TBMM Başkanı Köksal Toptan, 26.06.2009'da basına yansıyan bir açıklamasında "Türkiye için tehlike çanlarının çalmakta olduğunu" hatırlatıyor ve bir araştırmadaki, lise öğrencilerinin yüzde 19.2'sinin sigara ve alkol, yüzde 5.7'sinin sigara ve uyuşturucu, yüzde 5.6'sının alkol ve uyuşturucu kullandığı sonucunu örnek gösteriyor.

Milli Eğitimciler, öğrenci ve gençlerimizin geleceğini düşünüyorlarsa, her seviyede öğrenci için, din eğitimini büyük bir titizlikle ele almalılar. Ünlü eğitimci İsmail Hakkı Baltalıoğlu'nun şu sözleri kulaklarına küpe olmalı: "İnsan vücudunda kan neyse, toplum için de din odur. Dinsiz ne millet olur, ne de milli kalkınma."


Şakir Tarım
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
erva (08.10.09), Medine Sevdalisi (08.10.09)
Cevapla

Etiket
eğitimin, ilk, sorunu

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Islam’da eğitimin önemi Seida İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP 0 02.10.09 14:20
eğitimin felsefesi ERCANLI TARTIŞ-YORUM 0 07.08.09 14:57
Güven sorunu! Adige Abzakh Zeki Ceyhan 0 12.07.09 08:36
Filistin Sorunu mu, İsrail Sorunu Mu? Vukuf-i Kalbi Mustafa Özcan 0 02.03.09 09:54
Su Sorunu :) Elimder_enes LATİFE 9 04.10.08 14:53

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:38 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.