|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 218 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLİ GAZETE ''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu'' |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,632
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Mahir Kaynak, "IMF-Dünya Bankası İstanbul Zirvesi"ni kastederek, "Ekonomi zirvesi" başlıklı bir yazı yazdı. Yazısının başlangıcı şöyle: IMF ve Dünya Bankası'nın ortaklaşa düzenlediği toplantı İstanbul'da yapılıyor ve ekonomik krize çare aranıyor. Bir hastalığın tedavi edilebilmesinin ilk şartı doğru teşhistir. Acaba teşhis doğru mudur? Yazar doğru söylüyor; her şeyde olduğu gibi ekonomide de "tedavi" için her şeyden önce "doğru teşhis" şart.Sonrasında, kendisinin de yazının sonunda ifade ettiği üzere, örneklerle meseleyi izah ediyor ve diyor ki; böyle sıkıcı bir makale yazdığım için okurlardan özür dilerim... Öyleyse, yazının sıkıcı kısmını geçelim ve bence sıkıcı olmayıp önemli olan kısmına gelelim. Bu çok karmaşık bir süreçtir ve bir makalede açıklanması imkansızdır, bunun akademik olarak incelenmesi gerekir. Ancak şunu söyleyebiliriz: Ekonominin bugünkü işleyişi geçmiştekinden farklıdır ve yeni bir teorik yaklaşım gereklidir. Ekonomik kriz liberal ekonomik düzenin işleyişinden kaynaklanıyor. Herhangi bir müdahale olmadığı halde ekonomi hastalanıyor. Bunun tedavisi ise devletler tarafından yapılmaya çalışılıyor. Devlet müdahalesi sadece bir kriz çıktığı zaman mı gerçekleşmelidir, yoksa krizlerin önlenmesi için sürekli bir denetim mi gereklidir? Böyle ise bu durum liberal ekonomi ilkeleriyle uyumlu mudur? Belki de asıl değişim ekonomi anlayışında olacaktır. Yani ekonomik büyüklükler bireysel davranışlar tarafından belirlenmeyecek ve tam tersi olacaktır. Yani bir güç, belki de devlet, ekonomik büyüklükleri belirleyecek, sistemi düzenleyecek ve bireysel davranışlar çizilen bu sınırlar içinde gerçekleşecektir. Bu belirleyenle belirlenenin yer değiştirmesi anlamına gelir. H H H Hatırlayalım: 1929 krizi üretim fazlalığı ve tüketim fazlalığından ileri gelmiştir. Bugünkü kriz ise tüketim fazlalığı ve üretim azlığından ileri gelmektedir. -O gün sanayiciye kredi verilerek kriz aşıldı. -Şimdi ne/ler yapılacak, nasıl olacak da kriz aşılacak?.. Ekonomik krizden kurtulmanın yolu; üretildiği kadar tüketmek, ne eksik ne de fazla ürün üretmektedir. Artan emek ise yatırımlarda harcanmalıdır. Bunu sağlamanın tek yolu vardır; o da çalışanlara resmi ücretleri kadar "çalışma kredisi" vermektir. İnşaat sektöründe resmî ücretle çalışılır. Üretim sektöründe ise serbest ücretle, daha fazla ücretle çalışılır. Bu uygulama "yatırım" ile "üretim" arasında olması gereken "denge"yi kurar. H H H İlkel ekonomilerde herkes ürettiği kadar tüketirdi... Sonraları kişiler ürettiklerini sattılar, ihtiyaçlarını piyasadan sağlamaya başladılar. Bugünkü insanlar emeklerini satıyorlar, ücret alıyorlar; sonra ücret olarak elde ettikleri paralarla ihtiyaçları olan şeyleri (mal, eşya, hizmet vs.) satın alıyorlar... Ekonomin bir numaralı sorunu, "yatırım" ile "üretim" arasında "denge"yi kurmaktır. -Refah zamanlarında az emekle insanlar günlük ve yıllık ihtiyaçlarını giderirler. -Kriz zamanlarında ise insanlar emekleri ile elde ettikleri gelirlerinin çoğunu günlük ve yıllık ihtiyaçlarını gidermek için harcarlar. Devlet müdahalesi olmaksızın bu "denge"nin serbest ekonomide gerçekleşmesi ekonominin en önemli problemidir. Eskiden bu "altın ve gümüş para"da halkın tasarruf miktarı ile dengeleniyordu. Bugün ise "karşılıksız kâğıt para" basıldığı için halkın tasarrufu bu dengeyi sağlayamıyor. Bizim ekonomi ile ilgili kısa ve öz "teşhis"imiz, "doğru teşhis"imiz böyle. reşat nuri erol |
|
|
| Bu mesaj için Adige Abzakh kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (14.10.09) |
![]() |
| Etiket |
| doğru, tedavi, teşhis |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Doğru teşhis ve tedavi | Adige Abzakh | MİLLİ GAZETE | 0 | 14.10.09 10:47 |
| Pısırık hastalığının teşhis ve tedavisi | Muhammed | Mahmut Toptaş | 2 | 01.10.09 19:09 |
| * Doğru söylemek acıdır, ama sen doğru söyle. | Seida | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 07.07.09 18:29 |
| Teşhis çok, tedavi yok | Alemdâr-ı İslâm | Mustafa Özcan | 0 | 06.06.09 08:16 |
| Samimiyetsizlik Nasıl Teşhis Edilir? | Seida | ÂİLE VE ÇOCUK EĞİTİMİ | 0 | 06.10.08 19:25 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|