| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 221 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE »

MİLLİ GAZETE
''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu''

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 15.11.09, 10:39   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart Abdülhamid’in “hal fetvasını” M. Âkif mi yazmıştır?

Abdülhamid’in “hal fetvasını” M. Âkif mi yazmıştır?



Üstad Mehmed Âkif'in hayatının incelenmesi, araştırılması elbet çok güzel bir davranıştır. Ne var ki Üstad Âkif konusunda bazı şahsiyetlerin Âkif "uzmanı kesilerek" yerli yersiz bazı isnadlarda bulunması, gerçekleri ters yüz edici açıklamalar yapması gerçekten üzücü... Geçen hafta "Zaman Gazetesi"nde çıkan bir söyleşide Sultan Abdülhamid'in hal fetvasını merhum Mehmed Âkif'in yazdığı iddia olundu. Ayrıca M. Fahreddin isminin de Âkif'in müstear ismi olduğu ileri sürüldü. Bu iddiaların gerçeklerle uzaktan yakından ilişkisi yoktur. Gerçekler tamamıya ters yüz edilmiştir. Şimdi bu iddiaları cevaplayalım:
"M. Fahreddin", Alay Müftüsü M. Fahreddin Efendi'dir, Âkif'in çok sevdiği bir şahsiyettir. Nitekim Sırat-ı Müstakim -Sebilürreşad mecmualarının sahibi ve yazarı Eşref Edib, otuz yıllık dostu ve mecmualarının başyazarı Üstad Mehmed Âkif hakkında kaleme aldığı "Mehmed Âkif: Hayatı, Eserleri ve Yetmiş Muharririn Yazıları" adlı ilk cildini 1938'de (720 sayfa), ikinci cildini 1939'da kaleme aldığı (322) sayfalık eserde M. Fahreddin Efendi ile Mehmed Âkif arasındaki bazı anekdotları aktarır. Şöyle ki:
Bursa'da Yeşil'de
Bursalı Hacı Ziya Bey* anlatıyor:
Hastalığında kendisini ziyarete gitmiştim, beni görünce çok memnun oldu. Bursalı'yı, Yeşil Türbe'yi sordu.
"- Orada yediğimiz yemeği, orada geçirdiğimiz samimî günü hiç unutmam," dedi.
Abbas Halim Paşa Bursa Valisi olduğu zaman ara sıra Bursa'ya gelirdi. Medreseler o zaman açıktı. Bizim Bursa'daki talebe çalışkan idi. Medreseye gelir, talebe ile görüşür, onları çalışmaya teşvik ederdi. Bir gün kendisine Yeşil'de bir ziyafet verdik. Talebenin ziyafeti ne olacak? Kızarmış baş aldık, biraz da şu, bu... Talebenin ona karşı gösterdiği hürmet, samimiyet onu çok mütehassis etmişti:
"- Sizin bu ziyafetiniz, emin olunuz ki, benim için en yüksek ziyafetlerden daha kıymetlidir," dedi.
Talebeye karşı teveccühü
Alay Müftüsü merhûm M. Fahreddin Efendi de o gün orada idi. Fahreddin Efendi malûm, meşhur münekkid. İlmiyeyi tenkid etti. Ben yeni yetişmekte olan ilmî neslin eskisi gibi olmadığını, ulûm-i diniye ile beraber ulûm-i müsbeteyi de tahsil etmekte olduğunu, asrın icabatını müdrik, münevver bir seviye-i fikriyede bulunduğunu, tahsil ve terbiyelerine itina edildiği takdirde memleket için kıymetli bir unsur-i terakkî olacaklarını söyledim.
Bu yolda Fahreddin Efendi ile şiddetli bir münâkaşa yaptık. Benim de o gün nutkum açılmıştı. Anlaşılan böyle ulu orta tenkide biraz kızmıştım. Üstad'ın huzurundan da kuvvet alıyordum. Hayli söyledim. Üstad sâde dinliyordu. Nihayet söze karıştı.
"- Fahreddin Efendi, dedi; sizin tenkidleriniz pek umumî oluyor. Siz eskiyi, yeniyi ayırmıyorsunuz. Şimdiki gençler hakikaten iyi çalışıyorlar, iyi yetişiyorlar. Ziya Efendi'nin söyledikleri doğrudur."
Fahreddin Efendi ile o kadar husûsiyeti olduğu hâlde onun fikrine iştirak etmemiş, hakperestliğini izhar etmişti.
Talebe kütüphanesinde
Sonra talebe kütüphanesini gezdik. Kütüphanede bütün yeni neşrolunan eserler, gazeteler, mecmualar mevcud idi.
"- Gördünüz mü Fahreddin Efendi, dedi, bugünkü talebenin fikrî ve ilmî inkişâfına nasıl çalışılıyor! Her şey gibi bunlar da bakılmaya muhtaçtır. İtina gösterilirse iyi yetişeceklerine hiç şüphe yoktur."
Kuvvetli hâfızası
Ne dersiniz, Üstad yirmi sene evvelki bu münakaşayı bana hatırlatmadı mı? Hafızasına hayret ettim:
"- Ziya Efendi, dedi. Sen o gün ne kadar ateşli idin. Fahreddin Hoca gibi inatçı bir münekkidi mağlup ettin."
"- Gençlik, dedim; şimdi artık ihtiyarladım da konuşmak bile istemiyorum."
"- Yok yok... Senin gibi münevver bir adamı meyus görmek istemem."
"- Meyus değilim, fakat hakikaten ihtiyarladım Üstad!"
Dolayısıyla M. Fahreddin isminin M.Âkif'in müstearı olduğu tamamen lâf ü güzaftır.
***
Sultan Abdülhamid'in hal fetvasını Mehmed Âkif'in yazdığı iddiasına gelince:
Bir süre önce bu sütunda konuyla ilgili "Fetva'nın Tezvirnâmeye Dönüşümü" başlığı altında bir yazı kaleme almıştık. O yazıdan bir bölümü cevap mahiyetinde aşağıya aktarıyorum:
"Fetva Emini" Nuri Efendi, Abdülhamid'in "hal" fetvasını yazmayı kabul etmez. Bunun üzerine söz konusu fetva "Küçük Hamdi Efendi" ismiyle maruf olan meşhur müfessir Elmalılı M. Hamdi Yazır tarafından kaleme alınır.
Üstad M. Raif Ogan, zikri geçen fevtaya dair bir anısını şöyle dile getirir:
"Hamdi ve Asım Efendiler fanî hayatı terketmişlerdir. Küçük Hamdi Tefsir sahibi meşhur âllâme, Nasuh Efendi Zade Mustafa Asım Efendi de benim hocamdır. Bir gün Rasathane Müdürü merhum Fatin Efendi (Fatin Gökmen, F.G.) ile konuşurken ben ikisini de tenkid ederek dedim ki:
"- Bu iki din âlimi: Yaşlı ve metin âlim Fetva Emini Nuri Efendi'yi iğfal etmişlerdir. Bu biçimde hareket etmemeli ve hal'i kolaylaştırıcı şekli göstermemeli idiler. Bundan dolayı gayri şer'i hilelerle tarih huzurunda küçülmüş olduklarına üzülüyorum!
Benim bu tenkidime Fatin Hoca şöyle cevap verdi:
- Öyle değil, dedi. Onlar böyle yapmakla Sultan Abdülhamid'in hayatını kurtarmak maksadını güttüler. Hal'i için Fetvâ alınamadığı takdirde İttihatçılar Abdülhamid'i öldüreceklerdi. Nitekim hal'inden sonra bile Divan-ı Harbe vererek Fransa Kralı On altıncı Lui gibi hükmen idam ettirmek istemişlerdi. Divan-ı Harbe verilmesi güç hal ile önlendi. Eğer hal'e imkân bulamasalar idi mutlaka Divan-ı Harbe verir ve idam ettirirlerdi. Hamdi ve Asım Efendiler bunu bildiklerinden öyle davrandılar."
Fatin Gökmen'in Abdülhamid'in hal fetvasına dair görüşlerini aktaran Ogan, hal fetvasına dair kanaatlerini ise şöyle serdeder:
"Merhum Fatin Hoca'nın sözlerini ne tasvip, ne de tekzip ederim. Ancak, şurasını da ilâveyi gerekli bulurum ki, İslâm ve Osmanlı tarihinde zulmü adalet, haksızlığı hak gösteren fetvalar çoktur, fakat içlerinde Sultan Abdülhamid'in hal'inin mucip sebebleri olarak gösterilen yalanları dolanları bu denli bünyesinde toplamış bir iftira vesikası da yoktur.
"...Bu fetvâ; yazan ve şeklini bulana kadar, kitaba uydurup imza ettiren için, hatta ilmiye tarihimiz için silinmez bir leke olarak kalacaktır."
Lütfen biraz iz'an, biraz da insaf...
Yazıyı noktalarken, bahsi geçen iddiaları ileri süren zatı muhterem; bu yazının son iki paragrafını iyice okumalıdır...
* Merhum Eşref Edib Bey'in 1938' yılındaki notu: "Ziya Bey, münevver, faziletli, irfanlı bir zattır. Şimdi Bursa'nın Ulu Câmii Hatibi'dir. Ticaretle iştigal etmektedir."

Fahri Güven
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler:
el Büğdüzi (15.11.09)
Alt 15.11.09, 12:58   #2
el Büğdüzi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 514
Üyelik tarihi : 15-09-2008
Mesleği : Öğrenci
Nereden : Üsküdar
Konuları : 524
Mesajlar : 5,768
Teşekkürleri: 2,967
2,172 mesajına 3,803 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 9 el Büğdüzi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 06.06.10
Durumu : Status: Offline

Standart

ben küçükken bayramlarda aile toplanmışken, akif de abdülhamide muhalefetti bu yüzden sonu iyi olmadı gibi konuşmalar olurdu...

genel bir yanlış kanı sanırım
__________________


''Cahil, öfkelenince bağırır-çağırır; akıllı ise, yapması gerekli olan şeyleri planlar...'' (M. Fethullah Gülen)
View el Büğdüzi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için el Büğdüzi kullanıcısına teşekkür edenler:
Alemdâr-ı İslâm (15.11.09)
Cevapla

Etiket
“hal, abdülhamid’in, akif, fetvasını”, yazmıştır

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İman “koş” derken oturmanın, Kur’an “yürü” derken uyumanın bedeli… Vukuf-i Kalbi Millî Gazete - TV5 1 06.10.11 14:39
Bekaroğlu:“Ey yeşil sarıklı hocalar Erdoğan’a, Güler’e, Topbaş’a ayetleri hatırlatın” Vukuf-i Kalbi ÜLKEMİZDEN HABERLER 10 26.07.09 15:23
“CeHaPe”, “AKePe”, “MeHaPe”, “DeSaPe”, “DaTaPe” birde Kamusal Alan Her Yerde! Cihad Yıldızı YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI 0 09.06.09 08:51
Karadavi: “Gazze’ye Yardım Etmek Cakarta’dan Rabat’a Kadar Bütün Ümmete Farzdır” Sükut-u Leyl CİHAD BELDELERİNDEN HABERLER 0 02.01.09 20:32
Kardavi: “Gazze’ye Yardım Etmek Cakarta’dan Rabat’a Kadar Bütün Ümmete Farzdır” Elcihad CİHAD BELDELERİNDEN HABERLER 0 02.01.09 15:54

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:42 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.