| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 221 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE »

MİLLİ GAZETE
''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu''

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 03.12.09, 18:27   #1
sevgiliye sevdalı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 104
Üyelik tarihi : 14-08-2008
Mesleği : GÜVENLİK GÖREVLİSİ
Nereden : İSTANBUL
Konuları : 1085
Mesajlar : 3,151
Teşekkürleri: 2,814
1,468 mesajına 2,724 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 sevgiliye sevdalı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline

Thumbs up Şu sabah namazı

Şu sabah namazı I


Sabah namazı üzerine tartışma yoktur!
Allah'a ve Muhammed aleyhisselamın Allah'ın kulu ve resulü olduğuna iman eden hiç kimsenin sabah namazının önemi hakkında bir itirazı olmamıştır. Sabah namazı üzerinde ilmî veya avamî düzeyde bir tartışma kayıtlara geçmemiştir. Namazın dindeki yerinin küfürle iman arasında durduğuna ne kadar inanılıyorsa, namazlar arasında sabah namazının yerine de o inançla bakıldığı kesindir. Namaz din ise sabah namazı o dinin ta kendisidir. Sabah namazının önemi, iman ve amel açısından bağlayıcılığı mezheplere, ekollere göre hiçbir değişiklik göstermez. A mezhebine göre bir hüküm, B mezhebine göre ise farklı bir hükmün bulunmadığı en baş meselelerden biri sabah namazının önemi, vakti ve cemaatle edasıdır şüphesiz. Buna ümmetin icmaı adını da verebiliriz, bütün Müslüman nesillerin ittifakı da diyebiliriz. Sonuç bellidir.
Kur'an'a bakıldığında verilen işaretler bu yöndedir. Hadisler incelendiğinde ise adeta sabah namazı tek başına çatıyı tutabilen bir direk gibi gösterilmektedir.
Sabah namazı hayatidir!



Sabah namazı üzerinde biri umumileşen, biri de git gide yaygınlaşan iki sorun, mü'min kimliğimizin ağır imtihanlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Birinci mesele ki oldukça yaygın hale gelmiştir: Sabah namazı camide cemaatle kılınması gereken bir namazdır. O kadar ki, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sabah namazına devam etmeyenlerin evlerini yakmayı düşündüğünü söylemiştir. Sabah namazının ağırlığı kadar onun camide cemaatle kılınması da başlı başına ağır bir meseledir. Sabah namazının cemaatle eda edilmesi münafıklıktan beri olma teminatı vermektedir. (Ahmed, 9482) Hatta gecenin yarısını eda etmiş olmak türünden bir lütfu da beraberinde getirir. [Müslim, Mesacid, 46 (1489)] Buna rağmen sabah namazının cemaatle camilerde eda edilmesi unutulur hale gelmiştir. Ne yazık ki, camilerde namaz kıldırmaları için maaş alan görevlilerin bile ayda birkaç kez sabah namazı kaçırması, gençliğine bağışlanma, yorgun olma gibi şer'î olmayan özürlerle geçiştirilmektedir. Sabah namazı cemaati sanki emekli insanların yapması için tahsis edilmiş gibi durmaktadır. Kesinlikle sabah namazı cami ve cemaat namazıdır.
Sabah namazı, uykuya feda mı ediliyor?



İkinci mesele ise sabah namazının uykuya feda edilmesi tehlikesidir. Camide cemaatle kılmaya göre nispeten daha az yaygın olmasına rağmen, uyku ve sabah namazının birleştiği noktada büyük bir imtihanın her gün önümüze çıktığını söylemeye bile gerek yoktur. Git gide yaygınlaşan ve bize ait olmayan hayat tarzı, gecenin gündüzleştirilmesi, gündüzün geceleştirilmesi tutumu her şeyden önce sabah namazını harcamaya neden olmaktadır.
Namazı olmayan sabahın güneşi anlamsızdır!

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Sabah namazının hatta cemaatle sabah namazının bu asırda yoğunluğu artan bir imtihan olarak ailece sınandığımız, şehevî arzularımızın önünde sabır ve dirayetimizin yirmi dört saatte bir sınandığı bir imtihandır. Böyle bir imtihanı kazanmamız için önce arızaya neden olan sebepleri tespit etmeli ardından da neler yapılabileceğinin tahlilini samimi bir şekilde yapmalıyız. Herhangi bir Müslüman, Allah rızası için yaptığı işleri bile sabah namazının engeli olarak gösterme hakkına sahip olmayacaktır. İstanbul'u haftalar süren yorucu bir kuşatmadan sonra fethetmiş olmak dahi ertesi gün sabah namazını ertelemeye özür oluşturmaz. Diyebiliriz ki, namazı olmayan bir sabahta güneşin doğması bile anlamsızlaşır.
Sabah namazı meselesi, avamın bütününü kuşatan bir mesele olduğu kadar, namaz ve ibadet konusunda konuşan, yazan ve bir nedenle Müslümanların önünde duranların da meselesidir. Sabah namazının önemine dair bir konferansın sahibi bile o günün sabahında mahallesindeki camide görülmemiş olabilir. Bu görülmeme kadar garip olan da böyle bir durumun ar olarak görülmemesidir.
Görev olan çareler



Erken uyuyup erken kalkmak gerekir
Sabah namazı ile bitecek bir gecenin sorumsuzca harcanması anlamı taşıyabilecek davranışlardan kaçınılmalıdır. Yatsı namazının vaktinde eda edilmesini esas alarak uygulayacağımız bir takvimde, işlerimizi sağlık, maişet ve dinimize hizmet gibi bölümlerden oluşan birinci grup, eğlence ve kültür gibi ertelenebilirden oluşan ikinci gruba ayırmalıyız. Sonra da bunların arasında bir sabah namazını ertelemeye değebilecek olanı var mıdır diye tekrar bir tasnif yapmalıyız.
Neticede bizim için sabah namazı, o günü feyizli ve bereketli geçirmenin, Allah'ın zimmetinde olarak güne başlamanın teminatıdır. Sabah namazı değil, onun camide cemaatle edasını kendimize hedef haline getirmek durumundayız.
Yaşadığımız hayatın, bize dayatılan tarzın namazımıza rağmen değil, namazla paralel yürümesi, bizim bir imtihanı kazanmamız veya kaybetmemiz anlamına gelecektir.
Geceden sabahı gösteren işaretler
'Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yatsı namazından önce uyumayı, yatsıdan sonra da konuşmayı hoş görmezdi.' (Buhari, Mevvakit, 13, (547) Başka bir rivayette de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabına yatsıdan sonra oturmayı menettiği rivayet edilmiştir. (İbni Mace, Salat, 12 (703)
Gece uykusunun gecikmesi dolayısıyla da sabah namazının kaçırılmasına karşı tedbir öne çıkarılıyor.
Bu yüzden âlimler, yatsıdan önce kestirmeyi, namazdan sonra da ilmî ve dini faaliyetler dışında bir nedenle oturmayı kerih görmüşlerdir. (Tühfetülehvezî, 18, hadis şerhi)
Sabah namazı ciddiyeti, onun vaktinin girmesinden önce, yatsı namazında başlamaktadır. Bu bir yaşam türüdür. Hayatın beşe bölünüp kullanılması mantığı buna dayandırılmıştır.

Sabah namazı üzerine tartışma yoktur!
Allah'a ve Muhammed aleyhisselamın Allah'ın kulu ve resulü olduğuna iman eden hiç kimsenin sabah namazının önemi hakkında bir itirazı olmamıştır. Sabah namazı üzerinde ilmî veya avamî düzeyde bir tartışma kayıtlara geçmemiştir. Namazın dindeki yerinin küfürle iman arasında durduğuna ne kadar inanılıyorsa, namazlar arasında sabah namazının yerine de o inançla bakıldığı kesindir. Namaz din ise sabah namazı o dinin ta kendisidir. Sabah namazının önemi, iman ve amel açısından bağlayıcılığı mezheplere, ekollere göre hiçbir değişiklik göstermez. A mezhebine göre bir hüküm, B mezhebine göre ise farklı bir hükmün bulunmadığı en baş meselelerden biri sabah namazının önemi, vakti ve cemaatle edasıdır şüphesiz. Buna ümmetin icmaı adını da verebiliriz, bütün Müslüman nesillerin ittifakı da diyebiliriz. Sonuç bellidir.
Kur'an'a bakıldığında verilen işaretler bu yöndedir. Hadisler incelendiğinde ise adeta sabah namazı tek başına çatıyı tutabilen bir direk gibi gösterilmektedir.
Sabah namazı hayatidir!

Sabah namazı üzerinde biri umumileşen, biri de git gide yaygınlaşan iki sorun, mü'min kimliğimizin ağır imtihanlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Birinci mesele ki oldukça yaygın hale gelmiştir: Sabah namazı camide cemaatle kılınması gereken bir namazdır. O kadar ki, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem sabah namazına devam etmeyenlerin evlerini yakmayı düşündüğünü söylemiştir. Sabah namazının ağırlığı kadar onun camide cemaatle kılınması da başlı başına ağır bir meseledir. Sabah namazının cemaatle eda edilmesi münafıklıktan beri olma teminatı vermektedir. (Ahmed, 9482) Hatta gecenin yarısını eda etmiş olmak türünden bir lütfu da beraberinde getirir. [Müslim, Mesacid, 46 (1489)] Buna rağmen sabah namazının cemaatle camilerde eda edilmesi unutulur hale gelmiştir. Ne yazık ki, camilerde namaz kıldırmaları için maaş alan görevlilerin bile ayda birkaç kez sabah namazı kaçırması, gençliğine bağışlanma, yorgun olma gibi şer'î olmayan özürlerle geçiştirilmektedir. Sabah namazı cemaati sanki emekli insanların yapması için tahsis edilmiş gibi durmaktadır. Kesinlikle sabah namazı cami ve cemaat namazıdır.
Sabah namazı, uykuya feda mı ediliyor?

İkinci mesele ise sabah namazının uykuya feda edilmesi tehlikesidir. Camide cemaatle kılmaya göre nispeten daha az yaygın olmasına rağmen, uyku ve sabah namazının birleştiği noktada büyük bir imtihanın her gün önümüze çıktığını söylemeye bile gerek yoktur. Git gide yaygınlaşan ve bize ait olmayan hayat tarzı, gecenin gündüzleştirilmesi, gündüzün geceleştirilmesi tutumu her şeyden önce sabah namazını harcamaya neden olmaktadır.
Namazı olmayan sabahın güneşi anlamsızdır!

Sabah namazının hatta cemaatle sabah namazının bu asırda yoğunluğu artan bir imtihan olarak ailece sınandığımız, şehevî arzularımızın önünde sabır ve dirayetimizin yirmi dört saatte bir sınandığı bir imtihandır. Böyle bir imtihanı kazanmamız için önce arızaya neden olan sebepleri tespit etmeli ardından da neler yapılabileceğinin tahlilini samimi bir şekilde yapmalıyız. Herhangi bir Müslüman, Allah rızası için yaptığı işleri bile sabah namazının engeli olarak gösterme hakkına sahip olmayacaktır. İstanbul'u haftalar süren yorucu bir kuşatmadan sonra fethetmiş olmak dahi ertesi gün sabah namazını ertelemeye özür oluşturmaz. Diyebiliriz ki, namazı olmayan bir sabahta güneşin doğması bile anlamsızlaşır.
Sabah namazı meselesi, avamın bütününü kuşatan bir mesele olduğu kadar, namaz ve ibadet konusunda konuşan, yazan ve bir nedenle Müslümanların önünde duranların da meselesidir. Sabah namazının önemine dair bir konferansın sahibi bile o günün sabahında mahallesindeki camide görülmemiş olabilir. Bu görülmeme kadar garip olan da böyle bir durumun ar olarak görülmemesidir.
Görev olan çareler
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Erken uyuyup erken kalkmak gerekir
Sabah namazı ile bitecek bir gecenin sorumsuzca harcanması anlamı taşıyabilecek davranışlardan kaçınılmalıdır. Yatsı namazının vaktinde eda edilmesini esas alarak uygulayacağımız bir takvimde, işlerimizi sağlık, maişet ve dinimize hizmet gibi bölümlerden oluşan birinci grup, eğlence ve kültür gibi ertelenebilirden oluşan ikinci gruba ayırmalıyız. Sonra da bunların arasında bir sabah namazını ertelemeye değebilecek olanı var mıdır diye tekrar bir tasnif yapmalıyız.
Neticede bizim için sabah namazı, o günü feyizli ve bereketli geçirmenin, Allah'ın zimmetinde olarak güne başlamanın teminatıdır. Sabah namazı değil, onun camide cemaatle edasını kendimize hedef haline getirmek durumundayız.
Yaşadığımız hayatın, bize dayatılan tarzın namazımıza rağmen değil, namazla paralel yürümesi, bizim bir imtihanı kazanmamız veya kaybetmemiz anlamına gelecektir.
Geceden sabahı gösteren işaretler
'Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yatsı namazından önce uyumayı, yatsıdan sonra da konuşmayı hoş görmezdi.' (Buhari, Mevvakit, 13, (547) Başka bir rivayette de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabına yatsıdan sonra oturmayı menettiği rivayet edilmiştir. (İbni Mace, Salat, 12 (703)
Gece uykusunun gecikmesi dolayısıyla da sabah namazının kaçırılmasına karşı tedbir öne çıkarılıyor.
Bu yüzden âlimler, yatsıdan önce kestirmeyi, namazdan sonra da ilmî ve dini faaliyetler dışında bir nedenle oturmayı kerih görmüşlerdir. (Tühfetülehvezî, 18, hadis şerhi)
Sabah namazı ciddiyeti, onun vaktinin girmesinden önce, yatsı namazında başlamaktadır. Bu bir yaşam türüdür. Hayatın beşe bölünüp kullanılması mantığı buna dayandırılmıştır.

[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

ve bir kıssa

Namaz Kılan Askerin Muhteşem Cevabı

Bir asker,namaz kılan (en zor şartlarda bile terk etmeyen) diğer askere
sordu:

Arkadaş kaçıncı asırda yaşıyoruz ? Niçin kendini zahmete sokup her
gün 5defa namaz kılıyorsun

Namaz kılan asker, tam o sırada uzaktan görünen teğmeni gösterdi:
-Şu insan; niçin yanından geçerken toplanıyor,
selam veriyor ve bütün emirlerine itaat ediyorsun 'yat'dese yatıyor, 'kalk'dese
kalkıyorsun? O da senin gibi iki ayağı, iki eli ve bir başı olan birinsan
değil mi?'

Diğer asker cevap verdi:

-'Evet! O da benim gibi bir insan ama rütbesi var,omuzun da yıldızı
var'

Namaz kılan askerin cevabı müthişti:

-Ey arkadaş!Sen omuzun da bir tane yıldızı var diye senin gibi bir insana
itaat ediyorsun da ben, yerdeki kumlar adedince yıldızları olan ve hepsini
tespih tanesi gibi kudret eliyle çeviren Allah'a(cc) niçin itaat etmeyeyim?
Niçin namaz kılıp emrini yerine getirmeyeyim?






__________________


H~ala izindeyiz..
A~dımlar kaybolurken karanlıkta..
M~enzile ramak var ey dünya!
A~şk'a birkaç dakika..
S~eninleyiz ey cennet kokan sevda..!
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
MGF Sanal Takip Ekibi

Konu sevgiliye sevdalı tarafından (03.12.09 Saat 18:51 ) değiştirilmiştir..
View sevgiliye sevdalı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için sevgiliye sevdalı kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
bişnev (03.12.09), evlad-ı fatihan (03.12.09), muallim (03.12.09)
Alt 03.12.09, 18:32   #2
muallim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 3461
Üyelik tarihi : 29-03-2009
Konuları : 654
Mesajlar : 4,482
Teşekkürleri: 10,380
2,954 mesajına 5,392 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 muallim is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Geceden sabahı gösteren işaretler
'Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yatsı namazından önce uyumayı, yatsıdan sonra da konuşmayı hoş görmezdi.' (Buhari, Mevvakit, 13, (547) Başka bir rivayette de Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabına yatsıdan sonra oturmayı menettiği rivayet edilmiştir. (İbni Mace, Salat, 12 (703)
Gece uykusunun gecikmesi dolayısıyla da sabah namazının kaçırılmasına karşı tedbir öne çıkarılıyor.
Bu yüzden âlimler, yatsıdan önce kestirmeyi, namazdan sonra da ilmî ve dini faaliyetler dışında bir nedenle oturmayı kerih görmüşlerdir. (Tühfetülehvezî, 18, hadis şerhi)
Sabah namazı ciddiyeti, onun vaktinin girmesinden önce, yatsı namazında başlamaktadır. Bu bir yaşam türüdür. Hayatın beşe bölünüp kullanılması mantığı buna dayandırılmıştır.


Allah c.c. razı olsun.
__________________
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]




" Kişi Sevdiği ile Beraberdir "

(Hadisi Şerif)

"İlim mü'minin en yakın dostudur.
Akıl onun yol göstericisi;iyi,yararlı amel,işlerini düzene sokucusudur.
Yumuşak huyluluk onun veziri,sabır onun hükümdarı,şefkat ve merhamet onun babası,hazımlı olmak onun kardeşidir."
View muallim'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için muallim kullanıcısına teşekkür edenler:
sevgiliye sevdalı (03.12.09)
Cevapla

Etiket
namazı, sabah

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Şu sabah namazı II Alemdâr-ı İslâm NAMAZ PLATFORMU 0 03.12.09 08:28
Şu sabah namazı I Alemdâr-ı İslâm NAMAZ PLATFORMU 0 03.12.09 08:25
“Sabah namazı yüzünden Ateist oldum” Cihad Yıldızı SERBEST KÜRSÜ 3 29.07.09 09:33
Haftanın Hadis-i Şerif Konusu: Sabah Namazı Sükut-u Leyl Haftanın Hadis-i Şerifi 17 26.07.09 16:47
işte sabah.... Sükut-u Leyl GENEL EDEBİYAT 2 14.06.09 23:58

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:43 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.