|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 220 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLİ GAZETE ''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu'' |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Hasretler bir selamla dinermiş...
Siz okurlarımızın duaları hep bizimle oldu. 'Niçin yazmıyorsunuz' serzenişlerinizle mahcup olduk. Hep desteğinizi ve teşviğinizi gördük. İşte yine buradayız; yine birlikteyiz. Yine aynı muhabbet ve aynı heyecanla 'merhaba' diyoruz. Kapalı kapıları Kulis Ankara'da yine birlikte aralayacağız. Türkiye'mizde ve dünyada olup bitenlere dair fotoğrafın parçalarını yine birlikte bütünlemeye çalışacağız. Kulislerde konuşulanları, yine bu sütunlarda fısıldayacağız kulaklara... Fincancı katırlarını yine ürkütecek, yine zülfüyare dokunacağız. İnşallah kaldığımız yerden devam edeceğiz... Evet, hasretler bir selamla dinermiş: Esselamu aleyküm.. "Dikkat! Muhterem okuyucularımız; Yurdumuzda İslami gelişmenin öncülüğünü yapan, milletimize eski haşmet ve önderliğini tekrar kazandırma azim ve imanının temsilcisi olan, İmam - Hatip Okulları kapanma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Milli Eğitim Bakanlığı'nın Eylül'ün 28'inde toplanacak olan 8. Eğitim Şurasına getireceği bir teklifle 4 senelik orta kısımlar kaldırılmak isteniyor. Eğer bu teklif kabul edilir ve İmam-Hatip Okullarının orta kısımları kaldırılırsa bu okullar, bir meslek okulu olma niteliklerini kaybedecekler, okullara rağbet azalacak ve zamanla kapanmış olacaktır. Tehlike cidden büyüktür. Bu hususta basında çıkan yazıları da takip etmenizi, meseleyi yakından izleyip bu kararın okulların kapanmasına sebep olacağını ilgililere izah etmenizi, çevrenizden 8. Eğitim Şurasına iştirak edecek delegelere bu hususu anlatarak bu meselede bize yardımcı olmanızı ehemmiyetle rica ederiz... Allah yardımcımız olsun.. Selamlar..." Alıntıladığımız bu metin, Tohum dergisinin Ağustos 1970 tarihli 53. sayısının başyazısı. Başyazıda vurgulanan tehlikeyi 'İmam Hatip Okulları kapatılıyor mu?' başlığıyla kapak yapan Tohum, İmam-Hatip Okulu Mezunları Cemiyeti'nin yayımladığı bir fikir ve düşünce dergisi. Lakin neredeyse kırk yıl önce dikkat çekilen İmam Hatipler konusu ne hazindir ki neredeyse birebir 40 yıl sonrasının da meselesi. Başyazı, sanki bugünlere dair bir çağrı, bugünlere dair bir uyarı. Peki, 40 yıl öncesinin bu başyazısı bugün bize neyi anlatıyor... * İmam Hatip'lerin orta kısımları on yılı aşkın bir süredir kapalı bulunduğuna göre; kırk yıl öncesinden yapılan bu uyarı bugünkü vurdumduymaz duruşumuzu gözden geçirmemiz gerektiğini anlatıyor. * Kapatma konusu 1970'lerde de dergilere kapak konusu oluyorsa; birilerinin yıllardır İmam Hatiplere karşı yürüttüğü hasmane tavır, günlük politik bir çekişmeyi değil köklü bir savaşı ifade ediyor. * 1970'lerdeki İmam Hatiplerin orta kısımlarının kapatılarak zayıflatılması projesinin, 28 Şubat süreciyle Refahyol iktidarının ancak iktidardan uzaklaştırılmasından sonra hayata geçirilebilen 'Kesintisiz 8 yıllık zorunlu eğitim' modeline de temel oluşturduğunu görüyoruz. * 28 Şubat sürecinde bazı çevrelerin özellikle Refah Partili sözcülerin 'İmam Hatipler Refah Partisi'nin arka bahçesidir' dediğine dair mesnetsiz iddiaların gerçekle bir ilgisi olmadığını da anlıyoruz. Bu proje Refah Partisi döneminden yıllar önce 1970'lerde pişirilen bir proje olduğuna göre 'arka bahçe' aldatmacasında da maske düşüyor. * Bugünlerde İmam Hatipler katsayı tartışmalarıyla yine gündemde. YÖK'ün katsayı kararı, Danıştay'ın yürütmeyi durdurması. Cılız tepkiler ortaya koyan bir kamuoyu.. İki dönemdir Meclis'te büyük çoğunluğa sahip olan 7 yıllık suskun bir AKP iktidarı... Katsayı konusuna kilitlenen ancak bu konuda bile ciddi bir tepki ortaya koyamayan kamuoyu, İmam Hatiplerin orta kısmının hala kapalı olmasıyla ise hiç ilgilenmiyor. İmam Hatiplerin orta kısımlarının yeniden açılması konusunda tek bir adım dahi atmayı düşünmeyen iktidar, elma şekeri misali katsayı aymazlığıyla siyasi rant peşine düşmüş görünüyor. Herkes ve hepimiz açısından samimi bir duruşa ihtiyaç var. 'Marshall' deyip geçmeyin! Malumunuz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın son Beyaz Saray seferi (son sefer diyoruz zira hafızamızda yer ettiği kadarıyla Bush, Tayyip Bey'i Beyaz Saray'da tam 5 kez konuk etmişti) DTP'nin kapatılma haftasına denk gelince biraz gümbürtüye gitti. Ortadoğu'yu ateşe veren şahin Bush'un bugüne kadar Başbakan'ımıza bulunduğu ricaların nerdeyse birebir aynısının güvercin (!) Obama'nın talep listesinde görmek doğrusu bizi hiç şaşırtmadı. Obama-Erdoğan görüşmesi aslında Bush-Erdoğan görüşmelerinin turnusollanmış kopyasaydı.. Tek fark, Obama ile Erdoğan'ın rutinin dışına çıkarak başbaşa kalmaları ve alışılmışın dışında tutanaksız uzun bir görüşme yapmalarıydı. Bu görüşmeden geriye kalan ise diplomatik başarısızlığın faturasının Türkiye'nin Washington Büyükelçisine kesilmesi ve kızağa alınmasıydı... Bu yazımızda Obama-Erdoğan görüşmesinin geniş bir analizini yapacak değiliz. Başbakanlarımızın Amerika seyahatlerinde lobi ya da think-thank kuruluşlarında yapılan konuşma ve ziyaretler en az Beyaz Saray temasları kadar önemlidir. Daha önceki Amerika seferlerinde (!) CSIS ve ADL gibi çok ünlü Yahudi lobi merkezlerinde bir çok kez ağırlanan Tayyip Bey bu kez Alman Marshall Fonu'nda görüldü. Büyütecimizi bu Fon'un üzerinde gezdirmekte fayda var Fon'un başında 'Alman' ibaresinin bulunması kimseyi şaşırtmasın. Alman Marshall Fonu, ADL ve CSIS gibi doğrudan bir Yahudi kuruluşu olmasa da Yahudi lobisinin kontrolündeki bir organizasyon. Marshall Fonu, 1950'li yıllarda ikinci dünya savaşında yerle bir olan Avrupa ülkeleri ile Türkiye'ye yardımlarda bulunan fondu. Yani Amerika adına para dağıtan fon. Marshall Fonu'nca yapılan yardımlarla aslında iki kutuplu dünyanın Batı yakası inşa edilmiş oldu. Doğu Bloku'ndan gelecek tehlikelere karşı Avrupa ülkeleri ve Türkiye ABD'nin güdümünde özgür (!) coğrafyaya bu fon eliyle dahil edildi. Marshall Fonu, 1970'lerde Almanlara devredilir. Almanlar böylece bu fon aracılığıyla Amerikan çıkarlarının Avrupa bekçiliğini üstlenmişti. Aslında Amerika, Marshall Fonu ile o yıllarda adım adım kurulmakta olan Avrupa Birliği'nin lider ülkesini de belirleyen ülke olmuştu. Amerika merkezli Alman Marshall Fonu'nun bugünkü yönetiminde de geçmişte olduğu gibi Musevi isimler dikkat çekiyor. Yahudi asıllı Amerikan diplomat ve Kohen Grup isimli bir Yahudi finans gurubunda da görev almış olan Marc Grossman en ilginç isim olarak karşımıza çıkıyor. Marc Grossman Türkiye kamuoyunun yabancı olmadığı bir diplomat. Alman Marshall Fonu'nun Türkiye ile yakından ilgilendiğini de biliyoruz. Şubat 2005'te Ankara'da ofis açan Fon, Türkiye'nin AB üyeliği için lobi faaliyeti yürütüyor. Fon'un bu alicenaplığına karşı Türkiye'ye de Karadeniz havzasında Rusya'ya karşı bir rol biçildiğini söylemek yanlış olmaz. 1950'lerin Marshall stratejisi dünya patronluğunda ipin ucunu yavaş yavaş elinden kaçıran Amerika için yeni bir çıkış olarak görülüyorsa eğer; Alman Marshall Fonu'na yine iş düşecek demektir: Parayla yeni bir sömürü dünyasının inşası. Bunu biliyor muydunuz? Dönemin ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Richard Burt'un, M. Ali Birand ile yaptığı bir söyleşide, "Bir tek Amerikan askerini Türkiye'de tutmak bize yılda 90 bin dolara mal oluyor. Oysa bir Türk askerinin Türk hükümetine maliyeti yılda 6 bin dolar..." dediğini biliyor muydunuz? Sözün özü Bir yere varmanın ilk adımı, bulunduğunuz yerde kalmamaya karar vermektir.... Kulis Ankara |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Derin ilişkilerde bizleri aydınlatan Kulis Ankara ekibinin tekrar yazması çok güzel bir haber.
Hayırlı olsun. ![]() |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler: | Durr-û Meknûn (18.12.09) |
![]() |
| Etiket |
| bir, dinermiş, hasretler, selamla |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|