|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 228 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLİ GAZETE ''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu'' |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,632
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
![]() AKP 'fecri kazib' mi? Dikkat edilirse, bence önemli olan bir "konu"yu ele alıp bu köşenin müsaadesi nisbetinde olabilecek en "geniş" şekliyle siz değerli okuyucularımıza sunmaya çalışıyoruz... Türkiye öylesine canlı, hareketli ve merkezî bir ülke ki; gelişen ve değişen dünyamızın tam da orta yerinde, hem kendi toplumunun, hem en geniş şekliyle bölgenin (Ortadoğu ve İslâm âlemi), hem de bütün dünyanın/insanlığın gelişmelerine ayak uydurmaya çalışıyor. Bunu ne kadar başardığı tartışılır. Zaten hep bunu tartışıyoruz... Birkaç gün veya birkaç haftadır, -daha doğrusu "seçimden önce ve seçimden sonra" olmak üzere,- bazı "önemli meseleleri" konu bütünlüğünü birbirinden koparıp dağıtmadan, gruplar hâlinde ele almaya çalıştık. Bunu yaparken "müzmin muhalif" veya "fanatik taraftar" gibi değil; "çare ve çözümlerini" hattâ gerekirse "plan ve projelerini" de ortaya koyarak, ele aldığımız konu ile ilgili "tesbit, teşhis, yorum ve değerlendirmeler" yapıyoruz... Bu dönem yani "seçim öncesi ve sonrası dönem" ile ilgili yazılması ve yapılması gereken yorumları yeterince yaptığımız ve yazdığımız kanaatindeyiz; artık yeni bir döneme ve yeni bir merhaleye geçelim, "daha derin ve daha geniş konular" deryasına dalalım... Yazılarımızdan olabilecek en geniş şekliyle ve gerçek anlamda yararlanmak isteyenler, sıcak gündemden kopmadan yapmaya çalıştığımız bu çabaya dikkat etmeliler. Bu zaruri genel girizgahtan sonra, başlıktaki konumuza gelelim ve şöyle bir giriş yapalım. Bir yazar (Etyen Mahçupyan, Zaman, 13.7.2011) bugünkü "AKP'yi anlamak" başlıklı yazısına "Bir yazımda AKP'nin Türkiye için 'küçük bir mucize' olduğunu yazmıştım." diyerek başlamış. Mucize şöyle devam ediyor: "Mucizeler gerçekleştiği anda dikkatimizi çekerler ve aşırı önemsenmeleri sayesinde de mucizevi olarak algılanmayı sürdürürler. Bugün bütün projektörler AKP üzerinde..." "AKP'yi anlamak" yazısı şöyle bitiyor: "Bütün bu arka plan önünde AKP toplumun yüzde elli oyunu alan, bu oyu korumak isteyen bir parti. Oy kaybı ihtimali AKP'yi diğer partilere oranla daha derinden etkiliyor, çünkü bu tür bir sonuç AKP'nin hizmet-sorumluluk-denge-uzlaşma-reform zincirini taşımada yetersiz kaldığının, göreve hakkıyla icabet edemediğinin kanıtı olacak..." AKP kurulup bir yıl sonra tek başına iktidar olunca, AKP Genel Başkanı ve Başbakan R. T. Erdoğan ile "müşterek dostumuz" olan muhterem bir zat (kendisi önemli bir dinî ve sosyal kuruluşumuzun genel başkanıdır), AKP'nin bu "mucizevi başarısı" sonrasındaki ilk karşılaşmamızda "AKP'nin başarısına gıpta ediyorsun değil mi?" demişti. Kendisinin çok "gıpta ettiği" öylesine belliydi ki! Şöyle cevap verdiğimi hatırlıyorum: "Müsaade edersen bunun cevabını iki-üç yıl sonra vereyim." Nitekim birkaç yıl sonra bizzat kendisi ve özellikle başında bulunduğu kurum sorunlar yaşamaya başlayınca "gıpta etmemeye" başladı! Mesela; ikimizin hayallerinden olan "faiz, başörtüsü, katsayı, küçük yaşta Kur'an eğitimi.." gibi "sorunların çözümü" bir yana; AKP döneminde "zina serbestliği" bile kanunen başladı!!! Bugün başlayıp yarın da yazmaya devam edeceğim bu konuyu, yakın çalışma arkadaşım tıp doktoru ve bilgisayar mühendisi M. Lütfi Hocaoğlu yazmama vesile oldu. Kendisi üç hafta önce (19-25 Haziran "Adil Düzen Dergisi"nde) "Fecr-i Kazib" başlıklı bir yorum/değerlendirme yaptı, yarın yazacaklarım o değerlendirmeye istinat edecektir. İşte bu Lütfi kardeşime 8-9 yıl önce yani AKP'nin tek başına iktidara geldiği yıl, tek cümlelik bir değerlendirme yapmasını istemiştim. O anda yoldaydık, yerini bile unutmadım, mekan olarak İstanbul Boğazı üzerindeki Fatih Köprüsü'nden geçiyorduk, birlikte haftalık seminer çalışmalarımıza gidiyorduk... O günkü kısa değerlendirmesi şöyleydi: "Allah bu millete ve özellikle Müslümanlara, meselelerin AKP anlayışı ve zihniyeti ile de çözülemeyeceğini gösterecek ve artık istikamet mecburen "Adil Düzen" olacak..." Bu konudaki "daha geniş ve daha derin değerlendirmemiz" yarın... |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,632
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
AKP 'fecri kazib' mi?2 Bugün yazdıklarımın daha iyi anlaşılması için önceki yazımın okunması faydalıdır. Bugüne "Fecr-i Kazib"i tanımlayarak başlayalım: Güneş doğarken meydana gelen aydınlanma olayına "fecr" denir. Bu fecr doğrudan gerçekleşmez. Önce kısa süreli bir aydınlanma olur, sonra tekrar kararma olur ve arkasından "gerçek fecr" meydana gelir. Bu gerçek fecre "fecr-i sadık" (doğru fecr) denir. Gerçek fecrden önce meydana gelen kısa süreli fecre ise "fecr-i kazib" (yani "yalancı fecr") denir. AK Parti kuruluşundan itibaren girdiği her üç seçimi de oyunu artırarak kazandı... AK Parti bu üçüncü ve bana/bize göre de sonuncu iktidarında neler yapacak?.. Soru/n: "Faizli Düzen" ilk iki dönemde var gücüyle devam etti, faizli bankalar en çok kâr eden kurumlar oldu. Son dönemde de "Faizli Düzen" aynen devam mı edecek? Cevap: Elbette devam edecek. Çünkü ne AK Parti ne de muhalefetteki başka parti "Faizsiz Düzen" nasıl kurulur, "Faizsiz Banka" nasıl çalıştırılır, bilmiyor ve gerçekleşebileceğini "hayal" bile edemiyor; "hayal" bile edemeyeceği şeyi nasıl yapacak, nasıl gerçekleştirecek? Soru/n: AK Parti Avrupa'nın en büyük "adalet saraylarını" inşa etti, hakim ve savcı sayısını artıracağını söylüyor. Böylece yıllarca süren mahkemeleri sona erdirebilecek mi? Adaleti kısa sürede sağlayacak bir "sistemi" getirebilecek mi? Cevap: Devasa büyüklükte, Avrupa veya dünyanın en büyük "adalet saraylarının" yapılıyor olması, "adalet"in iyi sağlandığını değil, kötü sağlandığını gösterir. AK Parti çözümü "hakimlik sistemi" içinde aradıkça asla ve asla çözüme ulaşamayacaktır. Çözüm "hakemlik sistemi" olmalıdır. Soru/n: Çoğunluk demokrasisi devam mı edecek? Cevap: Ne AKP'nin ne diğer partilerin ne de bütün dünyanın aklına başka türlü bir "demokrasi" gelmiyor ki? Bir grubun diğer grubu kendi istediği gibi, diğer grubun istemediği gibi yaşamaya zorladığı "çoğunluk demokrasisi" dışında bir demokrasi akıllarına bile gelmez, hayal bile edemezler; "hayal" bile edemeyecekleri "demokrasi"yi nasıl getirecekler. Çoğunluk demokrasisinde herkesin hedefi ezici çoğunluk içinde olup diğer tarafı ezmek değil midir? Soru/n: AK Parti "adil bir anayasa" yapabilecek mi? Cevap: İnsan aklı her zaman en iyiyi bildiğini zanneder. Bu nedenle 'ölüm kötüdür' der, idam cezasını kaldırır; 'boşanma kötüdür' der, boşanmayı zorlaştırır! İnsan böyle düşünerek "anayasa" yaparsa korkunç bir yanılgı içinde "en berbat anayasayı ve devlet düzenini" getirir. Allah insan için en iyi olanı bilendir. Bu nedenle eğer anayasa Kur'an'dan elde edilen delillerle yapılmazsa, "şimdiki anayasadan bile çok daha berbat bir anayasa" ile karşı karşıya kalırız. Soru/n: Ekonomik göstergelerin iyi olduğu söyleniyor. Bu dönemde de ekonomi iyi mi olacak? Cevap: Ekonomik göstergelerin iyi olması ekonominin iyi olduğunu göstermez. Çünkü sanal bir birim olan "karşılıksız para"ya, yani "dolar"a endekslenmiş "ekonomik göstergeler" sadece göstergedir, "reel" değildir. Finans ekonomisi, reel ekonomi diye ikiye ayrılmış ekonomi saçmadır, "faiz düzeni"dir, "zulüm düzeni"dir. "Faizsiz Ekonomi"nin gelmesinin tek yolu Kur'an'dan delillendirilmiş "ekonomik düzen"in gelmesidir. Ancak maalesef ne AK Parti ne de Meclis'teki başka bir parti bunu "hayal" bile edemedikleri gibi, bunu yıllardan beri anlatan Adil Düzencilerle "hayalciler" diye dalga geçmektedirler!!! Bütün insanlar, doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine bütün dünya dört gözle "Adil (Ekonomik) Düzen"i bekliyor; büyük çoğunluğu adını bilmiyor ama bekledikleri bu. Refah içinde yaşadıkları düşünülen ekonomik endeksleri yüksek ülkeler bile, dört gözle "Adil (Ekonomik) Düzen"i bekliyor. Çünkü o endeksler ortalamadır. Endeks ne kadar yüksekse, az sayıda çok "zengin" vardır, çok sayıda "fakir" vardır. O çok sayıdaki "fakir" her gün korku içindedir, açlık ve sefalet korkusu yaşamaktadır. Bu nedenle o endeksleri yüksek ülkelerin bu fakir halkları da dört gözle "Adil Düzen"i beklemektedir. AKP'nin bu son gelişi "fecr-i sadık" değil, "fecr-i kazib"dir. "Adil (Ekonomik) Düzen" geldiği zaman "fecr-i sadık" doğacak, "hak" gelecek, "adalet" gelecek, "zulüm/ler" sona erecektir. (Teşekkürler Lütfi!) |
|
|
![]() |
| Etiket |
| akp, erol, fecri, kazib, mireşat, nuri |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Vaatler ve yapılamayanlar.Reşat Nuri Erol | Adige Abzakh | MİLLİ GAZETE | 0 | 18.07.11 14:58 |
| İkrazatçılık!.Reşat Nuri EROL | Adige Abzakh | MİLLİ GAZETE | 2 | 24.11.10 08:38 |
| Millî Görüş ve insanlık nerden nereye?.. / Reşat Nuri Erol | Alemdâr-ı İslâm | MİLLİ GAZETE | 8 | 26.10.10 07:08 |
| Adil Ekonomik Düzende neler yapılacak? -R.Nuri Erol | Vukuf-i Kalbi | EKONOMİ VE PARA | 0 | 23.12.08 10:23 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|