| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,927 | Üyeler: 10,668 | Online: 228 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » MİLLİ GAZETE »

MİLLİ GAZETE
''Hak Geldi, Batıl Zail Oldu''

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06.01.12, 19:23   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart Büyük satranç tahtasında oyun içinde oyun

Büyük satranç tahtasında oyun içinde oyun

06 OCAK 2012

Son bir aydır bu sayfada ´Haberlerin ağına Takılmadan Gerçeği Bulmak' ve 'Stratejik Akıl- Tuzak' başlıklı bir seri yazı yazmamda ki maksat, Türkiye'nin jeopolitik, jeostratejik, jeoekonomik ve jeokültürel yapısından dolayı, küresel güçlerin ve bölgesel güçlerin etkileşim alanı içerisinde bulunmasından dolayı her türlü tuzağa ve oyuna açık olduğuna dikkat çekmek içindi. Bu noktada toplumsal bir şuur inşa etmek ve olaylar karşısında itidalimizi kaybetmeden doğru teşhis koyup, doğru tedavi yapabilmek ve dosdoğru bir yol tutturabilmek içindi. Toplumsal şuur oluşturmak, münevverlerin, aydınların, bilim adamlarının ve kanaat önderlerinin görevi olmalıdır. Söz konusu insan unsurunun, siyasetçilerin ve devleti yönetenlerin üzerinde ufuk açıcı ve yönlendirici bir görevi bulunmaktadır. Siyasetçilerin taraf tutması ve birbirini yok edecek tarzda bir dil kullanmaları karşılığında Stratejik akıl sahipleri dur diyecek çıkışları yapmaları gerekir. Türkiye'de ne yazık ki bu akıl çalışmıyor ve bu yaklaşım itibar görmüyor. Farklı açılardan olaylara bakabilmek karşı tarafın adamı olmakla ya da komplocu olmakla vasıflandırılıp susturulmaya çalışılıyor. Unutmayalım ki bu gün yaşadıklarımızın çok daha fazlası Osmanlıda yaşanmıştır. Tarafların birbirini anlamak istememeleri ve çatışmayı derinleştirmeleri sonucu koca bir imparatorluk parçalanıp gitmiştir. İmparatorluğun dağılmasının acılarını bu topraklarda 100 yıldır dindirebilmiş değiliz.
Bu yazıda Uludere Olayı bağlamında bazı noktalara dikkat çekilmek istenmektedir.


PKK ile Mücadele de Yeni Konsept


Terörle mücadelede alınan önemli bir karar, bütün bilgilerin tek bir elde toplanması, istihbarat bilgilerin paylaşılması ve polisin özel hareket biriminin devreye sokulması olmuştur. Güvenlik ve istihbarat birimlerinin birlikte hareket etmesi ile PKK'ya son zamanlarda ciddi darbeler vurulmaya başlanmıştır. PKK'nin bu kadar ağır darbe alması kimleri rahatsız etmiştir?
Beşir Atalay'ın üzerinde çalıştığı ikinci açılım paketi ve Bülent Arınç'in Mecliste Kürt sorunu ile ilgili yaptığı açıklamalar, Kürt sorununun çözülmesini istemeyen tüm çevreleri rahatsız etmiştir. Bunlar kimlerdir?
Uludere olayına bu açılardan bakıp olayın vukubulmasından kimler yararlı kimler de zararlı çıkmaktadır? Bu olay sadece Türkiye'nin iç dinamikleri ile açıklanabilir mi? Bu sorunun cevabı son operasyonun iç ve dış müttefiklerini ortaya çıkaracaktır.



Bir Kaçakçılık Olayı


Kaçakçılık Güneydoğu Halkının normal geçim kaynaklarından biridir. Van-Hakkari - Şırnak hattı kaçakçılığın en yoğun yapıldığı güzergahtır.
Bu hatta uyuşturucu, silah, akaryakıt, sığara, içki, hayvan kaçakçılığı v.b. yapılır. PKK'da bu hattı kullanmaktadır. Dolayısıyla kaçakçılık yapan iki insan unsuru söz konusudur: 1- PKK, 2- Sade vatandaşlar. Bazen bu iki insan unsuru birlikte kaçakçılık yapmaktadır. Daha doğrusu PKK Sade vatandaşın kafilesine sızarak kaçakçılığa ortak olmaktadır.
Askerin arşivinde bu bölgede kaçakçılık yapanların kimler olduğu bellidir. Kaçakçılık profesyonel bir iş olduğuna göre son hadise de nasıl olur da çocuk yaşlarda ki insanlar devreye sokulmuştur. Medyada ki bilgilere göre aile kaçakçılığa çıkmadan önce güvenlik birimlerine haber verirmiş, ancak son olayda haber vermeden çıkılmış.
Bu noktada şu iki sorunun sorulması ve cevaplarının objektif olarak alınması gerekmektedir:
1- Liseli çocuklar daha öncede kaçakçılık kervanına katılıyormuydu? Eğer katılmamışlarsa bu sefer bunları kim devreye soktu ve niçin?
2- Her kaçakçılığa çıkılışta güvenlik birimlerine haber verilirken şimdi niçin haber verilmemiştir?
Devletin kendi vatandaşını kaçakçılığa itmesi, mecbur bırakması önemli bir hadisedir. Ancak daha da önemli olan, kanunen suç, yasak olan bir eylemin bizzat güvenlik birimlerinin ilgisi ve bilgisi dahilinde gerçekleştiriliyor olmuş olmasıdır. Bunu gelmiş geçmiş tüm iktidarlarda bilmektedir. Türkiye'nin tezadı, yanlış tutum ve tavrı buralardan başlamaktadır. Bu zemin güzel tuzak kurulacak bir zemindir.



Karmaşık İlişki Ağı Olan Bir Aşiret


Mevcut kaçakçılık hattını bir taraftan PKK kullanırken diğer taraftan Askerin ilgisi ve bilgisi dahilinde 'Derin devletin aşireti'(Taraf 31 Aralık 2011) olarak isimlendirilen Encü Aşireti de kullanmaktadır. Uludere ilçesinin Ortasu Köyü'nde yaşayan Encü ailesi, büyük bir aile olup ailenin bir bölümü Türkiye'de bir bölümü Zaho'da Kuzey Irak'ta yaşamaktadır. Ailenin Barzani'ye yakınlığı vardır. Aile, PKK ile verilen mücadelede etkin bir rol aldığı için, bölgede görev yapan güvenlik birimleri tarafından sevilen bir ailedir(Dünya Bülteni 31.12.2011). Medyaya yansıyan bilgiler çerçevesinde Korucubaşı Dirbaz Encü diye bilinen kişi, Roj TV tarafından sıkça hedef gösterilmiş, bölgede JİTEM'le birlikte çalışmış ve bölgede ne kadar üst düzey yetkili varsa hemen hepsi ile ahbaplık etmiştir. "Dirbaz Encü'nün Cem Ersever'den Yeşil'e, Levent Ersöz'den Mustafa Bakıcı'ya kadar bölgede görev yapmış olan komutanlarla dostlukları var"(Emre Uslu Taraf 31.12.2011).
Bu bilgiler ışığında Encü ailesi, Askerin Ergenekon kanadı, Ergenekon dışı kanadı, PKK ve Barzani ile 4'lü bir ilişki içerisinde olduğu ifade edilebilir. Dolayısıyla aile içersinde çift taraflı çalışabilen ajanlar olabilir. Haber verilmeden ve de çocuklarla kaçakçılığa çıkılmasında bu mekanizmanın etkisi olmuş olabilir.



Bir İstihbarat Yanıltması


Uludere olayı ciddi bir istihbarat yanıltması üzerine kurgulanmıştır. Medyada yer aldığı şekliyle MİT ile Genelkurmay arasında bir istihbarat bilgisinin paylaşılması söz konusudur. MİT, 14 Ekimde, Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı'na "Türkiye metropollerine eylem yapacak HPG mensuplarına Irak'ın Kuzey'inden silah/mühimmat ve malzeme aktarımının kaçakçılar vasıtasıyla yapıldığı/yapılacağı" bilgisini içeren bir rapor gönderiyor. 21 Aralık 2011'de MİT Jandarma Genel Komutanlığı'na "Fehman Hüseyin'in içinde olduğu 50 kişilik bir terörist grubun sınırda olduğu ve son dönemdeki kayıpların intikamının alınacağı bir baskın yapılacağı." raporunu gönderiyor. MİT'ten gelen bu istihbaratın ardından, konu 2. Ordu Komutanlığı'na aktarılıyor ve Heronların, ilgili kordinatlarda inceleme yapması isteniyor. (Mehmet Baransu, Taraf, 31.12.2011)
Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, MIT üzerinden gelen bilgide Fehman Hüseyin'in sınırdan kaçakçı kılığında giriş yapacağı olgusudur. Asıl yanıltma bu bilgi üzerinden yapılmıştır. MIT çok emin kaynaktan aldığı bu bilgiye aşırı güvenmiştir. Bölgenin kontrol altına alınmamış olması ve kaçakçılara dur ihtarının yapılmamış olması, Fehman Hüseyini elden kaçırmayıp PKK'ya öldürücü bir darbe vurma arzusundan kaynaklanmaktadır. Anlaşılan o ki, asıl oyun bu bilgi yanıltması, çocukların kaçakçı olarak kullanılması ve kaçakçılığa çıkarken güvenlik birimlerine haber verilmemesi üçgeni üzerine kurulmuştur. Operasyonu düzenleyen konsorsiyum daha sonrası için her türlü imkanı seferber ederek çocuklar üzerinden tam bir psikolojik savaş yürütmüştür.

İç ve Dış Dinamiklerin Arakesiti ya da Ürkütülen Fincancı Katırları

Türkiye'nin jeopolitik, jeostratejik, jeoekonomik ve jeokültürel yapısından dolayı, küresel güçlerin, bölgesel güçlerin ve komşuların etkileşim alanı içerisinde bulunmaktadır. Bu güçlerle değer ve/veya çıkar çatışması bir şekilde ülkenin içerisinde etkili olmaktadır. Türkiye'nin tarihten devr aldığı miras, bu etkileşime imkan vermektedir. Türkiye bir taraftan Büyük Ortadoğu projesinin diğer taraftan Büyük İsrail projesinin hedef tahtasındadır.
Diğer taraftan Türkiye'de ki sistem Lozan'da Batılıların güvencesi altında kurulduğundan dolayı sistemi, tehlikeye atacak, sıkıntıya sokacak her gelişme anında iç ve dış ittifakın kurulmasına imkan vermektedir. Ayrıca gerek küresel ve gerekse bölgesel güçler Türkiye'nin güçlenmesini istememektedir.
Türkiye'nin komşuları da Türkiye'nin kuvvetlenmesini istememektedir. Türkiye'de Füze kalkanının kurulması ile İran'la, Suriye'de ki olaylar nedeniyle Suriye yönetimi ile Filistin olayları nedeniyle İsrail'le Kıbrıs dolayısıyla hem Rum kesimi hem de Yunanistan'la olan ilişkilerimiz gergindir. İran-Irak-Suriye-Lübnan hattı Iran için son derece stratejik bir hat olup Suriye'nin varlığına bağımlıdır. Bu eksenin Türkiye ile ciddi sıkıntıları vardır. Iranlı Milletvekilinin Türkiye kendi halkını bombalıyor diye açıklama yapmasına bu açıdan bakmakta fayda vardır.
PKK içerisinde beş grubun varlığından bahsedilmektedir: 1- ABD, 2- Almanya,3-İsrail, 4- Suriye, 5- Türkiye. Bu nedenle Uludere olayında PKK'nin içinde ki Suriye ayağının payı olmuş olabilir. Türkiye açısından operasyondaki ana hedef, Suriye uyruklu Feyman Hüseyin ekibi idi. Alınan istihbaratın bu ağırlıklı olmuş olması, işin içerisinde Suriye ittifakının olabileceğini göstermektedir.
Diğer taraftan Türkiye İsrail ilişkileri son derece gergindir ve Türkiye Filistin başbakanı İsmail Heniye'yi ağırlamıştır. Eğer bu ziyaret daha önce planlanmış ise İsrail'in bundan çok fazla rahatsız olmuş olması normaldir. Uludere olayında ki istihbaratın İsrail Yapımı Heronlar tarafından verildiğini düşünürsek İstihbarat yanıltmasının bu ayaktan kaynaklanabileceğini söyleyebiliriz. İsrail İsmail Heniye görüşmesi ile ilgili bir mesaj göndermiş olabilir. Dolayısıyla Uludere operasyonunda İsrail'in parmağının olması muhtemeldir.

Türkiye'nin Fransa ile ilişkileri, Ermeni soy kırım meselesinden dolayı son derece gerginleşmişti. Türkiye'nin menfaatleri ile Fransa'nın menfaatleri bu coğrafyada çatışmaktadır. Fransa, PKK içinde ki Alman ayağı üzerinden Türkiye ile hesaplaşmaya girmiş olabilir. Bu nedenle çok uluslu konsorsiyum içerisinde Fransa yer almış olabilir.
PKK içerisinde Ergenekoncuların çok güçlü bir ayağının var olduğu söylenegelmiştir. Diğer taraftan kaçakçılığı yapan Ezgü aşiretinin içerisinde Ergenekoncu ekiple çok sıkı bağlantıları olanlar mevcuttur. Ergenekoncu kadronun bir taraftan PKK ile diğer taraftan Ezgü aşireti ile bağlantılarının var olmuş olması, Ezgü aşiretinin istismarına dayalı bir tezgahın kurulmasında çok önemli bir rol oynamış olabilir.



Sonuç: Bütünleştirici Bir Dil Kullanmak


Bu olayda hatası ve ihmalı olanlar elbette cezalandırılacak/cezalandırılmalı, bedelini ödeyecektir/ödemelidir.
Ancak
Türkiye buna benzer operasyonlara bundan sonrada muhatap olacaktır. Bu bölgede olmanın bir bedeli vardır. Bunu herkesin görmesi ve bilmesi ona göre davranması gerekmektedir.
Bu olaylar birlik ve beraberlik içerisinde aşılabilecek olaylardır. Osmanlıda İttihatçı olan-olmayan kavgası, imparatorluğun sonunu getirmiştir.
Bu olayları iç siyaset malzemesi yapmak, gerilimi hatta düşmanlığı artıracak bir dil kullanmak yanlıştır. Buna da öncelikle dikkat etmesi gereken iktidardır. Bu tür olayları, birbirimizi siyaseten yıpratma ve yok etme aracı olarak kullanırsak bir gün ülkenin elimizin altından kaydığını göreceğiz. O nedenle başta iktidar olmak üzere herkes sorumluluğunu bilerek konuşmalı, suçlayıcı, itham edici bir dil kullanmaktan kaçınmalıdır.



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler:
Adige Abzakh (07.01.12)
Cevapla

Etiket
büyük, içinde, oyun, satranç, tahtasında

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türkiye'ye Akdeniz'de Büyük Oyun Zirve58 MGFORUM GÜNDEMİ 1 29.11.11 10:46
Tasty Planet + Keygen (Full oyun) Büyüklerin bile zevkle oynayacağı bir oyun ;-) واويلا MGForum Program Arşivi 6 02.03.10 14:05
büyük oyun... şenume şenume 0 21.11.09 10:58
Muhıttın hoca- büyük oyun- intifada-AGD Muhittin Yıldırım 0 07.05.09 07:52
Ümraniyede Büyük Oyun sevgiliye sevdalı ÜLKEMİZDEN HABERLER 0 23.01.09 16:51

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:58 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.