| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 222 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » MİLLî GÖRÜŞ »

MİLLî GÖRÜŞ MiLLî GöRüŞ Nedir? Ne Değildir? Dün'ü Bu Günü ve Yarını...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21.01.09, 18:02   #1
EL-NARA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akıncı
Üye No : 1958
Üyelik tarihi : 05-01-2009
Konuları : 34
Mesajlar : 124
Teşekkürleri: 142
34 mesajına 62 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 EL-NARA is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.09
Durumu : Status: Offline

Standart Eğitim=Allah yaptığı işi iyi yapanı sever

EĞİTİM

ALLAH YAPTIĞI İŞİ İYİ YAPANI SEVER
[/B]"

İnsan ne kadar iyi eğitim görür ne kadar iyi niteliklere sahip olursa toplumsal huzura o oranda katkısı olur. Eğitim beşikten mezara kadardır. Devamlı yapılır. Hz. peygamber (s.a.v) Gökteki Yıldızlara’ benzettiğine ve kim hangisine uyarsanız doğru yolu bulursunuz dediği ashabına “birbirinize nasihat ediniz “ demiştir. Peygamberlerden sonra bütün insanların en üstünleri olan sahabe ‘nin birbirlerine nasihate ihtiyacı varsa, elbette bizim çok daha fazla bu çalışmalara ihtiyacımız olduğu açıktır.
Nitekim Hz. Ömer’in “ben kuran okurken bazen bir ayete rastlıyorum ki o ayet sanki yeni inmiş gibi kalbime etki ediyor” sözü hakkı tebliği devamlı tekrar etmenin ne kadar önemli olduğunu çok güzel anlatıyor. Demek ki insan bildiğini kabul ettiği bir şeyin gerçeğini, altındaki inceliği, bazen birçok tekrardan sonra anlıyor. Bazı büyük zatların “kâinatın sırlarının kapıları zahiren açık görünse de gerçekte kapalıdır. Açılmasında vesileler gerekir” demeleri de eğitimin önemini çok veciz bir şekilde anlatıyor.
Tekrarlama, bildiklerimizi uygulamaya korumaya yönelik bir gayrettir. Hadis’de “Bildikleriyle amel edene, onu uygulayana Allah bilmediklerini öğretir” buyruluyor. Allah’ın bizim bu yaptıklarımıza ihtiyacı yoktur. Muhtaç olan biziz[/COLOR]

MİLLİ GÖRÜŞ BİR MEKTEPTİR


Bana “bir harf öğretenin kölesi olurum “ diyen Hz. Ali ‘nin r.a. bu ifadesi herkes için altın bir öğüt değerindedir. İlmi mertebesi çok şerefli bir mertebedir. Hz. peygamber “ilim derecesi derecelerin en üstünüdür buyuruyor. Ve “benim ümmetimin âlimleri beni İsrail‘in peygamberleri gibidir” diyor. Yine “Âlimler Peygamberlerin varisleridir” hadisi çok bilinen bir hadistir.
Böyle olunca hepimizin bütün gücümüzle daha çok öğrenmeye gayret etmemiz ve insanlara saadetin yolunu gösteren onları hakka çağıran rehberler olmaya çalışmamız gerekir. Bu çalışmayı yapanlara Hz. Peygamberin davet ettiği bu yolda onun varisleri olmaya namzettir. Biliyoruz ki bu mertebelere bir anda ulaşılmaz. Ciddi bir şekilde kendimizi yetiştirmeye gayret etmemiz gerekir. İçinde yaşadığımız toplumdaki her türlü kötülüğü ortadan kaldırmak ve iyiliklerin hâkim olması için çalışmak hepimizin üzerine bir vecibedir. Hz. Mevlana ‘nın dediği gibi ”inandığımız gibi yaşamazsak Yaşadığımız gibi inanmaya başlarız “
Biz inanan bir topluluğuz. Herkesin iyiliğini istiyoruz. Bize kötülük edenlere de iyilik ederiz. Zira biz, peygamber efendimizin ”mazluma da zalime de yardım ediniz “sözüne karşı sahabenin, zalime nasıl yardım edilir? Sorusuna “onu da zulmünden uzaklaştırmaya çalışarak yardım ediniz” emrini biliyoruz.
Temel insan hakkı olan “düşünce ve inanç özgürlüğü “nün doğal sonucu olarak, biz inançlarımızı ifade ediyoruz. Hiç kimsenin bizim gibi olmaları için bir dayatma peşinde değiliz. Kendimiz inandığımız gibi yaşamak istiyoruz. Bu çalışmaları onun için yapıyoruz
Bunları yaparken yalnız Allaha güveniyoruz. Başarıyı onun verdiğini biliyoruz. Ve yine biliyoruz ki “Kim Allaha ‘a güvenirse Allah ona yeter “ yardım Allah ‘tandır ve başarı yakındır


BÖLÜM



Hak- batıl mücadelesi?[



İnsanlar kendilerini yoktan var edip varlıklarını devam ettirmeleri için muhtaç oldukları her şeyi de ayrıca insanların vereceği hiçbir karşılık olmaksızın yaratan Allah’ın istediği gibi yaşayacaklar, yoksa nefislerine uyarak şeytanın istediği gibi mmi davranacaklar?. İnsanlık tarihi boyunca hak- batıl mücadelesi bu şekilde olmuştur. ilk önce Hz. Âdem ile iblis arasında başlayan bu mücadele gönümüzde aynı hızıyla devam etmektedir. Bugün bu mücadelenin bir tarafı İslam ve şuurlu Müslümanlar diğer tarafında Siyonizm ve uygulayıcıları vardır. Batılın karargâhı Siyonizm’dir. batıla karşı çıkanlarında bir karargahının olması gerekir. Yeryüzünde bu manada tek organize topluluk milli görüş topluluğudur.
konulara girmeden önce kısa bir açıklama yapalım. Merhum Elmalılı Hamdi yazır Hak Dini Kuran Dili adlı eserinde Ali İmran suresi 102 ile 105. Ayetine kadar özetleyelim.
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ اتَّقُواْ اللّهَ حَقَّ تُقَاتِهِ وَلاَ تَمُوتُنَّ إِلاَّ وَأَنتُم مُّسْلِمُونَ
“ey iman edenler Allah tan hakkıyla korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.” Ayette bildirilen Allah tan hakkıyla korkmak Bakara suresinin 2. Ayetinde “muttakiler için bir kılavuzdur” şeklinde açıklandığı üzere “Takva mertebelerinin” üstünlüğüdür. Buna nasıl ulaşacağız. Buna 2 yolla ulaşılabilir.
Birincisi her yönden Allaha itaat edip hiçbir şekilde isyan etmemek daima zikir halinde bulunup allahı hiç unutmamak ve her durmda şükredip hiçbir nankörlüğe düşmemektir. Bu Allahın azamaet ve şanına layık olan takvadır. Böyle bir hali yaşamak ise peygamberlerin en büyükleri gibi masum fıtart (günahsız yaratılış) üzer yataılmış olanlardan başkası için ve hatta onlar için bile mümkün değildir.
İkincisi Allah yolunda hakkıyla gücünün yettiğince cihad etmek. Ve bu konuda hiç kimsenin kınamasından korkmamak. Hatta anasının babasının veya kendinsin aleyhinde bile olsa Allah için adalet ve doğruluktan ayrılmamktır. Hangi şart altında olurs olsun hakkı savunmaktyan vazgeçmemektir. Bu Allahın üzerindeki hakkıdır. Bu hak kesindir. Ve yerine getirlmesi zorunludur. “güç yetirebildiğiniz kadar Allahtan korkup sakının” (teğabun 16) ayeti gereği üzerimize vacip olan bu cihad güç yetirebildiğimiz kadar yapılmak zorundadır.
103. ayet bunun yolunu gösteriyor.
وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعاً وَلاَ تَفَرَّقُواْ وَاذْكُرُواْ نِعْمَتَ اللّهِ عَلَيْكُمْ
“Hep birlikte Allahın ipine sımsıkı tutunun. Birbirinizden ayrılmayın ve Allahın üzerimizdeki nimeti düşünün (Ali İmran 103)
Cemian yani ırk, cinsiyet, meşrep, meslek, tarikat, farkı olmadan hep beraber sarılın buyuruyor.
Ayete göre Allahtan hakkıyla korkmak ve her halde Müslüman olarak ölebilmek içinde her şeyden önce Allahın ipine hep beraber yaşayarak birlik olmak ayrılıklardan çekinmek zorunluluğu vardır.
Anlaşılıyor ki, Haccın farz oluşu bu birliğin hem sebeplerinden hem de hedeflerindendir. Yani bu birliğin hem sağlanması hem de uygulanması için bütün dünya Müslümanları aynı anda aynı yerde toplanıp bir imama uyarlar

Konu EL-NARA tarafından (21.01.09 Saat 18:14 ) değiştirilmiştir..
View EL-NARA'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.01.09, 18:06   #2
Saltuk Şamil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akademi
Üye No : 14
Üyelik tarihi : 07-08-2008
Mesleği : talebe
Nereden : İstanbul
Konuları : 89
Mesajlar : 3,115
Teşekkürleri: 2,126
1,193 mesajına 1,989 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 Saltuk Şamil is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart


Konu Saltuk Şamil tarafından (21.01.09 Saat 18:43 ) değiştirilmiştir..
View Saltuk Şamil'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.01.09, 18:08   #3
Saltuk Şamil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akademi
Üye No : 14
Üyelik tarihi : 07-08-2008
Mesleği : talebe
Nereden : İstanbul
Konuları : 89
Mesajlar : 3,115
Teşekkürleri: 2,126
1,193 mesajına 1,989 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 Saltuk Şamil is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

paylaşımdan ötürü Allah razı olsun..
View Saltuk Şamil'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Saltuk Şamil kullanıcısına teşekkür edenler:
EL-NARA (21.01.09)
Alt 21.01.09, 18:18   #4
EL-NARA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akıncı
Üye No : 1958
Üyelik tarihi : 05-01-2009
Konuları : 34
Mesajlar : 124
Teşekkürleri: 142
34 mesajına 62 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 EL-NARA is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.09
Durumu : Status: Offline

Standart

bize Müslüman ülkelerin ne yapacağını gösteriyor. Bunun için;

1- siyasi

iradenin sağlanması bunun içinde D-8 ‘ler kurulmuştur. Bu çekirdek diğer bütün ezilen ülkeleri de bir araya getirmek suretiyle yeni bir dünya kuracaktır. Bunu ancak Müslümanlara yapabilir. Kuvveti hak sebebi sayan batı düşüncesiyle adalet sağlayamaz.

2- Yenidünyanın alt yapısını kurmak zorunludur.

“Müslüman ülkeler, birleşmiş milletleri”
“NATO” gibi. “Müslüman ülkeler askeri gücü”
“AET” gibi “Müslüman ülkeler ekonomik işbirliği teşkilatı“ “Yeni Bir Dünya Bankası”
“İMF” gibi “Müslüman ülkeler milletler arası para fonu” para birimi olarak “İslam dinarı” veya yeni bir para birimi
“UNESCO” gibi “Müslüman ülkeler kültürü işbirliği teşkilatı”


3-AR-GE (araştırma-geliştirme) kuruluşları.

Son 30 yıldan beri bilhassa iletişim bilişim sahasında ar-ge atılımları insanlığa yeni ufuklar açmıştır. Böylece bu gelişmeler, geri kalmış ülkelerin gelişmiş ülkelerin önüne geçmek için onların yaptıklarının hepsini aynen tekrar etme mecburiyetini ortadan kaldırmıştır. Ve AR-GE vasıtasıyla onların önüne geçme imkânına yol açmıştır.
Şu halde bu ayetin emrine uymak için önce kalplerin birleşmesi (fikir birliği) ikinci olarak da fiillerin birleşmesi (eylem birliği) hak dinin esaslarının en büyüklerindendir. Çünkü “Allahın kudret eli toplumla beraberdir “ ve dinin dünyada en büyük feyzi bereketi de toplumun kuruluşundadır. Zira Müslümanlık toplum dinidir ve tek başına yaşanamaz. Bunun içindir ki toplumlarını kaybeden veya onlara zarar verenler muhakkak perişan olurlar. Fiili sebepler karşısında ilmi deliller çoğunlukla hükümlerini yerine getiremezler. Yani yürürlükteki uygulamalar karşısında ilmi gerçekler, hükümlerini yürütemezler. Bir şeyin doğru olması hak olması onun uygulanması için hiçbir gayret gösterilmeden o yolda çalışma yapılmadan uygulanmasını sağlamıyor.
Nitekim Hz. İsa bile “Allah yolunda bana yardımcı olacak kimlerdir” dedi (âli İmran 52) şu halde bütün inanlar fikir birliği halinde eylemlerini birleştirmedikçe ittika (layıkıyla Allahtan korkma) eremez. Allahın rızasına kavuşamazlar. Öyle ise ne yaparak buna ulaşacağız. Allah bunun yolunu Ali İmran suresinde 104. Ayetinde gösteriyor.
وَلْتَكُن مِّنكُمْ أُمَّةٌ يَدْعُونَ إِلَى الْخَيْرِ وَيَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَأُوْلَـئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ .
“Sizden Hayra çağıran iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk olsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir (Ali İmran104)
Bu emir uyarınca İslam toplumundan böyle organize bir topluluk oluşmak zorundadır.
Ayette ifade edilen ümmet öne düşen çeşitli insan gruplarını toplayan kendilerine uyulan bir topluluk demektir. Hepsinin önünde imam (önder-lider) bulunur bu şekilde hayra davet ve iyiliği emir kötülüğü de men edecek bir topluluk ve liderlik oluşturmak Müslümanlara imandan sonra ilk dini farzdır. Bu farzı yerine getirebilen Müslümanlar âli İmran 104 ayetinin açık hükmü gereğince tam kurtuluşa ererler. Bu yapılmazsa ali İmran 102. ayette manası yani “Allah’tan gereği gibi korkmak ve Müslüman olarak can vermek” çok zor ve belki imkansız olur. Allahın vaadi olan kurtuluşa ermeye bütünüyle ulaşılamaz.
Hayra çağırmak iyiliği emir, kötülüğe engel olma organize bir topluluk tarafından yapılacağı için bütün Müslümanlara farzı kifayedir. Bir grup Müslüman bu örgütlenmeyi yaparsa diğerinin üzerinden sorumluluk kalkar. Ancak bu görev yapılmayınca hiçbir Müslüman kendini mesuliyetten kurtaramaz.
View EL-NARA'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.01.09, 18:19   #5
EL-NARA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akıncı
Üye No : 1958
Üyelik tarihi : 05-01-2009
Konuları : 34
Mesajlar : 124
Teşekkürleri: 142
34 mesajına 62 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 EL-NARA is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Genelde Müslümanların görevleri de, içlerinden bunu yapacak belli özel bir topluluk meydana getirdikten sonra, onlara yardım ederek ve tabi olarak, bu şekilde görevlerini yapmaktır. Bu teşkilat kurulduktan sonra emretmek ve yasaklamak doğrudan onların üzerine farzı ayın olur. Fakat bu görevlendirilenler görevlerini yerine getirmezlerse sorumluluk önce görevlilere, ikinci olarak herkese yönelir.
Birlik düzeni bozulduğu zaman ortaya çıkacak şer ve bela da yalnız zalimlere isabet etmekle kalmaz, herkese ulaşır.
Ayette gecen hayra davet dine ve dünyaya ait bir iyiliği içeren herhangi bir şeye davettir ki tevhidin ve İslam’ın esasıdır. İyiliği emretmek ve kötülülüğe engel olmak da bunun önemli bir kısımdır. Maruf, İslam’ın gereği olan Allaha itaat, münker de İslam’ın gereğine uymayıp, Allaha karşı gelmek demektir. iyiliği ve kötülüğü Allah’ın ipinden (kurandan) başka ölçü ile ölçmeye kalkmak, müracaat yerim (yani referansım) İslam değildir demek, isteklere ve nefse ait arzulara uymaktır ki buda tefrika çıkarmak (ayrılıkçılık)tır.
Toplum bu şartları yerine getirirse Allah onlardan razı olur. Bilindiği gibi hüküm ekseriyete göredir.”bir ümmetin hayırlı olması çoğunluğun hakka sahip çıkmasıyla mümkündür” Peygamberimizin gösterdiği yolda bu gayreti gösteren topluluk, kuranda “en hayırlı topluluk” olarak zikredilir âli İmran 110. Ayetinde o topluluk için
كُنتُمْ خَيْرَ أُمَّةٍ أُخْرِجَتْ لِلنَّاسِ تَأْمُرُونَ بِالْمَعْرُوفِ وَتَنْهَوْنَ عَنِ الْمُنكَرِ وَتُؤْمِنُونَ بِاللّهِ


“Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz iyiliği emreder. Kötülüğü engeller ve Allah ‘a iman edersiniz…. Buyrulmaktadır.
Burada Kuranı Kerim çok önemli konulara dikkatimizi çekiyor.
Ayette siz hayırlı bir ümmetsiniz dendikten sonra hemen sonra insanlar için çıkarılmış olduğumuz bildiriyor yani bizim hayırlı oluşumuz insanlara yönelik çalışma yapmamıza bağlanıyor. Aynı şeyi Hz. Peygamber de “insanların en hayırlısı insanlara yaralı olandır diye buyuruyor”
Sonrada bu çalışmanın ne olduğu ayette gösteriliyor. İyiliği emretmek ve kötülüğü engellemek. Dikkat edilirse iyiliği tavsiye edin kötülük yapmamayı öğütleyin denmiyor. Tam tersine emredin ve engelleyin deniyor. Bu ancak yetki kullanarak yapılabilecek bir iştir. İyliği emretmek, kötülüğü engellemek yetkisi ve görevi siyasi iktidarlarındır. Bizi kim idare ederse etsin diyerek bu gücü yanlış düşüncelerin eline verenler toplumu bu güzelliklere ulaşmaktan alıkoymuş olurlar. Hem saadete ulaşamazlar hemde sorumluluktan kurtulamazlar.

İyiliği hâkim kılmak kötülüğü engelleme ancak siyasi çalışmalarla mümkün olur. kötülükler sözle ortadan kaldırılmaz mutlaka iyiliği yaygınlaştıran ve kötülüğü önleyen bütün sosyal yapıların sivil toplum örgütlerin ve bunları topluma aktaracak yazılı ve görsel basının da oluşturması gerekir. Batıya bağlılıkla işbirlikçilikle ve taklitçilikle bu hayırlara ulaşmayacağını açıklamak için ayet şunu bildiriyor.
وَلاَ تَكُونُواْ كَالَّذِينَ تَفَرَّقُواْ وَاخْتَلَفُواْ مِن بَعْدِ مَا جَاءهُمُ الْبَيِّنَاتُ وَأُوْلَـئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ .
“Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte bunlar için büyük bir azap vardır” ali İmran 105
Dikkat edilirse ayrılığa düşenlerin yani Yahudi ve Hıristiyanlar gibi olmayın onların yaptıklarını yapmayın onlara benzemeyin deniyor. Ayrılıkçılar sadece onlara benzemekle yetinmiyorlar aynı zamanda onların işbirlikçileri olarak her arzularını yerine getirmek için çırpınıyorlar.
Biz milli görüşçüler olarak bütün gücümüzle hakkı tebliği çalışmasını yapmakla görevliyiz. Bu çalışmanın adıda “CIHAD” dır.
• Hadis-i şerifte Hz. Peygamber (s.a.v) “Ya iyiliği emredersiniz ve kötülükten vazgeçirirsiniz, yâda Allahın üzerine azap göndermesi yakındır. Sonra Allaha dua edersiniz de duanız kabul olunmaz “ buyuruyor (sunen-i tirmizi)
• Yine Hz. Peygamber s.a.v “siz cihadı terk ederseniz zelil olursunuz”
• “Halk zalimi görüp de zulme engel olmazlarsa Allah onların tümüne azap gönderir”, diyor (ebu Davut tirmizi)
ayeti kerime ise
وَلاَ تَرْكَنُواْ إِلَى الَّذِينَ ظَلَمُواْ فَتَمَسَّكُمُ النَّارُ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ اللّهِ مِنْ أَوْلِيَاء ثُمَّ لاَ تُنصَرُونَ
• “Zulmedenlere meyletmeyin, sonra size ateş dokunur. Siz Allahtan başka dostlarınız yoktur. Sonra ondan yardım göremezsiniz”(hud113)
View EL-NARA'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.01.09, 18:22   #6
EL-NARA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Akıncı
Üye No : 1958
Üyelik tarihi : 05-01-2009
Konuları : 34
Mesajlar : 124
Teşekkürleri: 142
34 mesajına 62 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 EL-NARA is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.06.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Uyarılar göz ardı edinilince kaçınılmaz sonuç ortaya çıkar.
• Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca, biz de kötülükten men edenleri kurtardık zulmedenleri de yapmakta oldukları kötülüklerden ötürü şiddetli bir azap ile yakaladık (araf 165)
• Biz ancak ahalisi zalim olan memleketleri helak etmişizdir (kasas 59)
Bir toplumun zalim olması için herkesin zalim olması gerekmez. toplumu yönetenlerin zalim olması zulme destek vermesi bu hükmün verilmesi için yeterlidir. Çünkü o idarecileri seçen ve zulümlerini göre göre onları destekleyen o toplumdur.
Onun için bir toplum zulme rıza gösterirse zalim olur. zulmün işlenmesine yardım ederse o takdirde o zulmü kendisi yapmış olur. Bu gün ırakta olanlar Kıbrıs’ta olanlar bu manadadır.

Bütün bunlar gösteriyor ki toplumda iyiliklerin hâkim olması kötülüklerinin ortadan kalkması çalışması bizim keyfimize bırakılmış değildir. Bu çalışmaları canımız isterse yaparız istemezse yapmayız cinsinden çalışmalar değildir. Cihat bütün gücümüzle yapmaya mecbur olduğumuz bir vecibedir.
Yapmazsak hep birlikte helak oluruz. Şu anda Türkiye’nin içinde bulunduğu durum budur. Eğer bütün gücümüzle çalışarak bu Amerika’yla işbirliği içerinde olan iktidarın memleketi felakete sürüklemesinin önüne geçmezsek bütün dünyayı saracak gibi görünen savaş ateşinin içine hep birlikte düşeriz. Akp’nin iktidarının desteği ile Amerika’nın İran’a saldırması 3.dünya savaşını başlatmak olur.
İşte bu cihadın hakkıyla yapabilmesi için önce hatalı davranışlar ve bunları giderilmesi yoları incelenmeli sonra da topluma faydalı bir insan olmak için nasıl olmalıyız sorusunun cevabını vermeliyiz.
View EL-NARA'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
eğitimallah, iyi, iŞi, sever, yapanı, yaptığı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:32 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.