|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 212 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLî GÖRÜŞ MiLLî GöRüŞ Nedir? Ne Değildir? Dün'ü Bu Günü ve Yarını... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 4025
Üyelik tarihi : 06-05-2009
Mesleği : Öğrenci
Nereden : ..........
Konuları : 311
Mesajlar : 1,992
Teşekkürleri: 1,671
1,081 mesajına 2,448 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 13.12.10
Durumu : Status: Offline
|
Milli Görüş Ders Notları İnsana bilmediğini, meselelerin iç yüzünü ve Beyân'ı (derdini anlatabilmeyi) öğreten Allah'a şükürler olsun.. Rahmeti ve merhameti bütün kainatı kuşatan, sonsuz ilim, sınırsız lütf-u fazl-ı kerem sahibi Rabbime hamd-ü senalar, Resulü, Habibi, güzel ahlâkın öncüsü ve inananların ilki olan Muhammed (s.a.v.) Efendim'e salat ve selam, Milli Görüş'ün kilometre taşları olan peygamberlerine, sevdiği kullarına, yolunda cihad edip şehid olan mübarek mücahidlerine, Hocamız Necmeddin Erbakan Beyefendi'ye ve dava yolunu aydınlatan bütün müminlere teşekkürler ederim.. Muhterem kardeşlerim, evvela hem akıl hem de biyolojik yaşım, cehaletim ve sosyal konumum itibariyle kendimi Milli Görüş veya herhangi başka bir mevzu hakkında ders vermeye icazetli görmemekle birlikte, bildiğim ve anladığım şekliyle Milli Görüş ile ilgili düşüncelerimi açıklayacak olan bu yazı için daha uygun bir başlık bulamadım. Bu yazıda Hak ile Batıl arasındaki mücadeleyi, Milli Görüş'ün bu mücadele açısından durumunu ve karakterini genel hatlarıyla ifade etmeye çalışacağım. Yazı, bir hayli özet mahiyetindedir ve burada özet hâlindeki her bir paragraf için belki yüzlerce kitap yazılmıştır. Teşvik sizden, gayret bizden, Tevfik Allah'tan… Her zaman söylemekteyiz, Milli Görüş kesinlikle 40 senelik bir mesele değildir.. Hak ile batıl arasındaki mücadele, Hz. Adem'in yaratılışından beri, hatta kuvvetle muhtemel ki ondan önce de vardı. Rivayete göre yeryüzünde insanlardan önce başka bir kavim yaşamaktaydı, Allah (c.c.) bu ırkın küfürde ısrar etmesi sebebiyle helâkını murad etti ve bu iş için o zaman tüm meleklerin lideri konumunda olan İblis'i görevlendirdi. Allah'ın kendisine bahşettiği engin kudretle tüm kafirlerin kökünü kurutan İblis, bu başarıyı kendine mâl etti; "bu bendendir" deyip kibre kapıldı. Hz. Adem'e (veya Hz. Adem'i yarattığı için Allah'a) secde etmeyişinin arka planını da bu yersiz kibir oluşturmaktaydı. Cennetten kovulan şeytanın tek meşgalesi, insanları Allah'ın yolundan döndürmek ve zulüm, şirk ve ahlaksızlık bataklıklarına sürüklemek oldu, Allah insanların bu bataklıklarından kurtulabilmeleri için ellerine sığınacak dallar tutuşturdu. İşte hayat, bu dallara tutunup bataklıktan kurtulabilme, selahiyete erme uğraş ve mücadelesinden başka bir şey değildir.. İnsanların tecih edebileceği iki seçenek var, ya bu dünyanın süslü ve fakat geçici heveslerine râm olmak, yahut yalnız Allah'a kulluk edip temiz bir hayatı hayırlı bir ölümle neticelendirmek ve sonsuz saadete erişmek.. Bunlardan birincisine batıl, ikincisine hak denir. Akıl sahibi her insan bu yollardan birini seçmekle yükümlüdür ve eğer hakkı seçmişse hayatını batıl ile mücadeleye adamalıdır, zirâ şeytan da kendi peşinden gelenleri hakka karşı saldırı üzerine kurgulamıştır. İşte Milli Görüş, bu yollardan hakkı seçen ve batıl ile mücadeleyi esas alan insanların dünya görüşüdür. Şeytanın tasarrufundaki batıl yol, zaman ve mekana göre farklı yüzlerle görünebilmektedir, ama tıpkı hak gibi onun da özü ezelden beri değişmez.. "Sen Allah'ın sünnetinde hiçbir değişiklik bulamazsın.." (ayet-i kerime) Sözgelimi binlerce sene önce Hz. Musa karşısında batılın temsilcisi şeytana uşaklık eden Firavun, Hz. İbrahim karşısında ise batılı temsil eden güruh ise Nemrut ve sofrasındakilerdi. Bugün ise bu yolun en azılı ve belki tek temsilcisi Siyonizm'dir Siyonizm nedir? Siyonizm (Zionism) kelimesi, Zion dağından köken almaktadır ve tüm Yahudileri vaad edilmiş topraklarda bulunan Zion dağında toplamayı amaçlayan ideolojidir en basit tabiriyle.. Lâkin bu ideolojinin yansımaları çok geniş ve kuvvetlidir. Misalen; yeryüzündeki tüm tehlikeli, kanlı akımların fikir babaları Siyonistlerdir. Sosyalizm, marksizm, pragmatizm, darwinizm, emperyalizm… siyonizmin farklı cüzleridir. Hatta, sapık fikirleri dolayısıyla bizzat Hz. Ali tarafından İran'a sürülen, Şiiliğin kurucusu Abdullah bin Sebe'den tutun da Protestanlık mezhebini oluşturan Martin Luther'e kadar tahmin edilmesi zor pek çok kimse, siyonizme hizmet eden Yahudi dönmeleri veya uşaklarıdır. Yahudileri katlettiği söylenen Hitler Siyonizm için en büyük hizmeti yapmıştır. Birbirleriyle mücadele hâlinde olan ve tamamen zıt kutuplar gibi görünen kapitalizm ve komünizm de aynı merkezden, siyonizmden köken almaktadır. Belki tam da bu sebeple Allah Kuran'da bahsettiği peygamberlerden çoğunu Yahudilere göndermiş ve pek çok ayette Yahudilerin tabiatından söz etmiştir. Bu gerçekler göz önüne alındığında Milli Görüş'ün asıl düşmanının Siyonizm olduğu anlaşılır. Hocamızın seçim konuşmalarında bile Teodor Herz'i, Emin Karasu'yu anlatması da bu gerçekleri görmesinden ileri gelmektedir. Hocamız Erbakan Hz.'nin söylediği en anlamlı söz bence şudur; "Bu ülkede iki parti var, biri Milli Görüş'ün temsilcisi olan parti, öteki de diğerleri.." Hakikaten hem ülkemizde, hem de dünyanın hemen her yerindeki birbirinden farklı görünen siyasi partilerin isimleri başka başka, zihniyetleri ise aynıdır. Biz yarım yüzyıl önce çok partili siteme geçtik –bunu bize yaptıran da yine Avrupalı devletlerdi, yoksa bizimkilerin tek partiden vaz geçmesi pek mümkün değildi de bu ayrı bir konu- ve yapılan ilk seçimde Adnan Menderes iktidara geldi. Güyâ millet iradesini göstermişti. Hâlbuki giden de, gelen de uşaktı. Amerika'nın emir ve arzularından dışarı çık(a)mayan, kölelik yapan şahsiyetsiz tek parti kadroları bertaraf olmuş ve yerine bir başka Amerikan uşağı A. Menderes gelmişti. Onun döneminde Türk toprakları daimi olarak Amerikan askerleri ve silahlarına açıldı. Her ne kadar Menderes dönemi ülkede ekonomik rahatlamanın olduğu bir dönem olsa da bunlar sadece halkın gözünü boyamak, avutmak ve kandırmaktan ibaretti. Balık tutmak için midye feda etmek gereklidir. Bizim milletimizin maddi varlıkları ve manevi dinamikleri bunun yanında tasavvur bile edilemeyecek bir terakki iktiza ettirir. Burada yapılan ise tek parti zulmü altında inleyen mazlum halkın boğazındaki düğümü biraz gevşetmekten ibarettir. Ama ip hâlâ gerektiğinde sıkılmaya hazır olarak boğazımızdadır. Bu durum yalnız bizim ülkemizde değil, pek çok yerde böyledir. Amerika'da, tüm Avrupa ve orta doğu ülkelerinde durum bu şekildedir. İktidara gelen her grubun arkasında Siyonist odaklar mevcuttur. Arabistan kralı şöyle dursun, Kâbe'nin imamı Sudeys (veya nasıl okunuyorsa) bile bu sistemin esiridir. Milli Görüş, kukla olan siyasi partileri değil, siyonizmin kendisini muhatap kabul eder. Hocamızın sürekli sözünü ettiği Amerika'nın Yahudi asıllı Siyonist stratejisti Brezezinski'nin söylediği üzere amaç insanlara siyonizmden farklı bir dünya, alternatif bir düzen olabileceği fikrini unutturmaktır, dolayısıyla Milli Görüş yeryüzünde zalimlerin ve ezilenlerin olmadığı Adil bir Düzen getirmelidir.
__________________
_ üç nokta say olur mu '' . . . . '' ünlemi hayata hediyem olsun . . . ! _
|
|
|
| Bu mesaj için intifada-AGD kullanıcısına teşekkür eden 11 üyemiz: | ..::AhmetEsat::.. (08.01.11), Abdülhamit (13.09.09), Alemdâr-ı İslâm (13.09.09), Durr-û Meknûn (13.09.09), ERBAKAN_70 (14.09.09), leyya (09.01.12), Medine Sevdalisi (14.09.09), Muhammed (22.09.09), |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 4025
Üyelik tarihi : 06-05-2009
Mesleği : Öğrenci
Nereden : ..........
Konuları : 311
Mesajlar : 1,992
Teşekkürleri: 1,671
1,081 mesajına 2,448 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 13.12.10
Durumu : Status: Offline
|
Adil Düzen nedir? Adil Düzen, İslam milliyetçiliği esas alınarak kurgulanmış bir dünya nizamıdır. Kesin sınırları olmamakla birlikte İslamî kaidelere riayet edilerek, zulme rıza göstermeksizin oluşturulmuş kanunlarla yönetilen ülkelerde Adil Düzen'in varlığından söz edilebilir. Mesela Fatih döneminde Osmanlı Devletinin Adil Düzen içerisinde olduğunu söyleyebiliriz. Genel itibariyle Adil Düzen'de; 1. Faiz yoktur. 2. Paradan para kazanan tefeciler, bütün bir milletin rızkını sömüren zengin para babaları yoktur. 3. İnancından dolayı hor görülmek, zulme uğramak kesinlikle yoktur. 4. Bir ülkenin başka bir ülkenin kaynaklarına tecavüz etmesi, varlıklarını gaspetmesi, iç işlerine karışması mümkün değildir vs. Kısaca siyonizmin getirdiği tüm olumsuzluklardan kurtulup huzura kavuşmak diye niteleyebiliriz Adil Düzen'i.. Kapitalist sistem, bütün toplumu bir avuçluk kaymak tabakanın rahatı için köle gibi çalıştırır. Ekonomi sürekli iniş çıkışlarla, dalgalanmalarla yürür. Birkaç senede bir ekonomik kriz (iktisadî buhran) olur. Şöyle ki; Ticarî hayat olanca hızıyla sürerken kâr getirmeyen malların talebi pazarlamacı (tüccarlar) tarafından kısılır. Bu durumda imalatçı (fabrikalar) üretimi azaltır. Tehlike sinyali için daima nöbette duran kapitalist (bankalar, tefeciler) krediyi keser, önceki borçlarını ister ve çok yüksek faizle kredi verir. Fabrikalar kapanmaya, işsizlik artmaya, fiyatlar düşmeye başlar. Fiyatlarda daha fazla düşüş bekleyen tüccar ve tüketiciler talebi durdururlar. Bu, çalışır durumdaki fabrikaların da üretimi azaltmasına sebep olur. İşsizlik daha da büyür, gelirlerinde düşüş gören hükümetler harcamalarını kısıtlar. Bunalım yeni boyutlara ulaşır. Bu boyutlara ulaştığında sistemin en büyük oyuncuları (IMF, Dünya Bankası..) devreye girer ve onlar devreye girince de bu kısır döngü hep devam edecek demektir. Topyekün iflasın eşiğine gelen ekonomide atılan her geri adım canlanmaya sebep olur, fiyatlar hareketlenmeye başlar, işsizlik azalır ve bir rahatlama başlar. Bu kısır döngü, kapitalizmin kronikleşmiş hastalığıdır. Bu sayede bir avuç insan (mesela ülkemizdeki TÜSİAD mensupları) paradan para kazanır, servetlerine servet katarlar. Buna tepki olarak doğan sosyalizm ve komünizm ise apayrı bir zulüm kafesidir ve insanları tek düzeleştirmekte, köleleştirmekte ötekinden çok daha başarılıdır. Sosyalizmin olduğu her yerde majör diktatörler mevcuttur, yönetimi elinde bulunduran sosyalist ya da komünist partinin kendi çalışanları bütün hakların sahibi iken diğer insanlar yalnız çalışır ve ürettiklerini devlete verirler. Yurtdışına çıkabilmek bile böyle bir ülkedeki işçiler için, Kaf dağının ardındaki Anka kuşunu yakalamak kadar uzak bir hayaldir. Siyonizmin insanlara reva gördüğü dünya budur. Meselelerin iç yüzünü kavrayabilmek için bu özet mahiyetindeki bilgileri sunduktan sonra günümüz açısından Milli Görüş'ü değerlendirmeye çalışalım..
__________________
_ üç nokta say olur mu '' . . . . '' ünlemi hayata hediyem olsun . . . ! _
|
|
|
| Bu mesaj için intifada-AGD kullanıcısına teşekkür eden 9 üyemiz: | Abdülhamit (13.09.09), Alemdâr-ı İslâm (13.09.09), Durr-û Meknûn (13.09.09), ERBAKAN_70 (14.09.09), leyya (09.01.12), Medine Sevdalisi (14.09.09), Muhammed (22.09.09), |
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 4025
Üyelik tarihi : 06-05-2009
Mesleği : Öğrenci
Nereden : ..........
Konuları : 311
Mesajlar : 1,992
Teşekkürleri: 1,671
1,081 mesajına 2,448 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 13.12.10
Durumu : Status: Offline
|
Hoca'nın siyasi tebliğ hareketini başlatan şartlar Milli Görüş'ün bilge öncüsü Prof. N. Erbakan'ın siyasete atıldığı 1969 yılı ülkemizde anarşinin ve zulmün kol gezdiği bir dönemdi. Odalar Birliği'nde başkanlık görevini sürdüren genç profesör Erbakan, yerli üretimi teşvik eden bir politika izlemekteydi. Hayatını dış güçleri memnun etmeye adayan yeminli mason S. Demirel ise dönemin başbakanıydı. Erbakan'ın uygulamalarından rahatsız olan çevreler Demirel'e Erbakan'ı uzaklaştırmakla vazifelendirdiler. Sonuç olarak Erbakan polis zoruyla görevinden ayrılmak durumunda kaldı. Erbakan, çocukluğunda Mehmed Zahid Kotku Hocaefendi Hazretlerinden İslamî ilimler hususunda ders almıştı. Hazretin huzurunda beraber bulundukları Mahmut Hocaefendi ile özel dostlukları da bu yıllardan gelmektedir. Erbakan'ın siyasete atılması, Mehmet Zahid Hocaefendi Hazretlerinin öncülüğünde, Türkiye'deki İslamî cemaatlerin önderlerinin izni ve emri ile oldu. Milli Görüş kadroları, Türkiye'de Erbakan öncülüğünde iki defa iktidara geldi. 1973'te CHP lideri Bülent Ecevit ile ve 96'da DYP lideri Tansu Çiller ile yapılan koalisyonlarla Erbakan iki defa hükümet kurma imkanı buldu. Her iki dönemde de Erbakan çok ciddi başarılara imza attı, birincisinde Kıbrıs barış harekâtını başlatarak, ikincisinde ise İslam ülkelerin ekonomik birliği olan D-8'i kurarak Milli Görüş'ün somut sonuçlarını tarihe kaydetmiştir. 11 Aylık refah-yol hükümeti cumhuriyet tarihinde ilk defa denk bütçe oluşturmuştur. (menderes döneminde de denk bütçe oluştuğu söylenir ama bu doğru değildir) Memura, askere, işçiye, emekliye dudak uçuklatan oranlarda (%100, %200) zamlar yapılmıştır. Refah-yol hükümeti ASO (Ankara sanayi odası) araştırmasının sonuçlarına göre cumhuriyet tarihinin en başarılı hükümetidir
__________________
_ üç nokta say olur mu '' . . . . '' ünlemi hayata hediyem olsun . . . ! _
|
|
|
| Bu mesaj için intifada-AGD kullanıcısına teşekkür eden 9 üyemiz: | Abdülhamit (13.09.09), Alemdâr-ı İslâm (13.09.09), Durr-û Meknûn (13.09.09), ERBAKAN_70 (14.09.09), leyya (09.01.12), Medine Sevdalisi (14.09.09), Muhammed (22.09.09), |
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 4025
Üyelik tarihi : 06-05-2009
Mesleği : Öğrenci
Nereden : ..........
Konuları : 311
Mesajlar : 1,992
Teşekkürleri: 1,671
1,081 mesajına 2,448 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 13.12.10
Durumu : Status: Offline
|
Milli Görüşün Ekonomi Anlayışı Milli Görüş, tamamen yerli kaynaklarla milli kalkınmayı hedefler. Sömürüyü, başka ülkelerin hakkını gasp etmeyi kesinlikle reddeder. Bir milletin ekonomisi un, şeker fabrikaları ile değil, ağır sanayi fabrikaları ile güçlenir. Toplumların rızkını kurutan en önemli faktör, faizdir. Milli Görüş faizsiz ekonomiyi tesis edecektir. Bugün çoğu ekonomist, faiz olmadan bir ekonomik programın var olamayacağını iddia ederler, çünkü Siyonist düşünce bombardımanına tabi tutulmuşlardır. Pekâlâ olur, Adil Düzen'de her şey düşünülmüştür. Milli Görüş özgürlükçü müdür? Bugün Milli Görüş karşıtlarının diline sakız olmuş en önemli iddia, Milli Görüş'ün yasakçı ve rejim düşmanı olduğudur. Güyâ Milli Görüş kadroları iktidara geldiğinde ülke hapishaneye çevrilecektir. İnsanlar zorla İslamı yaşamaya, kadınlar zorla çarşaf giymeye mecbur tutulacaktır. Bu tamamen yalan ve iftiradır. Bir kere kılık kıyafet için öğrencilerin okuma hakkını gasp edenlerin özgürlükten bahsetmeleri büyük bir yüzsüzlüktür. Milli Görüş dünya üzerinde var olabilecek en özgürlükçü, en hoşgörülü, en hukukî görüştür. Dinde zorlama yoktur, insanlara hidayet vermek Allah'ın tasarrufu altındadır. Başörtüsü ve imam-hatip meselelerine de kısaca değinelim; Şunu herkes bilmelidir ki, başörtüsünün ilerlemeye engel bir şey olmadığının herkes, bilhassa azılı laikçiler farkındadır. Bununla birlikte bu tür meseleler ülkemizdeki Müslümanları meşgul edip dünyada neler olup bittiğini görmemeleri için sunî olarak gündeme getirilmektedir. Bütün enerjisini bu konuya harcayan Müslümanlar, bu şekilde misalen Darfur'da yapılan katliamları, iğrenç Siyonist oyunları görmemektedirler
__________________
_ üç nokta say olur mu '' . . . . '' ünlemi hayata hediyem olsun . . . ! _
Konu intifada-AGD tarafından (13.09.09 Saat 22:26 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
| Bu mesaj için intifada-AGD kullanıcısına teşekkür eden 9 üyemiz: | Abdülhamit (13.09.09), Alemdâr-ı İslâm (13.09.09), Durr-û Meknûn (13.09.09), ERBAKAN_70 (14.09.09), leyya (09.01.12), Medine Sevdalisi (14.09.09), Muhammed (22.09.09), |
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 4025
Üyelik tarihi : 06-05-2009
Mesleği : Öğrenci
Nereden : ..........
Konuları : 311
Mesajlar : 1,992
Teşekkürleri: 1,671
1,081 mesajına 2,448 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 13.12.10
Durumu : Status: Offline
|
Milli Görüş ulusalcı mıdır? Bir kısım insanlar, Milli Görüş'teki "Milli" kelimesini "ulusal" sözü ile eş tutarak Milli görüş'ün kavmiyyetçi olduğunu sanarlar. Bu Milli Görüş hakkında fikir sahibi olmamaktan kaynaklanmaktadır. Osmanlıca lügate bakıldığında "Millet" kelimesinin karşılığı şöyle ifade edilmiştir; Millet: Aynı dinden olan insanların oluşturduğu topluluk.. Mağribden Orta Asya'ya uzanan Osmanlı Devleti, 72 farklı ulustan oluşuyordu ama hepsine birden Osmanlı Milleti deniyordu. Milli görüş işte bu zihniyeti yansıtmaktadır.
__________________
_ üç nokta say olur mu '' . . . . '' ünlemi hayata hediyem olsun . . . ! _
|
|
|
| Bu mesaj için intifada-AGD kullanıcısına teşekkür eden 7 üyemiz: | Durr-û Meknûn (13.09.09), ERBAKAN_70 (14.09.09), leyya (09.01.12), Medine Sevdalisi (14.09.09), Muhammed (22.09.09), |
|
|
#6 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 4025
Üyelik tarihi : 06-05-2009
Mesleği : Öğrenci
Nereden : ..........
Konuları : 311
Mesajlar : 1,992
Teşekkürleri: 1,671
1,081 mesajına 2,448 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 13.12.10
Durumu : Status: Offline
|
Sonuç Bu aşamada önemli olan ülkemizde diğer siyasi oluşumların ne denli başarılı olabileceğidir. Son iki seçimde milletimiz tercihini AKP'den yana kullanmıştır. Peki AKP başarılı mıdır veya başarı şansı var mıdır? Bize göre zahiren başarılıdır, tıpkı Menderes veya T. Özal dönemlerinde olduğu gibi.. Ancak mevcut şartlar altında gerçek bir başarı sağlaması mümkün değildir.. Çünkü IMF'ye teslim, Siyonist odakların isteklerine esir olmuştur. Bu iddiayı bir örnekle pekiştirmek gerekirse; Bildiğiniz üzere Şemdinli olaylarından sonra (Şemdinli'de ne olduğunu bilmeyen arkadaşlarımız için bu konuyu daha sonra anlatırız inşaAllah) Sn. Başbakan Erdoğan "ipin ucu nereye varırsa varsın bu işin üzerine gideceğiz!" demişti millete karşı.. Hükümetin kararlı olduğunu düşünüp belki bundan cesaret alan Van Cumhuriyet Savcısı, soruşturmayı yürütmüş ve karanlık ilişkileri, Org. Yaşar Büyükanıt'a uzanan gladyo tipi çok karmaşık bir örgütlenmeye dair delilleri içeren bir rapor hazırlamıştı.. Normal, bağımsız ve güçlü ülkede, bu savcıya teşekkür edilmesi, madalya verilmesi gereklidir. Ancak Büyükanıt'ın adı karışınca ne olduysa oldu, Adalet Bakanı Cemil Çiçek "kimse kahramanlık peşinde koşmasın" dedi ve sadece devletin kendisine verdiği görevi yapan savcıyı görevinden aldı, yetmiyormuş gibi dava üstüne dava açıldı.. Ve birkaç hafta önce AKP milletvekillerinden Dengin Mir Mehmet Fırat şöyle bir açıklama yaptı; "Şemdinli olayının üstüne gitmemekle büyük bir hata yaptık." Bu vakıa, hükümetin halkın menfaatlerinden ziyade belirli güç odaklarının menfaatlerini gözettiğinin çok açık bir resmidir. Buna benzer bir örnek olarak Aydın Doğan'ın bir milyar dolarlık vergi borcunun tam da cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce Maliye bakanlığı tarafından silinmesi de gösterilebilir. Elbette AKP hükümetinin de başarılı olma şansı vardır, bunun için Milli Görüşe, sünnetullah'a sarılmak gayretullah'a dokunmamak gereklidir. Bizim bu önemli mevzu hakkında söyleyeceklerimiz şimdilik bundan ibarettir.. Müslüman daima uyanık olmalıdır, Allah basiretimizi artırsın.. Amin.
__________________
_ üç nokta say olur mu '' . . . . '' ünlemi hayata hediyem olsun . . . ! _
|
|
|
| Bu mesaj için intifada-AGD kullanıcısına teşekkür eden 9 üyemiz: | Abdülhamit (13.09.09), Alemdâr-ı İslâm (13.09.09), Durr-û Meknûn (13.09.09), ERBAKAN_70 (14.09.09), leyya (09.01.12), Medine Sevdalisi (14.09.09), Muhammed (22.09.09), |
![]() |
| Etiket |
| başlayanlar, dersleri, görüş, için, milli, yeni |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| milli nokta milli görüş ailesine yeni bir web sitesi | turan | TAVSİYE SİTELER | 1 | 21.03.09 01:54 |
| Kuzey Hollanda Milli Görüş Federasyonu Yeni Başkanını Seçti | AeX | IGMG | 0 | 10.03.09 21:04 |
| Tefsir Dersleri Radyo Milli Görüş'te | Zirve58 | Milli Görüş Forum Radyo | 5 | 27.12.08 13:15 |
| Milli Görüş Kervanımıza Yep Yeni Bir Site ! | islamimesken | TAVSİYE SİTELER | 3 | 14.09.08 18:05 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|