|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 207 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLî GÖRÜŞ MiLLî GöRüŞ Nedir? Ne Değildir? Dün'ü Bu Günü ve Yarını... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Milli Görüş Ve Ahlak “Önce Ahlak ve maneviyat’ bayrağını açarak yola çıktık.” “Dört ana prensibimiz vardır. Bunlardan birincisi Ahlak ve maneviyattır. Bu ilke en önde gelen bayraktır.” Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Giriş Kimliğinden şüpheye düşen bir sistem, varlığını toplumu uyuşturarak devam etmekte görür. Dinamik toplumsal bir gelişim başta ABD olmak üzere batının korkulu rüyasıdır. 1980 sonrasında genelde İslam coğrafyası özelde Türkiye ciddi bir operasyona tabi tutulmuş ahlakı yozlaştırma faaliyetlerine hız verilmiştir. Başlatılmıştır demiyoruz hızlandırılmıştır diyoruz. Çünkü Cumhuriyetle birlikte ‘yeni bir ulus yaratmak’(!) için yola çıkan kadro, mevcut olan milleti ayakta tutan ne varsa hepsine savaş açmıştır. Milletin temel değerleri, doğrudan hedef seçilmiştir. Böyle bir savaş, yol boyu ivme kazanarak gelmiştir. Bu gün toplumun her kesimine her alanda açılmış bir savaş vardır. Hedef ahlaken toplumu çökertmektir. Son üç yılda uyuşturucu suçlarından açılan dava sayısı yüzde 100 artmıştır.(1) Diğer taraftan Türkiye’de hem uyuşturucu kullanma yaşı hem de fuhuş yaşı 12 yaş civarındadır. Türkiye’de ‘eşcinsellik’(!) ve nikâhsız birliktelik yaygınlaşmaktadır. Başörtüsü ile üniversitelere girmenin yasak olduğu bir Türkiye de, üniversite öğrencileri arasında eşcinsel kulüpleri kurulmakta ve bir kısmı Dünya Bankası tarafından finanse edilmektedir. Niçin bu gelişmeler sistem tarafından bir tehlike olarak görülmemektedir?Bu sorunun cevabı, Ahlak nedir ve değerler sistemi ile ilişkisi nedir sorularının cevabında gizlidir. Burada genel olarak ahlak ve özelde siyaset sahnesine çıkışından itibaren ‘önce ahlak ve maneviyat’ diyen ve bunu bayraklaştıran Milli Görüş Hareketi’nin ahlaka bakışı ele alınıp incelenmektedir. Ahlak Nedir? Ahlakla ilgili yapılan değişik tanımlardan ahlakın semantik alanını ortaya koymak mümkündür. Tariflerin analizinden ahlak kavramının değerler sistemine dayandığı görülmektedir. Ahlakın temel fonksiyonu, değerler sisteminin ön gördüğü hayat tarzının korunmasıdır. Ahlakın ön gördüğü koruma, herhangi bir kanun gücü içermemektedir. Sergilenen bir söz, davranış ve bir fiil karşısında fertlerin içselleştirilmiş olarak kendiliğinden olumlu ya da olumsuz bir tarzda tepkisini ortaya koyması ahlakın kullandığı güçtür. Burada yergi ya da övgü vardır. “Ayıp, utan, Allah’tan kork kullardan utan, terbiyesiz herif, ahlaksız…” gibi ifadelerin kullanılması ile meydana getirilen bir baskı söz konusudur. Toplum tarafından içselleştirilme ve kendiliğindenlik, ahlakı etkili kılan ana unsurdur. Toplumun ya da bireylerin böylesi bir tepki verebilmesi, ortak bir tavır belirlemesi, toplumun bireyleri arasında değerlere dayanan güçlü ortak paydanın olması ile mümkündür. Bu payda, çok geniş bir alanı kapsamış olmasına rağmen ahlakın alanına giren kısımlar, daha ziyade toplumsal dayanışmayı, güveni yıkabilecek, birlik beraberliğine ve saadetine zarar verebilecek alanlarla ilgilidir. Bu alanlarla ilgili geliştirilen kurallar ve hükümlere ahlak kuralları denilmektedir. Ahlak sistemini oluşturan unsurları, değer sistemi, niyet, görev ve sorumluluk, müeyyide, fiil ve içselleştirme-kendiliğindenlik olarak ifade edebiliriz. Ahlak sistemleri, toplumun benimsediği değer sistemlerinin hayata tatbik edilip yaşanabilmesini sağlayan birer koruma mekanizmalarıdır. Değer sistemleri içerisinde kural koyucu üst otoriteden gelen değerler ile o toplumun yüzyıllar içerisinde oluşturduğu örf, adet, gelenek, görenek ve töreler vardır. Örf, adet, gelenek, görenek ve törelerin yöresel özellikler içerebilmesi durumunda, ana iskelet sabit kalmak şartıyla ahlaki kurallar, yöreden yöreye değişiklik gösterebilir. Değer sistemi, toplumun bütününü kuşatan emir ve yasakları ihtiva ettiği gibi, toplumdaki farklı yapılara, birimlere ilişkin bazı özel emir ve yasakları da ihtiva eder. Bu da, genel görev ve sorumluluklara ilave olarak daha özel görev ve sorumlulukların varlığını ön görür. Bu farklı, özel görev ve sorumluluk alanları, özel ahlak kurallarının ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Ahlak sistemleri, genel olarak, aşağıdaki 10 alt ahlak alanını bünyelerinde barındırırlar: Kulluk Ahlakı: Değerleri koyan yüksek otoriteye karşı uyulacak ahlaki kurallar. Ferdi ahlak: Ferdin bizzat kendisine karşı uyması gereken ahlaki kurallar. Aile ahlakı: Aile hukukuna ilişkin ahlaki kurallar. Akrabalık ahlakı: Akrabalık hukukuna ilişkin ahlaki kurallar. Komşuluk ahlakı: Komşuluk hukukuna ilişkin ahlaki kurallar. Sosyal ahlak: Topluma ilişkin ahlaki kurallar. Devlet ahlakı: Yöneten ve yönetilenlerle ilgili ahlaki kurallar. Ümmet ahlakı: Ümmetle ilgili ahlakı kurallar. Beşer Ahlakı: Dünyanın farklı bölgelerinde yaşan tüm insanlarla ilgili ahlakı kurallar Ekolojik Ahlak-Çevre Ahlakı: Tabiatla ve diğer canlılarla ilgili ahlaki kurallar. Bu alt alanlar için ihdas edilen kurallar, birbirlerini karşılıklı olarak etkilerler. İki Ahlak Sistemi Hz. Âdem’le eşinin yaratılması ve İblis’in isyan etmesi ile taraflar arasında başlayan mücadele, güzel ahlak ve kötü ahlak olmak üzere iki ana ahlak sisteminin ortaya çıkmasına sebebiyet vermiştir. Yaratılış olayından günümüze Güzel ve Kötü ahlak olmak üzere iki ahlak sistemi, iki ayrı kaynaktan beslenerek nesilden nesile intikal ederek gelmiştir. Güzel ahlakla ilgili 12 ana kavram vardır ve bunlar 10 alt alanla ilişkilidir: Haya, Edep, Mizaç, Fıtrat, Birr, Rıfk, Zühd, Sıla-ı Rahîm, Sabır, Vera, Sehavet, Kerem ve Adalet. Kötü ahlakla ilgili 17 ana kavram vardır ve bunlar da 10 alt alanla ilişkilidir: Yalan, Lanet, Gıybet, Buğz, Koğuculuk, Zan, Tecessüs, Hamr, Hased, Nifak, Zulüm, Tekfir, Fahşa, Kibir, Hile, Katılaşma, Gulûl . Güzel Ahlak Sistemi Peygamberler, Allah’tan vahiy aracılığıyla bilgiyi alıp insanlığa ulaştırarak güzel ahlakı ihya etmek ve yerleştirmek için çalışmışlardır. Peygamberler, Allah’ın takdir ettiği aralıklarla insanlığa gönderilerek güzel ahlak sisteminin nesilden nesile intikalini sağlamışlardır. Kuran-ı Kerim’de peygamberimizle ilgili olarak “Ve şüphesiz sen, pek büyük bir ahlâk üzerindesin.” (68/4)denmesi, bu silsilenin varlığına bir işarettir. Nitekim Hz. Muhammed (s.a.),peygamberler silsilesinin getirdiği ahlak sistemini tamamlamak için gönderildiğini ifade etmiştir: “Ben ahlakî prensipleri tamamlamak üzere gönderildim.”Hz. Âişe’nin (radıyallahu anhâ) “Resulullah’ın ahlakı Kur’an’dır.” demektedir. Bu üç ana hükmü göz önüne aldığımızda bu gün için güzel ahlakın yeniden inşasında temel referanslarımız ortaya çıkmış olmaktadır. Bunlar Ku’ran ve sünnettir. İslam Ahlak (Güzel Ahlak) sisteminde, üst otorite Allah’tır. Bu ahlak sistemi, tevhidi değerleri merkez alarak inşa edilmiştir. Amacı, tevhidi değerlerin ön gördüğü bir hayat tarzının inşa, ihya edilmesi ve de korunmasını sağlamaktır. İslam ahlakında ki niyet unsuru Allah rızası, fiil unsuru ise salih ameldir. İslam ahlak sisteminde amelle niyet arasında ciddi bir bağ vardır: “Hz. Peygamber (s.a.):“Muhakkak ki, ameller niyetlere göredir.”(2) buyurmuştur. İslam ahlak sisteminin dayandığı temelleri ortaya koyan birçok anahtar kavram vardır. Bu kavramların tümü, iman kavramı ile yakından ilişkilidir: “Resûlullah(s.a.): “Mü’minler arasında imanca en kâmil olanı, ahlakça en güzel olanıdır. En hayırlınız da ailesine hayırlı olandır.”(3) Milli Görüş ve Ahlak Milli Görüş Hareketinin, siyasi söyleminde ısrarla üzerinde durduğu konulardan biri, ahlak konusudur. Parlamento içi siyasete ‘Ahlak ve Maneviyat’ konusunu sokan ve üzerinde ısrarla duran ilk siyasi hareket olma özelliğini taşımaktadır. Bunu, ‘Önce Ahlak ve Maneviyat’ şeklinde temel ilke haline getirmiştir. Israrla ahlaki yozlaşma üzerinde durmuş, bunun için hükümetlerin sorumluluklarını yerine getirmesini istemiş, birçok kanun teklifinde bulunmuş ve Meclis’te sorunun tartışılmasını istemiştir. Okul müfredatına ‘din ve ahlak derslerinin’ konulmasına, imam hatiplerin yaygınlaştırılmasına öncülük etmiştir. Milli Görüş hareketi ahlakın alt alanları ile ilgili, farklı zamanlarda, farklı ortamlarda genel ahlak çerçevesinde görüş beyanında bulunmuştur. Milli Görüş Hareketi ortaya ilk çıktığında, Türkiye’de bir ahlak bunalımının olduğuna dikkat çekmiştir. Milli Görüş’e göre ahlaki bunalımın sebebi, millete rağmen uygulanan zihniyet ve sistemdir: “Bu nahoş haller milletimizin fıtratına aykırı fikirlerin dışarıdan arız olan geçici tesirlerin isabetsiz eğitim politikalarının ortaya çıkardığı hallerdir. Yalnız idare ettiği sayısız milletlere değil, beynelmilel sahada adalet tevziine asırlar boyu hizmet etmiş ve müspet neticeler almış bir milletin günümüzde bazı yönlerden ahlaki buhranlarla karşı karşıya kalmış olmasının kabahati millet değil, milletin fıtratına aykırı yollara gitmek isteyen fikir ve sistemden mahrum politikacılardır. Eğer bugün bir kısım gençliğimiz milli değerlerimizden uzaklaşarak anarşist olmuşsa, diğer bir kısmı gayrı ciddi yaşayışa ve kıyafetlere özenmekteyse, anaya ve babaya asi olarak hürmetsizlik ediyorsa bütün bunların sebebi idealist olan ahlakçı ve maneviyatçı olan milletimizin fıtratına aykırı olarak zorla materyalist yapılmak istenmesindedir. Bugün rüşvetten, iltimastan, şikâyetçi isek, ticari hayatta istikrarsızlık varsa, istismar, ihtikâr, haksız kazanç imkânları mevcutsa bunlar yine ahlak nizamına değer vermeyen bozuk zihniyetin camiamızın sağlam bünyesinde açtığı yaraların neticesidir.”(4) Milli Görüşe göre, Millete yabancılaşmış taklitçi zihniyetler, ülkeyi bu güne kadar yönettikleri ve de hep sorunları yanlış teşhis ettikleri için hastalıklara çare bulamamışlardır(5). Ahlaki buhranın sebebini bu şekilde ortaya koyan Milli Görüş Hareketi, çözümü, milletin değerlerine bağlı bir idarenin iş başına gelmesinde görmektedir: “Milletimizin büyük çoğunluğu tarafından reddedilen, tasvip edilmeyen bu geçici tezahürlerin giderilmesi kolaydır. Fakat bu iş ancak milletin fıtri yapısına, Milli Görüş’e tam manasıyla uygun olan bir idarenin ortaya çıkmasına bağlıdır. Meselelerimizin halli böyle bir idareyi beklemektedir.”(3) Milli Görüş hareketi, ahlakı buhranın ana sebebini sistem ve zihniyette görmektedir. Toplumsal kirlenmeden genelde bahsedilmemiş olmasına karşılık ahlak konusunda insanın ihmal edilmemesi gerektiği noktasında hassas davranılmaktadır. Ve her işin başı olarak da ahlaklı insan görülmektedir: “İnsan unsuru sağlam ahlak ve karakter sahibi ise kalkınmada randımanı çok büyük olacaktır. İnsan unsuru ahlaken bozulmuşsa, bu bozuk malzeme ile kurulacak resmi veya gayrı resmi teşekküller verimsiz olacağından hatta yapıcı değil yıkıcı olacağından emekler, masraflar, zahmetler boşuna gidecektir.” Kanunlar ve nizamlar ne kadar mükemmel olursa olsun, hak ve adalete ne kadar uygun bulunursa bulunsun, onu tatbik edecek insanın içerisine hak ve adalet sevgisi girmemişse insanlar, içtenlikle samimi olarak hak ve adalete inanmıyorlarsa kanunların gereği gibi tatbik edilmesi mümkün olmayacak, netice tersine tecelli edecek, adalet yerine adaletsizlik, sosyal adalet yerine sosyal istismar hâkim olacaktır.” “Milli Görüş, istismarı sadece kanunlardan veya cemiyetin dış nizamından değil, aynı zamanda insanların ruh ve karakterinden çıkartmak kararındadır. Hem kanunların hem de insanların adil olmasını gaye edinmiştir.”(6) Milli Görüş Hareketi, kalkınmada birinci önceliği ahlak ve maneviyata verirken maddi kalkınmayı ihmal ediyor değildir. Kalkınma hem maddi, hem de manevi alanda birbirlerini destekleyecek tarzda, birbirleri ile uyumlu gerçekleştirilmek istenmektedir(4,7). Ahlak konusuna bu genel açıdan bakıldığı için diğer siyası hareketlerden en belirgin farklarının “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesi olduğu her durumda vurgulanmaktadır: “ ‘Önce Ahlak ve maneviyat’ bayrağını açarak yola çıktık.” (4) “Ahlak ve Maneviyat en önde yürüyen bayrağımızdır.” (8) “Dört ana prensibimiz vardır Bunlardan birincisi Ahlak ve maneviyattır. Bu ilke en önde gelen bayraktır”(9). “Farkımız maneviyatçılığımızdır”(10). ‘Yeniden Büyük Türkiye’nin’ ve ‘Yeni Bir Dünyanın’ kurulabilmesi için toplumda canlı ve derinlikli bir milli şuur olması gerekmektedir. Milli Görüşe göre bunun için de önce ahlak ve maneviyat gerekir. Bu sebeple ahlak ve maneviyat konusu, Milli Görüş stratejisinin bel kemiği olarak seçilmiştir.(4) Türkiye’de sistem ve sisteme vücut veren zihniyet, ithal mal olduğu için millet ile devlet arasındabir çatışma vardır. Türkiye’nin ana sıkıntısı bu fay hattıdır. Sistem, eğitim ve medya aracılığıyla batılılaşmış ve dolayısıyla bu ülkeye yabancılaşmış nesiller yetiştirmekte ve bunda da kısmen başarılı olmuştur. Bu toplumsal barışın bozulmasının nedenlerinden biridir. Milli Görüş’e göre toplumsal barışın sağlanması, ‘Devlet-Millet kaynaşmasının’ meydana gelebilmesi için ahlakçı ve maneviyatçı bir eğitim şarttır(4) Milli Görüş hareketi, kurduğu tüm partilerin programlarında önemli bir ağırlığı ‘Ahlak ve Maneviyat’ konusuna vermektedir. Bu konuyu gündemden düşürmemeye çalışmaktadır(8). Milli Görüş Hareketi, sistematik olmamak şartıyla değişik zamanlarda ahlakın alt alanlarına ilişkin görüşler ortaya koymuştur. Ahlak alt alanlarının incelenmesinden ziyade ahlak ve maneviyat konusunun önemine dikkat çekilmek istenmektedir. Kullanılan kavramları ahlak alt alanlarına göre tasnif ettiğimizde Milli Görüş Hareketi’nin şu alt ahlak alanlarında ahlakı bir değişime daha fazla ağırlık verdiği sonucunu çıkarabiliriz: Ferdi Ahlak(11), Aile Ahlakı(4), Komşuluk Ahlakı(4,12), Sosyal Ahlak(13,15), Devlet(Yönetim) Ahlakı(14) Ticari ahlak(15), Turizm Ahlakı(16), Basın Ahlakı(4,7) Milli Görüş Hareketi’ne göre devlet yönetiminde ve toplumda her türlü yolsuzluğun, kötülüğün önüne geçebilmek için iki mekanizmanın harekete geçirilmesi ve mensuplarının ahlak ve maneviyata göre yetiştirilmesi elzemdir. Bunlardan birisi adliye mekanizmasıdır(17), diğeri ise eğitim sistemidir(11,18) Ahlak Ve Maneviyatı Korumak İçin Yapılan Yasal Teşebbüsler Milli Görüş Hareketi en çok üzerine durduğu ahlak ve maneviyat konusunda mecliste girişimci bir politika izlemiş, birçok kanun teklifi, meclis araştırması, gensoru, genel görüşme ve soru önergeleri vermiştir. Verilen kanun teklifleri farklı alanlardadır. Ancak gerekçelerinde hep ahlakı endişeler dile getirilmektedir(19). SONUÇ Ahlak temelli bir toplum inşası, hem imani bir sorumluluk hem de müminlerin zihin yapısının çözülmeye çalışıldığı dönemlerde onları tehlikelere karşı koruyan önemli bir kalkandır. Bunun için iradelerin güçlendirilmesinden, itidal üzere olmaya, güzel iş ve eylemler gerçekleştirmeye, hatta bu güzel amellerin aynı zamanda toplumsallaşabilmesi için bireylerin yarış içinde olmalarına kadar geniş bir alan mevcuttur. Bu ülkede güzel ahlakın yeniden inşa edilebilmesi görev ve sorumluluğu, Müslümanlara yüklenmiş bir görevdir. Bunun gerek şartlarından biri, ‘Allah’ın emrettiği gibi kardeş olmaktır’. “Resulullah (aleyhissalâtu vessalâm): “Sakın zanna yer vermeyin. Zira zan, sözlerin en yalanıdır. Tecessüs etmeyin, haber koklamayın, rekâbet etmeyin, hasedleşmeyin, birbirinize buğzetmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, ey Allah’ın kulları, Allah’ın emrettiği şekilde kardeş olun. Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona (ihânet etmez), zulmetmez, onu mahrum bırakmaz, onu tahkir etmez. Kişiye şer olarak, Müslüman kardeşini tahkir etmesi yeterlidir. Her müslümanın malı, kanı ve ırzı diğer müslümana haramdır. Allah sizin suretlerinize ve kalıplarınıza bakmaz, fakat kalplerinize ve amellerinize bakar. Takva şuradadır -eliyle göğsünü işaret etti- : Sakın ha! Birinizin satışı üzerine satış yapmayın.Ey Allah’ın kulları kardeş olun. Bir müslümanın kardeşine üç günden fazla küsmesi helâl olmaz.”(20) Güzel ahlakla donanan, kınayıcının kınamasından korkmayan ve Allah’ın emrettiği şekilde kardeşler olan topluluklara Allah, kalıcı iktidar bahşeder: “Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, Allah (yerine) kendisinin onları sevdiği, onların da kendisine sevdiği, mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı ise ‘güçlü ve onurlu,’ Allah yolunda cihad eden ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah’ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.”(5/54) Ve Rasulullah diyor ki:“Allah’ım, şikak ve nifaktan ve kötü ahlâktan sana sığınırım.”( kütübü sitte HadisNo:1878) Öyleyse; “Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer inanıyorsanız gerçekten üstün gelecek olanlar siz olacaksınız.” (3/139) KAYNAKLAR 1- Zaman 12.07.2008
2- Sahih-i Buhari, İst.1401, K. İman: 41 c. I, sh.19. 3- Tirmizî, Radâ 11, (1162); Ebu Dâvud, Sünnet 16, (4682). Buhârî, Edeb: 39. 4- Erbakan N., Milli Görüş, Dergah Yayınları, İstanbul, 1975, S: 20-40. 5- Erbakan N., RP 4. Büyük Kongre açış Konuşması, 1993, Ankara,s: 29-30 6- Erbakan, N., Milli Görüş, Dergah Yayınları, İstanbul, 1975 S 110-111 7- Erbakan, N., age. S: 332-334 8- Saadet Partisi Programı S: 8 9- Erbakan, N., Gayemiz Bütün Beşeriyetin saadetidir.,ESAM, Ankara,2005 S12 10- Saadet Partisi Seçim Beyannamesi, 2002s.35-36 11- Erbakan, N., Milli Görüş, Dergah Yayınları, İstanbul, 1975 S: 95-97, 306 12- Erbakan, N., age., S: 161 13- Erbakan, N., ., age., S: 316 14- Erbakan, N., ., age., S: 41-50. 15- Erbakan, N., ., age., S:151-155 16- Erbakan, N., ., age., S: 181 17- Erbakan, N., ., age., S: 57 18- Erbakan, N., ., age., S:108 19- Mecliste İlk 100 gün., Refah Partisi. 20- Ebu Davud, Libas 29, (4092). |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | Durr-û Meknûn (12.03.10), Peykan- (07.03.10) |
![]() |
| Etiket |
| ahlak, görüş, milli |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Milli görüş | muallim | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 21.05.09 13:57 |
| milli nokta milli görüş ailesine yeni bir web sitesi | turan | TAVSİYE SİTELER | 1 | 21.03.09 01:54 |
| ..:: milli görüş ::... | davama sevdalıyım | MİLLî GÖRÜŞ | 0 | 27.01.09 16:05 |
| [ milli gorus ] milli görüş milli eğitim | sevgiliye sevdalı | MİLLî GÖRÜŞ | 1 | 13.11.08 15:04 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|