| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 202 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » MİLLî GÖRÜŞ »

MİLLî GÖRÜŞ MiLLî GöRüŞ Nedir? Ne Değildir? Dün'ü Bu Günü ve Yarını...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05.04.10, 12:34   #1
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart Dava Adamı

Dava Adamı (BİR KERE DAHA HATIRLAYALIM AMA MUTLAKA OKUYALIM)
Dava adamı, hayatının enerjisini imanından alır. Hayat iman ve cihattan ibarettir. Dava adamı için imansız bir hayat yaşanmaya değmez bir hayattır. Allah varsa, anlam vardır. Allah´ın devre dışı bırakıldığı bir hayat anlamsız bir hayattır. Dava adamı için iman etmek demek, iddia sahibi olmak demektir. İddia sahibi olmak demek; “Bu dünyaya söyleyecek sözüm var demektir”. Bu dünyada söyleyecek sözü olmayanlar yaşıyor olmanın hakkını veremeyenlerdir.

Dava adamının hayatının gayesi vardır. Gayesini yitirmiş insan yaşama nedenini de yitirmiş demektir. Çünkü gayesiz-hedefsiz olmak, kişiliksiz ve kimliksiz olmak demektir. Kimliğini kaybedenler bu dünyada hükümsüzdürler. Bu insanlar güneşi ceketinin astarında kaybedip, yakasına takmak için sahte rozetler arayan zavallı insanlardır.

Dava adamı şu hususu iyi bilir; iman insanın, insan ise imanın emanetidir. İman insansız bırakıldığında imana, insan imansız bırakıldığında insana ihanet edilmiş olur. Bundan dolayı dava adamı için en büyük ibadet insan kazanmaktır. İmanı bir insanın kalbine taşımak için çekmeyecekleri çile, katlanmayacakları sıkıntı, ödemeyecekleri bedel yoktur. Herkes para kazanmak için uğraşırken dava adamı insan kazanmak için uğraşır.

Dava adamları, insanı kazanılacak en büyük servet olarak görürler. Herkes para biriktirirken, onlar insan biriktirirler. Dava adamının gözü insandadır. Ne zaman adresini şaşırmış bir insan görse;”Bundan ne güzel Müslüman olur.”der ve tüm yüreğiyle onun hidayeti için dua eder. Eğer onun için bir şey yapamıyorsa kahrolur. Yüreği bir peygamber yüreği gibi yanar.”Allahım onu affet, ona hidayet et”diye yalvarır. Gecenin ender vakitlerinde onun hidayet bulması için arş-ı âlâda asılı kalır. Gündüz ise onu davasına kazanmak için onunla teşvik-i mesai kurar.

Dava adamı insanları pazarlıksız sever, karşılıksız sever. Tüm faturaları yakarak yola çıkar ve “Benim ücretim Allah´a aittir”der. Bir insanı davasına kazanmışsa, dünyanın tapusu kendisine verilmiş gibi sevinir. “Bir âdem, bir âlemdir.”diye çıktığı bu yolda, dirilişine vesile olduğu her insanın manevi anası olmanın haklı gururunu yaşar.

Dava adamı, davasını hayatının merkezine koymuştur. Davasına kitlenmiş insandır. Yaşantısı, mesaisi, çalışması hatta gezmesi, tozması dahi bir amaca yöneliktir. Aklının bir köşesinde hep davası için bir şeyler yapma düşüncesi vardır. Boş ve lüzumsuz işlerden, boş ve lüzumsuz söz ve tartışmalardan uzaktır. Ne zaman lüzumsuz bir işle meşgul olsa, davasına halel getirdiğini düşünür ve hayıflanır. Her zaman davası ile ilgili bir işle uğraşır. Yorulduğu zaman kalkar ve yeniden yorulur. Zaferin yorulmaktan geçtiğini bilir. Davasına ayarlı bir hayat sürer. Gittiği yer, bulunduğu ortam islamı değilse değiştirmeye çalışır, degiştiremiyorsa terk eder. Gays-i islami ortamlarda bulunmasının dava adamını bozacağını bilir.

Dava adamı çalışkandır. Davasının hak olması, dava adamının tembelliğine mazeret olamaz. Çünkü “insan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” düsturunu bilir. Alın teri dökmeden, gayret göstermeden tarihin hiçbir devrinde Allah inananlara zafer nasip etmemiştir. Dava adamı aktiftir, dinamiktir. Pısırık, uyuşuk değildir. Bir toplumun en canlı, en hareketli, en gayretli katmanını iyiler oluşturuyorsa, o toplumda iyilikler ve güzellikler yaygınlaşır. Değilse tersi yaşanır. Herkesin uyuşukluk hastalığına (Peygamberimizin diliyle “vehn”mikrobuna) yakalandığı zamanlarda dahi dava adamı, enerjisi ve dinamikliğiyle fark edilir. İyiliği emretme, kötülükten sakındırma konusunda herkes sorumsuzluk yapsa dahi, dava adamı sorumluluktan kaçmaz. “Bir benimle ne çıkar.” demez. Baharın habercisinin kara inat açan kardelenler olduğu gibi, toplumun kurtuluşunun habercisi de dava adamıdır. Onun gayreti toplum için umuttur. Herkes umudunu yitirse bile dava adamı ümitvardır.

Dava adamları sayılarının azlığına aldırmazlar, sayı onların umurunda bile değildir. Onlar sorumluluklarını yapmanın gayreti içindedirler.
Dava adamı asla nemelazımcı değildir. En büyük toplumsal kokuşmuşluğun nemelazımcılık olduğunu bilir. Toplumda hakkın, iyinin, doğrunun, faydalının hâkim olması için gecesini gündüzüne katar. “Kim var?”diye seslenildiğinde, sağına, soluna bakmadan “Ben varım!” der ve ortaya çıkar. Dava adamının lügatinde “Bana ne.”, “Benden başka adam yok mu?”, “Niye hep ben yapıyorum?”gibi sözler yoktur.” “Benim olmadığım yerde kimse yoktur.” anlayışıyla hareket eder.

Dava adamı, zor zamanların adamıdır. Zor zamanlarda bir iddiaya sahip olmak, avuçta kor taşımak kadar zordur. Yüreğinde iman gibi bir güneşi taşıyanlar, -insanlığın dünya ve ahiret kurtuluşu için- omuzunda bir dava taşımaya seve seve razı olurlar.

Dava adamı olmak, sıkıntıya gelmemek değil, sıkıntıya talip olmak demektir. Müslümanlar, hem inandıkları gibi bir dünya kurmak istiyorlar, hem de lükslerinden, konforlarından, rahatlarından, hayatlarından fedakârlık yapmadan bunu gerçekleştireceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Batıl ehlinin batıl davası için yaptığı fedakârlığı, hak ehli kendi davası için yapmadan zaferden söz edilemez. Dava adamı toplumun problemlerine duyarlıdır. Ümmet-i Muhammed´in derdiyle dertlenir. Çareler arar. Çözüm üretir. Dert edinir. Müslüman kardeşinin derdine çare olamamışsa kahrolur. Bütün hak arama mücadelelerinde en ön saftadır. Alın terini savunmayı, emeğin kutsallığı savunmayı, başörtüsü mücadelesini, Hakkın sesini yükseltmeyi, başörtüsü mücadelesini insanlar dava adamlarından öğrenir.

Dava adamlarını ezilmişlerin, horlanmışların, fakirlerin yardımcısıdır. Kimsesizlerin kimsesi, yetimlerin sahibidir. Kimsesiz birini gördüğünde “Kimsesiz değil, ben varım.”der, sahip çıkar. Mazlumların, güçsüzlerin, fakirlarin tarihin her devrinde islamın müttefiki olduklarını bilir. Dava adamı protokol adamı değildir. Sürekli makamlı ve varlıklı insanlarla birlikte olup, fakir ve yoksul insanları ihmal etmez.

Dava adamı toplumsal değişikliğin yolunu bireysel değişiklikten gectiğini bilir. “Fertler kendini değiştirmedikçe, Allah onları değiştirmeyecektir.”(Rad-11) düsturu gereğince kendisi İslam üzere yaşar. Ondan sonra insanları yaşamaya çağırır...
İslam, en güzel dava adamlarının hayatında yaşanır. Dava adamı dininin, davasının, Rabbinin şahididir. Namazı ve niyazıyla şahittir. Sevmesi ve buğzetmesiyle şahittir. Kazanma ve harcama biçimiyle şahittir. Ve nihayet canını, canların canı uğruna, davası için vermesiyle şahittir. Dava adamı gecelerin zahidi, gündüzlerin mücahididir. İslam onun hayatında dört başı mamur olarak yaşanır.

Dava adamı bir yaşama ustasıdır. Dava adamı şahsiyet sahibidir. Şahsiyetli olmak fark edilir olmaktır. Orta yerde olmak demektir. Herkesin sindiği, korktuğu, sürte gerisine çekildiği zamanlarda meydana çıkmak demektir. Herkesin görevden köşe bucak kaçtığı zamanlarda göreve talip olmak demektir. Dava adamı çevresine rengini veren adamdır. Bilirki, siz çevrenize renginizi veremiyorsanız, bir gün çevreniz size rengini dayatacaktır.

Dava adamı ümitvardır. Karamsar bir tablo çizilmesinden hoşlanmaz. Pozitif şeyleri, aksiyon ve hamleleri konuşmayı sever. Düşen bir yaprağı konuşmak yerine, açan bir çiçeği konuşmayı tercih eder. Dava adamı, irade sahibidir. İrade zorlukları eriten bir ruh halidir. Zorluklar dava adamının önünde eğilir. Dava adamı görev şuuruna sahiptir. Görev şuuruna sahip olmak, sütçü beygiri gibi olmak değil, asil bir Arap atı gibi olmaktır. Dava adamı vazifeden kaçmaz. Dava adamı görev verdiğiniz zaman gözünüzün arkada kalmadığı adamdır.

Dava adamları azdır ve dava adamlığı en büyük vasıftır. Kıymetli taşlar az bulunduğu için kıymetlidir. Ömrü yaşanmaya değer kılan şey dava adamı olmaktır. Dava adamı, lafta dava adamı olanlardan değildir. Davası için aşkla, şevkle çalışır. Yalnız çalışmanın ve gayret etmenin kulun tasarrufunda olduğunu, başarının ve zaferin ise Allah´ın tasarrufunda olduğunu bilir. Dava adamı, davasının hayranı değil, davasının bağlısıdır.

Dava adamı: “Biz hiçiz, ama Allah´ın yardımıyla en iyisini yaparız,”anlayışının zirveleştiği insandır. “Yok denen bir şey yok ama Allah dilemişse her şey mümkündür.”anlayışına sahiptir. “Ben olmazsam olmaz.” değil, benlik adamlığı değil, “Ben olmazsam da Allah bir Ulu batlı Hasan gönderir, bayrağı burçlara diktirir” anlayışındadır dava adamı. Bir noktaya kadar dava adamı, bir noktadan sonra çıkar adamı, ihale adamı olanlar gerçek dava adamı değildir. Dava adamı hesabı değil, hasbi davranır. “Tılsım” Allah rızası için çalışmaktır. Dava adamı tılsımı bozmamaya özen gösterir. Dava adamı yaptıklarının sevinci içinde olan değil, yapamadıklarının üzüntüsü içinde olan insandır. Bundan dolayı ne kadar büyük işler yaparsa yapsın, hep başı önündedir, tevazu sahibidir. Çünkü işin sahibi Allah´tır. Bundan dolayı çalışmalara usulen değil, fonksiyonel olarak katılır. Başkalarının yaptıklarıyla oyalanmak yerine kendi yaptıklarıyla meşgul olur. Çalışmaları ve hizmeti asla bırakmaz. Dava adamı en büyük emniyetin hizmette olduğunu bilir. Hizmet ve çalışmayı terk eden, dedi-kodu ile meşgul olur, atıl kalanı batıl istila eder. Dava adamı kendisine verilen görevin emanet, görevi yapmamanın da emanete ihanet olduğunun şuurundadır. Dava adamı Müslüman kardeşlerine karşı hoşgörülü, şefkatli, İslam´ın düşmanlarına karşı şiddetli ve tavizsidir. Şahsına karşı yapılan hataları affeder. Ancak dinine, davasına, liderine ve kutsalına karşı yapılan hataları asla affetmez. Bunu yapanları, gücü neye yetiyorsa onunla protesto eder. İnandığı davanın onurunu koruyamayanlar, liderine, kutsalına hakaret edilmesini sineye çekenler, şerefini yitirmiş alçak insanlardır. Dava adamı asla böyle bir zillete düşmez. Dava adamı, davasının onurunu, nefsinin onurundan daha fazla korumasını bilen adamdır.

Dava adamı okyanusta yol alırken karşınıza çıkan bir ada gibidir. Fark edilir. Kendisini fark ettirir. Özel değildir, Özelliklidir. Sıradan değildir. Sıra dışıdır. Allah dava adamlarını unutulmamakla ödüllendirir. Kıyamete kadar isimlerini yaşatır. Onları utulmayanlar kervanına katar. Hz. Sümeyye! Şehitlerin önderi… İsminin yüzyıllar sonra Müslümanların çocuklarına verileceğini nereden bilebilirdi. Allah onu unutulmayanlar kervanına kattı. Musab B.Umeyr. Mekke´nin yakışıklısı… Yetim bir peygamberin peşine düştü. Dünyanın tüm zenginliğini elinin tersiyle itti. Uhudda şehit düştü. 21 yy´da Allah bu fakirin kalemiyle Musab´ın ismini nesillere duruyor.
Hz.Hamza´da unutulmayacak, Cevher Dudayevde, Fethi Şikaki´de, Metin Yüksel‘de, Adnan Demirtürk´te, Ali Soylu´da, Kazım Ozan´da. Çünkü Allah Hakikatin sesini yüceltenlerin ismini yüceltir.

Ahiret yurdunda, mahşer gününde, dava adamları bu dünyada olduğu gibi, yine arka saflarda duracaklar, ön plana çıkmamaya, göze batmamaya çalışacaklar. Ancak, Rabbimiz onlara seslenecek! “Siz dünyada iken hizmette en ön safta, nimette en arka safta idiniz. Burada ise sizin yeriniz en ön saftır. Peygamberlerin, salihlerin ve şehitlerin yanıdır. “Buraya gelin”diyecektir. Teemmül oluna vesselam.


(ALINTI)

DAVA ADAMLARINA SELAM OLSUN BU YOLA BAŞ KOYANLARA SELAM OLSUN!!
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ?
Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ?
Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ?
İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim..

...
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Cihad Yıldızı kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (05.04.10), muallim (05.04.10), Saltuk Şamil (06.04.10)
Cevapla

Etiket
adamı, dava

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hizmet şuuru ve dava adamı Seida SERBEST KÜRSÜ 0 14.12.09 09:36
Su bu, yakar adamı! Muhammed YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI 0 19.10.09 18:25
Dava yürek ister,dava iman ister... galemdaroglu VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI 1 17.06.09 21:41
Adamı sinirlendirmeyin Elcihad RESİMLER 33 21.02.09 23:17
Hicret Adamı... Ahmed Naina Şiir 0 05.10.08 21:22

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:58 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.