| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 202 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » MİLLî GÖRÜŞ »

MİLLî GÖRÜŞ MiLLî GöRüŞ Nedir? Ne Değildir? Dün'ü Bu Günü ve Yarını...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 04.08.10, 10:19   #1
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart Milli Görüş nedir, tarihi kökleri nelerdir? (1).

Milli Görüş nedir, tarihi kökleri nelerdir? (1).






Saadet Lideri Prof Dr.Numan Kurtulmuş`un bugüne kadar gerçekleştirdiği ve Milli Görüş camiasının büyük teveccühüne mazhar olan konuşmalar ve özel notlar...
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof Dr.Numan Kurtulmuş`un biyografisi:

Türkiye`de dini ve milli değerlere bağlı bir neslin yetişmesi için hayatını vermiş bir doktor, merhum İsmail Niyazi, Kurtulmuş`un oğlu, `Amentü Şerhi`nin yazarı Numan Kurtulmuş`un torunu ve Türkiye`nin en önemli isimlerinden Prof. Dr. Sabahattin Zaim Hoca`nın öğrencisi...


Köklü bir aileden gelen Profesör Numan Kurtulmuş`un dedesi ülkemizin tanınmış âlimlerinden Cumhuriyet döneminde Latin harfleriyle yazılmış ilk ilmihal kitaplarından `Amentü Şerhi`nin yazarı. İstiklal harbi gazilerinden olan Merhum Numan Kurtulmuş, sağlığında gerek eserleri gerekse yaptığı sohbetlerle nitelikli gelecek kuşaklar yetiştirmek için mücadele etmiş bir insandı.



Babası örnek bir insandı



Babası, merhum Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş ise birçok vakıf ve hayır kurumunun öncülerindendir. Tahsin Atak diye bir öğrencisi Dr. Niyazi Kurtulmuş bir anısını şöyle anlatıyor: `Dr. Niyazi Kurtulmuş vardı. Örnek bir insandı, o ne aşktı, ne sevda idi, ne heyecandı, ne umuttu, ne gayretti, nasıl bir mütevazılıktı hâlâ çözemiyorum. Dolmabahçe sarayının doktoruydu. Bana velilik de yapmıştı. Her sene yurt paramı verir, cebime harçlık koyardı. Orta üçüncü sınıfta sarılık hastası olmuştum. Okulun revirine her gün uğrar, iğnelerimi kendisi vururdu. Bir gün bir kavanoz bal getirdi. `Bunu sana aldım. Sütle karıştır, iç` demişti. Hasta yatağımda annemin elime verdiği sevgi ve sıcaklıkta içtim. O gün bir kere daha sızlamıştı yüreğim. Gurbetin acısını annemden, babamdan çok uzaklarda olduğumu yeniden hatırlamıştım. Sonra iyileştim. Ruhun şad olsun Dr. Niyazi Kurtulmuş.`



Dede Binbaşı Numan Kurtulmuş, Amentü Şerhi`nin yazarı



Türkiye`de dini ve milli değerlere bağlı bir neslinin yetişmesi için hayatını vermiş bir doktor, merhum İsmail Niyazi, Kurtulmuş`u oğlu, `Amentü Şerhi`nin yazarı Numan Kurtulmuş`un torunu ve Türkiye`nin en önemli isimlerinden Sebahattin Zaim Hoca`nın öğrencisi...



Ülkemizin tanınmış âlimlerinden Cumhuriyet döneminde Latin harfleriyle yazılmış ilk ilmihal kitaplarından `Amentü Şerhi`nin yazarı, İstiklal Harbi gazilerinden merhum Binbaşı Numan Kurtulmuş`un torunu. Babası, merhum Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş ise birçok vakıf ve hayır kurumunun öncülerindendir. Lisans ve yüksek lisansını İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi`nde tamamladı. ABD`de Cornell Üniversitesi`nde doktora tezini hazırladı ve misafir öğretim üyesi olarak bulundu. 1992 yılında iktisat doktoru, 1994 yılında ise İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi`nde doçent unvanı aldı. Yayınlanmış çok sayıda bilimsel makalelerinin yanı sıra `Sanayi Ötesi Dönüşüm` ve `İnsan Kaynakları Yönetiminde Japonya Modeli` isimli basılmış eserleri mevcuttur. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi`nde uzun yıllar Sosyal Siyaset, Çalışma Ekonomisi ve İnsan Kaynakları Yönetimi hocalığı yaptı. 1998 yılında aktif siyasete girerek Fazilet Partisi İstanbul İl Başkanı ve Genel İdare Kurulu üyesi oldu. Daha sonra Saadet Partisi İstanbul İl Başkanlığı ve Genel Başkan Yardımcılığı görevlerini birlikte yürüttü.. 2004 yılında profesör olan Kurtulmuş, İstanbul Ticaret Üniversitesi`nde öğretim üyesi olarak akademik çalışmalarını sürdürmektedir. Kurtulmuş 1959 Ünye doğumlu, evli ve üç çocuk babasıdır.



Sanayi ötesi dönüşüm



Prof. Dr. Numan Kurtulmuş`un `Sanayi Ötesi Dönüşüm ve Endüstri İlişkileri` adlı kitabında; İktisadi doktrinlerin ve bu doktrinlerin tarihsel gelişim ve pratiklerinin analiz ediliyor. Eserde, küresel çaptaki kriz ve adaletsizliğe karşı küresel çapta çözümler ve insani bir yaklaşım temelinde açılımlar getiriyor. Kürsel güç dengelerinin belirgin bir biçimde Atlantik`ten Pasifik`e kaymaya başladığı vurgusunun sıkça işlendiği kitap, söz konusu sürecin hangi dinamiklerden kaynaklandığını ve oluşan yeni ekonomi modellerinin nitelik ve kapsamını da ele alıyor. Kitap, dünyada oluşmaya başlayan yeni ve farklı ekonomik, sosyal ve politik dönüşümün anlam haritasını detaylı bir biçimde ortaya koymanın yanı sıra, söz konusu sürecin barındırdığı tehdit ve imkânları da bilgece bir üslupla ortaya koyuyor. Prof. Kurtulmuş`un ayrıca, `Stok Yönetiminin Data Base Yaklaşımıyla Entegre Edilmesi` ve `Model İnsan Tipi Açısından Endüstri İlişkilerindeki Değişim` konularında yüksek lisans ve doktora tezleri ile `Post-Endüstriyel Dönüşüm` ve `Japon Sisteminde İşçi-Yönetim İlişkileri` isimli doçentlik çalışmaları da bulunuyor.

Saadet Lideri Prof Dr.Numan Kurtulmuş`un 16 Mart 2010 yılında uydu aracılığıyla gerçekleştirdiği ve tüm Türkiye`de tüm Saadet Partisi teşkilatlarının canlı olarak izlediği,

"Milli Görüş nedir?"

"Milli Görüş`ün fikri temelleri nelerdir?"

"Neden siyaset yapıyoruz?"

"Milli Görüş Hareketi`nin Türk ve dünya siyasetine olan etkisi"

konularında derin analizler içeren konuşmasının bir kısmı....




Birinci sorumuz şudur.

Niçin siyaset yapıyoruz ?

Siyaset zor bir iş. İşte akşamın bu saatinde her biriniz bütün zorluklarla işlerinizden belki yorgun argın gelerek, belki kişisel olarak yapmanız gereken bir sürü işi bir kenara koyarak buradasınız. Her gün bu siyasi faaliyetlerin içerisindesiniz.

Ve çok şükür hepinizi tebrik ederim, hepinize teşekkür ederim. En azından son 7 8 yıldır bütün rüzgarlar karşımızdan esmesine rağmen inançla kararlılıkla yolunuza devam ediyorsunuz.

Niçin siyaset yapıyoruz sorusuna en anlamlı cevap veren topluluk ile karşı karşıya olmaktan dolayı duyduğum memnuniyeti bir kere daha ifade ediyorum.

Ama başta kendim olmak üzere bütün arkadaşlarımıza bu sorunun cevabını her gün hatırlamamız gerektiğini de söylemek istiyorum.

Siyaset iki temel amaçla yapılır.

Birincisi yakın hedefler ve menfaatlerdir. Yani siyaset nihayetinde seçimleri olan meclis üyelikleri, belediye başkanlıkları, milletvekillikleri bakanlıkları, başbakanlıkları olan bir uğraş.

Aynı zamanda siyaset maalesef Türkiye de rant üreten bir kurum bir müessese, bütün bunların hepsi ile ilgili siyaset yapabilirsiniz.

Ve neyi istiyorsanız neyi hedefliyorsanız buna da ulaşmak mümkündür. Onun şartlarını yerine getirirseniz. Siyaset ya bunun için yapılır. Yada yüksek idealler için yapılır.

Saadet Partisinin mensupları milli görüşün mensupları siyaseti yüksek idealler uğruna yapıyorlar.

Ne demektir yüksek idealimiz. Biz yeniden büyük Türkiye’ yi kurmak için siyaset yapıyoruz. Kişisel çıkarlarlar,kişisel menfaatlerle bir takim grupların hiziplerin çıkar çevrelerinin menfaati ile değil, Yeniden büyük Türkiye’ yi kurmak azmi ve gayreti ile siyaset yapıyoruz. Yeni ve adil bir dünyanın kurulması için her gün mücadelemize bir adım daha atıyoruz. Bir binayı inşa etmek gibi her gün binaya taş taşıyoruz, çimento taşıyoruz ve her gün bu çabalarımızı daha anlamlı şekilde çoğaltıyoruz.

İkinci sorumuz peki Neyin siyasetini yapıyoruz?

Siyaset nihayetinde belli amaçlar etrafında bir araya gelmek ve sonuç almak işidir. Neyin siyasetini yapıyoruz bir grubun bir çevrenin bir çıkar grubunun bir zümrenin bir elit tabakanın siyaseti ile mi ilgiliyiz. Yoksa çok dar bir görüşün mü siyasetini yapıyoruz. Hayır bizim siyasetimiz Saadet Partisinin siyaseti medeniyet siyasetidir. Biz kendi medeniyetimizi yeniden ihya ve inşa etmek için mücadele ediyoruz ve bunun için siyaset yapıyoruz. Ve bu anlamda da milli görüş siyasi hareketi bir fikri siyasi çizgiye sahiptir.

Her ne kadar kuruluşunun 40. Yılını yaşadığımız milli görüş hareketi 1969 bağımsızlar hareketi ile etek kemiğe bürünmüş olsa da fikri siyasi çizgisi itibari ile en azından bu topraklarda 150 - 200 yıllık bir geçmişe sahiptir.

Birinci halkası olarak bir kaç tane temel önemli ismi sayabiliriz bunlardan birisi Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi’dir. Birisi Sait Halim Paşadır. Birisi istiklal marşımızın yazarı Mehmet Akif bey dir. Bir diğeri de birinci meclisin en önemli isimlerinden simalarından birisi olan Hüseyin Avni Ulaş’ tır.

Bu isimleri şunun için sayıyorum. Osmanlının çözülüş dönemi ile birlikte Osmanlı aydınlarının önemli bir kısmı maalesef Osmanlının batı karşısında çözülmesinin yenilmesinin nedeni olarak kendi medeniyet değerlerimizi bulduk efendim Adamlar bilime sahip adamlar her türlü ilerlemeye sahip biz ise geri kaldık geri kalmamızın nedenleri de bizim değerlerimizdir, bizim inançlarımızdır, bizim medeniyetimizdir dediler. Buna karşılık burada isimlerini zikrettiğim bir çok kişi var ama önemli gördüğümüz dört tane isim bunların söylediği şey de hayır bizim geri kalmamızın nedeni medeniyetimizi değerleri değil kendi medeniyetimizin inançlarımızın değerlerinden uzaklaşmamız ve maalesef Osmanlıda bir seçkin sınıfın bir elit sınıfın millete topluma tepeden bakmasıdır demişlerdir. Bunu inşallah başka bir konferans konusu olarak bir kenara bırakıyoruz.

İkinci halka çok partili siyasi hayatla birlikte özellikle Türkiye’ de gelişen fikri çabalarla birlikte

Burada da dört beş ismi sayabiliriz.

Eşref Edip Milli Nizam Partisi`nin kuruluşunda çok ciddi emekleri olmuş olan birisidir.

Necip Fazıl Kısakürek , Nurettin Topçu, Ali Fuat Başgil ve Sezai Karakoç gibi isimleri farklı ölçeklerde Dünya medeniyetimizi tanımlamış olmalarına rağmen bunları da millete ve medeniyetimize dayalı bir fikri mefkurenin bir siyasi mefkurenin adımları olarak görebiliriz. Bu da ikinci halkadır.

3. halka da Erbakan hocamızın 1960 lı yıllarını ikinci yarısından itibaren odalar birliği çalışmaları ile ortaya koyduğu çabalardır.

Dikkat edilirse daha sonraki süreçlerde de Hocamızın o dönemde ortaya koyduğu konferanslar ondan sonraki süreçlerde de Milli Selamet Partisi, Milli Nizam Partisi hareketinin gelişmesinde de çok fikri katkıları olmuştur. Oradaki tez de aynı tezdir. Yani biz batı medeniyeti karşısında yenilmedik bizim geri kalmamızın nedeni kendi medeniyet değerlerimiz değil medeniyet değerlerimizden uzaklaşmış olmamızdır. Tezi işlenmiştir.

Hatta daha sonraki yıllarda Erbakan hocamızın birazda böyle ironik bir şekilde söylediği

Eğer Müslümanlar bilime yaptıkları katkılar dolayısı ile batılılardan telif hakkı almaya kalksalar

Örneğin sadece ondalık sistemin kurulması dolayısı ile icadı dolayısı ile telif hakkı almaya kalksalar batılılar sıfırın ve birin patentini ödemek için altlarındaki pantolonlarını bile verseler bunu ödeyemezler . pantolonları bile kalmazdı demiştir.

Bu çizgi milli görüş fikriyatının üçüncü halkası olarak görülebilir.

Şimdi burada bulunanlar ve bu çabaya sizin gibi destek veren genç arkadaşlarımız genç kardeşlerimiz bu fikri siyasi izleyin dördüncü halkasını oluşturuyoruz ve bizim üzerimize düşen de şimdiye kadar gelen bu bütünlüğü bundan sonra günün icabı içerisinde ortaya koyabilmek ve yeniden büyük Türkiye’ nin kuruluşunda motor gücü haline getirebilmektir.

Burada Odalar Birliği Bağımsız Hareketi, bu süreci hepiniz biliyorsunuz. Milli görüşün yükselişinde de bütün bu fikri müktesebat içerisinde dört tane anahtar sloganı hepimizin çok iyi bilmemiz lazım.

Milli görüş nedir dediğimiz zaman bunun özeti bu dört cümledir.

Birincisi önce ahlak ve maneviyat sloganıdır.

Özellikle 1970 lerin başındaki çok sık vurgulanan slogandır. Yani bir ülke sadece maddi kalkınma ile ayağa kalkmaz yada sadece maneviyata önem vererek kalkınamaz.

Bir ülkenin kalkınabilmesi için önce ahlak ve maneviyatı olması , ama aynen bir kuşun iki kanatlı uçtuğu gibi hem manevi kalkınmanın hem maddi kalkınmanın birlikte olması fikridir.

Zaten son üç asırlık sürece baktığınız zaman batı dünyası teknolojik olarak efendim ekonomik olarak çok ileri gitmiş olmasına rağmen bugün sahip olduğu bütün sorunların temelinde

Manevi iklimi reddetmiş olması ihmal etmiş olması yatıyor

Ne yazık ki üç asırdır İslam dünyasının geri kalmasının çok önemli nedenlerinden birisi de

Maddi kalkınmayı ihmal ederek sadece demin ifade ettiğim ya mutlak batıcılığın peşinde koşması ya da

İçine kapanık bir maneviyatçılığın içerisine girmesidir.

Bizim milli görüş hareketinin söylediği önce ahlak ve maneviyat ise bunların her iki tarafın arasında bir dengedir.

Manevi tarafı olmadan da bu kuş uçmaz maddi tarafı olmadan da uçmaz.

Bir medeniyetin ayağa kalkması için ahlak ve maneviyatın ve maddi kalkınmanın birlikte yürümesi şarttır. Onun için ikinci temel sloganımız cümlemiz yeniden büyük Türkiye’ dir.

Burada da bunun sadece büyük Türkiye değil Yeniden büyük Türkiye olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Tarihte olduğu gibi geçmişte olduğu gibi yeniden kendi değerleri üstünde güçlü büyük bir Türkiye. efendim ekonomik bakımdan güçlenmiş, sosyal politikaları bakımından gayet güçlü Dış politikada itibarlı şahsiyetli ve çok taraflı bir dış politika izleyen yeniden büyük Türkiye. Daha sonra özellikle 1980 li yıllarda Türkiye’ de neoliberal tezlerin neoliberal politikaların izlenmesi sonucu maalesef 80 li yılların ikinci yarısından itibaren Türkiye’ de maalesef olağanüstü bir gelir dağılımı adaletsizliği ortaya çıktı. Toplumsal adaletsizlikler çifte standartlar Dengesizlikler ortaya çıktı.

1990 lardan sonra Refah Partisi`nin yükselişini sağlayan ana slogan Adil ve özgür bir toplumsal düzen talebidir.

1990 lı yıllardan sonra 91- 94 -95 ve daha sonra Refahyol hükümeti ile gelişen süreç temel itibari ile adil ve özgür bir düzen toplumsal düzen kurma talebi üzerine oturmuştur.

Dördüncü sloganı ise dördüncü cümlesi ise milli görüşün yeni ve adil bir dünya kurulması ihtiyacıdır. Özellikle 11 eylül olaylarından sonra dünyadaki çift standartların baskıların zulümlerin savaşların işgallerin özellikle İslam coğrafyası üzerinde yoğunlaşmış olması ve dünyada açık bir islamafobia nın yani İslam düşmanlığının yoğunlaştırılmış olması dünyada adil ve yeni bir sistemin kurulmasını zorunlu kılıyor.

Çünkü özellikle soğuk savaşın çözülmesinden sonra üç tane önemli grup dünyanın yeni mağdurları olarak ortaya çıkıyor.

Bunlardan birincisi dünyanın yoksulları, çaresiz bırakılmışları, unutulmuşları mazlumları.

İkinci grup İslam dünyasının insanları.

Üçüncü grup da afrikanın garip yoksul bırakılmış insanları.

Dolayısı ile yeni ve adil düzen kurma talebin milli görüş siyasi hareketinin dördüncü önemli sloganıdır.

Üçüncü sorumuz nasıl siyaset yapıyoruz?

Bunu da çok önemsiyoruz. Bir kelimelik cevabı var. Biz muktedir bir siyaset yapıyoruz. Çok örnek verilebilir hepinizin bir çoğunuzun çeşitli vesilelerle belki duyduğu şu örneği vermek isterim.

1980 ihtilalinden önceki parlamentoda o zaman parlamento da 450 milletvekili vardı. O 450 milletvekilinin içerisinde milli selamet partisinin 24 tane milletvekili var. Milli Selamet Partisi 24 milet vekili ile o günkü dışişleri

Bakanı sayın Hayrettin Erkmen’i gensoru vererek düşürdü. Yani 24 kişi bazen öyle oluyor ki24 tane inanmış adam omuz omuza vermiş olan insan 450 kişilik parlamentoyu istediği gibi yönetebiliyor.

Ve Hayrettin Erkmen hakkında verilen gensorunun mahiyeti İsrail yanlısı politikalar izleyerek Türk dış politikasını rayından saptırıyor gerekçesi ile verilen bir gensorudur. Şimdi bugünün parlamentosuna baktığınız zaman bu kadar kalabalık bir parlamento grubuna sahip olmalarına rağmen efendim biz bedel ödemeye hazır değiliz. Bunu parlamentodan geçiremeyiz. Buna gücümüz yetmez diye iktidar partisinin ortaya koymuş olduğu mazeretleri düşününce Milli Selamet Partisininin o 24 kişisinin ne kadar muktedir bir siyaset izlediğini daha iyi anlıyoruz.
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ?
Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ?
Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ?
İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim..

...

Konu Cihad Yıldızı tarafından (04.08.10 Saat 10:26 ) değiştirilmiştir..
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
görüş, kökleri, milli, nedir, nelerdir, tarihi

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Milli Görüş Nedir? Alemdâr-ı İslâm Milli Görüs (Cevaplar) 9 09.01.10 21:52
Milli görüş nedir intifada-AGD Milli Görüs (Cevaplar) 0 06.05.09 08:56
Milli görüş nedir ? davama sevdalıyım MİLLî GÖRÜŞ 6 28.01.09 09:04
Milli görüş nedir? Esedullah MİLLî GÖRÜŞ 2 06.09.08 13:33
Milli görüş nedir? alirıza MİLLî GÖRÜŞ 0 26.08.08 22:58

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:00 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.