| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 202 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » MİLLî GÖRÜŞ »

MİLLî GÖRÜŞ MiLLî GöRüŞ Nedir? Ne Değildir? Dün'ü Bu Günü ve Yarını...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05.08.10, 11:25   #1
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart Milli Görüş bir medeniyet siyasetidir (2).

Saadet Lideri Prof Dr.Numan Kurtulmuş`un 2009 yılında gerçekleşen Milli Görüş Sempozyumu`nda gerçekleştirdiği konuşmanın tam metni...
Siyasetin fikri temellerinden uzaklaştığı bir dönemde siyasetin fikri temellerinin ele alındığı bu toplantı son derece önemlidir. Siyasi hareketin 40. yılında fikri temellerini konuşabilmek büyük muhtevaya sahip olabilecek bir durumdur.



Milli Görüş’ün dünü ve geleceği ana başlıkları altında konuyu ele alırsak;

Türk siyasal sisteminin 200 yıldır temel yanılgısı mutlak batıcılıktır. Batı taklitçiliği olarak siyasi görüş, Osmanlı’nın son dönemlerinde ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş döneminde etkin olduğu biliniyor. Çöküş döneminin zayıf paradigmalarının sebebi imparatorluktan ulus devlete geçen vizyon küçüklüğüdür. Daha dar bir ölçekte paradigma zaafı ortaya çıkmıştır.



T.C. de temel çıkmazlar vardır.



Modernleşmeyi mutlak olarak batılılaşmak olarak algılayan siyasi elit yenilgi psikolojisi içinde meseleleri ele alıyor. Sosyolojik tabanı zayıf siyasi temelleri olmayan partilerle siyasetin sürdürülmeye çalışılmasıdır.
Bürokratik oligarşidir. Elit jakoben takımın hayat tarzı, siyaset yapma tarzı, kendini milletten üstün görme anlayışı, anayasal değişikliklerle de yerleştirilmiş olan oligarşik bürokrasi ve oligarşik demokrasi olarak siyasete yansımıştır.
Vehimler ve karşıtlıklar üzerinden yapılan siyaset bir mefkureye karşı olma, bir fikri sorunu çözme veya kuvvetli paradigma yerine karşılıklı güç devşirme olarak karşımıza çıkmaktadır.
Dışa bağımlılıktır. Neoliberal politikaların, batı yanlısı politikaların ve küresel sermayenin Türkiye üzerindeki etkisi Türkiye’deki seçkinci siyasal elitin, siyaseti temsil ve dizayn etmek istemesi olarak karşımıza çıkmasıdır.


Milli siyaset çizgisini milletimiz sürdürmüştür. Bu izleğin 1969’dan itibaren ete kemiğe bürünmüş hali Milli Görüştür. Fikri izleklerin 3. safhası, adımıdır.



Türkiye’deki seçkinci anlayış İttihat Terakki olarak yansıtılmıştır. Bizim medeniyetimizin, bizim tarihsel tecrübemizin Batı karşısında geri kalışının önündeki en büyük engel olarak inançlarımız ve değerlerimiz görülmüştür. Hayır İslam mani-i terakkiye engel değildir. Tarihi süreçte bunun böyle olmadığını bugün anladığımız anlamda siyasal tez olarak değil ama yan yana bir mefkûreyi sayabiliriz.



Filibeli Ahmet Hilmi, İslam Medeniyeti ve inşası üzerinde durmuştur.

Sait Halim Paşa batılı mütegallibeye karşı siyaset sosyolojisinin bizim medeniyet temellerimiz üzerine kurulması gerektiğini ifade etmiştir,

Mehmet Akif ise imparatorluğun dağılma sürecinde küçük, dar ufuklu vizyon yerine geniş bir siyasi vizyonu ortaya koymuştur. Bu siyasi vizyonu da Asımın Nesli olarak ortaya koyduğu siyasi bir formata dökmüştür. Akif; “Doğrudan doğruya Kur’an’dan almalı ilhamı, Asrın idrakine söyletmeli İslam’ı” derken Hüseyin Avni Ulaş “cumhuriyet ancak hürriyetle olur” diyor.

Hüseyin Avni Ulaş, bizim medeniyet değerlerimizin halkın, milletin egemenliği üzerine oturması gerektiğini, bu egemenlik anlayışı üzerine inşa edilmeyen hiçbir siyasal yapının asla ülkede huzur, sükun ve adalet sağlamayacağını, T.C kuruluşundan bu yana ortaya koyan en önemli adamlardan biridir.



Millet egemenliği; hukukun üstünlüğü, adalet ve hürriyetin temelleridir.



Ahmet Hilmi Bey; batı taklitçisi bir İtalyan gibi şarkı söyleyen adamımız var ama bir zırhlı üretecek adamımız yok diyor, Filibeli yine milletimizi meydana getiren temelleri harap halde bırakırsak intihara teşebbüs ederiz diyor.



Milli siyaset çizgisinin gelişimi



Necip fazıl, Eşref Edip, Nurettin Topçu, Ali Fuat Başgil ve Sezai Karakoç’a uzanan çizgide; milletin temellerine dayanmayan milli siyaset olmaz düşüncesi hakimdir. Necip fazıl; Batı akıl ile maddeyi temsil ederken Doğu derinliğin ve ruhun simgesidir diyor. Yeniden toparlanmanın ancak İslamiyetten olacağını vurguluyor. Afro-Avrasya ruhuna vurgu yapan bir kurtuluş mefkuresi olarak görmek mümkündür.



Nurettin Topçu meseleye daha Anadolucu, daha dar kapsamlı bakıyor. Cihadımız fikir ve ruh cephesinde ve ahlak ve iman cephesinde yapılacaktır. Yarınki Türkiye’yi cemaat içinde harcanan emek, otoriter devlet, ebedi olarak inanılan ruh vurgusu içinde ele almıştır.



Sezai Karakoç ise daha geniş evrensel medeniyet tasavvurumuzu genişletmiştir.

Batı karşısında gözleri ve gönülleri kamaşmış ama batılı olmayı da başaramamış aydınlarımızı eleştiriyor.



Mili görüş siyaseti

Odalar birliği, Bağımsızlar Hareketi, MNP ve MSP’nin doğuşu



 Anadoluculuk

 Kalkınmacılık

 Maneviyatçılık

 Hürriyetçilik



Milli görüşün yükselişi, Medeniyet siyaseti olarak Erbakan hocamazın1960’lardaki konferanslarıyla başlamıştır. Mili görüş bir medeniyet siyasetidir. 1960’larda ete kemiğe bürünmüş hali milli görüştür. Batı medeniyetinin temel özelliklerine dayanarak insanlığın saadete ulaşması mümkün değildir. En az üç asırdır yaşadığımız olaylar bu gerçeği göstermektedir. İnsanlığa büyük medeniyet katkısı sağlayanlar Müslümanlardır.

İslam medeniyeti Hakkı üstün tutmaktadır. Batı medeniyeti ise kuvveti üstün tutan bir anlayışa sahiptir. İnsanlar ne zaman hakkı üstün tutmuşlarsa o zaman medeniyete kavuşmuşlar, aksi halde ıstırap çekmişlerdir.



 Huzur ve barış için, şefkat, sevgi ve hoşgörünün olması gerekir,

 Adalet için hakkı üstün tutmak gerekir,

 Refah için, kendisi için istediklerinin kardeşi için de istemesi gerekir.

 İzzet için, maneviyatı esas almak gerekir,

 Hürriyet için, insan hakları sağlanmalı ve,

 Refah için de, adil işbirliğinin sağlanması gerekir.









Yeni toplumsal mutabakatlar

 Gençlik (MTTB)

 Kanaat önderleri,

 Fikir ve ilmi şahsiyetler Necip Fazıl ve Eşref Edip vd. katkı sağlamış,

 Yerli milli sermaye



Siyasi formülasyon

 Önce ahlak ve maneviyat

 Yeniden büyük Türkiye



1990’ların ilk yarısında küresel gelişmeler, geliri belli ellerde toplayan neoliberal politikalar, ve bölgelerarası dengesizliğin ortaya çıkması adil ve özgür bir toplumsal düzen talebini beraberinde getirmiştir.



Adil ve özgür bir Türkiye



1990’larda finans kapital ve BOP’u kullanarak İslam coğrafyasına dağıtma tezi olarak yeni adil bir düzeni kurma projesi D-8’ler ayrıca incelenmesi gereken bir konudur.



Mili görüş topluma renk vermiştir. Dolu bir su bardağının içindeki bir damla mürekkep gibi topluma rengini vermiştir. Sayısal olarak güçlü ya da zayıf olmasını söylemiyoruz. İki dönem toplumsal siyasi harekete liderlik etmiştir. Oyların üstünde destek alarak millete hizmet etmiştir. MSP ve Refah dönemleridir.



Doğru söz halktaki siyasal beklentiyi karşıladığı ölçüde, toplumsal talebe karşılık gelen öncülük yapıldığında iktidar olunmaktadır.



Refah partisi 1980 lerde neoliberal yoksulluk kitlelere yayılmış, adalete olan güven sarsılmış ve Refah Partisi buna rehberlik yapmış ve iktidara taşımıştır.



28 Şubat sürecinin esas yaklaşımı Mili Görüş’ün toplumda kökleşmesinin ve siyasi başarısının engellenmesidir. Projenin adı budur. Siyasi hareket kuşatma altına alınmış ve 4 farklı siyasi planla tasfiye sürecine sokulmuştur.



Halkın umutsuzlaştırılması için Fazilet Partisi hiçbir gerekçeye dayanmadan kapatılmıştır.
‘Kardeşim oy veriyoruz kapatılıyor’ anlayışını yayma hedefi güdülmüştür.
Toplumun sağcılaştırılarak kimliksizleştirilmesi sözkonusudur. 1960’lara dönmesi, Adalet Partisi’nin söylediği merkez partisi kimliksiz sözleri gibi Fazilet Partisi o dönemde bu kimliksizleştirme sürecine sokulmuştur.
Marjinalleştirme politikası, 2-3 puan oy alıyorlar mantığı yaygın hale getirilmek istenmiş


28 Şubat şimdi elimiz kırılsaydı da bunu yapmasaydık diyor.



Bu dönem 3. büyük çıkıştır. Küresel ölçekte ortaya çıkan anlayışımızdır.

Modern batı medeniyeti çöktü ve iflas etmiştir. Değerleri itibariyle OBAMA’nın fakirlere yardım edelim program taslağı senatoya geleceği sırada bir milyon insan, benim paramı ve vergilerimi fakirlere veremezsiniz diyor, ölürse ölsünler diyor. Dayanışma olmayan, yoksulluğu paylaşmayan bir medeniyet asla ayakta kalamaz. Batı hem kuruluşlarıyla, hem de değerleriyle çökmüştür.



DTÖ, Brettenwood, IMF yöneticileri söylüyor, dünyadaki açlığı önleyemediklerini ve kendi zihniyetlerinin buna sebep olduğunu itiraf ediyorlar. . NATO kuruluş gayesini kaybetmiştir. 2. dünya sistemi çökmüştür. Paradigması iflas etmiştir.



Batı yanlısı, gözü batıya kaymış zihniyetlerin hiçbir fikri ve sözü kalmamıştır.

Medeniyet siyasetinin adı Milli Görüş 21. yüzyıla ilişkin argümanlarını ortaya koyabildiğimiz ölçüde sadece Türkiye’de değil dünyadaki liderliği Milli Görüş ve Türkiye yapacaktır.



2009 Türkiye’de siyaseti yeniden formatlamak, siyasal pratiğin en önemli işidir. Milli Görüş siyaseti yeniden formatlayacaktır.



Liberal, sağ, sol, milliyetçi gibi terimlerin bir karşılığı yoktur. Türkiye’de adında sol bulunan parti işçi sendikaları, tuzla partileri, memur sendikacılığı diyorsunuz hiç bir söz yok. Bu ne biçim solculuk.



Milliyetçiliğin ilk işi ekonomisini milli hale getirmektir. Milliyetçi siyaseti güdenler Kemal Derviş’in küresel egemenlerin projesini koltuğunun altında getirdiği projeyi uygulamaktan imtina etmiyor.



Liberaller her konuda konuşuyor, fakat başörtüsüne özgürlük konusunda o başka diyorlar. Hani sen liberaldin. İçi boşaltılmış vaziyette ideolojik saplantılar yaşanıyor Türk siyasetinde.



Muhafazakarlık dindarlık üzerinden tanımlanıyor. Türkiye IMF’ye kul köle olamaz, İsrail’e köle olamaz, ABD’nin her dediğini yapıyor. Aksi halde nasıl ayakta duracağız diyor. Maneviyatçılık dini bir duygudan beslenmekse bu ne biçim muhafazakârlıktır. Allah’ın kadiri mutlak sıfatını ne hakla İsrail’e ABD’ye, egemenlere veriyorsunuz.



Saadet partisi siyaseti yeniden formatlayıp haktan yana, insanlıktan yana olanlarla, zulümden ve sömürüden yana olanlarla safları netleştirmek durumundayız. Bunu alışılmış siyasal ıstılahlarla yapmamız mümkün değildir. Milli Görüş ve siyasi parti olarak kendi yerimizi net bir biçimde ifade etmek durumdayız. Türkiye’de siyaset kurumları bir yandan dindar diğer taraftan hakkıdır hakka tapan millet kavramından utanç duyuyor. Saadet Partisi maneviyatçı paradigmaya sahiptir. Alışılmış kalıplardan dindarlık değildir. Hiç kimse bu dünyadaki imtihandan sonra öbür dünyada müstağni değildir. Kimse şah değil, padişah değildir. Maneviyatçılık öte dünyada hesap vermeyi gerektirir.



Saadet Partisi olarak yerli çözümlerden yanadır. Milli çözümlerden yanayız. Küresel ölçekte ne olduğunu biliriz takip ederiz.

Saadet Partisi antiemperyalist bir partidir. 30 sene önce emperyalizm soyuttu fakat şimdi somut. İşbirlikçi zihniyet, antiemperyalist memura zam verdirmeyen zihniyettir. ABD’nin Irak’ın, Afganistan’ın üstüne bomba atmasıdır emperyalizm.

Reel politik diye kimse bunu söylemeye cesaret edemiyor.

Bir numaralı madde emperyaliste karşı olmaktır. Gavur despot, zalim ve baskıcıdır.



Biz bu topraklarda yaşayan herkesin partisiyiz.

Biz elitlerin, bir cemaatin veya bir kesimin partisi değiliz. Herkes için özgürlük ve refahı temsil edecek paradigmayı temsil ediyoruz.

Milletimizi yeniden bu fikirlerle buluşturup siyaseti yeniden formatlayıp Milli Görüşün 40. yılında yeniden çıkışına katkı sağlayacağız.



Bu kutsal yürüyüşte Cenab-ı Hak’dan bildiklerimizle amel etmeyi, bilmediklerimizi de öğrenmeyi nasip etmesini diliyoruz.






Prof. Dr. Numan Kurtulmuş
Saadet Partisi Genel Başkanı
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ?
Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ?
Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ?
İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim..

...
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Milli Görüş İslami Görüş Olabilecek Mi ? Vukuf-i Kalbi MGFORUM ARŞİV 19 01.08.10 18:15
Ey milli görüş'çü!.. Cihad Yıldızı MİLLî GÖRÜŞ 0 11.10.09 23:42
milli nokta milli görüş ailesine yeni bir web sitesi turan TAVSİYE SİTELER 1 21.03.09 01:54
Milli Görüş sevgiliye sevdalı SİZDEN GELENLER 0 22.11.08 19:56
[ milli gorus ] milli görüş milli eğitim sevgiliye sevdalı MİLLî GÖRÜŞ 1 13.11.08 15:04

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:00 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.