|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 202 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLî GÖRÜŞ MiLLî GöRüŞ Nedir? Ne Değildir? Dün'ü Bu Günü ve Yarını... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline
|
NİÇİN MİLÎ GÖRÜŞ ? Çünkü “Milli Görüş, Fırka-i Naciye” dir. Efendimiz (SAV) bir hadisinde “Ümmetim yetmiş üç fırka olacak, bunlardan sadece birisi Fırka-i Naciye (kurtuluşa eren gurup) olacak, diğerleri ise fırka-i dal (dalalete düşmüş, Hak’tan sapmış) olacak” diye buyurmuştur. İşte bu fırka; Millî Görüştür. Tabi ki şimdi ilk sorulacak soru: Deliliniz nedir?.. Ya fırka-i naciye başkası ise? Bu sorunun cevabı Kuran ve Sünnettedir. Ama bundan önce, mademki “Milli görüş” Fırka-i naciyedir, mademki Hak’tır, “İslam” kelimesi varken Hak’kı ifade etmeye başka ve yeni bir kelimeye ne gerek var?.. “Milli görüş” yeni bir kelime değil. Bu ifade Kuran’da birçok yerde geçmektedir. Milli, yahut millet kelimesi Kuranda bazen din, bazen de aynı dine inananlar topluluğu anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla Milli Görüş demek, dini görüş demektir. Kelime manası budur. Yoksa herhangi bir kavme, ırka ait bir düşünce demek değildir. Buna örnek olarak Bakara suresi ayet 120 deki şu kelimeye bakalım “tettabia milletehûm” bu ifade, “onların dinine” şeklinde tercüme edilmiştir. Yine Bakara 135 de geçen “millete ibrahime” kelimesi “İbrahim’in Dinine” şeklinde tercüme edilmiştir. Kuranda yirmiye yakın yerde geçen bu kelimeye bir misal daha verelim, Araf 88 de “fi milletina” kelimesi “bizim dinimize” olarak tercüme edilmiştir... Bu örneklerden kolayca anlaşılacağı üzere Millet: din yada aynı dine inananlar anlamına gelmektedir. Şimdi denilebilir ki, böyle olsa bile “İslam” kelimesi varken böylesine farklı bir kelime ile isimlendirilmeye ne ihtiyaç var?... Burada söylenecek çok husus var, ancak bunların en önemlisi şudur: Bugün birçok gurup, meşrep veya fırka İslam için çalıştığını, İslam’a hizmet ettiğini iddia etmektedir. Ancak bu İslam için çalıştığını iddia eden gurupların, birçok hususta Kuranla çeliştiklerinden, Hak’ı temsil eden harekatın bunlarla karıştırılmaması için farklı bir kelime ile ifadesine ihtiyaç duyulmuştur... Bu kelime de, çok tabii olarak Rabbımız’ın daha önce ki Müslümanlara isim olarak vermiş olduğu Millet kelimesi seçilmiştir! Şimdi gelelim Milli Görüşün Hak, Fırka-i Naciye; diğerlerinin ise batıl, yani fırka-i dal olduğuna. Hak oluşunun Birinci delili Bir şeyin Hak olup olmadığının ölçüsü, temel esaslarda Kuranla örtüşüp örtüşmemesidir. Bu temel esaslardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz. -Tevhit akidesi, “La-ilahe İllallah”. Kelime-i Tevhidin, bilinen manasının; “Allah’tan başka ilah olmadığı” herkesin malumudur. Kelime-i tevhid “Muhammeden Rasulullah” la birlikte kelime-i şahadet olarak İslam’ın birinci şartını oluşturur. “La-ilahe” kavramı üzerinde durduğumuzda, müslümanım diyen birçok kimsenin ne büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğu ortaya çıkacaktır. Şöyle ki; “La” yok demektir, “ilah” ise, toplumumuzun bildiği şekliyle sadece “kendisine ibadet edilen” değil, bunun dışında birçok anlam içermektedir. Ancak bizleri bağlayan, kurandaki manalarıdır ki, bu da dört tanedir. Bunlar: -Kendisine ibadet edilen. Toplumumuzda da maalesef sadece bu kadarı bilinmektedir. -Kendisinden yardım istenen. -Rızası gözetilen. Arzusu yerine getirilen. -Kanun koyucu, düzen kurucu. Bu manaları ile birlikte düşündüğümüzde, -ki böyle düşünmeye mecburuz, bu kuranın emri- “La-ilahe İllallah” diyen bir kimse şunları demiş oluyor: “Ben Allah dan başka ibadet edilenleri reddettim” demiş oluyor... Bu yönüyle bakıldığında çok şükür toplumumuzda Allah’tan başkasına ibadet eden yoktur... veya biz öyle görmek istiyoruz. İkinci olarak “Ben Allah dan başka (yahut Allah’a rağmen) kendisinden yardım istenenleri reddettim” demiş oluyor... İşte bu açıdan baktığımızda, maalesef Milli Görüşün dışında hiçbir gurup, yahut İslami olduğu iddiasında olan hiçbir fırka, başta ABD ve İMF olmak üzere birtakım İslam düşmanlarının yardımını reddedememektedirler, hatta buna ihtiyaç duymaktadırlar ki, bu Allah’ın kudretini hakkıyla taktir edememek demektir!. ........ Üçüncü olarak “Ben Allah’tan başka kimsenin rızasını gözetmem, Allah’a rağmen kimsenin arzusunu yerine getirmem, benim amacım yalnızca Allah’ı razı etmektir” demiş oluyor, ki bu yönden bakıldığında da yine Milli Görüşün dışındaki düşünce sahipleri, yine başta ABD olmak üzere, büyük ve güçlü gördükleri bazı zalimleri memnun etmeden ve rızalarını almadan bu dünyada yaşamanın imkansızlığından dem vurmaktadırlar! Dördüncü olarak “Ben Allah dan başkasının kanun ve nizamını kabul etmiyorum” demiş oluyor ki, Milli Görüş’ün, başta D8 (Gelişmekte olan Müslüman Ülkeler Birliği) olmak üzere kırk yıldır İslam birliği için çalışmasına karşılık; diğerleri maalesef, başta AB olmak üzere Hıristiyan birliğine girmekten tutun başka batılı birliklerin içinde yer olmaya can atmaktadırlar! İşte bu temel kıstaslarla karşılaştırıldığında Milli Görüşün Hak, diğerlerinin ise batıl (dalalet) olduğu hemen ortaya çıkmaktadır. Hak oluşunun İkinci delili Diğer bir husus da, toplumumuz, insanlar Milli Görüşten ne anlıyor, diğerlerinden ne anlıyor! Bundan beş yüz sene önce veya asr-ı saadette bir kimse “ben Müslüman’ım” dediğinde, o kimsenin İslam’ın temel esasları ile ters düşebileceği asla akla gelmezdi. Mesela ben Müslüman’ım diyen bu insanın, Allah’ın haram kıldığı faize taraf olması düşünülemezdi... Bu insanın, Kuran hükümlerinin tatbikine karşı olması mümkün değildi, düşünülemezdi. Yine bu insanın birtakım menfaatler yüzünden İslam’ın baş düşmanı Ebu Cehil’e taraf olması, yada onu razı etmeye çalışması diye bir şey söz konusu olamazdı... Ama bugün durum çok farklı. Bugün “ben Müslüman’ım” diyen bir insan, Kuran hükümlerinin tatbikinden yana mı değil mi? Bu insan, faize karşımı değil mi? Bu kimse, İslam’ın baş düşmanı Siyonizm’e karşımı taraf mı? Biraz daha açarsak Siyonizm’in kontrolündeki ABD ye ve batılı güçlere karşı mı taraf mı? Bu kimse, İslam birliğinden yana mı değil mi?... Daha da çoğaltılabilecek bu sorular, itikada yönelik güncel sorulardır. Önceki asırlarda Müslüman olduğunu beyan eden bir kimsenin, İslam’ın İtikat esasları ile ilgili bu konularda Kurana ters düşünebileceğine ihtimal verilmezdi. Mademki bir kimse Müslüman olduğunu beyan etmiştir, bu konularda da elbette Kuran a göre düşüneceği bilinirdi. Ancak bugün, “Müslüman’ım” diyen kimse, acaba nasıl bir Müslüman’dır, yukarda ki sorular hakkında ne düşünüyor diye ayrıca bu soruları bir, bir sormak gerekmektedir... Bunun manası; şimdiki “İslam” kelimesi 1400 yıl önceki “İslam” kelimesi ile aynı manaları ihtiva etmiyor, ya da tam örtüşmüyor. Bu çok korkunç bir durumdur ama maalesef gerçeğin ta kendisidir! Yukarıdaki örneklerden dönecek olursak, Müslüman’ım dediği halde Faiz’e sıcak bakabiliyorsa, işte “o İslam” Kuranın tarif ettiği İslam değil, kendi kafasından ve zanları ile oluşturduğu bir İslam dır. Bu da gerçek İslam’ı tariften uzaktır. Peki, birde bir kişinin ben “Milli Görüşçüyüm” dediğini düşünün.... Ömrünüzde hiç görmemiş olsanız ve hakkında hiçbir bilginiz olmasa bile bu kişiye, yukarda sorulan soruların hiçbirini ayrıca sormanıza gerek yoktur! Çünkü bu soruların hepsine, nasıl - Asr-ı Saadette “Müslüman’ım” demekle müspet olarak cevabı verilir idiyse- bugün de bir kimse “Milli Görüşçüyüm” dediğinde aynı sorulara müspet olarak cevabını vermiş oluyor... Asr-ı Saadette “Müslüman’ım” demekle bu gibi sorulara müspet olarak cevap verilmesine karşılık bugün, “Milli Görüşçüyüm” denildiğinde aynı sorulara müspet cevap verilmiş oluyor. Buna her kesim şahittir. Hak oluşunun Üçüncü delili Hukukta bir usul vardır; bir davada en büyük karine (delil) hasmın şahadetidir. Milli Görüşün bir tek hasmı var o da; Siyonizm... çünkü yeryüzündeki bütün fitne ve fesadın arkasında hep siyonizmin (ırkçı emperyalizm) parmağı vardır. Siyonizmin bütün bilinen temsilcileri her vesile ile 40 yıllık Milli görüş davasında, gerek açık, gerek gizli düşmanlık yapmışlardır. Diğer bütün düşüncelerle zaman zaman kısmi bir takışmaları olsa bile, hep sonunda anlaşmış ve uyuşmuşlardır. Sürekli düşmanlık ettikleri sadece Milli görüştür. Mesela Siyonist cumhurbaşkanı Vaizmanın Demirel’e “Sakın Erbakan’a başbakanlık görevi vermeyesin” tavsiyesinde bulunması. Milli Görüşün ilk hükümet ortaklığında, Türkiye’deki birçok siyonistin gidip ABD deki siyonistlere “bizi Erbakan’dan kurtarın” şikayeti. Ve bu şikayete karşın “merak etmeyin o hükümeti devireceğiz” garantisi olarak geri dönmeleri.. Yine yakın zamanda “Biz Milli Görüşü çok seviyoruz(!) bir tane olması yetmez iki de yetmez üç tane olmalılar” alayı ile bölme çalışmalarının ünlü siyonistler tarafından dile getirilip tatbike konulması. Hak oluşunun Dördüncü delili Bu delil de mevcut hukuk sisteminin vermiş olduğu delildir. Buna da çok örnek verilebilir. Ancak biz sadece birini zikredelim o da, Milli Görüş partilerinin kapatılma dava gerekçeleri... Bu gerekçeler çok şükür her zaman; “Siyasi teşekkülü dini amaçlar için paravan olarak kullanmak” suçlaması olmuştur... Bu örnekleri çoğaltmak mümkün, ancak pekte buna ihtiyaç yok. Zira meselenin anlaşılmayan tarafı kalmamıştır. Bütün bunlardan anlaşılan, Milli Görüşün lideri Muhterem Erbakan Hocamızın ifadesiyle “Milli Görüş Hak, diğerleri ise batıldır” yani fırka-i dal dır. Bir hususu özellikle belirtmemiz lazım. O da fırka-i dal olan bütün bu görüşlerin hiç birisi Milli Görüşün düşmanı değil, bunlar merhametle yaklaşılması gereken guruplar ve fırkalardır... Milli Görüşün tek düşmanı, bu fırkaların birçoğunu açıktan bir kısmını da gizli olarak sevk ve yöneten siyonizmdir. Erbakan Hocamız “Bizim hiç kimsenin şahsı ile bir meselemiz yok, bizim meselemiz zihniyetlerledir, yetmiş milyon bizim kardeşimizdir hatta bütün insanlığın saadetini istiyor ve bunun için çalışıyoruz” demek suretiyle, bu durumu açık bir şekilde ortaya koymuştur. Son Söz Öyleyse son söz olarak, sonsuz saadetimiz için Millî Görüşçü olmaya ve Millî Görüşe çalışmaya mecburuz! |
|
|
| Bu mesaj için Esedullah kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 120
Üyelik tarihi : 16-08-2008
Mesleği : Muhasebe & Öğrenci
Nereden : Allah'tan!Nereye;Allah'a ...
Konuları : 462
Mesajlar : 4,950
Teşekkürleri: 4,039
2,495 mesajına 5,500 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : 29.12.10
Durumu : Status: Offline
|
A) MİLLİ GÖRÜŞ BİR KİMLİKTİR.
milli görüş bir kimliktir bu kimliği 4 aşamada tam olarak tanıtabiliriz, 1) TARİHİ SÜRECİ: hocamızın da dediği gibi milli görüş ADEM ALEYHİSSELAM ile başlar ve tarihi sürecine baktığımızda milletimizin kendi muktesebatına en uygun olan görüştür. bu açıdan sultan alparslan ın görüşüdür, sultan fatih in görüşüdür, selahaddin eyyubi nin görüşüdür, çanakkale destanını yazanların görüşüdür, istiklal harbini yapan kuvayi milliye nin ta kendisidir, kıbrısı tekrar fethedenlerin görüşüdür. 2) ÖZÜ, KİMYASI: bu hareketin içinde bulunanların özünde üç tane unsur vardır, milli görüş bu üç unsura uygun hareket eder, 1 HAKKI ÜSTÜN TUTMAK, 2 MANEVİYATÇI OLMAK 3 NEFİS TERBİYESİNİ ESAS ALMAK, Millî Görüş’ün üç temel esası Millî Görüş, yapısı itibariyle üç temel esastan meydana gelir. Bunlardan bir tanesi materyalist değil, Maneviyatçı olmaktır. Allah’a ve ahirete inanan olmaktır. İkinci temeli ise; insanın nefis terbiyesini esas almasıdır, nefsine esir olması değil. Üçüncü temeli ise; bunların sonucu olarak Hakkı üstün tutmaktır, kaba kuvveti değil. Bir insan zihniyet itibariyle bu temel esaslarla yoğrulmuş ise, o insana Cenab-ı Allah çalışırken yardım eder ve bu yardımıyla da o insana 3 temel şeyi fiziki olarak nasip eder. Bunlar da hepinizin bildiği gibi Hidayet, Feraset ve Dirayettir. Hidayet ne demek? Hayırla şerri ayırmak. İnsanların saadetine ne vesile olur, insanların saadetini ne engeller? Bunu ayırma kabiliyeti Allah’ın verdiği bir nurdur. Hidayetle ancak ulaşılır. Bunun arkasından sizin hidayetiniz var ise Cenab-ı Allah size ayrıca bir feraset verir. Feraset demek; insanların hayrına olan işlerin detaylarını, o hayırlı olan işe nasıl ulaşılacağını idrak etmek demektir. Dirayet ise; o hayırlı olan işe ulaşma vasıtasını gerçekleştirme, azmi, aşkı, kabiliyeti demektir. Bunu size bir misalle açıklamak istiyorum. Bir ülkenin en büyük gücü tankı değildir, mali gücü de değildir. Ya? İnançlı evlatlarıdır. İspatı: bizim milletimizin bütün tarihidir. En büyük güç, inançlı evlatlardır. Şimdi bir insan bu gerçeği görürse, o insana Allah bunu hidayeti sayesinde vermiştir. O insana verdiği hidayet ile o insan bunu görebilmektedir. O halde evlatlarımızı inançlı insan olarak yetiştirmek için, manevi eğitime büyük önem vermeliyiz. İmam-Hatip Okullarımız, Kur’an Kurslarımız, İlahiyat Fakültelerimiz, dini öğreten her türlü çalışmalar, bütün bunların hepsi, milletin manevi yapısını güçlendireceği için son derece faydalı adımlardır. Eğer bunu hissediyorsanız, feraset sahibisiniz. Manen güçlü olmanın en büyük ehemmiyete haiz olduğunu idrak etmek hidayettir. Buna ulaşmanın vasıtası olarak bu söylediğimiz kuruluşları yapmak gerektiğini anlamak ferasettir. Bu kuruluşları bizzat kurmanın adı da dirayettir. İşte Cenab-ı Allah Millî Görüşçülere onların inancındaki Allah’a teslimiyetten dolayı, inançlarındaki manevi yapıdan dolayı yardım eder ve onlar hidayet, feraset ve dirayet sahibi olurlar ( N. ERBAKAN ) 3) EYLEMLERİ, FİZİĞİ: millli görüş hareketinin eylemlerinde üç şey açıkça gözükür, bunlar : a. HİDAYET ; doğruyu yanlıştan, iyiyi kötüden, güzeli çirkinden, faydalıyı zararlıdan, adaleti zulümden, at-yırtedebilme kabiliyetidir b. FERASET ; hayır ile şerri ayırt edebilme kabiliyeti, c. DİRAYET ; en geniş anlamda doğru olduğunu bildiği ve hayırlı olduğuna inandığı şeyi sonuna kadar savunabilme kabiliyetidir, 4) ADININ KONULMASI: biz siyasi platformda milli görüş sahibi olan harekete saadet partisi diyoruz, B ) DİĞER TARAFTAN MİLLİ GÖRÜŞ ÇAĞDAŞ BİR MEDENİYET PROJESİDİR, bu proje üç sacayağı üzerine kuruludur, 1)YAŞANABİLİR BİR TÜRKİYE a. ekonominin onarılması b. halkın refah düzeyinin arttırılması adil paylaşım c. sosyal ve ekonomik hayatın insanı merkeze alacak şekilde tekrar yapılandırılması 2 ) YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE biz zaten büyük bir devlettik, yeniden eski gücümüze bir an önce ulaşabilmemiz gerekmektedir, bunun için gerekli güç bu ülkede mevcuttur yeterki görmesini bilelim, yeterki potansiyel enerjimizi kinetik enerjiye çevirmesini bilelim, 3 ) YENİ BİR DÜNYA BUGÜNKÜ DÜNYA ADİL TEMELLER ÜZERİNE KURULU DEĞİLDİR, global bir rantiye düzeni bütün dünyayı kendisine köle etmek için var gücüyle çalışmaktadır, bu durumun değiştirilmesi gerekmektedir, bunun için başta bölgemiz olmak üzere bütün dünyanın adil temeller üzerinde tekrar yapılandırılması lazım gelmektedir bunun için atılması gereken adımlar şunlardır, a. d8 daha aktif çalışarak dünyanın en aktif kuruluşu haline getirilmelidir, b. gelişmekte olan bütün ülkeler d8 prensipleri etrafında bir anlayış birliği oluşturmalıdır c. d8 ler g7 lerle bir araya gelerek adil bir dünya düzeninin kurulmasını sağlamalıdır kısaca anlatmak istersek milli görüş KURAN VE SÜNNET demektir, nedeni ise peygamber efendimizi sallallahu aleyhi ve sellem ve islamın sadece maneviyat ve ibadet boyutuyla uğraşmak değilde, dünya işlerinde de islamı ve sünneti uygulamaktır, yani peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yeri geldiğinde devlet başkanı yeri geldiğinde bir kumandan yeri geldiğinde bir imam yeri geldiğinde bir ekonomist bir siyesetçi yeri geldiğinde bir baba bir insandır kısaca o sadece ALLAH CELLE CELALUHU 'nun vermiş olduğu emirleri uygulamış müslümanlara manevi olarak nasıl kendilerini geliştireceklerini ve maddi olarak da neler yapmaları nasıl bir hayat nizamı uygulamaları gerektiğini vre her türlü uymaları gereken yolu göstermiştir dolayısıyla milli görüş islamı maddi alanda da uygulayan görüştür o yüzden milli görüş ADEM ALEYHİSSELAM ile başlar ve kıyamete kadar da devam edecektir, bir başka ifade ile küçük ve büyük cihadı bir arada yapmaktır yani hem nefis terbiyesini esas alır hemde islam düşmanlarıyla mücadele eder, yine hocamızın bir sözüyle devam edelim Necmeddin Erbakan’ın şu sözleri anlamak isteyene her şeyi özetliyor: “Siyaset bizi ilgilendirmiyor” demek; ” Kur’anın yarısı ve insanlığın sorunları bizi alakadar etmiyor” demekle aynı anlama gelir. Kur’anın prensipleri,Müslümanların ve insanlığın problemleri, kendilerini ilgilendirmeyen kimselerin: şefkat, merhamet, huzur ve hoş görüyle alakalı sözleri sahtedir. Böyleleri ya İslam’ı tam bilmeyen ve Kur’anı incelemeyen gafil ve cahil kesimlerdir. Veya bile bile gerçekleri ve kulluk görevlerini görmezlikten gelen kötü niyetli kimselerdir.” kısaca milli görüş budur, Mete GÜNDOĞAN Ve Milli Görüş;maneviyatçı demek,hakkı üstün tutmak demek,Allah'a kulluk etmek demektir... Prof.Dr. Necmeddin ERBAKAN Bunları yaptığımızda ise bizlerde Milli Görüşçü oluyoruz inşaALLAH.ALLAh ayaklarımızı bu hak davada ömrümüzce sabit kılsın.Rabbimize,davamıza ve hocamıza layık olabilen kullarının sınıfına dahil eylesin.
__________________
GitMek güzeldir... Eğer gidilen sevgili ise;Üstelik En Sevgili ise... GitMek daha da güzeldir;Güzeldir,yeryüzünün bütün renklerini... bütün tatlarını..bütün seslerini..bütün iklimlerini..bütün sözlerini.. onları ''put'' belleyenlerin masasına atarak, Özlenen'e gitMek... Geride silinmeyecek ayak izleri bırakarak... Muştuyla... |
|
|
| Bu mesaj için gazikentli kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz: | *sevda iklimi* (23.08.08), HANZALA (25.08.08) |
|
|
#3 |
|
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline
|
güncelleme![]() |
|
|
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 57
Üyelik tarihi : 09-08-2008
Mesleği : ögrenci
Konuları : 58
Mesajlar : 1,214
Teşekkürleri: 353
387 mesajına 547 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 08.02.12
Durumu : Status: Offline
|
Öyleyse son söz olarak, sonsuz saadetimiz için Millî Görüşçü olmaya ve Millî Görüşe çalışmaya mecburuz!
__________________
أنت وأنا، صُنعنا من عجين مبلل بالدموع فليتأملوا ألواننا: فنحن من دم وطين! |
|
|
![]() |
| Etiket |
| görüş, milî, niçin |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|