|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 201 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLî GÖRÜŞ MiLLî GöRüŞ Nedir? Ne Değildir? Dün'ü Bu Günü ve Yarını... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() Yeni işgallere bahane olmasın Hindistan’da yaşanan terör olayını da değerlendiren Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, “Terörist saldırılar kimden gelirse gelsin insanlık onuruna yapılmış saldırıdır. Terörün en büyük düşmanı İslâm dünyasıdır. Bu tür saldırılar emperyalist emellere hizmet ediyor. Umarız bu saldırı da yeni işgaller için bahane olarak kullanılmaz” dedi. Seçim yatırımı değilse Kurtulmuş, “Çarşaflılara rozet takan CHP’liler, üniversite kapılarından gözü yaşlı bir şekilde geri dönen kızlarımızın gözyaşlarını dindirecek yeni bir kararlılığın içerisinde olmak zorundadır. Bu genç kızlarımızın gözyaşlarını dindirecek meseleyi çözme yerine, anayasal olarak çıkmaza sokan CHP, eğer bir seçim yatırımı yapmıyorsa, başörtüsü ile ilgili kamusal alandaki engellemeyi kaldıracak teklifi kendisi yapmalıdır” dedi. Terör en çok Müslümanlara zarar veriyor Hindistan’da yapılan terörist saldırıyı da kınayan Saadet Lideri Numan Kurtulmuş, “Terörist saldırılar kimden gelirse gelsin, hangi amaca hizmet ettiğini iddia ederse etsin, insanlık onuruna karşı yapılmış olan fevkalede vahşi ve anlamsız saldırılardır. Bu saldırıları şiddetle kanıyoruz. Masum insanların öldürülmesinin hiçbir meşru gerekçesi olamaz. Bu insanlık dışı saldırı da, hiçbir din ve inançla bağdaşmaz” dedi. Bu saldırıyı gerçekleştirenlerin en büyük düşmanın İslam dünyası ve Müslümanlar olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Ayrıca bu tür saldırılarının, herhangi bir din ve medeniyetle bağdaştırılması, arka planında farklı din ve inanç çatışmalarından güç alan emperyalist baskıları artırmakta; özellikle bu emperyalist güçlerin bu terörün hakim olduğu bölgelere yerleşmesine vesile olmaktadır. Dolayısıyla emperyalizme karşı hareket ettiği sanan bu odaklar, aslında zaten dünyanın çeşitli bölgelerini işgal etmek için planlar yapan emperyalist güçlerin ekmeklerine yağ sürmektedirler. Bu vesileyle bütün insanları ve dünyayı, hain saldırılar karşısında uyanık olmaya, bu saldırılar karşısında dünyanın yeni bir bölgesinde yeni bir takım işgallerin ve katliamların devreye sokulmaması konusunda uyanık olmaya davet ediyorum” diye konuştu. Krizin göstergeleri Maliye Bakanlığı’nın krize karşı tedbir diye koyduğu yeni vergi yükü ve zamların krizi daha da derinleştireceğini vurgulayan Kurtulmuş, “Türkiye üretim maliyetlerini azaltacak, istihdamı artıracak ve teşvik edecek çok güçlü bir ekonomik paketi açıklamaya mecburdur” dedi. Üreticinin önündeki engelleri kaldırmak bir yana yoksulluk içindeki halkı mağdur edecek yeni zamların ardı arkasına geldiğini belirten Kurtulmuş, “Siz zaten gücü kalmamış kitleleri bu zamlarla mı teşvik edeceksiniz? Bu zamlarla koruyacaksınız? Bu tür teşvikler, yoksulluğu, yatırımların durmasını asla engellemeyecektir” dedi. Türkiye’de krizin 5 temel göstergesini devletin resmi rakamlarıyla ortaya koyan Numan Kurtulmuş, ilk önce kapanan işyeri sayısındaki artışa dikkat çekti. 2008’in ilk 10 ayında ülke genelinde 41 bin tane işyerinin kapandığını belirten Kurtulmuş, “Geçen yıla göre kapanan işyeri oranı yüzde 50 artmıştır. Kurulan işyeri sayısında ise, geçen yıla göre yüzde 27 azalma olmuştur. Yani işyerleri kurulmuyor, aksine kapanıyor. Mevcut şartlar devam ederse, önümüzdeki yıl yüzde 25’i da daha kapanacaktır” dedi. İşsizlik rakamlarındaki değişime de dikkat çeken Kurtulmuş, resmi rakamlara göre 2.4 milyon işsiz sayısının yüzde 9,8 olduğunu ancak iş aramaktan vazgeçenler ile eksik istihdam da eklenince bu sayının 4,9 milyona oran olarak ise yüzde 19,9’a çıktığını dile getirdi. Yabancı sermaye rakamlarını da değerlendiren Kurtulmuş, Türkiye’de doğrudan yabancı sermaye yatırımının 2008’de yüzde 34,8 düştüğünü kaydetti. Ayrıca yabancı sermayenin cari açığa oranın ise yüzde 58’den yüzde 26’ya düştüğünü vurgulayan Kurtulmuş, “Yani yabancı sermaye ile kapatılan cari açık payı giderek azalmıştır. Dünyanın neresine giderseniz gidin bunlar kriz rakamı olarak ortaya çıkar” diye konuştu. Ayrıca faiz oranlarındaki kriz yansımalarını da gösteren Kurtulmuş, Merkez Bankası’nın faiz oranları 19,35’den 18,75’e düşürdüğünü, ancak bugün iş adamlarının bankalardan aldıkları kredinin maliyetinin yüzde 35-40 seviyelere çıkmasını engelleyemediğini dile getirdi. Krizin en temel göstergelerden birisinin de enflasyon rakamları olduğunu kaydeden Kurtulmuş, yüzde 12’e yükselen enflasyon rakamının işlerin iyi yolda gitmediğine ilişkin başka bir işaret olduğunu kaydetti. Kurtulmuş, şöyle konuştu: “Hükümeti uyarmak istiyoruz. (Kriz bize gelmez inşallah, teğet geçer maşallah) sözleriyle kriz yönetilmez. Bütün rakamlar Türkiye’nin ciddi bir krizin eşiğinde olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla insanların alım gücünün azalmasını önleyecek, istihdamın azalmasını önleyecek, işsizliğin kitlesel hale gelmesini önleyecek ve yatırımın önünün açılmasını sağlayacak yeni bir paketin açılması zaruridir. Bu paketi açmadığınız takdirde, IMF’nin size bağımlı olarak sürdürdüğü politikaların sonucu, 6 ay sonra Türkiye’deki bırakın sıradan işyerlerini, büyük işlerinin tamamı işçilerin çoğunu kapısının önüne koyacak. Birçok marka firma kapısına kilit vuracaktır” dedi. 15 günde ne değişti? Hükümetin ekonomik krizle ilgili tutarsız ve kararsız bir politika izlediğini kaydeden Kurtulmuş, ‘hamdolsun ekonomimiz iyi, teğet geçer’ mantığından ‘Evet bizi etkiliyor’ mantığına gelindiğini dile getirdi. Kurtulmuş, “Evet hamdetmek güzel bir şeydir. Ama insanların hamdetmeden önce önlemleri alması bir sorumluluktur” diyen Kurtulmuş, “Ülkemizde çok güzel bir söz var. Önce atını sağlam kazığa bağlayacaksın. Ondan sonra tevekkül edeceksin. Ne yazık ki, hamdolsun siyaseti dünyadaki bu krizi anlamamanın sonucu olarak ortaya çıktı. Zaten IMF’nin bu programı değiştireceğini bildikleri için acaba IMF ne der diye zaman kazanma taktiği olarak ortaya konuldu” diye konuştu. Başbakan önce ‘Ümüğümüz sıkarsanız IMF ile görüşmeyiz’ deyip ardından ABD’de ‘Biz de zaten sizden para istemeye geldik’ demesini eleştiren Kurtulmuş, “Birisi bu 15 günde ne değiştiğini izah etmeli. Ne değişti de IMF karşısında 15 günde uysal hale geldiler? IMF ümük sıkmaktan vazgeçmediğine göre, acaba hükümetin tavrının değişmesinin nedeni nedir?” diye sordu. “Dünyanın egemenleri ve onların yerli işbirlikçileri, hükümeti IMF’nin emrinden çıkmama konusunda uyarmışlardır” diyen Kurtulmuş, “Yoksa dünyanın hiçbir yerinde bir başbakan 15 gün sonra söylediğinin tam tersini söyleme cesaretini gösteremez” dedi. Erdoğan’ı uyaran Kurtulmuş, “Artık dünyada kimse IMF’yi ciddiye almıyor. Uluslar arası finans sistemi başta IMF ve Dünya Bankası olmak bütün kuruluşlarıyla birlikte iflas etti. Şimdi yeni bir sistem nasıl kurulur bunu konuşuyorlar. Dünya bunu tartışırken bizimkiler de IMF’den nasıl medet umulur düşüncesi içerisindedirler. Bunu anlamak, doğru bulmak, bunu bizim gibi millete yakıştırmak asla mümkün değildir” diye konuştu. Erdoğan’a yeni bütçe konusunda seslenen Kurtulmuş, “Sayın Başbakan önünüzde yeni bütçe var. Bu bütçeyi IMF yapacak. Türkiye’nin hayrına bir şey yapmak istiyorsanız, yeni krizlerle boğuşmasını önlemek istiyorsanız, lütfen bu milleti seviyorsanız, önce bu IMF boyunduruğundan kurtulun. İç ve dış borcu 500 milyar dolara yaklaşmış bir ülkede 19 milyar dolardan medet ummaya çalışmak, en hafif tabiriyle saflıktır” dedi. Gazze’deki insanlık ayıbı Filistin’de Gazze’de yaşanan drama da dikkat çeken Kurtulmuş, 1.5 milyona yakın insanın yaklaşık 1 yılı aşkın süredir tecrit altında olduğunu söyledi. İnsanların ekmeğe muhtaç olduğunu, elektrik, su, ilaç, doktor gibi en temel noktalarda mahrumiyet yaşandıklarına dikkat çeken Kurtulmuş, “Bütün dünyanın gözü önünde bir halk soykırıma tabi tutuluyor. Bu bütün insanlığın ayıbıdır. Orada gerçekten Gazzeliler abluka altına alınmıyor, bütün insanlık onuru, 7 milyar insanın ruhu esir kampına sokulmuş bulunuyor” diye konuştu. 4 asır boyunca Osmanlı’nın eyaleti olan Kudüs’te Yahudi, Hristiyan ve Müslüman dinlerine mensup insanları barış içinde yaşatmayı başardıklarını belirten Kurtulmuş, “Artık bir takım temennilerden öte, İsrail hükümetinin ortaya koyduğu bu agresif tavrın bir an evvel sona erdirilmesi, Gazze’deki insanlık ayıbının sona erdirilmesi, Gazzelilerin kurtarılması değil bütün insanlığın ruhlarının esaretten kurtarılması olacaktır. Bu adımı atmak da Türkiye’nin üzerine düşüyor” diye konuştu. Statükonun emir eri olmaktan vazgeçin AKP’nin milletten refahtan adil paylaşım sağlama ve sivil anayasa yapma şartıyla aldığı yetkiyi kullanamadığını belirten Kurtulmuş, bunları yapmayan iktidar partisinin millete hesap vermeyi geciktirmek için gerilim siyaseti uyguladığını kaydetti. Gerilim siyasetinin ülkeye fayda getirmeyeceğini gibi iktidar ve muhalefeti ciddi şekilde sıkıntıya soktuğunu dile getiren Kurtulmuş, “Sayın Başbakana açıkça teklif ediyorum: Gelin gerilim siyasetleriyle milletin vaktini heba etmek yerine, milletin size vermiş olduğu emirleri ve direktifleri yerine getirin. Milletin özgürlük alanları genişletin. Statükoyu değiştirin. Ancak AKP ben değiştim demekten henüz statükoyu değiştirmeye terfi edememiştir. Zaten Varlığını milletin önünü kesenlere değiştiğini kanıtlamakla uğraşan bir partinin, milletin talep ettiği değişikleri de aslında gerçekleştirme imkan ve ihtimali de yoktur. Nasıl CHP tarihi yanılgısını anlayıp geri döndüyse, yani önümüzdeki günlerde AKP yöneticileri statükonun karşısında emir eri olarak düştükleri hatayı anlayıp, bir büyük yanılgıya düştükleri itiraf edecekler ya da milletimiz bu siyasi iktidarı bizatihi kendisi tavsiye edecektir ” dedi. ![]()
__________________
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|