| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 201 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » MİLLî GÖRÜŞ »

MİLLî GÖRÜŞ MiLLî GöRüŞ Nedir? Ne Değildir? Dün'ü Bu Günü ve Yarını...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 21.08.08, 13:45   #1
Esedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0 Esedullah is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline

Standart 21 soru 21 cevapta adil düzen

Adil Düzen, `Gerçek Özel Sektörcü` Düzendir




Adil Düzen`in temel esasları 31 maddede özetlenebilir. Bu özellikler bir bütün olarak ele alındığı zaman, Adil Düzen`de bütün ekonomik faaliyetlerin özel kesim tarafından yürütülmesinin esas olduğu anlaşılmaktadır. Zaten Adil Düzen`in temel esaslarının 1. maddesi de bunu açıkça belirt-mektedir:
Adil Düzen`de devlet ekonomik faaliyetlerde bulunmaz. Ekonomik faaliyetleri özel kesim yürütür.
Devlet özel sektör faaliyetlerine yardımcı olur. Bu yardım makro plan, proje, tam teşvik ve tam destek şeklinde gerçekleşecektir. Serbest piyasa düzeni ve fiyat mekanizmaları arz ve talep kaidelerine göre tamamen serbest bir şekilde teşekkül eder. Üretimi, talep yönlendirir. Adil Düzen`de fiyat mekanizması serbestçe işler. Bu mekanizmanın işleyişini olum-suz yönde etkileyecek merkezi planlama kurumu yoktur.
Devletin görevlerinden biri de tekelleşmeyi önlemektir. Devletin özel sektöre yardım için hazırladığı projeler emredici değildir. Mesela, Sivas`taki Çelik Döküm Fabrikası`nın kapasite-si, hazırlanan ön taslak proje ile belirlenir. Özel sektör bu pro-jeyi beğenmez ise başka projeler geliştirir.
Adil Düzen`de her müteşebbis, devlet hizmetinden yarar-lanır. Kişi ve kurumlar arasında fark gözetilmez. Herkes istediği projeyi seçer ve yapar. Gereken teminatları veren müteşebbise faizsiz kredi verilir. Adil Düzen, gerçek anlamda tekelden arındırılmış özel teşebbüsçü bir düzendir.
Adil Düzen`de istikrar var; Vergi bellidir. Kur bellidir. Para ancak mal karşılığı piyasaya çıkar, faiz yoktur. Bu istikrarlı zeminde özel ve tüzel kişiler kaynaklarının en iyi şekilde kullanılmasında serbestçe aktif rol oynarlar.
Şimdiki düzende özel teşebbülsün iş görmesi mümkün değil. Ekonomik istikrarsızlık vardır. Yarın döviz kurunun ne kadar olacağı, hangi vergilerin konacağı, hangi teşviklerin verilip, hangilerinin kaldırılacağı belli olmadığı için, özel teşebbüsün güveni yoktur. Herşey ilgililerin iki dudağı arasındadır. Bu sistem müdahaleci ve engelleyici sistemdir. Keyfilik ve kayırmacılık yaygındır.
Adil Düzen`de "istediğin müesseseye imkan ver, geliştir; istediğin müesseseyi batır" gibi zulmü sağlayan faydasiz kurum ve mekanizmalar ortadan kaldırılıyor. Mevcut düzen, dürüst bir düzen değildir. Devlet birini tutsa, karşı tarafın hem iradesine hem rızasına sınır koyar. Mevcut düzende krediler ancak zengin olan bir avuç insana gider ve kredi miktarı da mahduttur. Bunun neticesinde özel teşebbüs sadece belli bir zumreye tanınan hak gibi olur ve tekeller teşekkül eder. Bu nedenle bu mevcut düzen, özel teşebbüs düzeni olmaktan çok, tekelci bir düzendir.
Halbuki, Adil Düzen`de dürüst her müteşebbise faizsiz kredi imkanı vardır. Böylece Adil Düzen`de daha yaygın ve rekabete dayanan özel teşebbüs mevcuttur. İşte bu bakımdan; Adil Düzen, gerçek anlamda serbest bir ekonomi düzenidir.
1974-1977 `deki ağır sanayi hamlesi o gün için mutlaka yapılması gereken hamleydi. Adil Düzen tam manası ile iktidar olmadığından (iktidar ortağı o günkü) şartlar içinde bu çok hızlı adım ancak böyle atılabilirdi. Bununla birlikte bütün ağır sanayi tesislerinin kararnamelerinde bu tesisler bittikten sonra öncelikle içinde çalışan işçiler ve yöre halkı olmak üzere, özel teşebbüse devredilecekleri hükmü yer almaktadır. Ancak böyle bir anlayışla o günkü şartlarda Doğu ve Güneydoğuya yatırım yapma imkanı sağlanmıştır.
View Esedullah'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.08, 13:46   #2
Esedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0 Esedullah is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Adil Düzen, Hızlı Kalkınmayı Sağlayan Düzendir




Hızlı kalkınma; sür`atli, rantabl ve yeterli ölçüde gerçekleştirilecek yatırımla sağlanabilir.
Şimdiki düzen ile bunu sağlamak mümkün değildir.
a. Bankaların ve devletin yüksek faizle para toplaması kaynakların yatırıma yönelmesini önler.
b. Yatırımlar yüksek faiz sebebi ile çok pahalılaşır, aynı
şekilde faiz ve haksız vergi sebebi ile üç misli işletme sermaye-
sine ihtiyaç duyulması üretimi çok pahalılaştırır. İçeride üretim
yapma yerine ithal mala yönelme olur. Bu da memleketi borç batağına iter.
400 milyon TL`lik bir yatırımın, 100 faizle, 4 yılda 5-6 misline yani 2,250 milyar TL`ye nasıl yükseldiğini gösterelim. (Kredinin sene içinde bir defada değil, muntazam çekildiğini kabul ederek 100 milyonun yıllık faizini 50 milyon kabul ettik.)


Yıllar Faizsiz Yatırım Birikmiş Borç Faizi TL Kredi Faiz TL Borç TL
1 100X106 TL ............. 100X106 TL 50X106 TL 150X106 TL
2 100X106 TL 150X106 TL 100X106 TL 50X106 TL 300X106 TL
3 100X106 TL 450X106 TL 100X106 TL 50X106 TL 600X106 TL
4 100X106 TL 1050X106 TL 100X106 TL 50X106 TL 1200X106 TL

Toplam 400X106 TL 5 - 6 M i s l i 2,250X106 TL

Faizsiz Fiat ( 1+k)5
Faizli Fiyat [(1+f) (1+k)] (k=Kâr, f=Her kademede faiz) Vergide faiz gibi arttırır.

c. Sermaye azlığı yatırımı önler.
d. Haksız vergiler, kaynağı azaltıp yatırımı önler.
e. İşçi-işveren menfaatlerinin paralel olmaması rımanı düşürerek üretimi azaltır.
f. Hükümetlerin vergi, döviz kuru, faiz, karşılıksız para basma gibi mevzular da dilediği kararları her gün alabilmesi, istikrarsızlık zeminini oluşturmaktadır. İleriyi hesap edemeyen yatırımcı ise yatırım fikrinden vazgeçebilmektedir. Yani bu durum yatırımcının moralini altüst etmektedir.
g. Kredilerde teminat, yani varlık esas olduğu için, ancak varlıklı kişiler yatırım imkanı bulabilmekte, teşebbüs kabiliyeti olan birçok kişi yatırım yapamamaktadır. Bu ise bir taraftan yatırımları azaltmakta diğer taraftan tekellerin doğmasına sebep olmaktadır. Bunun en kötü neticesi ise, gelir dağılımındaki adaletsizliği her geçen gün arttırmasıdır.
h. Etüt ve projelerin daha evvel hazırlanmamış olması yatırımcıya zaman kaybettirmekte, bu da yatırım hamlesini yavaşlatmaktadır.
4 yılda yapılması tasarlanan bir yatırım için her yıl faizsiz 100 milyon harcığını kabul edelim, bu proje faizsiz olarak 400 milyon TL`ye bitecektir.
Adil Düzen, yukarıdaki mahzurların hiç birini ihtiva etmeyen ideal bir düzendir.
Şöyle ki:
a. Adil Düzen`de faiz olmadığı için;
- Faize yatan paralar yatırıma yönelir, kaynaklar üretime kanalize edilir.
- Yatırım 5-6 misli ucuzlar, aynı para ile bir yatırım projesi yerine 5-6 proje gerçekleştirilebilir.
- Aynı tesis üçte bir işletme sermayesi ile çalıştırılabilir. Yani faizli düzende bir tesisi işleten sermaye ile üç tesis işletilebilir.
b. Sermayenin azlığı mevzubahis değildir.
- Gerek yatırım, gerek işletme az sermayeye ihtiyaç duyar.
- Para: üretim gerçekleşir gerçekleşmez, bu üretimin ihtiyacı kadar para, hemen piyasaya sürülecektir.
Bunun için sermaye sıkıntısı yoktur.
c. Haksız vergiler kaldırılmış, yatırımı önleyici tahribat yokedilmiştir.
d. Adil Düzen`de işçi de işveren gibi üretimden pay aldığı için ve üretim faktörlerine sahip olanlar arasında menfaat paralelliği kurulduğundan, üretimin arttırılması hepsinin ortak gayesi haline gelmektedir. Böylece, kavga yerine barış içinde üretimin arttırılmasına ortak gayret sarfedilmektedir.
e. Adil Düzen`de para basımı, vergi konması gibi hususlar anayasada belirlenecektir. Hükümet hiç bir şekilde bu kanunlarda keyfi davranamayacaktır. Bu ise yatırımcının istikrarlı bir yapı içinde ileriyi hesaplayarak yatırım yapmasını özendirecek bir ortam oluşturacaktır.
f. Krediler sadece teminata bağlı olmayacaktır. Kredi önceden belirlenen kriterlere göre sağlanacaktır. Kalkınmada aktif rol alanlar çoğalacak, yaygınlaşacak, rekabet ortamı oluşacak, tekeller olmayacak, gelir dağılımı adil olacaktır.
g. Her türlü yatırım projeleri daha evvel tanzim edildiği için, yatırımcı; bu projeleri gösteren albümlerden istifade ederek verimli yatırımlara yönelme, daha erken yatırıma başlama imkanı elde edecek, böylece daha hızlı kalkınma imkanı sağlanacaktır. Tabii ki müteşebbis bu hazırlanmış projeleri her yönden değiştirebilecektir. İsterse kendi imkanlarıyla hazırladığı projeleri gerçekleştirecektir.
View Esedullah'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.08, 13:46   #3
Esedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0 Esedullah is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Adil Düzen, İşsizliği Önleyen Düzendir




İşsizliği önlemek; yeni işyerleri sağlamak, yeni ve büyük yatırım hamlesi yapmakla mümkündür.
Adil Düzen`de, yatırımı pahalılaştıran faiz ve adaletsiz vergi olmadığı için, yukarıda da izah edildiği gibi, aynı sermaye ile yatırımlar 5-6 misli, aynı işletme sermayesine mukabil üretimler en aşağı 3 misli artacaktır. 3 misli üretim için ise işgücü ihtiyacı, şimdi çalışanlara nisbeten en az üç misli daha fazlalaşacaktır.
1994 yılı programına göre 15 yaş ve yukarısını içine alan işgücü toplamı 20,151 milyondur. Her ne kadar işsiz ve eksik istihdam toplam 3,183 milyon gösteriliyorsa da, tarımdaki fazla işgücü ve diğer kesimlerdeki işsizler toplamının en az 10 milyon olduğu tahmin edilmektedir.
Şu a iş bulan işgücü 10 milyon kabul edilirse, Adil Düzen`in tatbiki ile işgücü ihtiyacının bunun en az 3 misli, yanı 30 milyon olacağı, bir başka ifade ile, çalışan 10 milyonun dışında 20 milyona daha iş imkanı bulunacağından bu da, işsizlerin tümüne iş imkanı sağlanması, yani işsizliğin ortadan kalkması demektir. Yurt içinde maliyetlerin düşmesine bağlı olarak dış talepteki artış ihracat patlamasına yol açacaktır.
View Esedullah'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.08, 13:47   #4
Esedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0 Esedullah is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Adil Düzen, İhracat Patlaması Sağlayan Düzendir




İhracatı arttırmanın bazı şartlan vardır, mesala;
a. Üretim tesislerinin yatırım maliyetlerinin ucuz olması; böylece, üretilen malın maliyetine intikal ettirilecek olan amortisman ve yenileme giderlerinin küçülmesi sureti ile üretim maliyetinin düşük olması.
b. Üretim maliyetini en çok arttıran maliyet kalemleri içindeki faizin ve haksız verginin olmaması,
İşletme giderlerinin az, girdilerin (hammadde, enerji v.s.) ucuz olması,
Üretim için finansmanın yeterli olması ve kolay tedarik edilmesi,
e. Yatırımı ve üretimi önleyici bürokratik ve diğer engellerin ortadan kalkması,
f. Gelir seviyesinin yükselmesi dolayısıyla iç arz artacaktır. İç arzın artışı ve fiyatların genel seviyesinin düşük olması birim maliyetleri düşürecek bu da ihracat hacminin büyümesine ortam hazırlayacaktır.
Kısacası; Kaliteli, bol ve ucuz üretimin yapılması gerçekleştirilecektir.
Mevcut düzenin, yatırımları faizle 5-6 misli pahalılaştırdığı, işletme sermayesi ihtiyacını 3 katına çıkardığı, böylece sermaye temininde zorlanıldığı, yatırım ve işletme sermayesine ödenen faizlerin ise üretimi pahalılaştırdığı görülmektedir.
Üretim, az yatırım sebebi ile dörtte bire düştüğünden yurtiçi ihtiyaçlarının birçok sahada karşılanamadığı bilinmektedir. Bu durumun her geçen gün daha kötüye gittiği, ithalatın artarak ithalat-ihracat farkının (dış ticaret açığının) giderek büyümesinden açıkça anlaşılmaktadır. Büyüyen bu açıklar ise faizli dış borçlarla kapatılmak suretiyle dış borç stoku tahammül edilmez seviyelere yükseltilmiştir.
Bu durum hem ekonomimizi tahrip etmiş, hem de dış itibarımızı zedelemiştir. Hadise maalesef bağımsızlığımıza gölge düşürecek seviyelere ulaşmıştır. Şartlı dış krediler, içerideki üretimlerin durmasını hızlırmıştır. Bunun manası, bizim kahvedeki gencimiz hem işten mahrum edilmiş, hem de batili gencin çalışmasını faizi ile birlikte finanse etmeğe mecbur bırakılmıştır.
Somali 10-15 sene evvel kendine yeten bir ülke iken, IMF ve Dünya Bankası tuzağında bugünkü sefalet noktasına getirilmiştir. NATO`ya girmekle bize, "siz silah yapmayın, biz size ucuz silah veririz" demek suretiyle sanayimiz baltalanmış; sonra da bize çok pahalıya silah satılmıştır. Müslüman ülkelerdeki manzara, batılıların sömürü ve zulmünün açık bir göstergesidir.
Kurtulmanın tek yolu Adil Düzen`in hakim kılınmasıdır. Çünkü;
a. Adil Düzen`de yatırım tesislerinin 5-6 misli ucuza maledilmesi ile bir yatırım tesisi yerine aynı imkanla 5-6 yatırım tesisi yapılabilecektir.
Böylece üretim 5-6 misline çıkacak, gider kalemi olan amortisman ve yenileme giderleri küçülerek üretim ucuza maledilecektir.
b. İşletme esnasındaki giderlerde faiz ve haksız vergi
olmayacağı için maliyetler düşük, yani üretim ucuz olacak.
c. Girdiler, Adil Düzen içinde yukardaki mantıkla ucuz üretildiğinden, bu girdilerin ucuzluğu, üretilecek malın ucuz olmasına sebep olacak.
Üretim için finansman sorunu çözümlenecektir.
Çünkü;
Finansman ihtiyacı üçte bire inmiştir.
Faiz kalktığı için finansmanın faiz yerine, yatırıma yönelmesi sağlanmıştır.
Para, üretime karşılık basılacağı için üretimin meydana gelişi ile istenen parayı bulmak imkan dahilinde olacaktır.
c. En az 4-5 misli artan üretim; yurtiçi ihtiyacını karşıladıktan sonra 2-3 misli de artacağı için, dış pazarlara bol ve ucuz mal ihraç edilerek, ihracat patlaması sağlanacaktır. Bunun neticesinde dış ticaret açığı kapanacak, dış borç ihtiyacı kalmayacak, eski borçlar süratle ödenecektir. Artan zenginlikler ise, en ileri teknolojinin kullanılmasına, her türlü araştırmanın yapılmasına imkan verecektir. Böylece, en ileri teknoloji kullanılarak en modem ve kaliteli üretim yapma imkanı doğacaktır.
View Esedullah'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.08, 13:48   #5
Esedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0 Esedullah is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Adil Düzen`de Dış Borçlar Ne Olacak?




Adil Düzen`dc Kalkınma Hızı Yüksek Olacağı için Dış Borç Artışı Yerine Tasfiyesi Gerçekleşecektir.
Yukarıdaki 2. soru münasebetiyle yaptığımız açıklamalar, Adil Düzen`de yatırımın, üretimin hızla artacağını`ve bunun sonucu olarakta, Uzakdoğu ülkelerinin eriştiğinden daha da büyük kalkınma hızlarına ulaşılabileceği açıklanmıştı.
Bu durumda, bir yan dış ödemeler dengesindeki bugünkü faizci bozuk düzenin sebep olduğu eksi bakiyyeler, açıklar, artı hale dönüşeceği gibi, dış borç taksit yükü de ekonominin büyük gelişmesi içinde daha hafif ve az yer tutan bir duruma dönüşecektir.
Türkiye dış borçlarını, kendi halkını ezmeden daha kolaylıkla ödeyebilen bir ülke haline gelecek, dış borçlar yıldan yıla artacağına azalacak ve bir süre sonra Türkiye, başta kardeş müslüman ülkeler olmak üzere, diğer ülkelere borç verecek konuma gelecektir.
Adil Düzen`de üretimin 4-5 misli artacağı, böylece yurtiçi ihtiyaç karşılıktan sonra, yurtiçinde kullanılan üretimin en aşağı 2-3 mislinin ihracata hazır olacağı görülmektedir.
Esasen yurtiçi ihtiyacın karşılanarak ihracat ve ithalatın aynı düzeye gelmesi, ithalat ve ihracat arasındaki farkı yani, hali hazır yaklaşık 15 milyar dolarlık dış ticaret açığını, ortadan kaldıracaktır. Bu durum dahi, cari işlemler dengesini müsbete çevirecek yani, borç almadan borç ödeme imkanını gerçekleştirecektir.
Kaldı ki, ihracat rakamının şimdiki ithalat seviyesinin 2-3 misline yani, 90 milyar dolara ulaşması yanında ödenecek borç taksitlerinin çok küçük seviyede kalacağı ve taksitlerin çok üstünde ödeme gücünün doğacağı aşikardır.
Böylelikle dış borç ödemenin ancak Adil Düzen`de olabileceği; alacaklı ülkelerin de, Adil Düzen`in dışında ekonomik krizin zor atlatılabileceği hakikatini görmeleri gerekmektedir.
Adil Düzen`in kadroları, en hızlı kalkınmayı temin edebilecek kadrolardır. Nitekim 1974-1978 yıllan arasındaki koalisyon döneminin sadece 2 yılında 200`den fazla ağır sanayi tesisinin temeli atılmış ve 70 tanesi işletmeye açılmıştır. Bu sür`at, geçmişte benzeri görülmemiş bir sür`attir.
1977 yılında Paris`teki bir fuarda sanayici ülkelerin firma temsilcileri bir toplantı düzenleyerek, Türkiye`deki sanayi hamlesini tartışmış ve Ortadoğu pazarlarını kaybetme endişesi sergilenmiştir.
1977 Bütçesine, Ağır sanayi için 44 milyar TL konup, bütçe 28 Şubat 1977`de Büyük Millet Meclisi`nden geçince CIA Başkanı, 3 Mart 1977`de Ankara`ya geldi, sabah kahvaltısını Ecevit, öğlen yemeğini Demirel`le yedi.
Akşam 17.00`de Ecevit ve Demirel seçimi Ekim 1977 yerine, Haziran 1977`ye almak hususunda anlaştı. Erken seçim MSP`nin hükümetteki konumunu değiştirmeyince Ecevit, AP`den 11 milletvekilini, 10`una bakanlık vermek sureti ile aldı, böylece MSP koalisyon dışına çıktı ve ağır sanayi hamlesi önlendi. Ve Türkiye böylece 18 yıl kaybetti
Ağır sanayi hamlesine 7 yılda 15 milyar $ harcanacaktı. Böylece her yıl bu tesisler ekonomimize 15 milyar $ katacaktı ki, bu hamle bitirilseydi bugünkü ekonomik kriz mevzubahis olmayacaktı. Türkiye, uzakdoğunun kaplanları diye bilinen, Güney Kore, Honk-Kong, Tayvan ve Singapur`dan daha ileri bir ekonomiye sahip olacaktı.
Milli Görüş`ün hükümet ortağıyken 1974 yılında kazanılan Kıbrıs Zaferi`nin arkasından 1975 yılında hazırlıklarını yaparak 76 ve 77 yıllarında, 2 yıl gibi kısa bir sürede yaptığı büyük ağır sanayi hamlesi Adil Düzene geçildiğinde Türkiye`nin nasıl bir hızla kalkınacağı hakkında bir fikir vermektedir.
Bu konu diğer bir kitapta açıklanmıştır. O kitabın sonuna konulan "Ağır Sanavi Hamlesi İcmal Tablosu" undan da açıkça görüleceği gibi, sadece bu hamle; Türkiye`nin yıllık GSMH sının takriben 100 milyar $ olduğu düşünülecek olursa, yılda 15 lik ilave bir kalkınma hızı temin edebilecek bir hamledir.
Bilindiği gibi, 7 yıllık bu hamlenin 2 yıllık ilk döneminde 200 tane trilyonluk tesisin bütün Türkiye`de temeli atılmış, 70 tanesi bitirilmiştir.
Dış güçler, bu büyük hamleyi önlemek için çeşitli hile yollarına başvurdular. Milli Görüş`ün fabrikaları daha hızla yükselmeden seçime gidebilmek için 77 seçimlerini 5 ay öne aldılar.
Milli Görüş`ün, buna rağmen seçimleri kazanıp hükümet olması üzerine. Milli Görüş`ün o zamanki koalisyon ortağı olan AP`den 11 kişinin çeşitli vaatlerle diğer tarafa geçirilmesi suretiyle Hükümetin Meclisteki çoğunluğu değiştirilmiş ve böylece Türkiye`ye 18 yıl kaybettirilmiştir.
2 yılda programın takriben üçte biri tamamlığı için, bitirilen fabrikaların milli gelire yıllık katkısı takriben 5 milyar $ mertebesinde kalmış ve bu hamle en az l milyon kişiye iş temin edecekken, bu rakam 300-400 bin seviyesinde kalmıştır.
Ekteki tablodan görüldüğü gibi, uzakdoğudaki hamleler başlamadan önce asıl büyük kalkınma hamlesi Milli Görüş tarafından Türkiye`de başlatılmıştır. Yani;
"Uzakdoğu kaplanlarından önce Anadolu Arslanı kükremiştir"
View Esedullah'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.08, 13:48   #6
Esedullah - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0 Esedullah is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Adil Düzen`de Enflasyon Ne Olacak?




Enflasyon kapitalist düzenin hastalığıdır. Bu hastalığı doğuran sebepler:
1- Faiz: Yatırımı pahalılaştırır. Böylece mevcut imkanlarla az yatırım, az ve pahalı üretime sebep olur. Maliyetlere yansıyarak fiyatların yükselmesine ortam hazırlar.
2- Haksız vergi: Kârdan vergi alınması sebebi ile kârın üstüne vergi de eklenerek satılan malların fiyatları artmaktadır. Haksız vergi yüzünden her kademede artan fiyatlar, mallar tüketici eline geçene kadar fiyatların faiz gibi üstel biçimde katlanmasına sebep olmakta ve böylece pahalılık meydana getirmektedir.
3- Darphane: İhtiyaç duyuldukça karşılıksız para basmak, paranın satın alma gücünü azaltır. Böylece fiyatları yükselir.
4- Kambiyo: Devamlı yapay olarak arttırılan döviz fiyatları veya hakiki anlamı ile devamlı döviz karşısında değer kaybeden TL ile ithal ara malları pahalı olmakta, bu da üretim maliyetlerini yükseltmektedir.
5- Bu günkü bankacılık sistemi: Bu günkü düzende bankacılık sistemi fakirden alıp, zenginin cebine basan bir emme basma tulumba gibi çalışıyor ve pahalılaştırıyor. Bankalar yatırım ve üretime bir ortak gibi katkı yerine, sadece paraların sabit faizlerle el değiştirmesinden doğacak rantlara dayanıyor. Bugün mevduatlar, yüksek faizle devlete veriliyor; devletten alınan faizler kısmen mevduat sahibine ödeniyor. Mevduat sahibi de daha büyük şevkle tekrar parasını faize yatırıyor. Bu fasit daire sürdürülüyor. Ayrıca devamlı faizler arttırılarak ekonomi tahrip ediliyor.
Bankaların meydana getirdiği kaydî paralar da pahalılığı körüklüyor. Üretim süratle düşüyor, ihracat hızla azalıyor. Bu tatbikat enflasyonu devamlı arttırıyor, yani "her enflasyon daha yüksek enflasyona sebep oluyor."
Adil Düzende: Faizci bozuk kapitalist düzenin yukarıda açıklanan beş mikrobu da yoktur.
Faiz ve haksız vergi olmadığı, para mutlaka üretim karşılığı basılacağı, bunun dışında açıktan karşılıksız para basmanın mümkün olmadığı, bu sebeple paranın satınalma gücünün sabit kalacağı; buna bağlı olarak, döviz kurunun da sabit kalacağı bilinen gerçeklerdir.
Bankacılık sistemi ise, genelde yatırımı teşvik ve özendireceği için (faiz olmamasından dolayı) çok yatırım, ucuz ve bol üretim olacak. Büyük ihracat patlaması ile döviz ihtiyacı da büyük çapta karşılanacaktır. Böylece enflasyon söz konusu olmayacaktır.
Adil Düzen`de devletin gelirleri de artacağı ve faiz olmayacağı için, şimdiki faiz-enflasyon kısır döngüsü olmayacaktır.
Şunu da açıkça belirtmek gerekir ki, Adil Düzen`de arz ve talebe bağlı olarak fiyatlarda ufak artış ve azalışlar olabilecektir. Ancak enflasyon olmayacaktır. Çünkü; bu düzende enflasyonun bütün sebepleri ortadan kaldırılmıştır.
View Esedullah'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
adil, cevapta, düzen, soru

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:18 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.