|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 198 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| MİLLî GÖRÜŞ MiLLî GöRüŞ Nedir? Ne Değildir? Dün'ü Bu Günü ve Yarını... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline
|
Sultan Alparslan bu toprakları bizim vatanımız olması için Malazgirtte büyük zaferini yaparken kalbinde bir görüş vardı. O görüşün adına bugün bildiğiniz gibi Millî Görüş diyoruz. Sultan Fatih İstanbulu fethederken kalbinde bir görüş vardı, ona Millî Görüş diyoruz. İstiklâl Harbini yapan Mehmetçik Sakaryada siperde iken bir görüş vardı kalbinde, buna Millî Görüş diyoruz. Biz bin yıl Millî Görüş zihniyetiyle dünyaya Hakkı, adaleti tanıtmış şerefli bir milletin evlatlarıyız. Ancak, yine hepimiz çok iyi biliyoruz ki iki asırdan beri Dünya Siyonizmi bu asil, bu necip milleti bu haklı yoldan saptırmak için elinden gelen her türlü gayreti esirgememiştir. Radyolarla, televizyonlarla, kitaplarla, beyanatlarla bu aziz milletin üzerine iki asırdan beri öyle menfî propagalar yapılmıştır ki bugün maalesef bu milletin evladı olduğu halde Türkiye meselelerinin çözümünü solculukla hallolacak zanneden memleket evlatları var. Avrupanın faizci kapitalist zihniyetiyle hallolacak zanneden memleket evlatları var. Siyonizm iki asır uğraşa uğraşa kültür emperyalizmi yoluyla bin yıl Millî Görüşe sahip olan milletimizin içinde bazı evlatlarımızı maalesef yanıltmış ve bugün bir vakıa olarak üç görüş orta yere çıkmıştır: Bu görüşlerden birisi solcu görüş, öbürü faizci kapitalist görüş, asıl milletin kendisi ve gövdesi ise Millî Görüştür. Şimdi bu tasnifi yapmamın sebebi şudur: Millî Görüş Türkiyenin meselelerinin çözümüdür. Millî Görüş, bugünkü mevcut anayasadaki temel esasları ciddiye alan görüştür. Bugünkü anayasa bağımsız devlet istiyor. Solcular, faizciler, memurun maaşını bile IMF denen Siyonist kökenli heyetlere tayin ettiriyorlar. Bu nasıl bağımsızlık? Öbür taraftan bugünkü anayasanın içerisinde "demokrasi" diyor. Demokrasi ne demek? Milletin istediğine razı olacaksın. Halbuki bu solcu ve faizci zihniyetler "Hayır biz bu milleti istediğimiz şekle sokacağız" diyor. Yani solcu ve faizci zihniyetler anayasadaki temel esaslara uymuyor. Millî Görüş ise bunları ciddiye alıyor. Anayasa da "Angarya yasaktır" diyor, öbür taraftan solcusu da, faizcisi de faizleri 100e çıkartmış. Fakir fukarayı sömürüp duruyor. Anayasada "Ekonomi adil olacaktır" diyor. Bunlar hep anayasanın içerisindeki prensipler... Halbuki solcular ve faizciler vergiyi fakirden alıyor, krediyi zengine götürüyor. Bu nasıl adalet? Ne yazıyorsa Anayasada tatbikatta hepsinin tersi oluyor. Hatta şu çok dillerine doladıkları "Laiklik" prensibi dahi… Laiklik ne demek? Kimse kendi inancını başkasına zorla kabul ettirmeyecek, herkes kendi inancında hür ve serbest olacak. Şu tatbikata bakın... İlahiyat Fakültesine giden kız çocuğunun bile başı zorla açılıyor. Bu nasıl Laiklik?.. Bir insan kendi dini inancına uygun konuşma yapıyor, bu insanı alıp mahkemeye veriyorlar. Bu nasıl Laiklik?.. Yani solcu ve faizci zihniyetler Anayasada yazan prensiplerin hepsinin aksini tatbik etmektedirler. Millî Görüş Anayasada yazan prensipleri ciddiye alan görüştür ve bunun temel ilkeleri şunlardır: Birincisi biz, 75 milyon memleket evladı birbirimizin kardeşiyiz. Birinci prensip kardeşlik prensibidir. İkinci prensip devlet millete zulüm için, tahakküm için değil, millete hizmet için vardır. Devlet-millet kaynaşması istiyoruz. Ne demek bunun manası? Öyle bir devlet olmalı ki, Karstaki kardeşimizle, Muğladaki kardeşimiz iş olsun diye değil, bayram nutuklarında konuşurken değil, kendi kendine düşünürken "Benim ne güzel devletim var" diyebilsin. Bundan başka, Millî Görüş manevi kalkınmayı esas alır. Bugünkü Anayasanın 4. maddesinde "Millet fertlerinin manevi kalkınmasını temin etmek devletin vazifesidir" diyor. Yine bugünkü Anayasanın 12. maddesinde "Memleket fertlerinin hepsi kendi manevi varlığını geliştirme hakkına sahiptir" diyor. Ama tatbikata gelin bakalım: Nerede bu milletin manevi gelişmesinin programı, plânı?.. Nerede bu milletin manevi gelişmesini temin etmek hususundaki hürriyeti?.. Onlar hep Anayasada lafta kalıyor. Tatbikata geldiği zaman bunları ortadan kaldırıyorlar. İşte bunun için Millî Görüş, "Biz manevi kalkınmayı esas alıyoruz" diyen görüştür. Yine Millî Görüş, aynı zama millî, güçlü, süratli, yaygın kalkınma istiyor; yani bütün yurdumuz her tarafıyla kalkınacak. |
|
|
| Bu mesaj için Esedullah kullanıcısına teşekkür edenler: | *sevda iklimi* (23.08.08) |
|
|
#2 |
|
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline
|
Yine Millî Görüşün bir diğer temel prensibi bildiğiniz gibi Ağır Sanayidir. Niçin Ağır Sanayi?.. Çünkü biz tarihin en şerefli milletiyiz. Savunma Sanayi dahil bir takım ihtiyaçlarımız için başkasına esir, köle olacak bir millet değiliz. Avrupanın, Amerikanın nesi varsa bizde de o olacak. Çünkü bu millet, lider bir ülkenin milletidir, başkasına uydu olacak, uşak olacak bir millet değildir. İşte Millî Görüş buna inanmak, bu görüşte olmak demektir. Ve yine Sıhhatli Ekonomiye geçiş Millî Görüşün temel prensibidir. Sıhhatli Ekonomi ne demek? Sıhhatli Ekonomi demek, adalete dayanan, vergiyi fakirden değil -bunların yaptığı gibi-, malî gücü olan alan; krediyi zengine değil, faydalı iş yapacak insana veren, her yönüyle Hakkı üstün tutan, kuvveti, fırsatçılığı değil, adil bir ekonomik sistemi ülkemizde tesis etmek, Millî Görüşün bir diğer prensibidir. Ve Millî Görüşün bir diğer prensibi de herkese refah... 75 milyonun hepsi bu memleketin evladıdır. Herkese refah olacak, üç tane holdinge değil... 75 milyon insanın hepsine refah getirmek Millî Görüşün prensibidir. Dış politikada da şahsiyetli dış politika, lider ülke Türkiye politikası ve kardeş Müslüman ülkelerle en ileri derecede işbirliğini kurmak Milli Görüşün bir diğer prensibidir. * (Bu bölüm Necmettin Erbakanın, 1987 yılında Elazığda düzenlediği "Avrupa Birliği" konferansından alınmıştır.) MİLLİ GÖRÜŞ NEDİR? * -2- Milli Görüş demek Hakkı yani haklılığı üstün tutan, kaba kuvveti değil, hakkı ve haklılığı üstün tutan zihniyet demektir. Bu manada aldığımız zaman elbette Milli Görüşün tarihi Adem (as)la başlar. Çünkü O hakkı üstün tutan, adaleti üstün tutan en güzel insanlardan, örneklerden birisiydi. Tarih boyunca hep Hakkı üstün tutanlar, haklılığı üstün tutanlar, adaleti üstün tutanlar etkili oldukları dönemce insanlar saadet yaşadılar. Kaba kuvveti üstün tutanlar etkili olduğu dönemlerce de hep zulüm gördüler. Anadolumuza Milli Görüş, Hakkı üstün tutma zihniyeti, 1071 Malazgirt Zaferiyle geldi. Onun arkasından bin yıldan beri Anadolumuzda milletimizin kendi görüşü olan Milli Görüş sayısız zaferler kazı. İstanbul solculukla, liberalcilikle, şuculukla-buculukla değil, ya, Milli Görüşle fetholundu ve aynı şekilde Çanakkale Savaşı Milli Görüşle yapıldı. İstiklal Savaşımız Milli Görüşle yapıldı. Onun için Milli Görüşün tarihi Adem (as)la başlar. Türkiyede çok partili hayata 1946 yılında girildi. 1946 yılından, 1969 yılına kadar çeşitli görüşler ülkenin siyasetinde rol oynadılar. Anca bunlar milletimizin beklediği, özlediği hizmetleri yapamadılar. Bu sebepten dolayıdır ki yıl 1969a gelince bu milletimizin bağrından Milli Görüş fışkırdı. Ve böylece 14 Ekim 1969da Milli Görüş ilk defa TBMMde temsil edildi. Çok partili hayata girdikten sonra, bu sebepten dolayı, 14 Ekim 1969 Milli Görüşün tarihinde önemli bir yer işgal eder. Bu seçimlerde, yani ekim 1969 seçimlerinde bağımsız aday olarak 18 tane kardeşimiz yurdun muhtelif yerlerinde Milli Görüşü temsil ettiler, canla başla çalıştılar. Rahmetlik Eşref Edip Bey, parti merkezimizde yapmış olduğu tarihi konuşmasında şunları söyledi: "Ben doksan küsür yaşındayım. Yetmiş yıldan beri bu milletin aslına döneceğine inım, yazdım ve bunun mücadelesini yaptım. Şimdi madem ki bu günü yaşadım, artık bundan sonra ölebilirim. Çünkü yetmiş yıldan beri inığım ve ileri sürdüğüm davayı bugün gerçekleşmiş olarak yaşadım. MNPnin kurulması bu milletin aslına dönmesidir. Bu sebepten dolayıdır ki artık bundan sonra ölsem de gam yemem" diyerek bu olayı tarif etmiştir. İşte Milli Görüş bu sebepten dolayı bu milletin kendisidir, aslıdır, tarihidir, inancıdır. Daha ilk kurulduğu günde bu tespitler yapılmıştır. MSP 1972 yılında kuruldu, 11 Ekim 1972. Bir yıl sonra seçimlere girdi. O bir yıl esnasında bütün Türkiyede teşkilatlı ve seçime hazırlı. Seçimlerde 12 oy alarak Türk siyasetinin en önemli unsurlarından birisi haline geldi. Ve TBMMde bir anahtar parti olarak milletimize çok büyük hizmetler yaptı. 1974den 1978e kadar dört yıl üç koalisyon hükümetinde büyük hizmetler yapan MSP döneminde büyük başarı diplomaları elde edildi. Bu dönemde Kıbrıs Barış Harekatı başarıldı. Bu harekatın baştan sona kadar yürümesinde Milli Görüşün nasıl tarihi bir rol oynadığı herkesçe bilinmektedir. Bu dönemde büyük Ağır Sanayi Hamlesi yapıldı. Anadolunun her tarafına büyük tesisler kuruldu ve Milli Görüş bir numaralı diplomasını aldı. Bundan başka bu hareketi önlemek için seçimler öne alınınca ortaya, meydana getirilen popülist tatbikatlar yüzünden meydana gelen ekonomik çöküntüler seçimin arkasından kısa sürede yeniden tamir edildi, Milli Görüş ikinci diplomasını aldı ve ağır sanayi hamlesini hızla yürütmeye başladı. Bu sefer bunu engellemek için "Güneş Motel" metodlarına başvuruldu. Milli Selamet dönemi baştan sona kadar milletimize yapılan büyük hizmetlerle doludur. Bu saydıklarıma ilaveten Türkiyenin İslam Konferansına tam üye yapılması o dönemde Milli Selametin gayretleriyle olmuştur. Ve o dönemde Anadolunun her köşesine büyük tesisler yapılmış, Anadolumuzun bir ucundan bir ucuna daha o zaman otoyollarla donatılması için gereken hazırlıklar hatta anlaşmalar bile yapılmıştır. 1980 ihtilalinde bütün partiler kapatıldığı zaman bütün partiler bu meya kapatılmış oldu. 1983de yeniden partiler kurulduğu zaman 19 Temmuz 1983de Refah Partisi kuruldu. RP hepinizin çok yakın bir tarih olarak yaşadığı gibi, kurulduğu tarihten itibaren hızla bütün milletin gönlünü fethetti. Sırasıyla 14 sene esnasında girdiği seçimlerde 4, 7, 10, 17, 22, 34 oy aldı. Ve bildiğimiz 54. Hükümetin başarılı icraatlarını yaptı. Böylece yeni zaferler kazı yeni diplomalar aldı. Ocak 1997de bazı çevrelerin hazırlattıkları kitaplar ve konferanslarla da sabit olduğu gibi RP ortaya atılan suni bahanelerden değil, halkın parasını halka verdiği için, 6 ayda 35 milyar dolar devlete yeni imkanı milli kaynaklardan temin ettiği için, rantiyeye giden faizlerden 10 milyar doları kurtardığı için, Türkiyenin Yeniden Büyük Türkiye olması için projeler hazırladığı için, bir yan dış güçlerin hoşuna gitmediğinden, öbür yan da içerdeki rantiyeciler bu faizleri kendi kayıpları gibi saydıkları için çeşitli etkilere, yollara başvurmak suretiyle RPnin millete yaptığı büyük hizmetleri engellediler. Böylece RP de yine bizim inancımıza göre tamamen yasalara aykırı olarak, yasalar iptal edilmek suretiyle, hukukun arka taraflarından dolaşılarak maalesef kapatıldı. Bunun arkasından hepinizin bildiği gibi 17 Aralık 1998 tarihinde Fazilet Partisi kuruldu ve Fazilet Partisi hızla yurt sathında teşkilatlı. 14 Mayıs 1998 tarihinde RPli milletvekillerinin Fazilet Partisine girmesiyle FP, Milli Görüşü temsil eden ülkenin en büyük partilerinden biri oldu. Bütün engellemelere rağmen, aleyhteki propagalara rağmen, yapılmış olan 18 Nisan 1999 seçimlerinde, mahalli seçimlerde 24 oy alarak en büyük parti oldu ve siyasi seçimlerde de yapılan propagalar yüzünden 16 oy alarak yine ülkenin en büyük partilerinde birisi olduğunu ortaya koydu. FP döneminde milletimize çok önemli, çok başarılı hizmetler yapıldı. FP, insan haklarını korumak için yapmış olduğu mücadele bahane edilerek, hızla gelişmeye namzet olduğundan dolayı kapatıldı. Bunun arkasından Saadet Partisi tam 20 Temmuz günü, Kıbrıs Barış Harekatı günü kuruldu ve şimdi Milli Görüş, Saadet Partisi dönemini yaşamaktadır. Kurtuluş ve Saadet Ancak Milli Görüş İle Mümkündür Matematik İspat İnsanın saadete ulaşabilmesi için şu beş şartın olması gerekir: ? Huzur ve Barış ? Hürriyet ? Adalet ? Refah ? İzzet, onur, saygınlık. Bu beş şart, insanların ve toplumların saadetleri için hem gerekli hem de yeterlidir. Bunlar varsa insan mutludur, bunların bir tanesi eksikse saadet gerçekleşmez. Tablo Ide insanın saadetinin gerçekleşmesinin ancak Milli Görüşle mümkün olabileceği, taklitçi zihniyetlerle saadetin sağlanamayacağı matematik olarak gösterilmektedir. (Bu bölüm 8 Eylül 2002 tarihli Milli Görüş Şurasında Necmettin Erbakanın yaptığı konuşmadan alınmıştır. |
|
|
| Bu mesaj için Esedullah kullanıcısına teşekkür edenler: | *sevda iklimi* (23.08.08) |
|
|
#3 |
|
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 168
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : Aksiyoner Edebiyatçı
Nereden : Hünkar Mahfili (Elazığ)
Konuları : 316
Mesajlar : 1,528
Tecrübe Puanı: 0
![]() Son Aktivitesi : 02.11.09
Durumu : Status: Offline
|
güncelleme... |
|
|
![]() |
| Etiket |
| görüş, milli, nedir |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|