|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 196 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Saadet
Üye No : 888
Üyelik tarihi : 20-10-2008
Konuları : 1521
Mesajlar : 7,102
Teşekkürleri: 7,769
2,861 mesajına 4,489 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 11
![]() Son Aktivitesi : 26.02.10
Durumu : Status: Offline
|
Dünya milletleri içerisinde; bulunduğu konumun farkında olmayan tek ülkenin Türkiye olduğunu düşünüyorum. Dünya haritasına baktığımız zaman, Türkiye’nin dünyanın ortasına düştüğünü görmekteyiz. Bu durum, ülkemize diğer ülkelerden farklı olarak beş ayırıcı özellik vermektedir. Bu beş özelliğin beşini bir arada bulunduran bir başka ülke yoktur. Bu bakımdan tarih boyunca, büyük devletler Anadolu coğrafyasına sahip olmak arzusunu sürekli koruya gelmişler, bunun için büyük savaşlar yapmışlar, bu topraklara sahip olanlar büyük imparatorluklar kurabilmişler ve varlıklarını uzun süre şerefli bir şekilde sürdürebilmişleridir. Anadolu coğrafyasının sahip olduğu bu beş özelliği şöyle sıralayabiliriz: 1-Üç kıtaya uzanabilecek stratejik bir konum, 2- Dinamik insan potansiyeli, 3-Çevresiyle birlikte büyük bir tarihi miras, 4- Büyük denizlere açılabilme imkânı, 5-Ulaşım ve enerji hatlarının kesişme noktası üzerinde bulunması, İşte bu beş özellik, ülkemizi tarihte çok önemli konumlarda bulunmasını sağlamıştır. Bu topraklar üzerinde tarih boyunca kurulan devletlerin çok yönlü ve aktif politikalar güttüğünü görmekteyiz. Ne zamanki bu aktif politikalardan vazgeçtiklerinde tarihin derinliklerinde yuvarlanmışlardır. Yukarıda bahsettiğimiz bu özelliklerin her biri için uzun vadeli stratejiler geliştirmek ülkeyi yönetenlerin en önemli görevidir. Buraya kadar yazdıklarımız; bu ülke coğrafyasında hangi milletler yaşıyor olsaydı bu beş ana özelliğe göre politika geliştirmek zorunda kalacaklardı. Oysa buna ilaveten bir başka temel gerçekle de karşı karşıya bulunuyor olduğumuzun farkına varmak mecburiyetindeyiz. O da bu ülkenin bin yıllık tarihini yoğuran İslam gerçeğidir. Şöyle düşünelim: Patrikhanenin ekümeniklik talebi ve ruhban okulunun yeniden açılmasını istemesi, ülkemizin sahip olduğu bu beş özellikten dolayı olduğu gibi ayrıca ülkemiz halkının İslam’a sahip olması ve bunu sürdürme azmini göstermesinden dolayıdır. Birde Kıbrıs’ta Rumların talepleri, Yunanistan’ın ikide bir kıta sahanlığını gündeme getirmesi, Ermeni diasporası tarafından soykırım iddialarının batılı ülkelerce her defasında pişirilip önümüze getirilmesi ve bunlardan en önemlisi olarak Kürt talepleri adı altında etnik bölücülüğün milletimizin önüne konulması hep milletçe sahip olduğumuz İslam kimliğimizden dolayıdır. Türk milleti İslami kimliğini koruduğu ve bu kimliğin gerektirdiği talepleri ısrarla ülkeyi idare edenlerden talep ettiği sürece batılı emperyalistler her defasında yukarıdaki politikalarını devam ettireceklerdir. Yukarıda açıkladığımız konularda Kur’an-ı kerim bizi uyarmakta ve alınması gereken tedbirler konusunda şöylece yol göstermektedir. “Siz onların dinlerine uymadıkça Yahudiler de, Hıristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: doğru yol, ancak Allah’ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah’tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı bulunmayacaktır” (Bakara/120) Bu ayet-i kerimede yüce Mevlâmız, biz Müslümanların İslam’ın emirlerini her alanda yaşama arzumuzdan vaz geçmedikçe, onların da bu politikaları uygulamaktan geri kalmayacaklarını açıkça bildirmektedir. O halde, milletimiz için kalıcı çözüm aşağıda zikredeceğimiz Ayet-i Kerimenin ifade ettiği hedeflerden ayrılmamaktır: “Ey iman edenler! Siz kendinize (kendi işinize)bakın. Siz doğru yolda oldukça sapan kimseler size zarar veremezler.. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Artık o, size yaptıklarınızı bildirecektir” (Maide/105) Bu Ayeti Kerimeyi, başkaları tarafından yapılan İslâm dışı hareketlere ilgisiz kalma anlamında yorumlayanlara karşı Hz. Ebu-Bekir efendimizin yaptığı uyarı her türlü şüpheyi ortadan kaldıracak niteliktedir. O diyor ki: “ Siz bu ayeti okuyorsunuz ve yanlış yorumluyorsunuz. Oysa Allah Resulünün şöyle dediğini bizzat işittim: ‘İnsanlar zalimi görüp de onun elinden tutarak zulmüne mani olmazlarsa, Allah’ın onlara umumi bir azap indirmesi yakın olur” Bu ve benzeri ayetlerin ve hadislerin ışığında Anadolu insanının yapacağı tek şey, idarecilerini her zaman ve her alanda uyarmak ve İslami taleplerinden asla vazgeçmemektir. İdarecilere düşen görev de ülkelerinin bekasını sağlamak için halkın inancına uygun istek ve arzuları doğrultusunda çalışmaktır. |
|
|
| Bu mesaj için Muhammed kullanıcısına teşekkür edenler: | Tenbihü'l Gafilin (15.06.09) |
![]() |
| Etiket |
| duyarlı, konumumuz, milletin, olmak, stratejik, taleplerine |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|