|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 189 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,632
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
![]() Kerbela ve Hz. Hüseyin : 15.12.2010 10 Muharrem 1432. Hz. Hüseyin (ra) Efendimizin Kerbela çölünde şehit edilmesinin 1371. Yılı. O Hüseyin ki Rasulullah Efendimiz onun hakkında “Hasan ile Hüseyin cennet gençlerinin Efendileridir”(Tirmizi,3768) buyurarak daha dünyada iken cennetle müjdelemiştir. Geçen hafta kaldığımız yerden devam edersek Hz. Hüseyin (ra) Kufe yolu üzerinde bulunan Zibale mevkiine geldiğinde Kufe’ye kendi adına biat alması için gönderdiği Müslim b. Akil ve ona yardım eden Hani b. Urve ve Abdullah b. Baktır’ın Kufe valisi İbni Ziyad tarafından şehit edildiği haberini aldı. En yakın adamlarının Kufe halkı tarafından yalnız bırakılarak şehit edilmeleri haberi üzerine Hz. Hüseyin Efendimiz yanında bulunanlara isteyenlerin ayrılıp gidebileceklerini söyledi. Bunun üzerine Mekke’den çıkarken yanında bulunanlar hariç herkes sağa sola kaçışarak dağıldılar. Bazı akrabaları artık Kufe’ye gitmekten vazgeçmesini söylediler. Ancak Müslim b. Akil’in kardeşleri “Vallahi biz Müslim’in intikamını almadan, ya da onun başına gelenler bizim başımıza gelmeden buradan ayrılmayız.” Dediler. Hz.Hüseyin (ra) yoluna devam etmeyi tercih etti. Şeraf denilen mevkie gelince İbni Ziyad’ın gönderdiği 1000 kişiden oluşan süvari birliği ile karşılaştı. Başlarında Hür b. Yezid vardı. Hür, Hz. Hüseyin Efendimize Kufe’ye birlikte gitmeyi teklif etti. Ancak Hz. Hüseyin bunu kabul etmedi. Hür, hem onun Kufe’ye gitmesine hem’de Medine’ye geri dönmesine engel oldu. Bir başka yere gitmesini istedi ve bu arada da Kufe valisini olanlardan haberdar etti. Hz.Hüseyin Efendimiz bu yeni durum üzerine Azib ve Kadisiye yolunu izleyerek Kerbela’ya kadar geldi. Burada da Sa’d b. Ebi Vakks’ın oğlu Ömer’in komuta ettiği ve sayıları 4000 kişi olan bir orduyla karşılaştı. Aslında bu ordu Rey şehrine cihad için gitmek üzere yola çıkmıştı. Ancak Kufe Valisi İbni Ziyad onların güzergâhlarını değiştirerek Hz. Hüseyin (ra) Efendimiz üzerine gitmelerini istedi. İbni Sa’d önce bu teklifi reddetti. Ama onunla birlikte yanında bulunan ve İbni Ziyad’a da etki eden Şemr b. Zülcevşen isimli mel’un vardı. Kufe valisi, İbni Sa’d’ın görevi reddetmesi halinde ordu komutanlığına Şemr’i atayacağını ve bütün ailesini yok edeceğini bildirdi. İbni Sa’d bu tehditten korkarak ordusuyla birlikte Hz. Hüseyin üzerine yürüdü. İbni Sa’d hiçbir şekilde Hz. Hüseyin (ra)a karşı savaşma niyetinde değildi. Bir şekilde sulh olacağını umuyor, Cennet kadınlarının efendisi Fatıma’nın oğluna karşı böyle bir zulmün yapılabileceğini ummuyordu. Barış olsun diye çok çabaladı. Ama İbni Ziyad barış istemiyordu. Hz. Hüseyin (ra) savaş başlamadan önce son olarak üç seçenekli bir teklif sundu. Bunlardan birisi istediği yere gitmek üzere serbest bırakılması, ikincisi Şam’a giderek bizzat Yezid’le görüşmesi, üçüncüsü ise düşman hududunda bulunan herhangi bir şehre cihad’a göndermelerini teklif etti. Bu tekliflerden Şam’a Yezid’in yanına gitme fikrini Kufe valisi İbni Ziyad kabul edecek oldu. Ancak yanında bulunan Şimr, buna karşı çıktı ve neticede Hz. Hüseyin (ra) Efendimize savaş dışında bir seçenek bırakılmadı. Hicri 61.yılı(680m) bir Cuma sabahı Hz.Hüseyin (ra) savaş düzeni aldı. Çok şiddetli çarpışmalar oldu. Bu arada Hz. Hüseyin’i ilk karşılayan birliğin komutanı Hür b. Yezid bu haksızlığa isyan ederek Hz. Hüseyin (ra) Efendimize gitti. Onndan özür dileyerek bağışlamasını istedi. Hz. Hüseyin (ra) da onu bağışladı. Hür b. Yezid’de şehit oluncaya kadar kahramanca savaştı. Hz. Hüseyin (ra)ın yanında savaşanların tamamı ölümüne savaşıyorlardı. İbni Ziyad’ın ordusu ise esasen cihad gibi çok ulvi bir maksatla çıkmış bir orduydu. Hiç birisi Hz. Hüseyin Efendimizin katili olmak istemiyor, ona karşı savaşta isteksiz davranıyor, bir barış olmasını umuyorlardı. Hz. Hüseyin Efendimizin taraftarlarının kahramanca direnmeleri karşısında savaşmak istemeyen İbni Ziyad’ın askerleri nerede ise dağılacak gibi oldular. Bu durum karşısında korkuya kapılan Şemr, askerleri Hz. Hüseyin (ra) üzerine saldırmaları için zorladı. Netice Hz. Hüseyin ile birlikte 72 kişi şehit edildi. Hz. Hüseyin (ra) Efendimizin başı kesilerek önce Kufe’ye ardından da Şam’a gönderildi. Bu katliam İslam tarihinin kanayan bir yarasıdır. Ama bunu daha fazla kaşımamak ifrata kaçmamak lazımdır. Kerbela’da yapılanın bir zulüm, bir katliam olduğunda Ehli Sünnet ittifak halindedir. Ama Kerbela sonrası hem Ehli Sünnet kaynaklarında ve hem de Şii kaynakları çok sayıda uydurma rivayetlerle doludur. Şiilerin iddialarının aksine Şam’a ulaşan Hz. Hüseyin Efendimizin ailesine Yezid çok iyi davranmıştır. İbni Kesir bu konuda şöyle diyor: “Yezid, Hz. Hüseyin ailesine ikramda bulundu. Tüm maddi kayıplarını karşılaladı. Medine’ye kadar büyük bir saygıyla develer üzerinde korumalı olarak gönderdi. Kendilerine hizmetçiler verdi. Ancak Hz. Hüseyin (ra)ın ailesi Hz. Hüseyin’e ağlıyor ve feryat ediyordu.” (İbni Kesir,el- Bidaye ve’n-Nihaye) Tabii olarak Yezid’in Kerbela faciasından kurtulan Ehli Beyt ailesine iyi davranması Ehli Beyt ailesinin acılarını dindirecek ya da Yezid’in suçunu affettirecek değildir. Ancak Şiilerin iddia ettiği gibi Şam’a gelen Ehli Beyt mensuplarına herhangi bir saygısızlık yapılmadığını ve onların şanına yakışır bir şekilde ağırlandığını, tutsak gibi değil misafir gibi karşılandıklarını tescil etmektedir. Hele, hele Şiilerin iddia ettiği gibi onların çarşı Pazar dolaştırılarak rencide edilmeleri, köle olarak satılmaları ise tamamen bir Şii uydurmasıdır. Aslı astarı yoktur. Peki bütün Müslümanların kanını donduran bu katliamdan kimler sorumludur? Bu öncelikle şu hususun bilinmesi lazımdır. Yezid’i kendine veliaht olarak atayan Hz. Muaviye bu icraatında kendi açısından bazı gerekçeleri vardır. Ama önceki halifelerin seçilme biçimlerine tamamen aykırı isabetsiz bir karar olmuş. Zaten bu işe o devirde hayatta olan sahabeler ve sahabe çocukları karşı çıkmışlardır. Bu böyledir ama Kerbela olayını kalkıp Hz. Muaviuye’ye kadar uzatmanın hiçbir limi ve mantıki izahı yoktur. Bu olayda onun asla hiçbir dahli ve sorumluluğu yoktur. Hatta Yezid’in dahi Hz. Hüseyin (ra)ın öldürülmesini değil biat ettirilmesini istediğine dair bir çok rivayet vardır. Peki EHLİ BEYT’e karşı işlenen bu facianın sorumluları kimlerdir? Elbette bunun birinci sorumlusu kendisini Kufe’ye çağıran sonrada bir başına yapa yalnız bırakan Kufe halkı sorumludur. Nitekim mü’minlerin annesi Ümmü Seleme (r.anha) bu haberi duyunca şöyle demiştir: “Onu aldatıp zorla yanlarına istediler. Allah onlara lanet etsin.”(Fezailu’s-Sahabe,3,227) Esasen Kufe halkı daha önce Hz. Hüseyin’in babasına ve abisine de ihanet etmişlerdi. Kendinden sonra da Hz. Hüseyin’in torunu Zeyd’i arkadan vurdular ve savaş şiddetlenince onu düşmanlara teslim ederek Ehli Beyt’e ihanetlerini sürdürdüler. Her defasında Ehli Beyt’e ihanet edenler daha sonra ise nerede ise onları tanrılaşıtırdılar. Bazı sahabelere türlü iftiralar atıp İslam birliğini parçaladılar. İkinci olarak Yezid sorumludur. Yezid, her ne kadar Hz. Hüseyin’in öldürülmesi için bizzat emir vermemişse de sağ olarak ele geçirilmesi için de her hangi bir tedbir almamıştır. Neticede devletin başı olarak bütün işler ondan kaynaklanır ve ona döner. Dolayısıyla bu olayın faillerinden birisi de Yezid’dir. Üçüncü ve esas fail olarak Kufe valisi İbni Ziyad sorumludur. Ta baştan beri Hz. Hüseyin Efendimizin bütün barış çabalarını sonuçsuz bırakıp onu öldürmeyi tasarlamıştır. Dördüncü olarak ordu komutanı Ömer b. Sa’d sorumludur. Esasen İbni Sa’d baştan beri Hz. Hüseyin (ra) a karşı savaşmak istememiş ama savaşmaktan da vazgeçmemiştir. Onun Hz. Hüseyin Efendimize karşı bir husumeti yoktur. Ancak makam sevgisi ve dünya malına karşı düşkünlüğü onu böyle bir cinayeti işlemeye sevk etmiştir. Şimdilerde doğulu ve batılı emperyalistlerin İslam coğrafyasında işledikleri cinayetlere sessiz kalanlar ve hatta bu aşağılık müstevlilere fiilen destek olanların zihniyeti acaba İbni Sa’d’ın zihniyetinden çok mu farklıdırlar? Her kes acaba niçin kendi Kerbelasına bakmıyor, niçin Kendi Hüseyninine ağlamıyor? Kerbela şehitleri için kendilerini zincirlere vuranlar acaba Hama’da 30,000 Müslümanı katleden Nusayri rejimine en azından neden sessiz kaldılar? Bu gün Irak’ta yüzbinlerce müslümanın katili olan ABD’ ye sessiz kalanlar hatta ona destek olanlara bu gün niye tepki duyulmuyor? Şu anki İslami anlayışımızı şu olay çok güzel bir şekilde remzediyor. Irak’tan gelipde Abdullah b. Ömer (ra)a “ihramlı iken sinek öldürmenin hükmü nedir?” diye soranlara büyük sahabi Abullah b. Ömer şöyle cevap vermiştir: “Size şaşmamak elden gelmiyor. Siz Allah Resulü’nün kızı Fatıma’nın ciğer parasını öldürüyorsunuz. Bundan hiçbir şekilde sıkılmıyorsunuz. Sonra da kalkıp ihramlı iken sinek öldürmenin cezasını bana soruyorsunuz. Siz nasıl bir toplumdunuz?” (Müsned,5568) Bu olayın geniş bir değerlendirmesini inşallah daha sonra yapacağız. |
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kufe VE Hz. Hüseyin | Adige Abzakh | Mustafa Kasadar | 0 | 16.12.10 13:49 |
| Kufe VE Hz. Hüseyin | leyya | YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI | 0 | 30.11.10 21:51 |
| hüseyin gülerceden itiraflar | sevgiliye sevdalı | YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI | 3 | 06.06.09 13:49 |
| Hüseyin'e Kara Bağlar | Muhammed | GENEL EDEBİYAT | 0 | 04.01.09 01:33 |
| 'İmam Hüseyin'den şok itiraflar! | KOCAYUSUF | SERBEST KÜRSÜ | 0 | 18.10.08 17:09 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|