|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 191 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline
|
__________________
Yaşamak isteyen ölmeli... SuÜstüneYazıYazmak |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline
|
MUKADDES EMANETLER Emanat-ı Mukaddese (Kutsal Emanetler) denince akla gelen,Yavuz Sultan Selim Hanın Mısır'ı fethiyle (1517) Osmanlılara intikal eden ve günümüzde Topkapı Sarayı Müzesi, Hırka-i Saadet Dairesinde muhafaza edilen kutsal emanetler; yüzyıllardır büyük bir hürmet ve itina ile korunmuşlardır. Bunlar Hz. Muhammed 'e ait olması sebebiyle dini ve tarihi değeri olan eşyalar; diğer peygamberlere ve Hz. Muhammed 'in yakınlarına ait olanlar; Kabe ile ilgisi olanlar ve bunların naklinde kullanılan eşyalardır.Müstesna bir dini merasimle Yavuz Sultan Selim'e takdim edilen Mukaddes Emanetlerden bazıları, Cihan ordusunun bekçiliğinde Kur'an-ı Kerim okunarak İstanbul'a getirilmiş, öncelikle Topkapı Sarayı'nın Harem, Hazine gibi bölümlerinde korunmuş daha sonra ise; bugün olduğu gibi Kutsal Emanetler Dairesi'ne yerleştirilmişlerdir. Bu mekanın düzenlenmesi ve Arz Odası'ndan daha önemli bir makam konumuna getirilmesi III. Murad dönemindedir. (1574-1595) Emanetlerin bu mekanda toplanmasıyla İstanbul, İslam aleminin hem dini hem siyasi merkezi hüviyetini kazanmıştır. İslamiyet’in kutsal emanetleri ile birlikte hoşgörü ve itina ile muhafaza ederek günümüze kadar sağlam olarak ulaştırdıkları bilinen bir gerçektir. YAĞMALANAN EMANETLER Mukaddes Emanetlerin İstanbul'a getirilişi yalnızca Yavuz Sultan Selim (1512-1520) zamanıyla sınırlı kalmamıştır. Bu çok değerli koleksiyona Osmanlı Devleti'nin yıkılışına kadar birçok yeni eser kazandırılmıştır. Bu önemli kutsal emanetler, 16. yüzyılın ilk yarısından 20. yüzyıl başlarına kadar değişik yollarla Sarayda toplanmışlardır. İstanbul'a emanet akışının 19. yüzyıl boyunca artarak devam ettiği bilinmektedir. Bunda şüphesiz Arabistan'da Vehhabilik akımının yayılması etkili olmuştur. Emanetleri Vehhabilerin tahribinden koruma düşüncesi, onların büyük bir titizlik ve hürmetle korundukları İstanbul'a gönderilmelerine sebep olmuştur. Vehhabilerin yağmaladıkları mekanlardan ele geçirilen eserler Mehmet Ali Paşa tarafından Saray'a gönderilmiş ve tanzim edilen bir defterle Surre Emini'ne teslim edilmiştir. Abdullah bin Suud ve arkadaşlarının, babasının yağmaladığı Ravza-i Mutahhara (Hz. Muhammed 'in kabri), Hz. Hüseyin(ra)'in kabri ve diğer mekanlardan birçok kutsal ve değerli eşyayı çalmalarından dolayı sorgulandığı ve daha sonra idam edildikleri bilinmektedir.ÇÖL KAPLANI FAHREDDiN PAŞA Birinci Dünya Savaşı sırasında Medine'nin boşaltılmasına karar verilince orada bulunan emanetlerin (Osmanlılar döneminde Surre Alaylarıyla gönderilen hediyeler de dahil) Topkapı Sarayı'na gönderilmeleri uygun görülmüştür. Zira maddi ve manevi değeri çok büyük olan olan bu emanetler, başkalarının eline geçebilirdi. Osmanlı Başkumandanlığı kararını 2 Mart 1917'de Hicaz Kuvve-i Seferiye Kumandanı Çöl Kaplanı Fahreddin Paşa'ya bildirdi. Emri alan Fahreddin Paşa da Şeyhü'l-Harem Ziver Bey ile görüşerek mukaddes emanetlerin naklinin dini açıdan bir sakıncası olmadığını öğrenince bunları göndertip, Topkapı Sarayı'na koydurtmuştur. Bu Kutsal EmanetIer Lozan'da gündeme getirilerek alındığı ülkeye iadeleri istendi ise de, Türk heyeti bunu kabul etmedi. Seksen bir parçadan oluşan emanetler; büyük elmas parçaları, şamdanlar, avizeler, kandiller, askılar, yelpazeler, nadir yazma eserler ve Kur'an-ı Kerim mahfazaları, Hırka-i Saadet mahfazaları gibi maddi ve manevi bakımdan paha biçilmesi mümkün olmayan eserlerdir. Bu eserlerin bir kısmı haıen Hazine Seksiyonlarında teşhirde olup, diğer kısmı Hazine depolarında muhafaza altındadırlar. Bu eserler tanzim edilen defterde tek tek yer almakta olup. Medine Defteri ismiyle Saray arşivinde korunmaktadır. KÂBE'YE GÖSTERİLEN İHTİMAM Osmanlı padişahları, mukaddes beldelere ve kutsal eşyalara son derece değer ve önem vermişlerdir. Ecdadımızın yaptığı ulvi hizmetlerden biri de 1022 (1613) yılında Sultan 1. Ahmet döneminde (1603-1617) Kabe-i Muazzama'da yapılan tamirattır. Tamirat öncesinde her türlü plan ve hazırlıklar yapılırdı. Hazırlanan kalıplar ve eritilen madenler, gemilere yükletilerek Mısır'a, oradan da develerle yerli yerine götürülürdü. Böylece Hadimü'l Harameyn olan sultan, görevini yerine getirirdi. Bu doğrultuda yüzyıllar içinde kutsal emanet kavramı içine giren eşya çoğalarak artmıştır. Osmanlı padişahları ve diğer İslam Dünyası ileri gelenlerinin kutsal yerlere uğur sayarak hediye ettikleri nadide Kur'an-ı Kerim ve diğer değerli eşyalar, kutsal emanetler koleksiyonunu sayı ve nitelikçe artırmış ve zaman içerisinde Saraya nakledilmiştir. Günümüzde Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler Envanter Defterine kayıtlı eser sayısı 700'lere ulaşmıştır. Bu kutsal emanetlerin tamamı, II. Mahmud döneminde yeniden düzenlenen Has Oda'da toplanmış ve kırk Has Odalı'nın korumasına bırakılmıştır.
__________________
Yaşamak isteyen ölmeli... SuÜstüneYazıYazmak |
|
|
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline
|
Hırka-i Saadet
![]() 124 cm boyunda, siyah yünlü kumaştan hırkanın içi daha kaba şekilde dokunmuş krem renk yünlü kumaşla kaplanmıştır. Yer yer yıpranmış durumdadır. Resulullah tarafından Züheyr oğlu Ka’b’a verilen hırkadır.Hırka-i Saadet Dairesi, adını Peygamber Efendimiz’in şair Ka’b bin Züheyr’ehuzur-ı saadetlerinde Müslüman olduğunda hediye ettiği hırkadan alıyor. Arapların meşhur şairlerinden olan Ka’b, İslamiyet aleyhindeki şiirlerinden ve sözlerinden dolayı Peygaberimiz’in nerede görülürse öldürülmesi emrine muhatap oldu.Daha önce Müslüman olan kardeşinin ikazı üzerine, hakkındaki ölüm emrine aldırmadan Medine’ye geldi, Mescid-i Nebevi’ye girdi. Peygamber Efendimiz’e Müslüman olan bir kimsenin geçmiş hatalarının bağışlanıp bağışlanmayacağını sordu. Müspet cevap alınca “Bu, Ka’b olsa da mı?” diye ilave etti. Allah Resûlü bu soruya da olumlu cevap verdi. Ka’b (ra) kimliğini açıklayıp Kaside-i Bürde ismiyle tarihe geçen eserini okumaya başladı. “Muhammed Aleyhisselâm kınından çıkmış bir kılıçtır / Cihan onun nurundan feyz alır” mısraına gelince Efendimiz ![]() sırtındaki hırkasını çıkardı, şairin sırtına bıraktı. Ka’b, Hazreti Peygamber ’in gül kokusunu taşıyan bu hırkayı ömrü boyunca muhafaza etti, çok yüksek fiyat teklif edilmesine rağmen bir ipliğini feda etmedi. Muaviye tarafından varislerinden alınıp halifelere geçen hırka, Yavuz’la birlikte İstanbul’a geldi. Hırka-i Saadet sırma işlemeli yeşil atlastan bohçalara sarılıp altın bir çekmeceye konulur. Bu çekmece de aynı şekilde bohçalara sarılıp büyük altın bir sandığa yerleştirilir. ![]()
__________________
Yaşamak isteyen ölmeli... SuÜstüneYazıYazmak |
|
|
|
|
#4 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline
|
Sancak-ı Şerif
![]() Peygamber Efendimiz’in zamanında yapılan harplerde ashaptan her birlikayrı bir sancak taşırdı. Bizzat Peygamber Efendimiz’e mahsus olan Sancak-ıŞerif ise Ukab ismini taşır. Hazreti Aişe’ye ait siyah yünlü bir kumaştan yapılmıştır. Sancak-ı Şerif, Cenab-ı Peygamber’in âlem-i cemâli teşriflerinden sonrasıra ile dört halifenin emanetinde olarak harplerde ordunun önünde taşındı. Daha sonra da Emevi ve Abbasi halifelerine intikal etti. Bağdat’ın Moğollar tarafından işgali üzerine Mısır’a kaçan Abbasi halifesi, Sancak-ı Şerif’i de diğer emanetler ile birlikte Mısır’a götürdü. Mısır’ın Yavuz Sultan Selim Han Cennetmekân tarafından alınması üzerine Osmanlılara geçti. Ukab, zamanla yıpranıp adeta toz haline geldiği için Osmanlılar yeşil atlastan yenisini diktirip üzerine aslından parçalar eklediler. Harpler sırasında Sancak-ı Şerif, Sancak Alayı denilen bir törenle saraydan çıkarılır, orduyla birlikte sefere giderdi. Bu sırada seyyidlerden oluşan bir cemaat tarafından yanı başında gece gündüz Fetih Sûresi okunurdu.
__________________
Yaşamak isteyen ölmeli... SuÜstüneYazıYazmak |
|
|
|
|
#5 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline
|
Mühr-i Saadet
![]() Hz. Muhammed yabancı devlet reislerine İslam’a davet mektupları yazdırırkentaşı akikten, halkası gümüşten yüzük şeklinde bir mühür yaptırmıştı. Bu mühür sıra ile Hz. Ebubekir (ra)’e, Hz. Ömer (ra)’e ve Hz. Osman (ra)’a geçmiş, ancak Hz. Osman (ra) tarafından Eris isimli kuyuya düşürülmüş ve günlerce aranmasına rağmen bulunamamıştır. Tarihçiler bu mührün kaybolmasından sonra Müslümanlar arasındaki birliğin bozulduğuna, devam edip gelen fitnelerin o zaman ortaya çıktığına dikkat çekerler. Hz. Osman (ra) bunun üzerine aynı yazıyı taşıyan başka bir mühür yaptırarak kullanmıştır. Mukaddes Emânetler arasında bulunan ve Bağdat’ta ele geçirilerek İstanbul’a getirilen mührün bu mühür olduğu tahmin edilmektedir. 1 cm. uzunluğunda olup, kırmızı akik taşından yapılmıştır. Üzerinde kûfî hatla “Muhammed Resulullah” yazan bu mühür hakkedilmiştir.
__________________
Yaşamak isteyen ölmeli... SuÜstüneYazıYazmak |
|
|
![]() |
| Etiket |
| emanetlerin, kutsal, sarayına, topkapı, toplanması |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Topkapı Projesi 'Asker'e Takıldı | Vukuf-i Kalbi | ÜLKEMİZDEN HABERLER | 0 | 28.11.09 11:08 |
| panorama1453 müzesi. topkapı | mansuralp | RESİMLER | 0 | 20.05.09 22:14 |
| Topkapı sarayı_sultanahmet. | mansuralp | RESİMLER | 6 | 18.05.09 20:57 |
| (La) süpürgesiyle yolu temizlemezsen (İLLALLAH) sarayına varamazsın.. | suret-i.mah | YENİ ÜYELERİMİZİ TANIYALIM | 17 | 23.12.08 06:01 |
| Topkapı Sarayı Kutsal Emanetler | MillîGenclik | VİDEO - FLASH PAYLAŞIMLARI | 0 | 13.09.08 13:43 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|