| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 192 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MGForum AKADEMİ » MGFORUM ARAŞTIRMA EKİBİ » Takvimden Yapraklar » Önemli Gün ve Olaylar »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12.01.11, 09:47   #1
Durr-û Meknûn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 4675
Üyelik tarihi : 30-06-2009
Mesleği : Merkez Efendi Nöbetçisi..
Nereden : Mars'ta..
Konuları : 232
Mesajlar : 4,232
Teşekkürleri: 7,589
2,110 mesajına 4,130 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 Durr-û Meknûn is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Milli Gazete 39 Yaşında...!!



Millî Gazete 39 yaşında, tam kemal çağında. 12 Ocak 1973'ten bugüne nice görevler yaptı; nice insan yetiştirdi, siyaseti mayaladı, onlarca gazete ve dergiye alt yapı oluşturdu, yazar-çizer ve nice münevvere kürsü/mektep oldu. 39 yıllık süre içinde Hakkı tutup sabrı tavsiye etti.Doğru bildiğinden şaşmadı, zulme ve haksızlığa hep karşı durdu, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra en çok ve en uzun süre kapatılan gazete oldu. Bu ülkenin, bu milletin, tüm dünya Müslümanlarının ve mazlumların dertlerini dert edindi. Bu dertlerle yola çıkan Millî Görüş'ün sesi ve öncü birliği oldu. Nerede hayırlı bir iş yapıldı/yapılacaksa, nereye hayırlı bir taş konuldu/konulacaksa Millî Gazete orada; ailenin, çocuğun, öğrenci ve öğretmenin, işçinin, memurun, dulun, yetimin, yaşlının kimsesizin, mazlumun ve mağdurun sesi oldu. Ülkemizde ve dünyanın dört bir yanındaki kimsesizlere uzanan yardımeli uluslararası kuruluşların oluşumu, fikir, sanat, kültür, edebiyat mayalandı burada.

12 Ocak 1973'te yazar olarak Hasan Aksay ve Mehmet Cemal Çiftçigüzeli ile yayın hayatına başlayan Millî Gazete; 1 Mart 1973'te Prof. Dr. Sabahattin Zaim, Prof. Dr.Saffet Solak, Prof. Dr. Osman Turan, Prof. Dr. Necmettin Erbakan, Osman Yüksel Serdengeçti, Süleyman Arif Emre, Hulusi Özkul, Şule Yüksel Şenler, Abdülkadir Kocamanoğlu, Ali Oğuz, Ahmet İhsan Genç, Mustafa Müftüoğlu, A. Hikmet Güner, Bekir Sadak, A.Tevfik Paksu yazar kadrosuna katılıyor. 4 Mayıs 1973'te Üstad Necip Fazıl yazılarına başlıyor. Daha sonra , Sezai Karakoç, Prof. Dr.Nevzat Yalçıntaş, Prof. Dr. Asaf Ataseven, Prof. Dr. Ayhan Songar, Prof. Dr. Ahmet Suphi Fırat, Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu, Akif İnan, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Alaattin Özdenören, Erdem Bayazıt, Cevat Ülger, Durali Yılmaz, Sedat Yenigün, İsmet Özel yazıyor. Şair, yazar, siyasetçi ve akedemisyen olarak ilk etapta sıralayabileceğimiz imzalar bunlar. 39 yıl içinde Millî Gazete'de yazanları ve yetişenleri sıralayacak olsak, sayfalar dolusu imzayı sıralamamız gerekir. Tüm yazar, çizer, çalışan ve okuyanlarımızdan Rahmeti Rahman'a göç edenlere, Allah'tan gani gani Rahmet ve mağfiret dilerken, hayatta olanlara; sağlık, sıhhat, selamet, afiyet ve iki cihan saadeti dileriz.

Millî Gazete ile ilgili birkaç anekdot aktarmak istiyorum: Bunlardan birisi Almanya'dan; Ekmek parası için Almanya'ya giden gurbetçimiz, Almanya'da kaybolmak üzeredir. İşten çıktıktan sonra Türkçe gazetelerden birisini alıp meyhaneye gidiyor. Bir gün mütadı üzere gazete almaya gidiyor, Türkçe gazete standında tekbir gazete var ama o da bildiği tanıdığı bir gazete değil. Olsun, diyor, yine de Türkçe bir gazete deyip alıp meyhaneye gidiyor. Meyhaneci Türkçe bilen bir Ermenidir, zaten Türkçe bildiği için gider o meyhaneye. Meyhaneci Millî Gazete'yi görünce sert tepki gösterir, "bu gazeteyi nasıl okursun" deyince, "bu gazeteyi benim okumam lazım" der kendi kendine, okumaya başlar, dünyası değişir, gurbet ona manevi bir kapı açar ve hizmet eri olur.

Bir başka anekdot: Orta yaşın üstünde iki kişi vilayette çizerimizi sorar, arar bulur köyüne varırlar. Hoşbeşten sonra: "Üstadım size hürmet ve saygılarımı sunmaki çin geldim. Sizi Millî Gazete aracılığıyla izliyorum.Bu gazetenin siyasi görüşüyle uzaktan yakından bir alakam yok ama bana dinimi bu gazete öğretti. Yıllar önce askerliğimi yaparken, arkadaşım bir ay izine gitmişti ama abone olduğu gazete gelmeye devam ediyordu. Biriken gazeteleri atmak istediklerinde, ben mani oldum, alıp okumaya başladım, başlayış o başlayış. Dinimi Millî Gazete'den öğrendim ve tiryakisi oldum." der.

Altı yedi yıl önce Almanya'da Gothe Üniversitesi'ne misafir profesör olarak bulunan arkadaşımız; Millî Gazete ile ilgili bir gözlemini bizimle paylaşır: "Almanya'da gurbette bulunan ciddi gazete okuyucularında şunu gördüm; Gelen Türkçe gazeteleri okurlar, sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için en son Millî Gazete'yi okuyarak bir sonuca varırlar. Aynı durumu, Alman akademisyenlerde de gözledim."

Yine yıllar önceydi; yazı işleri müdürümüze bir mektup geldi, arkadaşları çağırdı mektubu bize okudu. Ölüm döşeğinde bir aile reisi; "Ben öldükten sonra ailemi Millî Gazete'ye vasiyet ediyorum" diyordu, hepimiz duygulanmıştık. Bu 39 yılda benzer bir çok olay var. Güzel duygular bunlar.

Daha iyiye, daha güzel, nice yıllara, hayırlar ve mutluluklarla...


İbrahim Balcı.

__________________
Bütün sorumluluklarıma
Cumaya gittim gelicem demek istiyorum..



Hezarfen Misali benimkisi..



Aslında amerika Gibi
ama güneyde..
Birgün Nerede Yaşayacağım Biliyor Musun,

Cennet Şelalelerinde..





Hamuş'unun Parende'si.(:



CtLk İkili

EliF
View Durr-û Meknûn'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Durr-û Meknûn kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
hakyol (12.01.11), Minhac (12.01.11)
Alt 12.01.11, 10:15   #2
Durr-û Meknûn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 4675
Üyelik tarihi : 30-06-2009
Mesleği : Merkez Efendi Nöbetçisi..
Nereden : Mars'ta..
Konuları : 232
Mesajlar : 4,232
Teşekkürleri: 7,589
2,110 mesajına 4,130 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 7 Durr-û Meknûn is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Basınımızın yüz akı:Milli GAZETE

Günümüz dünyasında basının fonksiyonunu bilmeyen yok. Türkiye ve dünyayı basın yoluyla tanımaya çalışıyoruz. Dünyada öyle bir medya anlayışı oluştu ki, yalnız müspet yönde hizmet vermesi gereken bir araç durumundaki medya kuruluşları, iyiye de hizmet ediyor, kötüye de. Dünyadaki iletişim ağı büyük ölçüde ABD, İngiltere, Fransa ve Rusya'nın kontrolündeki ajansların elinde. Uluslararası habercilikte CNN, İTN, Reuters gibi kuruluşlar motor rolünü üstlenmiş durumda. Bu yüzden, haberleri kendi inanç, kültür ve mantaliteleri ile oluşturmaya çalışıyorlar. Bir başka deyişle, bir kültür savaşı veriyorlar. Mesela; Irak, Filistin, Afganistan gibi yerlerde kendi vatanlarını, doğup büyüdükleri toprakları savunma mücadelesi veren insanlara "terörist" ismini vermek, bu anlayıştaki ajanslar için sıradan ve tabii bir olaydır. Türkiye'deki bazı basın kuruluşları da bu çarpık anlayışın mıknatıs alanına girmiş, hangi sebebe dayanıyorsa, onlar benzeri bir yayın anlayışını benimsemişlerdir. Bu yüzden, sağlıklı ve doğru habere ulaşmak için müsbet medyaya, milli kimliğimizi dikkate alan bir anlayışla yayın yapan basın kuruluşlarına ihtiyaç duyulmuştur. Milli Gazetemiz, bu onurlu mücadeleyi 38 senedir devam ettirmiş, bugün itibarıyla da 39. yayın yılına girmiştir. Milli Gazetemizin bu süre içindeki kararlı mücadelesi destanlık çapta bir önem arz etmektedir.

Milli Gazete yayın hayatına başladığı zaman, Türkiye insanı basının yıkıcı bombardımanı ile karşı karşıya idi. Bu durum, hâlâ da son bulmuş değildir. Medya, bir yandan halkı yabancılaşmaya özendirirken; diğer taraftan da bütün gücüyle hükümetler ve sosyal yapıyı bu istikamette yönlendirmek için çalışmıştır. Darbeler ve hükümetlerin gelip gitmesinde Türkiye medyasının büyük rolü olmuştur. Prof. Dr. Nazif Gürdoğan medyanın bu öldürücü tutumunu şöyle anlatır: "Anadolu'da dış güçlerin yapamadığı yıkımı, medyanın öncülüğünde iç güçler yapmıştır. Kutsal kültüre karşı, seküler kültürün misyonerliğini medya üstlenmiştir." (Yenişafak, 31. 3. 2010)

İşte, bu ifsat ve yıkım hareketine karşı en gür ses, en kararlı tepki Milli Gazete'den gelmiştir. 38 yıldır, bu toprakların değerlerini savunmak için elinden gelen gayreti göstermiştir. Milli ve yerli olanı savunmuş, evrensel bir medeniyetin mücadelesini vermiştir. Türkiye üzerinde oynanan oyunları çok iyi görmüş, emperyalizmin planlarını deşifre etmiştir. Kökü Firavunların anlayışına dayanan Batıcı düşünce ile hesaplaşmış; iyi,doğru, güzel, faydalı ve adil olan bir anlayışı hakim kılmaya çalışmıştır. Sömürü, savaş, işgal, işkence, acı ve gözyaşı üzerine kurulmuş bir dünya yerine; huzur, barış, paylaşma, eşitlik ve adalet temeline oturmuş bir medeniyet anlayışını savunmuştur.

Milli Gazete, insanımızı zihinsel işgalden kurtarmanın da mücadelesini vermiştir. Çünkü, zihinsel berraklık kazanmadan kültürel işgalden kurtulmak mümkün değildir. Milli Gazete, dünyada devam eden bu mücadeleyi "hak batıl mücadelesi" olarak görmüş, hakkın safında yerini almıştır. Her gün "Hak geldi, batıl zail oldu" logusu ile çıkması bunun en açık örneğidir. Her fırsatta, bu ülkenin değerlerini, ahlaki ve manevi prensipleri öne çıkarmasının sebebi budur. Bu, yaşanmaya değer onurlu bir hayat tarzının mücadelesidir. Kararlı ve onurlu bir tavırdır. İnsanı insan yapan değerlere sahip çıkmaktır. İçinden çıktığı halkın değerlerini, bizi dünyada öncü yapan bir inanç sistemini savunmaktır. İnsanlığa huzur ve barış getirmiş evrensel bir medeniyeti yeniden insanlığın hizmetine sunma gayretidir.

Bu gerçeği dost düşman herkes bilmektedir. Türkiye'de Milli Gazete'nin mesajını ve halkı harekete geçirme gücünü bilmeyen yoktur. Pek çok örneğine şahit olduk ki, yalnız Milli Gazete'de duyurusu yapılan bir mitinge yüz binler akın etmiştir. Diğer gazeteler bu dinamik güçten mahrumdur. Çünkü, Milli Gazete halkın gönül dünyası ile bütünleşmiş hak bir davanın gür sesidir.

2006'da Fransa'nın ünlü kanalı TV 5 İstanbulla ilgili bir tanıtım yapmış, bu yayında yalnız Türkiye'nin iki gazetesini görünyüye getirmiştir. Bunlar ise, devletin gazetesi olarak Hürriyet, milletin gazetesi olarak da Milli Gazete'dir.

Milli Gazete'nin mücadelesi ve yayın çizgisi pek çok araştırmaya konu olmuştur. Alman Akademisyen Dr. Ester Gebus; Freiburg, Münih, Blomberg Üniversitelerinde Şarkiyat (Türkoloji ve İslam Bilimi) öğrenimi görürken, Milli Gazete'yi tez olarak seçti. Bu araştırmasında şu görüşlere yer verdi: "Tirajı, onun pek de yaygın olmayan bir gazete olduğunu düşündürse de, meydana getirdiği etki, satış rakamlarının ortaya koyduğundan daha güçlüdür. İslam'ın Türkiye ve yurt dışında kaydettiği ilerlemeleri ve Emperyalizm tarafından ezilen müslümanların mücadelesini takip eder."

Türkiye basınının yüz akı ve müsbet medyanın öncüsü olan Milli Gazete; daha çok okunmayı, daha iyi noktalarda olmayı hak etmektedir. Çünkü; orijinal bir yayın anlayışı, tavizsiz ve onurlu bir duruşu vardır. Milli Gazete'nin yayın çizgisi, o iklim oluştuğu zaman, hakkında enstitüler kurulacak kadar önemli, net ve sağlamdır.

39. yayın yılına girerken, Milli Gazete'yi, kuruluşundan bu yana emeği geçen ve bugünlere ulaşmasını sağlayan tüm çalışanlarını tebrik ediyor; daha nice güzel hizmetlere öncülük etmesini diliyorum.



Şakir Tarım..
__________________
Bütün sorumluluklarıma
Cumaya gittim gelicem demek istiyorum..



Hezarfen Misali benimkisi..



Aslında amerika Gibi
ama güneyde..
Birgün Nerede Yaşayacağım Biliyor Musun,

Cennet Şelalelerinde..





Hamuş'unun Parende'si.(:



CtLk İkili

EliF
View Durr-û Meknûn'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Durr-û Meknûn kullanıcısına teşekkür edenler:
hakyol (12.01.11)
Alt 12.01.11, 11:38   #3
hakyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 3713
Üyelik tarihi : 13-04-2009
Konuları : 254
Mesajlar : 2,691
Teşekkürleri: 2,521
1,501 mesajına 3,022 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 6 hakyol is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 18.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

elhamdulillah nice hayırlı hizmetlerle 39 yıllara
__________________



YA ŞEHİT YA GAZİYİZ BİZ BU DAVA UĞRUNA
HAKYOLUNDAN DÖNMEYİZ BİZDE İMAN KONUŞUR!!!



Milletimizin; saadet ve selameti için ,yaşanabilir türkiye için, yeniden büyük türkiye için ,yeni bir dünyanın kurulması için ,canla başla çalışacağımıza ,SÖZ VERİYORUZ!!!




HOCAM SEN OLMAZSAN GÖZDE YAŞLAR SENİ ARAR
SENİ SEVİYORUZ EFSANESİN
ERBAKAN
View hakyol'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için hakyol kullanıcısına teşekkür edenler:
Durr-û Meknûn (12.01.11)
Cevapla

Etiket
gazete, milli, yaşında

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Milli Gazete ve TV 5 LMGT_Enes_LMGT SORU-CEVAP VE İSTEKLERİNİZ 0 20.07.10 22:03
Sevgi ve Dayanışma Derneği'nden Millî Gazete'ye plaket Millî Gazete Ümmetin sesidir Adige Abzakh Millî Gazete - TV5 0 30.04.10 10:50
Milli Gazete 38 yaşında Cihad Yıldızı MİLLİ GAZETE 1 11.01.10 08:36
Milli Gazete Günlük Gazete Manşeti Abdülhamit Milli Gazete Manşetleri 2 23.09.09 22:42
Millî Gazete, iftiharla okunacak bir gazete uAxenes ÜLKEMİZDEN HABERLER 2 28.08.08 11:11

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:29 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.