| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 189 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum MÜCADELE » TARİH » Osmanlı Tarihi »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 17.11.10, 20:20   #1
arifan yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 arifan yolcusu is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Osmanlı klasik çağında siyaset

Osmanlı klasik çağında siyaset

Prof. Dr. Feridun M. Emecen Osmanlı'nın imparatorlaşma serüvenindeki önemli dönüm noktalarını siyaset ve savaş politikaları üzerinden anlattı.




Ayşegül Sarıyaşar-Zeynep Gündoğdu /Dünya Bülteni

Prof. Dr. Feridun M. Emecen'le yaptığımız röportajda 'Osmanlı Klasik Çağında Siyaset ve Osmanlı Klasik Çağında Savaş' isimli kitapları hakkında konuştuk.
Eklenmiş Resmin önizlemesi
Osmanlı klasik çağında siyaset-emecen3.jpg  
__________________
Her halde maksut sensin,
Her manada anlatılmak istenen sensin

eller ne derse desin,
sen bize en sevgilisin

04/02/2011
unutulmayacak günlerden
View arifan yolcusu'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür edenler:
intifada-AGD (17.11.10)
Alt 17.11.10, 20:22   #2
arifan yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 arifan yolcusu is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Soru: Osmanlı Beyliği kuruluşundan itibaren Bizanslı feodal beylere karşı nasıl bir politika takip etmiştir ve bu süreç içerisinde kendi siyasi gelişimini nasıl oluşturmuştur?

Osmanlıların kuruluştan itibaren etraftaki feodal beylerle iyi münasebetler kurduğunu görüyoruz. Tabi bununla alakalı bize intikal eden bilgiler daha ziyade geç devirlere ait kaynaklardan gelen bilgilerdir. Mesela Bizans kaynaklarında özellikle o dönemin çağdaş kaynağı Pachimeres'tir ve Pachimeres'te bu konuyla alakalı bir bilgi bulunmuyor. Yani Osman Bey'in komşu feodal beylerle olan münasebetleri hakkında ne yazık ki bilgi yok. Bu durumda iş geç dönemde (15-16.yy) yazılmış olan Osmanlı kaynaklarına kalıyor. Fakat bu dönemdeki bilgilerde de buradaki tekfur adlarının, tekfurlarla olan münasebetlerin ne ölçüde gerçeği yansıttığı konusu şüpheli bir mahiyet arz ediyor. Ayrıca adlarda da sıkıntılar var. Mesela bununla ilgili yapılan bir çalışma var: Elizabeth Zachariadou bu konu ile ilgili çalışmıştır. Bizans kaynaklarındaki adlarla Osmanlı kaynaklarında geçen adlar arasında pek benzerlik bulamamıştır. Böyle olduğu için şu anda nasıl bir münasebet olduğunu söylemek çok zor. Fakat tarih geleneğimize bakacak olursak bu ilişkilerde her zaman savaş olmadığını ve arada ittifaklar olduğunu, iyi münasebetler de kurulduğunu biliyoruz. Hatta bazıları burada zaman içerisinde Osman Bey'in birliklerine de intikal etmişlerdir. Bu gelenekte en önemli şahıslardan bir tanesi mesela Mihal Bey'dir. Osman Bey'in sıkı arkadaşı olduğu konusunda bu kaynakta bilgiler yer alır.
__________________
Her halde maksut sensin,
Her manada anlatılmak istenen sensin

eller ne derse desin,
sen bize en sevgilisin

04/02/2011
unutulmayacak günlerden
View arifan yolcusu'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür edenler:
intifada-AGD (17.11.10)
Alt 17.11.10, 20:25   #3
arifan yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 arifan yolcusu is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Osman Bey'in Kayı Boyuna mensup olup olmadığı iddialarını nasıl değerlendiriyorsunuz. Bu konuyla ilgili hangi kaynaklardan bilgi alabiliriz ve daha da önemlisi bu kaynaklar güvenilir midir?

Şimdi, bu çok zor bir soru yine burada önemli bir meselemiz var. Sebebi de Osman Bey dönemine ait Osmanlı kaynaklarının mevcut olmayışıdır. Osman Bey'i tarihi bir şahsiyet olarak kimliğini aydınlatmakta ve onun aile ve menşeini tespit etmekte büyük zorlukla karşılaşıyoruz. Bunun için tabi Osmanlı tarih geleneğinden hareket ederek, onları ancak yorumlayarak bir sonuç çıkarabilmiştir.

Bu kroniklerde yer alan bilgilerin çoğu da güvenilir değil, fakat bizim tespit edebildiğimiz kadarıyla Osman Bey'in babasının Ertuğrul Bey olduğu kesin, onun da babasının Gündüz Alp olduğu konusunda ittifak vardır, bazıları buna genel olarak katılıyor. Ama bundan öteye gidebilmek zor. Böyle bir üç nesil karşımıza çıkıyor.

Kayı boyuna gelince, bu önemli bir problem. Bazı tarihçiler, Osmanlıların Kayı Boyu'na mensup olduğunu benimsemiş vaziyette. Ama Osmanoğulları Hanedanının kendini bu boya bağlaması önemli bir şeydir. Bu boya bağlılık konusu aslında ilk Osmanlı tarihçisi Ahmedî'den beri gelen bir şey. Ahmedî, çok açık söylememekle beraber Osmanlıların Oğuz boylarından birine mensup olduklarını ima ediyor. Yazıcızâde Ali, İbn Bibi'nin meşhur Selçuklu Tarihi'ni tercüme ederken esere Osman Bey'le alakalı bilgiler ilave etti. İşte o yapmış olduğu ilavelerde (Bu II.Murad dönemidir) Osmanlıların Kayı Boyu'na mensup olduklarını vurguladı. Bununla da iktifa etmedi ve Kayı Boyu'nu diğer boylar arsında devlet kurma yetkisine haiz olan bir boy diye tanımladı. Ancak tarihçiler, bunun sonradan Osmanlılara adapte edilmiş bir bilgi olduğunu ifade etmektedirler. Bunun da birtakım siyasi şartlardan kaynaklandığını söylemektedirler. II. Murad devrinde Timurlularla olan mücadele içerisinde II.Murad'ın kendisinin de kuvvetli bir temele sahip olduğunu ispatlamak amacıyla Kayı Boyu meselesini gündeme getirdiğini söylemektedirler. Fakat kendi yaptığım çalışmalarda bunun bir tarihi gerçeğe dayanabileceğini düşünüyorum. Çünkü yaptığım bir çalışma sırasında bununla ilgili ciddi emareler buldum. Ben daha ziyade Kayı Boyu'nun yayıldığı alanlara baktım. Kayı Boyu'nun yayıldığı alanlar, Osmanlıların da çekirdek coğrafyası Bursa-Bilecik hattı Kütahya-Eskişehir civarı ve hatta Kastamonu özellikle Osmanlıların uç beyi olarak bulundukları bölgelerdi. Kastamonu bölgesinde Kayılara ait izler var ve 15.-16.yüzyıl Tahrir Defterleri bu izleri çok açık olarak bize gösteriyor. Batı Anadolu bölgesi boyunca Kayı Boyları'nın yayılma sahası çok geniş gözüküyor. Hatta kayıtlarda Kayılarla Çobanoğulları'nın müşterek hareket ettiklerine dair bilgi de var. Bütün bunlara bakarak bu bilgileri İbn Bibi gibi, Aksarayî gibi Selçuklu tarihçilerinin eserlerine indirerek kontrol ettiğimizde bir anlam kazanıyor. Çünkü bu Selçuklu Tarihleri, Osman Bey dönemini de içine alıyor. Ama Osman Bey'den bahsetmemekle beraber bu uç Kastamonu bölgesi, Sivrihisar ve Eskişehir Yöresi'nde çok yoğun bir Türkmen nüfusun bulunduğunu zaten bize söylüyor. Böylelikle Osmanlıların bulundukları coğrafyanın bu anlamda Kayı Boyları'yla olan bağlantısı mümkün olabilir. Bunun başka delilleri de var ve bunun kaynaklarını bir makalemde göstermiştim. Bunun yabana atılmayacak bir bağlantı olduğunu ifadeye çalışmıştım.
__________________
Her halde maksut sensin,
Her manada anlatılmak istenen sensin

eller ne derse desin,
sen bize en sevgilisin

04/02/2011
unutulmayacak günlerden
View arifan yolcusu'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.11.10, 20:27   #4
arifan yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 arifan yolcusu is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Aynı dönemde Selçukluların varisi olduklarını iddia eden Karamanoğulları, yine güçlü beyliklerden olan Dulkadiroğulları ve Akkoyunlular da mevcutken Osmanlıları bu beyliklerden farklı kılan, öne çıkaran ne oldu? Bu konudaki düşünceleriniz nelerdir?

Öncelikle, Osmanlıların diğer beyliklere göre en büyük şansı bulundukları coğrafyaydı. Bazen coğrafya, insanları birtakım yeni hareketler yapmaya mecbur eder. Akkoyunlular ve diğer beylikler daha kapalı bir coğrafyada yaşıyorlardı. Daha çok kendi aralarında mücadele edebilecek bir pozisyon içindeydi. Fakat Osmanlılar baştan beri yönlerini batıya çevirdikleri için batıya yönelik olan siyasette önemli bir mesafe aldılar. Bazı stratejik gayeleri vardı. Yani Osmanlıların devlet haline gelmesi ve batıya hükmedebilmesi Balkanlar sayesinde oldu. Osmanlılar aslında bir Balkan devleti kurdular. Yıldırım Bayezid döneminde Ankara Savaşı'ndan sonra dağılan Osmanlı Devleti'nin toparlanması Rumeli'deki varlığı sayesinde oldu. Anadolu Timur'un vesayeti altına girmişti. Rumeli'deki uç beylerinin, Rumeli'de tutunması ve varlığı Osmanlı Devletinin yeniden kurulmasında, yeniden toparlanmasında önemli bir adım oldu. Oradaki güçler duruyordu, çünkü hem ekonomik güç bakımından hem askeri güç ve insan gücü bakımından oldukça oturmuş bir yapı arz ediyordu. Dolayısıyla demek istediğim şey diğer beyliklere göre Osmanlıların şansı Rumeli yakasına esaslı şekilde yerleşmiş olmalarıydı. Bu bana göre devletin büyümesinde çok önemli bir faktördür.
__________________
Her halde maksut sensin,
Her manada anlatılmak istenen sensin

eller ne derse desin,
sen bize en sevgilisin

04/02/2011
unutulmayacak günlerden
View arifan yolcusu'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için arifan yolcusu kullanıcısına teşekkür edenler:
intifada-AGD (17.11.10)
Alt 17.11.10, 20:35   #5
arifan yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 arifan yolcusu is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Osmanlıların kuruluştan bu yana oldukça hareketli bir coğrafyada bulunuyor olmaları siyasi tecrübelerine önemli bir katkı sağlamıştır diyebilir miyiz? Sağlamışsa, bu katkı ne yönde olmuştur?

Bulundukları coğrafya hakikaten de öyle. Bir taraftan beyliklerle olan münasebetleri var diğer taraftan Bizansla olan ilişkileri var. Ondan sonra Rumeli'ye geçişle beraber çeşitli milletlere mensup beylerle, Bizans'ın feodal beyleriyle ilişki ağı kuruyorlar. Bütün bunlar tecrübe kazandırıyor tabi. Bu tecrübeler her zaman savaşla değil aynı zamanda ittifaklarla da kendini gösteriyor. Yani çok erken tarihlerden beri Osmanlılar ittifak dâhilin de hareket ediyor. Mesela Orhan Bey zamanında Bizans İmparatoru ile ittifak yaptılar. Bütün bunlar belli bir tecrübe ve siyasi düşünce kazandırdı. Ve bu tecrübeyi de Osmanlılar çok iyi kullandılar.
__________________
Her halde maksut sensin,
Her manada anlatılmak istenen sensin

eller ne derse desin,
sen bize en sevgilisin

04/02/2011
unutulmayacak günlerden
View arifan yolcusu'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 17.11.10, 20:37   #6
arifan yolcusu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8 arifan yolcusu is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Orhan Bey ve I.Murad (1362-1389) Balkanlardaki iskan girişimlerinde halkla ilgili nasıl bir politika takip etmiştir ve bu politikaları batılı halktan, olumlu ya da olumsuz nasıl tepkiler almıştır?

Bu, Osmanlıların Rumeli'ye geçiş hikâyesi daha ziyade Orhan Bey döneminde başlıyor. Tabi I.Murad döneminde artık tam anlamıyla Balkanlara yönelik faaliyetler stratejik olarak da ön plana çıkıyor ve belirli hedefler var. I.Murad ve onu takip edenler bu yayılmayı yaparken o dönemlerde Balkanlarda yapılan tespitlere göre ciddi bir nüfus boşluğu var. Çünkü Balkanlarda veba salgını olduğu için bu bölge nüfus kaybına uğramış vaziyette. Dolayısıyla Osmanlılar buraya geldiklerinde oldukça boş bölgeler buldular ve buraları Anadolu'dan getirdikleri nüfusla takviye etmeye çalıştılar. Ciddi anlamda bir nüfus mübadelesi oldu. Tabi bu nakliyat öyle bir anda olmadı, 16.yy'da bile devam etti. Belki de bugünkü Bulgaristan kesiminde ve Makedonya'da yoğun bir Türkmen nüfusu meydana geldi. Bu arada bir başka önemli neden de Yıldırım Bayezid döneminden sonra veya II. Murad döneminden itibaren başlayan bir süreçti. Özellikle Arnavutluk kesimi ve Bosna kesiminde Müslümanlaşma hareketi görülüyor. Balkanların İslamlaşmasında bu nüfus nakillerinin rolü var ama Arnavut ve Boşnakların İslamlaşmasında Osmanlı politikalarının da rolü büyüktü. Çünkü Osmanlılar gittikleri yerlerde her zaman katı bir şekilde davranmadılar. Zaman zaman direnenlere karşı katı bir şekilde hareket ettiler ama direnmeyen, hâkimiyetlerini kabul edenlere herhangi bir şey yapmadılar. Çünkü orada idare kurduktan sonra idarenin de muhtaç olduğu bir nüfus varlığı gerekiyordu. Nüfus olmalı ki üretim yapılsın, devletin çarkı dönsün, timar sistemi bunun üzerine ikame edilsin, bunlar insan gücüyle olan şeylerdir. O yüzden Osmanlılar neden oranın halkını kesip atsınlar ki? Pratik olarak bu zaten düşünülecek bir şey değildi. Osmanlılar da pratik yaklaştılar. Zaten hukuki sistemleri de buna müsaitti. Osmanlı hukuk sisteminde İslam hukukunda olduğu gibi itaat eden Gayr-i Müslimlerin dinine ve yaptığı faaliyetlere herhangi bir şekilde karışılmazdı. Aldığı cizye karşılığı rahatlıkla burada oturma imkânları vardı. Balkanlarda sistem bu şekildeydi. Bu uygulama birtakım halklar için müsait bir ortam hazırladı. Onlar da Osmanlı idaresini kabul ettiler. Böylece eski feodal bağlarından ciddi anlamda bir kopuşları oldu. Osmanlılar, bazı feodal beyleri askeri sistemi içerisine aldı. Bunlar bir müddet timar sahibi oldular. Bu durum zamanla İslamlaşmanın da başlangıcını teşkil etti. Çünkü bu Hıristiyan timar sahipleri zaman içinde devletin şartlarında, ister istemez kendiliğinden Müslümanlaştılar. Timar sistemi bir yerden bir yere nakli gerektirdiği için o timar beyi daha sonra başka bir toprağa gitti, eski toprağını kaybedip yeni toprağına geldi. Böylece yavaş yavaş kimliğini değiştirmeye başladı. Bu kendiliğinden olan bir süreçti. Zorlama zaten söz konusu değildi, ama devlet bu çarklar içinde bu sistemi de ön görerek tedrici bir İslamlaşmayı sağlamış oluyordu aslında...

Tabi her zaman böyle kolay olmadı. İnalcık Hoca, istimalet siyasetiyle bunu izah ediyor. Doğrudur, bizde benimsiyoruz bu yaklaşımı. Ama zaman zaman mücadelelerde olmadı değil, her ikisini de dengelemek lazım. Hoşgörü gösterdik şöyle yaptık böyle yaptık diye hamâsî bir yaklaşım içinde de olmamak gerekir. Çünkü belli bir konjonktür var. Ne olduysa, hukuk sistemi neyi öngörüyorsa Osmanlılar bunu uyguladılar. Bunun da adına bugün tolerans, hoşgörü diyorlar ama bu kavramlar zamanımıza aittir ve geçicidir. Aslında bu hukuk sisteminde yer aldığı için buna tolerans veya hoşgörü denilmesi biraz anakronik bir yaklaşım oluyor.
__________________
Her halde maksut sensin,
Her manada anlatılmak istenen sensin

eller ne derse desin,
sen bize en sevgilisin

04/02/2011
unutulmayacak günlerden
View arifan yolcusu'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
Çağında, klasik, osmanlı, siyaset

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hümanizm çağında nefis muhasebesi sina DUA VE İBADET 1 12.10.09 14:35
Osmanlı’da din ve siyaset el Büğdüzi Osmanlı Tarihi 1 18.08.09 11:03
Klasik Hüsn-i Hat Eserleri Maşita Hatun KÜLTÜR - SANAT - EĞİTİM 39 06.04.09 20:46
Bolluk Çağında Kıtlık Agd_İntifada TARTIŞ-YORUM 1 26.08.08 19:40

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:35 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.