| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 226 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum HİCRETİN KUTLU OLSUN ERBAKAN » PRF.DR. NECMETTİN ERBAKAN »

PRF.DR. NECMETTİN ERBAKAN Milli Görüş Liderimiz, 54.Hükümetin Efsane Başbakanı , Asrın Lideri ...Prf. Dr. Necmettin Erbakan Bilgi ve Döküman paylaşım bölümümüz.

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 23.06.09, 23:38   #1
Fâris - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 25
Üyelik tarihi : 08-08-2008
Konuları : 93
Mesajlar : 657
Teşekkürleri: 966
401 mesajına 784 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4 Fâris is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 29.08.11
Durumu : Status: Offline

Exclamation ERBAKAN Hoca’yı istismara yeltenenler


ERBAKAN Hoca’yı istismara yeltenenler

Yavuz Selim Kurt

Geçen Cumartesi günü İstanbul çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptı. Memleketimizin en köklü ve ciddi düşünce kuruluşlarından olan ESAM (Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi) tarafından organize edilen toplantı, Türkiye’mizin öncülüğünde Milli Görüş Lideri 54. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN’ın fikri, gayreti ve inisiyatifinde bundan tam 12 yıl evvel kurulan D-8’lerin ilanının sene-i devriyesi münasebetiyle Eminönü’nde Osmanlı Mirası (eski Vakıf Han) isimli otelin toplantı salonunda yapıldı. Zaten toplantının şeref misafiri ERBAKAN Hoca da konuşmasının başında bu isme temasta bulundu.



Toplantıya ESAM Genel Başkanı, yakın tarihimizin en tanınmış ve beğenilen siyaset ve devlet adamlarından Recai KUTAN, ESAM Genel Sekreteri Prof. Dr. Arif ERSOY, D-8 Genel Sekreteri Dr. Dipo ALEM, D-8’in kuruluşuna imza koyan ülkelerin milletvekili ve diplomatları, D-8’i kurma iradesini sergileyen 54. Hükümetin bazı bakanları, akademisyenler iştirak ettiler. Cumhurbaşkanı GÜL, Dışişleri Bakanı DAVUTOĞLU ve birçok önde gelen siyasi sima da mesajlarıyla arz-ı endam ettiler. Basın mensuplarının ilgisi ise dikkate şayandı. Yirmiye yakın kamera ve onlarca basın mensubu ERBAKAN Hoca salona gelmeden hazırlanmıştı bile.



Bu önemli toplantıyı son 6 yılda olduğu gibi bu yıl da iki sıfatla takip ettim. İlki mütercim olarak ve diğeri de gazeteci kimliğimle. Hem tercüme ederken hem de gazeteci objektifiyle bakarken bir kez daha ERBAKAN Hoca’nın samimiyet ve siyasi dehasına şahit oldum. Toplantının akabinde Sayın ERBAKAN’la başbaşa tarihi bir mülakat daha gerçekleştirdim. On yedi yıl önce başlayan hem mektepli hem alaylı gazetecilik-radyoculuk ve televizyonculuk hayatımın en büyük heyecanlarını yaşadığım anlardan birisi de ERBAKAN Hoca ile yaptığım mülakatlardır. Zira o benim gözümde her zaman samimi ve doğru tespitleri herhangi bir menfaat mülahazası olmaksızın yapan ve bu doğrultuda da cansiperane gayret sarfeden ancak bizzat kendisini takip ettiğini yemin billahla ifade edenlerin dahi algılayamadığı bir siyasi deha ve önderdir. İşte yıllarca onun propagandasını haşa taparcasına yapanların geldiği nokta: Cumhurbaşkanı GÜL, Başbakan ERDOĞAN, AK Partisi iktidar, ŞENER muhalefet. Bunların tamamı ERBAKAN Hoca’nın iyi niyet ve merhametini suistimal ederek bu günlere erdiler. Elbette bu oportünist ve komformist yola girmeyenler de oldu genç nesilden. Bunların en müşahhas örneği Milli Görüş Partisi Saadet’in genç ve ilim adamı Genel Başkanı Prof. Dr. Numan KURTULMUŞ oldu. Milli Görüş’ten kopmaların işaret fişeği olan Fazilet Partisi kongresi öncesi GÜL, ERDOĞAN ve ARINÇ’a İstanbul İl Başkanı olarak en büyük fikri ve fiili muhalefeti yürüterek sadakatin ve sağduyunun sembolü olmasının semeresini Saadet Partisi’nin Genel Başkanı olarak tüm delegelerin tercihi ve ERBAKAN Hoca’nın da desteği ile alan KURTULMUŞ maalesef Avustralya Milli Görüş Teşkilatlarının misafiri olarak Fetih Kutlamaları için Avustralya’da olduğu için iştirak edemedi ancak mesajı Cumhurbaşkanı’nınki ile beraber okundu ve salondan büyük alkış aldı. Zira ERBAKAN Hoca’nın benimle yaptığı mülakatlarda da sarahaten ifade ettiği gibi D-8’i ihya edecek ve Adil Düzen’i inşa edecek olan Saadet Partisi’dir.



ERBAKAN Hoca bu yılki D-8 konuşmasında ve hemen ardından bendenize TV5 için verdiği mülakatta bir hayli sertti. Artık sözün bittiğini ve behemehal kuvveden fiile yani teoriden pratiğe geçilerek D-8’in en canlı bir biçimde en önce D-60’ların (İslam ülkeleri) ve D-100’lerin (dünyanın geri kalan ezilen ülkeleri Brezilya, Çin, Rusya ve Hindistan dahil) bir araya gelerek nihayetinde D-160’ların tesis edilerek mevcut sömürü düzenine son verilerek Hakkı üstün tutan Adil bir Yeni Dünya’nın temellerinin atılması gerekliliğini ifade etti. Hatta enteresan bir detay olarak yakın bir geçmişte ziyaret ettiği İran’da da Adil Düzen’in olmadığını ve bunu oradaki yetkililere ilettiğini ve öyle sloganla sözle ırkçı emperyalizmle mücadele edilemeyeceğini hem de İran Başkonsolosu’nun yanında ifade etti. Sol başında oturan D-8 Genel Sekreteri’ne nazik bir biçimde teşekkür ettikten sonra D-8’in geldiği noktanın yetersizliğini tatlı sert biçimde sitemle belirtti.



Bu sırada özellikle bir kısım medyanın temsilcileri toplantı bitene kadar beklediler. ERBAKAN Hoca’ya ve D-8’e karşı bu ilgilerinin nedeni ne olabilirdi ki? Yani normal zamanlarda Milli Görüş’ten, Saadet Partisi’nden ve D-8’den tek satır olsun dahi bahsetmeyen bu medyanın 20 kamerayla takibinin altında bir bityeniği olduğunu gazetecilik hassasiyetimle hemen kavradım ve içimden dedim ki: “Şimdi bunlar toplantının sonuna kadar bekleyecekler ve devam eden ERGENEKON davası ve en son ortaya çıkan irtica ile mücadele! Belgesi ile ilgili veya AK Partisi ve Fethullah Gülen hareketi aleyhine Hoca’dan akılları sıra laf koparacaklar”.



Gerçekten de öyle oldu. Bizzat kurucusu olan ERBAKAN Hoca’nın ifadesiyle “D-8 Teşkilatı 20. asrın 21. asra bir hediyesidir” diye tanımlanan D-8’le ilgili herhangi bir soru sorulmadı ve fakat malum belge ve davayla alakalı sorular soruldu ve ERBAKAN Hoca da onların bu sinsi yaklaşımını sezmiş olacak ki, İmam Şafi’den bir sözle hepsini deplase, sürklase ve diskalifiye etti. (bu kadar Fransızca kelime kullandığım için beni bağışlayın)



Yazımın başlığında da ifade ettiğim gibi ERBAKAN Hoca’yı istismar etmek isteyen, hadleri olmadığı halde onun omzundan ateş etmek isteyen ve suistimal etmek isteyen birçok siyasetçi ve medyacı oldu ve hala var. Ancak siyasetin duayeni ve kurdu olan ERBAKAN Hoca o keskin zekası ve akleden kalbi sayesinde asla bu istismarlara, manüplasyonlara alet olmadı, olmuyor. 80 öncesi ÖZAL kardeşler maniple edip onu neredeyse devirmeye kalktılar olmadı. REFAH Partisi kapatıldıktan sonra Milli Görüş içinde sun’i ve planlı bir yenilikçiler-aksaçlılar çekişmesi çıkarıldı. Hoca da bu manevrayı özellikle Saadet’in Genel Başkanı KURTULMUŞ’un ve diğer öngörü sahiplerinin gayretiyle boşa çıkardı. 26 Ekim Kongresi öncesi Milli Görüş karşıtı çevrelerin tezviratlarına prim vermeyerek Prof. Dr. Numan KURTULMUŞ’un Genel Başkanlığı’nı destekleyerek belki de en büyük salvoyu yaptı hareketi yıpratmaya çalışanlara karşı. Ve gerçekten de çok uyumlu ve olumlu bir çalışma dönemine girildi Saadet cephesinde ve 29 Mart seçiminin yıldızı oldu Saadet. Üstelik bunu sadece Hoca da yapmadı, oğlu Fatih ERBAKAN da bu durumu pekiştirerek partimizin Genel Başkanı da lideri de KURTULMUŞ’tur diyerek beyanat verdi. Gelinen durum tam bir ittifak ve uyum içinde Milli Görüş’ün hedeflerine doğru ilerlediği yönündedir. Ülkemizin önce güçlü ve muktedir bir muhalefete ve sonra da D-8 ve Yeni Bir Dünya’yı kuracak muktedir bir iktidara ihtiyacı var. Ancak bu durumdan rahatsız olan dahili ve harici bedhahların olduğu da muhakkak. Dahilde başta AK Partisi olmak üzere diğer siyasiler ve rantiyeci çevreler, hariçte de küresel tekelci çevreler.



ERBAKAN Hoca ile yaptığım mülakatı TV5 için hazırlayıp sunduğum ve şu an Türkiye’de gündemi belirlercesine en çok izlenen dış politika programı İKİ DOĞU İKİ BATI programımın hemen başında Cuma akşamı 21.00’de izleyicilerimizle paylaştığımızda aslında yukarıda ifade etmek istediklerim daha da iyi anlaşılacak.



Allah ERBAKAN Hoca’ya hayırlı uzun ömürler nasip etsin. Ne mutlu ki ülkemizin böyle bir devlet adamı var.





Bazı ÖNEMLİ notlar:



Yukarıda da belirttiğim gibi 17 yıllık gazetecilik ve televizyonculuk hayatımda hiç yapmadığım biçimde bir önceki; başlığı “İstanbul’da II. ERDOĞAN Dönemi” olan yazımla alakalı olarak gelen olumlu-olumsuz, yazılı-sözlü tenkitlere kısa bir açıklama getiriyorum. Lutfen beni yine bağışlayın.



Değerli okurlarım! Söz konusu yazımda öncelikle bir dost olarak yakından tanıyıp sevdiğim bir kişinin fiilen üstlendiği bir vazifeden dolayı tebrik edilmesi gibi insani amaç taşıyordum. Üstüne üstlük Erol ERDOĞAN Bey BOYUTHABER’de de kalem oynatmış okur-yazar münevver bir zattır.



Bu tebrikin ve BOYUTHABER’e verdiği katkıdan dolayı teşekkürün yanında kendisine 22 Temmuz seçimlerinden hemen sonra yine sitemizde çıkan yazısını da hatırlatmış oldum. İkinci amacım da buydu.



Yazımda aynı zamanda hasbel kader iyi bir edebiyat muhibbi olarak bir metafor* ve alegori* yaptım. (II. ERDOĞAN ifadesi) Bunu yaparken de muhteva olarak Milli Görüş’ün siyasi başarılar kazandığı döneme telmihte bulundum*. Orada bahse mevzu olan o günkü!!! ERDOĞAN da, bugün İl Başkanı olan ERDOĞAN da Milli Görüşçüler. Her ikisi de Milli Görüş partilerinin kalesi olan İstanbul’un başkanlığı titrini haizler. Olay bu kadar sade ve basit. Ancak bazı okurlarım işte daha önceki ERDOĞAN Milli Görüş’ten ayrıldı ve kendine bambaşka bir yol çizdi nasıl yeni başkanı ona benzetirsin gibi haklı-haksız, insaflı-merhametsiz, yerli-yersiz tenkitlerde bulundular. Hepsini aldım ve kabul ettim. Ve gereği olarak da gazetecilik hayatımda ilk kez bir açıklama yapıyorum. Aslında rahat bir zihinle, önyargısız ve anlamak isteyerek okuyan bazı okurlarım da yorumlarımdan anladığım kadarıyla kastımı anlamışlar. Ben buradan herkese müteşekkirim.



Bir tenkit de görevi 2 hafta önce devreden kongre yapılana kadar da resmen Saadet Partisi İl Başkanı olan Sadreddin KARADUMAN Bey’e temasta bulunmayışım ve teşekkür etmeyişim noktasında olmuş. Değerli sütun arkadaşım Ahmet N. GÜVENER yazısısında bunu yaptığı için yapmadım. Pişti olmayalım diyeJ. Bunun yanında özel bir bilgi olacak ama; ben kendisiyle görevi devrettiği akşam bir vesile ile karşılaştım, yüzyüze konuştum, kucaklaştım, teşekkür ettim ve helalleştim. Sanırım bu hususu da açıklığa kavuşturmuş olduk. Benim için Sadreddin KARADUMAN vefakarlığın, nezaketin ve fedakarlığın bir sembolüdür. Ve 29 Mart seçimlerinin İstanbul’daki en başarılı İl Başkanı’dır. Gürsel TEKİN samimiyetten uzak ve tüm DOĞAN ve SOL tandanslı medyanın desteği, sınırsız mali güçle kutuplaşma ortamında bir sonuç almış, aldığı sonuç da parti içi hesaplaşmalar nedeniyle Gobi Çölü Everest Tepesi ilan edilircesine abartılmıştır. Ve KARADUMAN tüm bu neticeye rağmen Erol ERDOĞAN’a görevi kendi ifadesiyle gönül rahatlığıyla devrederek bir kez daha karakter kumaşının kalitesini ortaya koymuştur.



Gelen yorumlardan bazıları da bizi alakadar etmeyen cinstendi. O bakımdan da cevap vermeyeceğim. Hepinizi kemal-i hürmetle selamlıyorum. Bu arada 102.2 SEYR FM için hazırlayıp sunduğum İKİ DOĞU İKİ BATI programı da yaklaşık 5 aydır Çarşamba günleri saat 17.00’de dinleyicisiyle buluşmaya devam ediyor. (REKLAM)



*Metafor: bir şeyi başka şey ile benzetmeye, kıyaslamaya, anlatmaya yarayan mecazlardır.

*Alegori, Yerine, bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme sanatıdır.

*Telmihte bulunmak: Söz sırasında, herkesçe bilinen bir olayı geçmişteki bir olaya ,ünlü bir kişiye, bir inanca işaret etmeye, onu anımsatmaya telmih denir.
__________________
suskun
View Fâris'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Fâris kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
Alemdâr-ı İslâm (24.06.09), Cihad Yıldızı (24.06.09)
Alt 24.06.09, 11:19   #2
Cihad Yıldızı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Saadet
Üye No : 4270
Üyelik tarihi : 23-05-2009
Nereden : istanbul
Konuları : 2560
Mesajlar : 6,825
Teşekkürleri: 3,031
2,893 mesajına 5,202 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Cihad Yıldızı is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 03.02.12
Durumu : Status: Offline

Standart

hocama iftira atanlar terkedip davasını satanlar elbet bir gün hesabı sorulur....
__________________
..Ateşler harlanırken İbrahim olmaktan mı vazgeçelim ?
Kudüs kan aglarken Selahaddin olmaktan mı vazgeçelim ?
Ayasofya ezana hasretken Fatih olmaktan mı vazgeçelim ?
İnsanlık köleleştirilmek istenirken Erbakan olmaktan mı vazgeçelim..

...
View Cihad Yıldızı'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
erbakan, hoca’yı, istismara, yeltenenler

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:22 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.