|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 189 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
| SAĞLIK Olmaya Devlet Cihanda, Bir Nefes SIHHAT Gibi. Buyrun Kıymetli Üyeler, Hep Birlikte ALLÂH'ın İzni İle ŞİFA Bulmaya... |
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#7 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,475 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Besinlerin gücü Besin değerinin kaybolmaması için sebzeler az suyla, buharlı tencere veya toprak güveç kaplarında zeytinyağıyla pişirilmelidir. Havucu rendelemek B ve C vitaminlerinin kaybolmasına yol açar. Ayrıca sebze ve meyveleri vitaminlerinin kaybolmaması için kalın doğramak gerekir. Meyveler tok karnına değil, aç karnına ya da yemekten 2 - 3 saat sonra tüketilmelidir. İncir: Bağırsakları çalıştırır, enerji verir. Elma: Böbreklerin temizlenmesine, sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder. Kayısı: Kan yapıcıdır. Güzel bir cilt ve saça olumlu etkisi vardır. Kanserin önlenmesinde yardım eden iyi bir karotenoid kaynağıdır. Muz: Kalbe ve kas sistemine yararlıdır. Yorgunluğa ve ishale birebirdir. Vişne: Mineral ve vitamin deposudur. Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir. Greyfurt: Sindirimi uyarır. Diş etlerinin kanamasını azaltır, soğuk algınlığına iyi gelir. Lifleriyle yenirse, kolesterolü düşürür. Portakal: Soğuk algınlığı, grip, incinme, kalp hastalığı ve felçten korunmaya yardım eder. Mandalina: Enfeksiyonlarla savaşmayı kolaylaştırır. Üzüm: Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenler. Karaciğeri temizler. Siyah üzüm kabukları ve çekirdekleriyle yenirse hücre yenileyicidir. Kavun: Endişe ve uykusuzluğa iyi gelir. Bağırsak ve cilt kanserine karşı Amerikan Kanser Topluluğu'nca tavsiye edilmiştir. Karpuz: Kabuğundaki çinko, iktidarsızlığa iyi gelir. Böbreği temizler. Kiraz: Kolesterolü düşürür, özellikle sapları idrar söktürücüdür. Armut: Kalp - damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır. Çilek: Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir. Sivribiber: Şişkinliği azaltmada faydalıdır. Saçlara, tırnaklara ve cilde çok iyi gelir. Brokoli: Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır. Lahana: Yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum sağlıklı bir cilt verir. Havuç: Enerji verir. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder. Bazı rahatsızlıklara öneriler Uykusuzluk: Havuç ve kereviz sapının suyunu karıştırın. Sakinleştirici: Havuç ve lahana suyunu karıştırın. Sindirimi kolaylaştırıcı: Karnabahar, havuç ve maydanoz suyu. Yorgunluk: Tek başına havuç ya da elma, kereviz ve maydanozdan herhangi biriyle birlikte sıkılmış meyve suyu. Grip: Bir bardak kızılcık suyu ya da elma + kızılcık, elma + üzüm + ananas suyu. İktidarsızlık: Lahana, brokoli, kıvırcık yapraklı lahana suyu. Sigara dumanı: Kereviz ya da çilek suyu. Ezilme, çürüme: Portakal suyundaki bioflavonoid kan damarını ve kılcal damarları güçlendirir. Ezik ve çürükler daha çabuk iyileşir. Kabızlık: Patates + havuç + elma + maydanoz suyu iyi bir tercihtir. En çok işe yarayan meyve suyu ise elma + armuttur. Ağrıyan kemikler: Havuç, lahana ve maydanoz karışımının suyu. Mide asidi: Havuç + salatalık + pancar suyu ya da havuç + lahana + kereviz suyu mideyi yatıştırmaya yardım eder. Hemoroit: İçinde özellikle patates bulunan içecekler öneriliyor. Patates + havuç + elma + maydanoz suyu ya da patates + elma + armut suyu. Boğaz ağrıları: Turp + limon. Mide ülseri: Lahana ya da patates suyu. Baş ağrısı: Elmayla birlikte karıştırılan kereviz suyu. Meyve sularının önemi Meyve suyu ve türevi içecekler, Türk Gıda Kodeksine göre içerdikleri meyve suyu oranlarına göre 3 ana gruba ayrılmaktadır. Meyve suyu: Doğal meyve suyundan elde edilen hiçbir katkı maddesi içermeyen içeceklerdir. Meyve nektarı: Meyvenin cinsine göre yüzde 25 ile yüzde 50 meyve suyu içeren içeceklerdir. Meyveli içecek: Meyvenin cinsine göre yüzde 3 ile yüzde 30 meyve suyu içeren içeceklerdir. Alerjilere karşı korunma sağlar Ananas: İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: C ile kalsiyum, potasyum, demir ve manganez mineralleri bağışıklık sistemini güçlendirir. Kemik ve eklemlerdeki kireçlenmeyi önler. Alerjilere karşı korunma sağlar. Kemiklerin düzgün ve sağlam gelişmesinde etkin rol oynar. Dolaşım sisteminin düzenli çalışmasında ve dokuların yenilenmesine yardımcı olur Kuşburnu: İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: C, P, B1, B2, E ve K ile kalsiyum, sodyum ve magnezyum mineralleri doğada en fazla C vitamini bulunduran meyvedir. Etkili bir kan temizleyici ve ateş düşürücüdür. Solunum yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Vücudun direncini arttırır, gelişmeyi destekler. Sindirim sistemiyle ilgili hastalıkların tedavisinde etkin rol oynar Mango: İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: A ve C ile; potasyum, kalsiyum, fosfor ve demir minerali hücrelerin yenilenmesinde etkin rol oynar. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine yardımcı olur; vücuda zindelik verir. İçerdiği A vitaminiyle kalbin dostudur Domates: İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: C ve E ile potasyum ve diğer mineraller. Kan basıncının düşürülmesinde etkilidir. Prostat kanserine yakalanma riskini azaltır. Vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir madde olan likopen, domateste bol miktarda bulunur. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Yağların vücutta birikmesine engel olur İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: A1, B1, B2, C ve E. Elma suyu yemeklerde içildiğinde, alınan yağların vücutta birikmesine engel olur. Bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde etkin rol oynar. Romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit, Ülser) panzehiridir. Elma suyunun içindeki bitki besinleri, kalp ve akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar sertliğini önler, kan basıncını düşürerek tansiyonun yükselmesine engel olur. İlave şeker içermediği için, şeker hastaları tarafından da doktor kontrolünde tüketilebilir. Şeftali: İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: A, B, C ve betakaroten. Vücutta A vitaminini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Antioksidan özelliğiyle toksik maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir. Doğal yollarla hazmı kolaylaştırarak sindirim sistemine yardımcı olur. Gece körlüğünü önleyici özelliğine sahiptir Portakal: İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: C, B ile fosfor ve diğer mineraller. Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacının % 80'ini karşılar. Kanı tazeleyerek vücudu zindeleştirir. İçerdiği B vitamini ve fosfor sayesinde sinirleri kuvvetlendirir. Mide enzimlerinin artmasını sağlayarak, hazmı kolaylaştırır. Vişne: İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: A, C ile elma ve limon asit. Ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizler. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar Kayısı: İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: A, E1, B1 ve B3 ile demir, fosfor, magnezyum ve potasyum fosfor. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Aspirinin hammadesi olan doğal salikilat içerir. Sinirleri kuvvetlendirir, ses kısılmalarını önler. Kansızlığı önler, kan yapımına yardımcı olur. Kemiklerin daha düzgün ve sağlam olarak gelişmesinde önemli rol oynar |
|
|
|
|
#8 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,475 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline
|
Yeniden Elma Üzerine…Kanser, Kalp-Damar Rahatsızlıkları, Astım, Kolestrol, Obeziteye Karşı Kilo Verme ve Şeker Düşürücü Eski bir atasözü Elma’nın sağlık üzerindeki faydalarını tasdik ediyor, “Bir elma, doktoru bir gün uzak tutar” Araştırmalar, Elmanın kolon kanserine, göğüs kanserine, prostate kanserine ve akciğer kanserine yakalanma riskini azaltabildiğini ortaya koymuştur. Birçok meyvalar gibi Elma da, DNA tahribini önleyerek Kanser riskini azaltabilen diğer pekçok antioksidan bileşiklerde bulunduğu gibi CVitamini içerir. Lif içeriği, diğer birçok meyvadan daha az olmasına rağmen barsak hareketlerinin çalışmasını düzenlemeye yardım eder ve böylece kolon kanser riskini azaltabilmektedir. Elma, aynı zamanda kalp hastalıklarına karşı, kolestrolü kontrol etmeye, oboziteye karşı kilo vermeye, diyabet hastalarının şeker dengelemesine, karaciğer rahatsızlıklarının tedavisine, astım ve akcğer hastalıklaına karşı koruma ve tedaviye yardım edebilmektedir. Laboratuar ortamında kanıtlandığı gibi Elmanın. kansere karşı koruyucu ve antioksidan aktivitesi ispat edilmiş fenolik(phenolic) bileşiklere sahip olduğu anlaşılmaktadır. Elmada ön plana çıkan fenolik fitokimyasallar quercetin, epicatechin ve procyanidindir. Elma kabuğunda bulunan 'triterpenoids' maddesinin de, laboratuvar ortamında kanser hücrelerinin çoğalmasını engellediği veya öldürdüğü tespit edilmiştir. Bu sebeple Elmaları iyice yıkandıktan sonra kabuğu ile tüketmeye özen gösterilmelidir. Yukarıda belirtilen hastalıklara yakalanan hastalar da, sağlam insanlar da günlük elma kürüne devam etmelidir. Elma çekirdekleri hafif zehir etkisi yapan az miktarda amygdalin ve cyanogenic glycoside içerir. İnsanlar için tehlikeli bir durum oluşturmaz, ancak kuşlar için aynı şey söylenemez. Sitemizde 2005 yılında yayına soktuğumuz ve bugüne kadar 40 457 defa okunmuş olan reflexoloji-teshis-tedavi-elma-sirkesi yazımızda da elma ve elma sirkesinin sağlığımız için önemi üzerinde durulmuştur. Ülkemizde her yıl 150 bin kişinin kanser hastalığına yakalandığı ve her yıl ortalama 100 bin insanımızın kanserden öldüğü bilinmektedir, Kalp hastalıklarından muzdarip insan sayısı 3 milyon cıvarına ulaşmıştır. Yılda bu hastalıktan 260 bin insanımız ölüyor. Yanlış beslenmenin sonucu yağlanan vücutta oluşabilen tansiyon, kan şekeri ve zararlı kolestrol gibi hastalıkların görülme sıklığı 20-30 yaş arasındaki insanlarımızda %10 iken, 60-70 yaş arasındaki insanlarımızda %60-75 ‘e dayanmış durumdadır. Bu hastaların tedavisinin, sağlık harcamaları içinde büyük bir yer tuttuğu bilinmektedir. Bu istatistik rakkamları çoğaltabilir, çeşitlendirebiliriz. Ancak bu rakamlar dahi birşeylerin iyi ve düzgün gitmediğini göstermeye yetmektedir. Kanser ve diğer rahatsızlıklara yakalanma sayısının artmasındaki ana sebeplerden birisinin sağlıksız beslenme olduğu birçok uzman tarafından belirtilmektedir. Amerika ve benzeri sanayileşmiş ülkeler gibi ülkemizde de adeta dayatmalarla oluşturulan “Sağlıksız Yaşam Tarzı” bu hastalıklara davetiye çıkarmaktadır.Özellikle meyve ve sebze tüketme alışkanlığının gittikçe yeterli olmamasının da bu vakaların artışında bir etken olduğu inkar edilmez bir gerçektir. Akdeniz tipi beslenme, pek çok bilim adamına göre en sağlıklı beslenme tarzlarından biridir. Akdeniz tipi diyetin en önemli özelliği ise sebze ve meyve yönünden zengin olmasıdır. Kanserden korunmak için Akdeniz tipi beslenmenin ana ögesi olan sebze ve başta Elma olmak üzere meyvenin bol miktarda tüketilmesi konusunda toplum teşvik edilmeli, bilinçlendirilmelidir. Ayrıca okullarda başta Elma olmak üzere meyve, salata ve süt gibi gıdaların öğrenciler tarafından bol miktarda tüketilmesini sağlayacak çalışmalar yapılmasına ihtiyaç duyulduğunu da önemle vurgulamalıyız. alıntıdır. |
|
|
| Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler: | *sevda iklimi* (09.02.09) |
|
|
#9 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Fazilet
Üye No : 171
Üyelik tarihi : 20-08-2008
Mesleği : ömür boyu talebe
Nereden : Dersaadet, Mahrusa-i Saltanat, Istanbul, Islambol, Darü's-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye
Konuları : 67
Mesajlar : 1,383
Teşekkürleri: 823
432 mesajına 651 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5
![]() Son Aktivitesi : 01.07.11
Durumu : Status: Offline
|
emeklerine sağlık olsun ...
dikkatle gözönünde bulundurulması gereken faydalı bilgiler. ![]()
__________________
"Bizim Davamızda kimse kendi için yasamaz, Herkez kardesi için yasar. Menfaati Öldürmenin en kolay yolu budur.."
Prof. Dr. Necmeddin ERBAKAN |
|
|
| Bu mesaj için *sevda iklimi* kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (04.11.09) |
|
|
#10 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Milli Nizam
Üye No : 1255
Üyelik tarihi : 06-11-2008
Mesleği : EMEKLİYİM
Konuları : 72
Mesajlar : 410
Teşekkürleri: 37
166 mesajına 284 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 13.05.12
Durumu : Status: Offline
|
![]() PR.DR. Ahmet Maranki Yediklerimize dikkat Avrupa Birliği'yle üyelik müzakerelerini yürüten Türkiye, en büyük sıkıntıyı gıda ve tarım sektörlerinde çekiyor.Ülke genelinde binlerce kayıt dışı işletme 'merdiven altı' yöntemle gıda üretimi yapıyor. Avrupa Birliği'yle üyelik müzakerelerini yürüten Türkiye, en büyük sıkıntıyı gıda ve tarım sektörlerinde çekiyor.Ülke genelinde binlerce kayıt dışı işletme 'merdiven altı' yöntemle gıda üretimi yapıyor. Buna denetim boşluğu da eklenince 'gıda terörü' olarak adlandırılan tablo ortaya çıkıyor. Nerede ve nasıl üretildiği belli olmayan gıda maddeleri insanların sağlığını tehdit ediyor. Merdiven altı firmalar, sattıkları eti kimyasal ilaçlarla şişiriyor. Sosis, salam ve sucuğa ezilmiş tavuk kemiği, kaşar peynirine de soya ve margarin katıyor. Zeytin de tekstil boyası ve paslı demirlerle siyahlaştırılıyor. İstanbul Ticaret Odası (ITO) Gıda Komitesi Üyesi ve Keyveni Yemek Yönetim Kurulu Başkanı Sadık Çelik gıda üretiminde yaşanan sıkıntılarla ilgili bir rapor hazırladı. "Tüketici sağlığı ve gıda güvenliğine karşı gıda terörü: Kayıt dışı ve Merdivenaltı Üretim" adı verilen raporda insan sağlığının nasıl hiçe sayıldığı tek tek ortaya konuluyor. Raporda Türkiye'de Tarım Bakanlığı'nın izni ve denetimi çerçevesinde 17 bin gıda sanayi işletmesi bulunduğu belirtiliyor. Ancak buna karşın 10 bini aşkın işletmenin de kayıt dışı ve merdiven altı yöntemle üretim yaptığı ifade ediliyor. Hatta bazı firmaların Tarım Bakanlığı'ndan izin almış gibi sahte belge düzenlediği öne sürülüyor. Ete, Bradmix adlı ilaç katılıyor Sadık Üelik, bazı et işleme tesislerinin yurtdışından kaçak yollarla getirilen 'bradmix' isimli bir ilaçla eti yüzde 30-35 oranında şişirdiğini söylüyor. İlaç enjekte edilen etin su tutarak hacmini artırdığını, ağırlaştığını ve parlak göründüğünü belirten Çelik, "İlaçlı etler pişirildiğinde bile hacmini koruyor. Oysa pişen et gramajını kaybeder ve küçülür." diyor. İlaçlı etlerin yüzde 40 daha ucuza satıldığını ifade ederek, çok ucuza kalitesiz yemek üreten bazı firmaların bu etleri kullandığını aktarıyor. Veteriner Gıda Hijyenistleri Derneği (VGHD) Başkanı Dr. Can Demir ise Tarım Bakanlığı'nın et ve et ürünleriyle ilgili yönetmeliklerine göre 'Bradmix' kullanımının yasak olduğunu vurguluyor. Ancak buna rağmen kaçak yoldan kullanıldığını dile getirerek, "Bu ilaç kimyasal bir ürün olduğu için o etleri tüketen insanlarda sağlık sorunlarına yol açabilir." açıklamasına yapıyor. Öte yandan bazı merdiven altı işletmeler kasaplardan ve marketlerden topladıkları kemikli tavuk artıklarını yüksek ısıda işlemden geçirerek kıyma (MDM kıyma) haline getiriyor. Bunlardan da sucuk, salam ve sosis üretiliyor. VGHD Başkanı Can Demir, MDM kıymalı et ürünlerinin daha çok okul kantinlerinde ve büfelerde tost ve sandviç yapımında kullanıldığına dikkat çekerek, "Bizde büfe sucuk ve büfe salam diye bir tabir var. Nerede üretildiği belli olmayan ve çok ucuza satılan bu ürünler maalesef kemik artıklarından imal ediliyor." uyarısında bulunuyor. Gıda Terörü Raporu'nda anlatılan hileli gıda maddelerinden bazıları Kaşara soya ve margarin Normalde 1 kilo kaşar, 10 kilo sütten elde ediliyor. Merdiven altı işletmeler soya proteini kullanarak süt miktarını 6-7 kiloya düşürüyor. Kaşarın içine de margarin atılıyor. Bozuk peynirler de baharatlanarak yeniden satışa sunuluyor. Zeytine tekstil boyası Zeytin, tekstil boyalarıyla ve paslı demirlerle siyahlaştırılıyor. Gemlik ve Akhisar zeytinlerinin için de daha düşük fiyatlı yörelerin zeytinleri karıştırılıyor. Zeytine gıda tuzu yerine sanayi tuzu katılıyor. Ete nişasta, tavuk atıkları Salam, sucuk, sosis ve kıyma gibi et ürünlerinde hayvansal atıklar, nişasta, tavuk derisi, zar, kan ve tavuk kemiği kullanılıyor. Buna ucuz pul biber ve nitrat ilave ediliyor ve renklendiriliyor. Pul bibere aşırı tuz Sapı ve çekirdeği ile öğütülen acı biber yağlanıp ağır çekmesi içini aşırı derecede tuzlandıktan sonra paketleniyor. Yol boylarında kurutulmaya bırakılan biberlerde de aflatoksin oluşuyor. Sıvı yağ yerine atık yağ Türkiye'nin dört bir yanından toplanan binlerce tonluk atık yağ, merdiven altı işletmelerde rengi açılarak tekrar satışa sunuluyor. Tarih : 22.09.2007 Konu 34-İSTANBULLU tarafından (10.02.09 Saat 23:48 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
| Bu mesaj için 34-İSTANBULLU kullanıcısına teşekkür edenler: | Alemdâr-ı İslâm (04.11.09) |
![]() |
| Etiket |
| dikkat, etmelidir, gıdalarımız, gıdalarımızmüslüman, içtiğine, yediğine |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|