| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 189 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum YAŞAM » SAĞLIK »

SAĞLIK Olmaya Devlet Cihanda, Bir Nefes SIHHAT Gibi. Buyrun Kıymetli Üyeler, Hep Birlikte ALLÂH'ın İzni İle ŞİFA Bulmaya...

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 14.10.08, 12:57   #1
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,475 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Thumbs up .....::::Gıdalarımız::::.....Müslüman ne yediğine ne içtiğine dikkat etmelidir.

Yeniden Gıda Raporu
Yard.Doç.Dr.Hüseyin Kami BÜYÜKÖZER

“Gıda Raporu Yediklerimiz İçtiklerimiz Helal mı,Haram mı?” isimli kitabımızın 1986’da ilk baskısı yapıldığı zaman,ülke müslümanları olarak,büyük çoğunluğumuz,sanayi ürünü gıda maddelerinin muhtevaları hakkında pek bilgi sahibi değildik

Bilgilenme ve şuurlanma,zaman içinde yükseldi.Kitabımın beşinci baskısının yapıldığı 1992 yılında ise en yüksek noktasına çıktı.Halk tarafından pekçok ürünün boykot edilmesi üzerine bu ürünleri üreten firmalar ve bunların toplaştığı meslek teşkilatları,besleme medyalarını da yanlarına alarak,büyük bir suçlama ve karalama kampanyasına soyundular.Bir yandan TV kanalları kameramanlarını sıraya dizip,bizimle röportaj yaparak, suç unsuru yakalatmaya çalıştılar. Bir yandan da bazı margarin firmaları “Haksız rekabete” sebep olduğumuz iddiaları ile mahkemelerde davalar açtılar.Başta Sabah gazetesi baþ manşetten ve birçok yazılı basın bizi teşhir etmeye çalıştı.

1984 seçimlerinde ise sayın Ecevit hızını alamayarak bir seçim meydan konuşmasında “ülkemizde gıda üretimi yapan firmaların üretimlerinde domuz yağı kullandığını iddia eden yobazlar var.Bu iddiayı yapanların kendisi domuzdur” gibi her türlü edepten uzak saldırılarda bulundu.
Müslüman halkın bu reaksiyonu tabii olarak bazı firmaları daha dikkatli olmaya teşvik ederken,önemli bir kısmını göz boyama yolu ile işlerini devam ettirmeye yönlendirdi.Devletinde 1992’de,1995’de yayınladığı yönetmelik ve kararnamelerle kağıt üzerinde de olsa tedbirler almasına vesile oldu.

Ancak,Gıda Maddelerinin üretiminde kullanılan katkı maddeleri üzerindeki kaos ve şüphe bulutları henüz tamamen bertaraf edilmemiştir.

Elime,fotokopi usülü ile sayfaları çoğaltılmış,ciltlenmiş 2 cm.kalınlığında bir doküman geçti.Kapağında “Gıda Katkı Maddeleriyle Ilgili Somut Gerçekler” yazısı bulunmakta.Ne zaman? Nerede? Kimin tarafından hazırlandığı yazılı değil. Ancak dökümanın sonunda;86 üyesinin adı yazılı Türkiye Gıda Sanayii Işverenler Sendikası,52 üyesinin adı yazılı “Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği”6 üyesinin adı yazılı “Meşrubatçılar Derneği”42 üyesinin adı yazılı “Tüm Gıda Ithalatçılar Derneği”57 üyesinin adı yazılı “Setbir”12 üyesinin adı yazılı “Salça Imalat ve Ithalatçılar Derneği” 54 üyesinin adı yazılı “Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği” başlıklı listeler yer almakta.


Bütün sayfaları,Gıda Sektörümüze,müslümanlar olarak yaptığımız ciddi ve ilmi eleştiri ve uyarılarımıza cevap verme yerine,elden ele dolaştırılan,E rumuzlu katkı maddelerinden bazıları için yanlış bilgiler ihtiva eden bir listeye reddiye”ile doldurulmuş.

Bu dökümanda toplanan,çeşitli üniversite,araştırma ve Bakanlık kuruluşlarından alınan yazı ve belgeler,gıda sektörü ve kullandıkları katkı maddeleri üzerindeki şüphe bulutlarını maalesef kaldırmamış bilakis daha da şüpheli hale getirmiştir.

Bu iddiamızı açıklığa kavuşturarak,gerek sanayicilerimizi,gerek ithalatçılarımızı, gerek Sağlık Bakanlığını, gerek Tarım Bakanlığını,gerekse mahalli Belediyeleri hem bilgilendirmek hem de uyarı vazifemizi yerine getirmek istiyoruz.

Olay,insan sağlığına zarar verme veya vermeme boyutundan çok,müslümanın inançlarında yasaklanmış katkı maddelerinin kullanılması olayıdır.Kamu ve özel kurum ve kuruluşlar, maalesef olayın bu boyutunu görmezlikten gelmekte ve getirmeye çalışmaktadırlar.

Bu dökümanı yayınlayanlar,medyayı da yanlarına alarak bir kaşık suda fırtına kopartanlar.Iyi bilmelidirler ki,ülkemizde de kullanılan E rumuzlu Katkı maddeleri ve bu maddeleri kullanarak meydana getirilen gıda maddeleri ve ilaçlar dokunulmaz değildir.Tüketici kitlesinde en ağırlıklı yeri olan müslümanların inanç ve sağlıklarına sahip çıkmaları en tabii hakları olduğu gibi,üretici ve onları kontroldan sorumlu yöneticiler de en az kendi inanç ve sağlıkları kadar,bu insanların inanç ve sağlık haklarına saygı göstermek zorundadırlar.

Gıdalarda kullanılan katkı maddeleri ile ilgili düzenlemeler,bütün dünyada,Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Sağlık Teşkilatı(WHO) ve Dünya Gıda ve Tarım Teşkilatı(FAO) liderliğinde yürütülmektedir.Katkı Maddelerinin insan sağlığına hiçbir zarar vermeden hangilerinde hangi miktar kullanılacağı (WHO) ve (FAO) tarafından tesbit ediliyor.Ancak unutulmamalıdır ki önceden kullanılabileceği deklare edilen pek çok madde sonradan zararları tesbit edildiği için aynı kuruluşlar tarafından kullanımı iptal edilmektedir.Ayrıca yürürlükte olduğu halde,ülkeler tek taraflı olarak pek çok katkı maddesinin kullanılmasını kendi ülkelerinde yasaklanmaktadırlar.Örnek verelim;E123 ABD’de 1976’dan beri yürürlükten kaldırılmış.E104,E131,E154,E173,E174, E175,E180,E215,E217,E236,E237 gibi toplam 52 adet katkı maddesi WHO ve FAO listelerinde mevcut olduğu halde Avustralya geçersiz saymış,ülkesinde kullanımını yasaklamıştır.

Her ülke devleti ve özel kuruluşlar boş oturmuyor.Halkına hizmet edebilmek,onu memnun edebilmek için pekçok araştırma kurumları oluşturuyorlar.Bunlardan bir tanesi de Avustralya Kuzey Bölgesi Allerji Araştırma Merkezidir.WHO ve FAO’nun katkı maddeleri listesinin olduğu gibi gözü kapalı alınmasını uygun görmemiş ve laboratuvarlarında çeşitli araştırmalara tabi tutmuş.(Merak edenler geniş bilgi için internette araştırabilirler.)Ancak toplam bir bilgi olması için,allerji,astım ve kanser riski bakımından bu riski taşıyan insanlar tarafınddan kullanılmasında tehlikeli olan maddelerin sayısının 83 olarak tesbit edildiğini örnek olarak verebiliriz.

Sadece bizim ülkemizde ne kamu ne de özel kurum ve kuruluşlarda bu gibi bilimsel çalışma ve araştırmalar yapılmıyor.Bilakis yapanlara bile hücum üstüne hücum yapılarak susturulmaya çalışılıyor.

Her yerde sorumsuzluk,her şeyde kazanç hırsı ön planda.Halkın sağlığını,halkın inançlarını dikkate alan,düşünen yok.Düşünmek isteyenler ise suçlanarak devreden çıkarılmaya çalışılıyor.

Ancak,bu ülkenin düşünen müslümanları olarak yılmayacağız,korkmayacağız.Sonuna kadar bu halkın,layık olduğuna inandığımız,iyiliklerin,güzelliklerin kendilerine teslim edilmesine kadar mücadeleye devam edeceğiz.Bu kararlılığımızı belirttikten sonra,biz müslümanların gözlüğü ile Gıda Katkı Maddelerine ve bu maddeler kullanılarak üretilen Endüstriyel Gıda Maddelerine nasıl baktığımızı muhterem halkımıza gıda üreticilerimize,ithalatçılarımıza ve devlet adına denetimi üstlenen yetkililere özet olarak anlatmaya çalışalım.

Yakın zamanımıza kadar,müslümanlar,hangi yiyeceğin helal,hangi yiyeceğin haram olduğuna kolayca karar verebiliyordu.Kuran ve sünnet bize kolayca anlaşılabilecek kurallar bildirmiştir.Yakın zamanımızda gelişen gıda endüstrisi,gittikçe yaygınlaşmış,klasik yiyecek ve içeceklerimiz dahi yeni teknolojilerde üretilir duruma gelmiştir.Hergün yediğimiz ekmek gibi. Bunun yanında bilinmeyen birçok yeni gıda çeşidi ortaya çıkmıştır.Coca Cola,ciklet v.s. gibi. Bu durum müslüman tüketiciyi kolayca çözemediği iki soru ile karşı karşıya bırakmıştı.

*Bize sunulan yiyecek ve içecekler Helal mi?
*Bize sunulan yiyecek ve içecekler sağlığa zararlı mı?

Ikinci soruya yanıt bulmakta zorluk çekilmiyor.Zira bu konuda müslümanı,gayrimüslimi çalışmalar yapmakta. Internette bile konuyla ilgili pekçok sayfaya ulaşmak mümkün olmakta.Bu araştırmalarda genellikle,her türlü allerjik astım,kanser ve çocukların beyinsel gelişmelerine menfi etkiler yapabilecek katkı maddeleri üzerinde durulmaktadır.Maalesef müslümanların bu sahada bir tek çalışmasına rastlayamıyoruz.

Birinci soruya gelince.Katkı maddelerinin ve Endüstriyel gıda maddelerinin helal mi? Haram mı? Sorusuna kesin ve tam cevap verebilmek için ciddi çalışmaların ve araştırmaların yapılmasını gerektirir.Bunun için islam alimi sıfatını taşıyan hoca efendiler,doktorlar,gıda mühendisleri,kimyagerlik mesleğinde olan müslümanlarla işbirliği yaparak gerekli içtihatları ortaya koymak zorundadırlar.

Mesela,E441 rumuzu ile bizim gıda maddelerinin üretiminde de kullanılan jelatin (kollagen,gelatin) isimli katkı maddesi hayvani menşeilidir.Türkiye’de ilaç fabrikalarında üretilen ilaçlardan bazılarında kullanılan kapsüller,jelatinden yapılır ve dış ülkelerden ithal edilir.Avrupa ülkelerinde,kendi gıda tüzüklerinde herhangi bir sınırlama olmadığı için mezbahanelerden karışık olarak aldıkları domuz,sığır,koyun deri parçaları ve kemikleri fabriklalarında işleyerek jelatin elde edilir.Daha sonra bu jelatin kapsül haline getirilir.Bir müslüman bu konuda ne yapacaktır?Yine piyasada,hatta SSK hastanelerinde yaygın olarak verilen öksürük şurublarında açıkça 60 mgr. Alkol bulunduğu yazılıdır.Müslüman bu şurubu kullanacak mı?Alkolsüz öksürük şurubu isteme hakkı yokmudur?Üretici firmalar ve başta devlet olmak üzere bu halkın inançlarına saygı göstererek alkolsüz öksürük şurubu yapmanın yolunu bulmak zorunda değil midir?

Yine,margarinlerden,unlu gıda maddelerine varıncaya kadar katkı maddesi olarak kullanılan E471,E472a-f rumuzlu Mono ve Digliseritler,hayvani yağ asitlerinden de,bitkisel yağ asitlerinden de elde edilebilmekte.Ancak ithalatta bu ayrıntı incelenmemekte gıda maddelerinin etiket ve ambalaşlarında da ayrıntı verilmemektedir.
Diğer bir misal E921 Cystein/Cystin rumuzlu katkı maddesi insan veya domuz kılından üretilmektedir.Tıpta ilaç,gıda da unlu gıda ve ekmekte katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.

Misalleri çoğaltmak mümkün,bugün tıpta ve gıda endüstrisinde bildiğimiz bitten, yengeç ayaklarına,kandan,domuzun her eczasına,pankreastan,kursağına varıncaya kadar akla hayale gelmedik katkı maddeleri üretilmektedir.Bizim de kursağımıza hergün bunların kullanıldığı gıda maddeleri girmektedir.

Türkiye’de halen onlarca domuz üretim çiftlikleri faaliyet göstermekte.Bu çiftliklerde takriben yılda 700.000 ile 1 milyon baş domuz kesilip,piyasaya verilmektedir.Araştırmalara göre bu domuz etleri,gizli gizli müslümanlara üretim yapan sucuk,sosis,salam fabrikalarına ve büyük market zincirlerine bazı turistik otel ve lokantalara intikal ettirilmekteymiş.

Gıda maddelerinin ambalajlandığı etiket ve şeffaf ambalaşlarda,pekçok katkı maddelerinin isimlerinin yazılı olmasına rağmen imalatta kullanılanlarla çok kere aynı olmadıkları ifade edilmektedir.Mesela Konya’da karamela şekerlemeleri üreten firmalar kontrol edilirse,bu iddiamızı kanıtlayan deliller bulunacaktır.
Ithal edilen katkı maddelerinin,üretildikleri fabrikadaki nitelikleri ile gümrük kapısından girerken belirtilen nitelikleri farklı olmaktadır.

Mesela Almanya’da jelatin üreten firmaların derneğine ait yazıya göre üyesi olan fabrikalarda jelatinin domuz,sığır,koyun artıklarının karışımından ürettikleri belirtilmekte,ancak gümrükten geçen ambalajlarının üzerine sonradan yapıştırılmış “sığır jelatinidir” etiketi ile büyük sahtecilik yapılmaktadır.Ithalatçı ve toptancı depoları dikkatli bir denetimden geçirilip,ithal edildikleri ülke fabrikaları soruşturulursa bu iddiamızın doğruluğu ortaya çıkacaktır.

Bilgisizlik,ilgisizlik ve sorumsuzluk neticesinde üzücü bir tablo korşımızda durmaktadır.

Bütün dünyada toplam bir avuç olmasına rağmen,bilinçli ilgili ve sorumluluk içerisindeki Yahudi toplumu için gerek Avrupa’da gerek Amerika’da “KosherFood” damgası altında Yahudilerin dini inançlarına uygun gıda maddeleri üretilmektedir.

Kurban Bayramından önce,Avrupa kapısında olduğumuz ileri sürülerek,kurban kesme usulümüz için bir kaşık suda fırtına koparanlar,Avrupa’da Yahudilerin inançlarına uygun hayvan kesme izinleri olduğunu görmezlikten geliyorlardı.

Müslümanlar olarak,bizim de en az Yahudiler kadar inançlarımıza uygun yaşama,yeme, içme ve tedavi olma hakkımız vardır.Ancak bu hakkı haketmek gerekir.Kimse,kimseye bedava hak vermiyor bu dünyada.

Evvela,”Hiç bilenlerle,bilmeyenler bir olur mu?”kavlince bilinçli olmaya,bilgili olmaya, şuurlu olmaya mecburuz.Sonra da en az hakkımızı vermek istemeyenler kadar cesur olmalıyız.

Bir Ayeti Kerime:”Siz verdiğimiz rızkın temizlerinden yiyin,onda taşkınlık yapmayın.Sonra gazabımız üzerinize helal olur.Gazabım kime helal olursa artık o düşmüştür ve ben tevbe eden,salih amel işleyen ve sonra da yola gelen kimselere karşı elbet bağışlayacıyım.” (En-am suresi 81-82)

Bir Hadis-i Şerif
Ebu Hureyre (r.a.) rivayet ettiğine göre Resul-ü Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur.
“Şüphe yoktur ki.Allah-u Teala Hazretleri paktır,ancak pak olanları kabul eder.Cenab-ı Hak,Peygamberlerine neyi emretti ise,müminlere de onu emretmiştir.Hak

Teala,Peygamberlere:
“Ey Peygamberler,pak ve helal taamlardan yeyiniz.Iyi ve hayırlı işler yapınız.”
Müminlere de:”Ey müminler,verdiğimiz pak ve helal şeylerden yiyiniz”buyurmuştur.

Sonra Resul-ü Ekrem (s.a.v.) bununla ilgili olarak:
“Allah yolunda sefer yapmış,üstü başı tozlanmış bir adam,ellerini göklere uzatarak:”Ya Rab,ya Rab!” diye yalvarıyor.Halbuki onun yediği haram,içtiği haram,giydiği haram,gıdası haramdır.Böylesinin duası nasıl makbul olur?” buyurmuştur.(Muslim)
Diğer bir Hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur.Ibn-i Mesud (r.a.) rivayet ettiğine göre Resul-ü Ekrem (s.a.v.) şöyle buyurmuştur.
“Şüphesiz ki Allah sizin şifanızı size haram kıldığı şeylerde kılmamıştır.”(Buhari)
Maksadım,müslüman kardeşlerimin yaşama sevincini karartmak,hayatını zorlaştırmak değildir.Bilakis sıkıntıyı tesbit edip çözüm üretmektir.

Bugün için en uygun çözüm,müslüman tüketicilerin örgütlenmesidir.Bir vakıf veya dernek etrafında toplanılabildiği taktirde bilgilendirme,imalatçı ve ithalatçı firmaları uyarma,bu hizmetleri yerine getirebilmek için araştırma merkezleri oluşturma imkanları sağlanmış olur.

Bu konudaki görüşlerimizi burada noktalarken Okuyucularımızdan gelebilecek teklif ve görüşlerini beklediğimizi ifade etmeliyim.

Allah yar ve yardımcımız olsun.
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!

Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (15.10.08 Saat 09:21 ) değiştirilmiştir..
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.08, 08:26   #2
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,475 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Thumbs up

En sağlıklı 50 besin

Sağlıklı bir yaşam sürebilmek için tüketilmesi en gerekli besin maddeleri. Bu en sağlıklı 50 besin maddesi içinde neler var ve bünyemize hangi yararı sağlıyor?
1-YOĞURT: Kalsiyum, Riboflavin, B12 vitamini. Bağırsak kanserine karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
2-USKUMRU: Omega3 yağ asidi, D, B6-B12 vitaminleri ve İyot Kan basıncını düşürüyor, moral yükselten etkiye sahip
3-LAHANA TURŞUSU: Laktik asit bakterileri ve B12 vitamini. Tümör oluşumunu önlüyor.
4-ELMA: Pektin, Bioflanovoid, C vitamini. Kolesterol düzeyini düşürüyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
5-ENGİNAR: Cynarin, bol miktarda B ve C vitamini. Kan şekerini düzenliyor. C vitamini kalbi güçlendiriyor.
6-MUZ: Potasyum, B6 vitamini, Seratonin, Magnezyum. Rahatlatıyor ve uyumaya yardımcı oluyor.
7-FASULYE: Demir, Kalsiyum, B ve C vitamini, Protein Kan ve hücre yapımına yardımcı oluyor.
8-BROKOLİ: Magnezyum, A ve C vitamini, Potasyum. Kansere karşı koruyor, kasları güçlendiriyor.
9-ESMER BUĞDAY: Lysin, Lezithin. Beyni ve sinirleri besliyor, öğrenmeyi güçlendiriyor.
10-MANTAR: Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum. Kasları güçlendiriyor, saç ve tırnakları besliyor.
11-ACI MARUL: Yaşamsal önem taşıyan maddeler, Eser element, Potasyum, Fosfor Yağ metabolizmasını düzenliyor, felç riskine karşı koruyor.
12-BEZELYE: Bitkisel protein, Magnezyum. Kolesterol düzeyini düşürüyor, bğırsak kanser riskni azaltıyor.
13-ÇİLEK: C vitamini, Kalsiyum, Potasyum. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, metabolizmayı harekete
geçiriyor.
14-REZENE: C vitamini, Uçucu yağlar, Demir, Potasyum, Kalsiyum. Öksürüğü önlüyor, vücuda oksijen alımını artırıyor.
15-KÜMES HAYVANLARI: Protein, Potasyum, Magnezyum, B vitamini, Çinko. Baş ağrısı sorununa karşı etkili, stresten arındırıyor.
16-GREYFURT: Folikasit, C vitamini. Kan basıncını azaltır, kan yapımını artırır.
17-YULAF: Karbonhidrat, Demir, Magnezyum, B vitamini. Enerji sağlıyor, kas kramplarını önlüyor, idrar söktürüyor.
18-KUŞBURNU: Likopen, C ve E vitamini, Demir. Soğuk algınlığı ve gribe karşı önleyici etkiye sahip.
19-RİNGA BALIĞI: Omega3 yağ asidi, Sodyum, Potasyum. Damar sertliğini ve yüksek tansiyonu önlüyor.
20-AHUDUDU: C vitamini, Potasyum, Kalsiyum, Demir, Folikasit. Virüs ve bakterilere karşı koruyor, tümör oluşumuna engel oluyor.
21-MÜRVER: Potasyum, B1 vitamini, C vitamini. Terleten ve öksürüğü azaltan etkiye sahip. Kabızlığa iyi geliyor.
22-FRENK ÜZÜMÜ: C vitamini, Niasin, Kalsiyum. Sinir ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlıyor.
23-PEYNİR: Protein, Sodyum, Potasyum, Kalsiyum. Kemikleri güçlendiriyor, sinirleri koruyor.
24-HAVUÇ: A vitamini, Selenyum. Sperm üretimini sağlıyor, vücudu enfeksiyonlara karşı koruyor.
25-PATATES: Mineraller, C vitamini, Bitkisel Protein, Potasyum. Kansere karşı koruyucu, vücudu toksinlerden arındırıyor.
26-KEFİR: Asit laktik, Asit laktik bakterileri. Bağırsak enfeksiyonuna, kabızlığa ve gaza iyi geliyor.
27-KİVİ: C vitamini, Karotionid, Flavonoid. Zayıflatıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
28-SARIMSAK: Quercetin, Ajoene ve Alisin. Kansere karşı bağışıklık sistemini güçlendiriyor.
29-SOM BALIĞI: Omega3 yağ asidi ve D vitamini. Kemikleri güçlendiriyor, meme kanseri riskini azaltıyor.
30-PIRASA: Allisin, Çinko, Manganez, Selenyum. Kan basıncını düşürüyor, kalbi ve damarları güçlendiriyor.
31-MERCİMEK: Çinko ve Aminoasit. Yorgunluğu gideriyor, strese karşı etkili
32-MISIR: Çinko, Magnezyum ve B vitamini. Stresle savaşıyor, bağırsak kanserini önlüyor.
33-MANGO: A ve B vitamini, Çinko. Cinsel enerjiyi yükseltiyor, orgazm yeteneğini artırıyor.
34-DENİZ BİTKİLERİ: Omega3 yağ asidi, Pantothenik asit. Kolesterol düzeyini düşürüyor, kalp krizi riskini azaltıyor.
35-SİYAH TURP: C vitamini, Kalsiyum, Potasyum, Demir. Bağışıklık sistemini ve kan dolaşımını güçlendiriyor.
36-KAVUN: Mağnezyum, Potasyum ve Kalsiyum. Vücuttaki su düzeyini ayarlıyor, idrar oluşumunu artırıyor.
37-SÜT: Kalsiyum, D, A ve B2 vitaminleri. Kemik oluşumunu teşvik ediyor, bağırsak kanserine karşı koruyor.
38-PEYNİR SUYU: Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Laktik asit bakterileri. Sindirim sistemi şikayetleri ve mide yanmasına karşı iyi geliyor.
39-CEVİZ, FISTIK, FINDIK: B ve E vitamini, Çinko, Demir. Sakinleştiriyor, uyumayı sağlıyor, stresi azaltıyor.
40-ZEYTİNYAĞI: Doymamış yağ asidi, E vitamini. Kötü huylu kolesterol düzeyini düşürüyor, hücreleri koruyor
41-PORTAKAL: B ve C vitamini, Potasyum, Kalsiyum, Selenyum. Vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlıyor.
42-PAPAYA: Karotinoid, Enzimler, C vitamini. Kalp hastalıklarını önlüyor, stresi azaltıyor
43-YEŞİL-KIRMIZI BİBER: Capsaicin, A ve C vitamini, Çinko. Baş ağrısı ve migrene karşı koruyucu etkiye sahip
44-ERİK: Potasyum, Demir, B vitamini. Vücuttaki fazla suyun atılmasını sağlıyor, enerji veriyor.
45-KIRILMAMIŞ PİRİNÇ: Protein, Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum. Mide yanması ve gaza karşı etkili. Vücuttaki fazla suyu atıyor.
46-RAVENT: Magnezyum, Manganez, Kalsiyum, B vitamini. Sağlıklı kemiklerin oluşumuna katkıda bulunuyor.
47-DANA ETİ: Demir, Protein ve Potasyum. Soğuk algınlığı, öksürük ve gribe karşı iyileştirci etkiye sahip.
48-KEREVİZ: Potasyum, Sodyum, Kalsiyum, Magnezyum. Kabızlık, mide ve bağırsak sorunlarına karşı etkili.
49-SHIITAKE MANTARI: Lentinan, D vitamini. Bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kanser oluşumunu engelliyor.
50-SOYA: Yağ, E vitamini ve Protein. E vitamini hücreleri koruyor, kanser riskini azaltıyor.

Milli Gazete
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.08, 08:27   #3
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,475 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Thumbs up

Meyve ve sebzelerin gücü

Besin değerinin kaybolmaması için sebzeler az suyla, buharlı tencere veya toprak güveç kaplarında zeytinyağıyla pişirilmelidir. Havucu rendelemek B ve C vitaminlerinin kaybolmasına yol açar. Ayrıca sebze ve meyveleri vitaminlerinin kaybolmaması için kalın doğramak gerekir. Meyveler tok karnına değil, aç karnına ya da yemekten 2 - 3 saat sonra tüketilmelidir.İncir: Bağırsakları çalıştırır, enerji verir.

Elma: Böbreklerin temizlenmesine, sindirim rahatsızlıklarının kontrol edilmesine yardım eder.

Kayısı: Kan yapıcıdır. Güzel bir cilt ve saça olumlu etkisi vardır. Kanserin önlenmesinde yardım eden iyi bir karotenoid kaynağıdır.

Muz: Kalbe ve kas sistemine yararlıdır. Yorgunluğa ve ishale birebirdir.

Vişne: Mineral ve vitamin deposudur. Koyu renkli vişneler, açık renklilere oranla daha fazla mineral içerir.

Greyfurt: Sindirimi uyarır. Diş etlerinin kanamasını azaltır, soğuk algınlığına iyi gelir. Lifleriyle yenirse, kolesterolü düşürür.

Portakal: Soğuk algınlığı, grip, incinme, kalp hastalığı ve felçten korunmaya yardım eder.

Mandalina: Enfeksiyonlarla savaşmayı kolaylaştırır.

Üzüm: Böbreklerin çalışmasını uyarıp kalp atışını düzenler. Karaciğeri temizler. Siyah üzüm kabukları ve çekirdekleriyle yenirse hücre yenileyicidir.

Kavun: Endişe ve uykusuzluğa iyi gelir. Bağırsak ve cilt kanserine karşı Amerikan Kanser Topluluğu'nca tavsiye edilmiştir.

Karpuz: Kabuğundaki çinko, iktidarsızlığa iyi gelir. Böbreği temizler.

Kiraz: Kolesterolü düşürür, özellikle sapları idrar söktürücüdür.

Armut: Kalp - damar sağlığı, alçak kan basıncı ve fiziksel performansa iyi gelen vitaminleri barındırır.

Çilek: Sigara dumanının etkilerini azaltır. Sigara içilen bir odadayken gün boyunca ağza iki çilek atılması önerilir.

Sivribiber: Şişkinliği azaltmada faydalıdır. Saçlara, tırnaklara ve cilde çok iyi gelir.

Brokoli: Mide ve yemek borusu kanseri tehlikesini azaltır.

Lahana: Yaşlanmayı önleyici mineral olarak kabul edilen selenyum sağlıklı bir cilt verir.

Havuç: Enerji verir. Karaciğerin safra salgılamasına ve kolesterolü dengelemesine yardım eder.

Salatalık: Kasları gençleştirir. Deri hücrelerine elastikiyet verir.

Sarımsak: Tansiyonu düşürür, kan pıhtılaşmasını azaltır. Bazı mide kanserlerini önlediği ve bağışıklık sistemini güçlendirdiği kanıtlanmıştır.

Ispanak: Karaciğeri, lenf bezlerini ve kan dolaşımını uyarır. Baş ağrısına karşı elma ile kereviz.

Meyve sularının önemi
Meyve suyu ve türevi içecekler, Türk Gıda Kodeksine göre içerdikleri meyve suyu oranlarına göre 3 ana gruba ayrılmaktadır.

Meyve suyu:
Doğal meyve suyundan elde edilen hiçbir katkı maddesi içermeyen içeceklerdir.

Meyve nektarı: Meyvenin cinsine göre %25 ile % 50 meyve suyu içeren içeceklerdir.

Meyveli içecek: Meyvenin cinsine göre %3 ile %30 meyve suyu içeren içeceklerdir.

Elma

İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: A1, B1, B2, C ve E. Elma suyu yemeklerde içildiğinde, alınan yağların vücutta birikmesine engel olur. Bedensel ve zihinsel yorgunlukların giderilmesinde etkin rol oynar. Romatizma, gut ve mide rahatsızlıklarının (Gastrit, Ülser) panzehiridir. Elma suyunun içindeki bitki besinleri, kalp ve akciğer kanseri rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır. Damar sertliğini önler, kan basıncını düşürerek tansiyonun yükselmesine engel olur. İlave şeker içermediği için, şeker hastaları tarafından da doktor kontrolünde tüketilebilir.

Şeftali

İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: A, B, C ve betakaroten. Vücutta A vitaminini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Antioksidan özelliğiyle toksik maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir. Doğal yollarla hazmı kolaylaştırarak sindirim sistemine yardımcı olur. Gece körlüğünü önleyici özelliğine sahiptir

Portakal
İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: C, B ile fosfor ve diğer mineraller Bir bardak portakal suyu günlük C vitamini ihtiyacının % 80'ini karşılar. Kanı tazeleyerek vücudu zindeleştirir. İçerdiği B vitamini ve fosfor sayesinde sinirleri kuvvetlendirir. Mide enzimlerinin artmasını sağlayarak, hazmı kolaylaştırır

Vişne
İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: A, C ile elma ve limon asit. Ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizler. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar

Kayısı

İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: A, E1, B1 ve B3 ile demir, fosfor, magnezyum ve potasyum fosfor. Kayısı, doğal lif açısından çok zengin bir meyvedir. Aspirinin hammadesi olan doğal salikilat içerir. Sinirleri kuvvetlendirir, ses kısılmalarını önler. Kansızlığı önler, kan yapımına yardımcı olur. Kemiklerin daha düzgün ve sağlam olarak gelişmesinde önemli rol oynar

Ananas

İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: C ile kalsiyum, potasyum, demir ve manganez mineralleri bağışıklık sistemini güçlendirir. Kemik ve eklemlerdeki kireçlenmeyi önler. Alerjilere karşı korunma sağlar. Kemiklerin düzgün ve sağlam gelişmesinde etkin rol oynar. Dolaşım sisteminin düzenli çalışmasında ve dokuların yenilenmesine yardımcı olur

Kuşburnu

İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: C, P, B1, B2, E ve K ile kalsiyum, sodyum ve magnezyum mineralleri doğada en fazla C vitamini bulunduran meyvedir. Etkili bir kan temizleyici ve ateş düşürücüdür. Solunum yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılır Vücudun direncini arttırır, gelişmeyi destekler. Sindirim sistemiyle ilgili hastalıkların tedavisinde etkin rol oynar

Mango

İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: A ve C ile; potasyum, kalsiyum, fosfor ve demir minerali hücrelerin yenilenmesinde etkin rol oynar. Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine yardımcı olur; vücuda zindelik verir. İçerdiği A vitaminiyle kalbin dostudur

Domates

İçerdiği vitamin ve diğer faydalı maddeler: C ve E ile potasyum ve diğer mineraller Kan basıncının düşürülmesinde etkilidir. Prostat kanserine yakalanma riskini azaltır Vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir madde olan likopen, domateste bol miktarda bulunur. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir

Bazı rahatsızlıklara öneriler

Uykusuzluk:
Havuç ve kereviz sapının suyunu karıştırın.

Sakinleştirici: Havuç ve lahana suyunu karıştırın.

Sindirimi kolaylaştırıcı: Karnabahar, havuç ve maydanoz suyu.

Yorgunluk: Tek başına havuç ya da elma, kereviz ve maydanozdan herhangi biriyle birlikte sıkılmış meyve suyu.

Grip: Bir bardak kızılcık suyu ya da elma + kızılcık, elma + üzüm + ananas suyu.

İktidarsızlık: Lahana, brokoli, kıvırcık yapraklı lahana suyu.

Sigara dumanı: Kereviz ya da çilek suyu.

Ezilme, çürüme: Portakal suyundaki bioflavonoid kan damarını ve kılcal damarları güçlendirir. Ezik ve çürükler daha çabuk iyileşir.

Kabızlık: Patates + havuç + elma + maydanoz suyu iyi bir tercihtir. En çok işe yarayan meyve suyu ise elma + armuttur.
Ağrıyan kemikler: Havuç, lahana ve maydanoz karışımının suyu.

Mide asidi: Havuç + salatalık + pancar suyu ya da havuç + lahana + kereviz suyu mideyi yatıştırmaya yardım eder.

Hemoroit: İçinde özellikle patates bulunan içecekler öneriliyor. Patates + havuç + elma + maydanoz suyu ya da patates + elma + armut suyu.

Boğaz ağrıları: Turp + limon.

Mide ülseri: Lahana ya da patates suyu.

Baş ağrısı: Elmayla birlikte karıştırılan kereviz suyu.







Milli Gazete
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.08, 08:28   #4
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,475 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Thumbs up

Hangi meyvede hangi vitamin?

Portakal suyu

Bağışıklık sistemini güçlendirerek bizleri soğuk algınlığı ve gripten koruyan meyvelerin başında portakal gelmektedir. İçerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır. Bunların dışında da, portakal suyundaki bir antioksidan olan bioflavin damarları ve kılcal damarları güçlendirerek kalbin zarar görmesini engeller.

Domates suyu
Domates içerdiği C ve E vitaminleri, potasyum ve diğer mineralleri ile, insan sağlığı için oldukça yararlı bir sebzedir. Domates suyunda bol miktarda bulunan C vitamini ve bir antioksidan olan likopen, grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudu grip ve nezleden korur. Ayrıca likopen vücudu kalp hastalıklarına karşı koruyan bir maddedir. Hazmı kolaylaştırıcı ve vücudun su tutmasını önleyici özelliğe sahiptir. Kan basıncının düşürülmesinde de etkilidir. Bir bardak domates suyu ve bir adet çiğ yumurta ile hazırlanan karışım fazla miktarda sistein içermekte ve zararlı maddelerin vücuttan atılmasını hızlandırmaktadır.

Kayısı suyu
Grip ve soğuk algınlığına karşı bir başka silahımız olan kayısı, içerdiği A, B3 (Niasin) vitamini, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve fosfor sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir kansızlığa iyi gelir, kan yapımına yardımcı olur ve sinirleri gevşetip uyku getirir. İçerdiği kalsiyum ve magnezyum sayesinde kemik erimesinin önlenmesine faydalıdır.

Elma suyu


Elma bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan B3 (Niasin) ve E vitamini, potasyum ve bol miktarda pektin içerir. Kan şekerini kontrol altında tutan elma suyu baş ağrısına da iyi gelir. Ayrıca böbreklerin temizlenmesine yarar ve kolesterolü düşürür. Hastalanmamızda büyük rol oynayan bağırsaklardaki parazitlerin dökülmesini sağlar.

Vişne suyu
Ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum bulunur. Ateşi düşürüp susuzluğu gideren vişne suyu, ateşli hastalıklardan sonra asitleşen kanı temizlemeye de yardımcı olur. Susuzluğu giderdiği gibi, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında da etkin rol oynar. Mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasını sağlar.

Şeftali suyu
Şeftali içerdiği A, B3 (Niasin) ve C vitaminleriyle, folik asit, betakaroten, potasyum ile gribe karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir. Vücutta A vitamini oluşturan temel madde olan betakaroten, şeftalide çok zengin miktarda bulunur. Ayrıca antioksidan özelliği ile toksit maddelerin vücuda vereceği zararları önler. Sinir sistemi üzerinde olumlu etki yapar, uykusuzluğu giderir. Sindirim sistemini çalıştıp hazmı kolaylaştıran şeftali aynı zamanda böbreklerin ve safra kesesinin düzenli çalışmasını sağlar ve iyi bir idrar sökücüdür.




Milli Gazete
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!

Konu Alemdâr-ı İslâm tarafından (15.10.08 Saat 08:32 ) değiştirilmiştir..
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.08, 08:29   #5
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,475 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Thumbs up

Soğuk algınlığı

Havaların serinlemeye başlamasıyla nezle, grip gibi soğuk algınlıklarına karşı uyarılarda bulunan uzmanlar, önce hastalığa yakalanmamanın sonra da, ondan en kısa ve etkili biçimde kurtulmanın yolları konusunda uyarılarda bulundu. Özellikle geleneksel yöntemlerin zararlarına dikkat çeken uzmanlar, ezber bozan tavsiyelerde bulunuyor.

Domates ve kayısı gripten korur
Domates, içerdiği C, E vitaminleri ve potasyumla beraber bir antidoksidan olan likopen sayesinde vücudu grip ve nezleden korur.
- Elma, şeftali, üzüm, portakal ve nar bağışıklık sistemini güçlendirir
- Bağışıklık sistemini güçlendirici özelliği olan elma B3 ve E vitamini, potasyum ile bol miktarda pektin içerir.
- Şeftali de içerdiği A, B3, C vitaminleri ile folik asit, beta karoten ve potasyum sayesinde gribe karşı savunma mekanizmasını güçlendirir.
- Üzüm bol miktarda A ve C vitaminleri, mineraller en çok da demir ve potasyum içerir. Bu sayede vücudun daha dirençli olmasını sağlar.
- Nar bir C vitamini deposudur. Ayrıca demir ve potasyum yönünden de zengindir. Narın yararlarıyla ilgili pek çok bilimsel çalışma vardır özellikle de bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden virüslerle karşı karşıya olduğumuz sonbahar ve kış mevsiminde bolca tüketilmelidir.

Yapılması Gerekenler
*Sakın ellerinize hapşırmayın. Özellikle anne babalar çocuklara hapşırma sırasında avuç yerine kollarını kullanmasını öğretmeli.
*Ellerinizi temiz tutun. Nezleye virüsler değil bakteriler yol açtığı için el temizliği çok önemli.
*Hastayken vitaminlere yüklenmeyin. Bünyenizi güçlendirici gıdalar alın.
*Yatağa çakılıp kalmayın. Sağlıklı olduğunuz kadar olmasa da sizi terletecek derecede egzersiz yapabilirsiniz.
*Akıntıyı kurutmak için burnunuzu tıkamayın.
*Size güzel ve lezzetli gelmese de yeme ve içmeden geri kalmamalısınız. İştahınızı açık tutun.
*Sigaradan uzak durun. Hatta bunu sigarayı bırakmak için bir fırsat olarak kullanın.

İncirin faydası saymakla bitmez
İçerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler.
* Taze ve özellikle kuru incirin yenilmesiyle insan bedeninin hücreleri yenilenir. İncir, içerdiği yüksek oranlardaki protein, vitamin ve minerallerle hücrelerin yenilenmesini sağlayan bir besindir.
Sözgelişi, 100 gr. kuru incir yenilirse bedenin günlük gereksinimlerinden kalsiyumun yüzde 17'si, demir ve magnezyumun yüzde 30'u, fosforun yüzde 20'si, B1 vitamininin yüzde 5'i ve B2 vitamininin yüzde 4'ü alınmış olur.
* İncir, içerdiği yüksek orandaki liflerle bedene giren kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar.
* Sindirimi kolaylaştıran incirin, bedeni bakterilere karşı koruyan etkileri de vardır.
*İncir içerdiği yüksek orandaki kalsiyum ve fosforla kemik ve dişlerin oluşumu ile sağlıklarını garantiler:incirin içerdiği kalsiyum, diğer besinlerdekine göre daha kolay sindirilir. Süt içemeyen kişilerin incir yemeleri öğütlenir.
*İncir, içerdiği 'benzaldehit' adlı maddeyle kanserli hücrelerin büyümesini önler, kansere karşı etkili olur.
*Kuru incirden hazırlanan infüzyon, özellikle çocuklarda korkusuzca kullanılabi len etkili bir müshildir: Bunun için iki-üç kuru incir doğranır. Üzerine kaynar su dökülerek 10-15 dakika demlendirilip bir infüzyon hazırlanır. Bu infüzyondan günde 2-3 bardak içilir.
* Körpe incir yapraklarının sütü siğile karşı etkilidir: Bu etkiyi sağlamak için körpe incir yaprağından sızan süt siğile sürülür.
* Körpe incir yapraklarının ezilmesiyle hazırlanan yara lapası, çıbanların olgunlaştırılması ve baş verip delinmesinde etkili olur.
* Kurutulmuş incir yapraklarıyla hazırlanan dekoksiyon, hemoroit (basur) ve çıbanlara karşı etkilidir: Körpe incir yaprakları, havadar ve güneş görmeyen bir yerde kurutulur. Bu yapraklar parçalanır. 2-3 tatlı kaşığı kurumuş yaprak bir bardak suda 30 dakika kadar kaynatılır. Böylece hazırlanan dekoksiyonla ıslatılan bez basur memesine sürülür ya da çıbanlara sarılır. Hemoroite karşı bu dekoksiyondan günde 2-3 bardak içilir.

Kilo almadan kas yapın...
Yumurta: Kırmızı etten bile daha fazla protein bulunduruyor.
Badem: Kasların güçlenmesi için gerekli alfa-tokoferol bakımından zengin.
Somon balığı: Yeni kaslar oluşturulmasını sağlayan proteinlerden normalden 2 kat daha fazla bulunuyor.
Yoğurt: Kasların gelişmesi için gerekli olan karbonhidrat ve protein yoğurdun içinde fazlasıyla mevcut.
Kırmızı et: Kas oluşumu için vazgeçilmez olan çinko ve demir içeriyor.
Zeytinyağı: Kasların zayıflamasını, içerdiği E vitaminiyle engelliyor.
Su: Kasların yüzde 80'inin sudan oluştuğunu söylemek bile yeterli.

Portakal öksürüğü azaltır
BAĞIŞIKLIK sistemini güçlendiren, grip ve soğuk algınlığından koruyan meyvelerin başında gelen portakal içerdiği C vitamini ve folik asit sayesinde öksürüğü azaltır.

Vişne suyu ateş düşürür
Ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah olan vişnede A vitamini ve potasyum bulunur. Vişne suyu ateşi düşürüp susuzluğu giderir.



Milli Gazete
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 15.10.08, 08:30   #6
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,475 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Thumbs up

Havuç deyip geçmeyelim...

Havuç: Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard'ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür. Her gün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıflığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir. Kansere karşı etkili olduğu gibi cildin kurumasını da engelliyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Beta karotin (kansere neden olan serbest radikallari durduruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor) içeren havucun en büyük özelliklerinden biri içerdiği bu maddenin cildin kurumasını engelleyen A vitaminine dönüşebilmesi.
Havuç tohumu: Midevi, gaz söktürücü, gebeliği önleyici ve cinsel gücü artırıcıdır.
Hayıt: İdrar söktürür. Sancıları keser. Aybaşı kanamalarını düzenler. Anne sütünü artırır. Hazımsızlığı giderir. Karın ağrısı ve ishali keser. Ayak şişlerini indirir. Akrep ve arı sokmalarında kullanılır.
Hayıt tohumu: İdrar artırıcı, gaz söktürücü ve yatıştırıcıdır.
Hindistancevizi: İdrar söktürür. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Mide ağrılarını giderir.
Hint yağı: İnce barsak üzerinde etkili olan ve tahriş yapmayan bir müshildir
Hodan: Bitkinin çiçekleri ve yaprakları kullanılır. Fazla miktarda müsilaj, reçine, mâdenî tuzlar taşır. Yapraklar ve çiçekler ter verici, idrar ve balgam söktürücüdür. Boğaz ağrılarına ve öksürüğe karşı kullanılır.
Isırgan: Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür.
Ispanak: Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psikiyatrik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze. Göz hastalıklarına ve derideki lekelenmelere karşı etkili. Ispanak içerdiği iki kimyasal madde sayesinde görme bozukluklarına karşı etkili. Haftada 6 kez ıspanak yiyenlerin yüzde 86 oranında yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan derideki lekelenmeler gibi bir sorunlarının olmayacağını gösteriyor. Ayrıca yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkili. Bir porsiyon ıspanak, günlük demir ihtiyacımızın onda birini karşılıyor.
İğde çiçeği: Kabız, kuvvet verici ve antiseptiktir. C vitamini deposudur. Gribe karşı etkilidir.
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
dikkat, etmelidir, gıdalarımız, gıdalarımızmüslüman, içtiğine, yediğine

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:57 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.