| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 189 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Senai Demirci »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 01.08.09, 19:01   #1
Ef'al-i Kulub - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Milli Nizam
Üye No : 4898
Üyelik tarihi : 23-07-2009
Konuları : 86
Mesajlar : 320
Teşekkürleri: 70
118 mesajına 175 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3 Ef'al-i Kulub is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 09.12.09
Durumu : Status: Offline

Standart İNFAK;....Hızır'ın Yanın da Mûsa Olabilmek İçin...!!!

I.
Ekmek Teknemiz Niye Delinir?

Hızır’ın gemiye yaptığını yapıyor Rabbimiz canımıza ve malımıza. Deliyor. Köşesinden kırpıyor. Kenarından azaltıyor. Biz ise Mûsa [as] gibi telaşla soruyoruz: “Ne yaptın sen? Ekmek teknemizi mi batırmak istiyorsun?”

Rabbimizin bizi beraberliğine seçişin şartı O’ndan razı olmak. O’na razı olmak. O’nunla yetinmek. O’nun yanımızdaki varlığı, O’nun bizi yanında var etmesi, sahip olabileceklerimizin en önemlisi, en önceliklisi. Şimdi, bize verdiklerinden bizim de başkalarına vermemizi istiyor. Ama sadece “bize verdiklerinden”, “kendi malımızdan” değil. ‘Bize verilen’i, başkalarına vermek kolay olmalı? Ama “bizim olanı” başkasına vermek zordur. “Bizim olan” niye başkasının olsun? İşte sınandığımız yer: Başkasına vermekte zorlanıyorsak, bizde olanı “bizim olan” sanmaya başlamışız demektir. Verme zorluyor bizi ki, ‘bizim olan’ı ‘bize verilen’e dönüştürebilelim. ‘Bize verilen’i ‘bizim olan’ sanmya başlamışsak, O’nun verdiğini gasp etmiş olmalıyız. Seve seve verebiliyorsak, canla başla terk edebiliyorsak ‘bizim olan’ları, ‘O’nun bize verdiğini? sözle değil sadece, eylemimizle onaylarız. Aklımızın almak istemediği gerçeği, sevdiğimiz şeylerden vererek aklımıza yediririz. Bağlandığımız şeylerle bağımızı çözerek kalbimizi ‘bize Veren’e bağlarız.

Eğer o gemi ‘hasarlı’ kılınmasaydı, arkadan gelen zalim yöneticinin eline geçecekti. Eğer malımız zekâtla eksiltilmeseydi, servetimiz infakla delinmeseydi, biriktirdikçe, yığdıkça, hırsımızın eline geçecekti. Hırsımızı besleyen malımız, bizi kendisini çoğaltmakla, korumakla, elde tutmakla oyalayacaktı. Malımız bize hizmet edeceğine, malımız bizi kendine hizmetkâr edecekti. Biz servetimizin sahibi değil, servetimiz bize sahip olacaktı. Asıl o zaman gerçek anlamda eksilecektik, kaybedecektik. Güvenilmez olan mala güvenerek aldanacaktık. Bizi terk eden serveti, biz terk etmeyerek boş yere oyalanacaktık. Azalan mülkümüzü, zayıflayan canımızı kendimize kalkan yapmaya kalkarak yenilecektik. Ekmeğimizle bencilliğimizi besleyerek, ekmek teknemizi batıracaktık. Kendimizi malla yüceltme alçaklığına batacaktık. Serveti paylaşmaktan uzaklaşıp ‘bencilleşme’ bataklığına gömülecektik. İşte o zaman ‘malı yığdıkça yığan [ve] malının kendisini ölümsüz yapacağını sanan’lardan [Hümeze; 2-3] olacaktık. Şükür ki ekmek teknemiz delindi.


II.
Hırsımız Niye Öldürülür?

Karşı kıyıya geçen Hızır, bu defa, hiç sebebi yokken bir genci öldürür. Mûsa [as] buna da itiraz eder. ‘Demek sen, hiç sebepsiz bir cana kıydın ha…’
Rabbine asi geleceğini, anne babasına hayırsız olacağını bildiği gencin yerine itaatli ve hayırlı bir evlat gelsin diye öldürdüğünü söyler Hızır. Eğer o ‘genç’ yaşasaydı, hem asi olacaktı hem de yerine gelecek itaatli kardeşinin yerini gasp edecekti. Aynen öyle de; Rabbimiz servetimizi zekâtla budamayı diler. Dallarını kısaltır, başına buyruk uzayıp genişlemesine izin vermez. Kazandığını Rabbinin emriyle, bile isteye azaltan her kul, sahiplenme hevesinin katledildiğini fark eder. Sahiplenme hırsı, yığma, biriktirme, çoğaltma, bencilleşme, cimrileşme ile dal budak salmasına, gövdesine bigânelikten ve vurdumduymazlıktan kalın kabuklar sarmaya başlamadan budanır. Büyüyüp kartlaşmadan, ağırlaşıp sertleşmeden, yeni sürgünler vermesi sağlanır. Budanmış bir ağacın daha gür yapraklar açması, daha kalın dallar uzatması gibi, zekâtla budanmış servet hayırla çoğalır. İnfakla asıl sahibine teslim edilmiş mal daha sağlam ve gürbüz olarak genişler. Sahiplenme hevesi öldürülmüş, çoğaltma hırsı katledilmiş, biriktirme arzusu yok edilmiş, üst üste yığma telaşı söndürülmüş yeni bir ’sahip’ bulur mal kendine böylece. Artık mal da hayırlıdır, sahibi de hayırlıdır.


III.
Malımız Bizden Niye Saklanır?

Hızır ile Mûsa [as] sonunda bir köye varırlar. Köylüler ne yiyecek verirler ne barınak sunarlar onlara. Hızır, buna rağmen, köyün yıkık duvarını onarır. Bu defa, Mûsa’nın [as] ‘Ama nasıl olur?’ çığlığı son kez yankılanır. ‘İsteseydin bunun için bir ücret alabilirdin!’ Ama Hızır ile Mûsa’nın yolları artık ayrılmıştır. İşin aslı şudur: Köyde yetimlere ait bir hazine saklıdır duvarın içinde. Öyle yıkık kalsaydı, yetimler reşit olmadan hazine bulunacak ve hiç şüphesiz o köylüler tarafından gasp edilecek, yağmalanacaktı. ‘Duvarı onardım ki, yetimler büyüyünceye kadar hazine saklı kalsın. Kimsenin eline geçmesin!’
Rabbimiz, yine Hızır’ın köylülere yaptığını yapar bize de. Asla ihtiyacı olmadığı halde, bizden ‘borç’ ister: ‘Kim Allah’a güzel bir borç vermek ister? [245] Borcu canımızdan malımızdan ister. Oysa canımız da malımız da yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar gibi değil mi? O’na hiçbir yararı olmadığı halde, bizden hatırı için harcama yapmamızı ister: ‘Yalnızca Allah’ı kazanmak için harcayın!’ [Bakara, 272] Oysa hatırı için harcamasak da elimizdekiler elimizden çıkıyor değil mi? Hem eskiyor hem eksiliyor. Hem miktarı hem değeri azalıyor. ‘Tanık olsun ki asr; hüsrandadır insan?’ [Asr, 1-2] Zamanın akışı tanıktır ki, hep kaybediyoruz. Geçen her gün ömürden eksiliyor. Gelen her an ömrümüzü törpülüyor. Umutlarımızı uçurduğumuz yarınlar tükeniyor. Yaslandığımız duvarlar çöküyor.
Rabbimiz duvarımızı onarıyor. Bu dünyada elimize bıraksaydı canımızı ve malımızı, biz hem onları kaybederdik, hem onlarla kaybederdik. Onları kaybederdik, çünkü ebedîleştirecek, fani olmaktan kurtaracak bir yol bulamazdık. Onlarla kaybederdik, çünkü onlara güvenip, hiç bitmeyecekmiş sanarak, hep birikecekmiş gibi sayarak bencilliğin bataklığına, kibrin kirine batardık. Rabbimiz, bizden kendi malımızı saklıyor. Reşit olduğumuz, yani gerçeği hakkıyla görebildiğimiz hesap günü elimize verecek. Rabbimiz, çok sevdiğimiz canımızı bizden istiyor, kendi yolunda yoruyor. Böylece canımızı ebediyen bize saklıyor. Nefsimizin elinde yağmalanmasını önlüyor ebediyet hazinemizin. Bencilliğimizin gasp etmesine izin vermiyor sonsuzluk sermayemizi. Elimizden aldıklarıyla, bizden sakladıklarıyla, üzerini infakla örttükleriyle, ‘kimsenin kimseye fayda vermediği’ o ‘kara gün’ için ‘ak akçe’ler biriktiriyor.


Senai Demirci
__________________
Ne güzel der İbrahim Ethem Hz’leri :

”İlahi abdukel asi etake ...”



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

Konu Ef'al-i Kulub tarafından (01.08.09 Saat 21:31 ) değiştirilmiştir..
View Ef'al-i Kulub'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Ef'al-i Kulub kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (01.08.09)
Alt 01.08.09, 19:50   #2
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Yazıdaki soru işaretlerini silmeme ve biraz düzenlememe izin var mı
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.08.09, 21:32   #3
Ef'al-i Kulub - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Milli Nizam
Üye No : 4898
Üyelik tarihi : 23-07-2009
Konuları : 86
Mesajlar : 320
Teşekkürleri: 70
118 mesajına 175 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3 Ef'al-i Kulub is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 09.12.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Yazıdaki soru işaretlerini silmeme ve biraz düzenlememe izin var mı
bi kez daha yeniledim ama yine olmadı ise size zahmet bana ikram ....
__________________
Ne güzel der İbrahim Ethem Hz’leri :

”İlahi abdukel asi etake ...”



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View Ef'al-i Kulub'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01.08.09, 21:35   #4
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Ef'al-i Kulub´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
bi kez daha yeniledim ama yine olmadı ise size zahmet bana ikram ....
Tabi...
Tek renk ve açık tonlar,küçük yazı ile birlikte olunca gözü çabuk yoruyor.Ondan ukalalık ettim

Düzeltiyorum..
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02.08.09, 11:27   #5
Ef'al-i Kulub - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Milli Nizam
Üye No : 4898
Üyelik tarihi : 23-07-2009
Konuları : 86
Mesajlar : 320
Teşekkürleri: 70
118 mesajına 175 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 3 Ef'al-i Kulub is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 09.12.09
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Tabi...
Tek renk ve açık tonlar,küçük yazı ile birlikte olunca gözü çabuk yoruyor.Ondan ukalalık ettim

Düzeltiyorum..

Est...
hacı kardeş haddime mi böyle düşünmek...
sağolasın vesselam...
__________________
Ne güzel der İbrahim Ethem Hz’leri :

”İlahi abdukel asi etake ...”



[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
View Ef'al-i Kulub'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Ef'al-i Kulub kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (02.08.09)
Cevapla

Etiket
musa, olabilmek, yanın, İçin, İnfakhızırın

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:02 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.