| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 189 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Senai Demirci »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 11.10.09, 17:19   #1
Isti'sam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : MG ViP Üye
Üye No : 390
Üyelik tarihi : 05-09-2008
Konuları : 264
Mesajlar : 1,787
Teşekkürleri: 2,779
991 mesajına 1,864 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 5 Isti'sam is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.08.11
Durumu : Status: Offline

Standart Unutmuşum, Afedersin...



Unutmuşum, Afedersin...








-Yalnızım, çok yalnızım.

-Hatırlıyor musun; “çok yakınım ben” demiştim sana, “çok yakın!”
Senin sana olduğundan bile yakın. Kendi kendini çağırdığında ne kadar yakından duyuyorsan, ondan da yakınım.
Kendinden bir şey istediğinde ne kadar çabuk cevap veriyorsan, bundan daha hızlıyım.


-Doğru. Sen hep yakınsın ama, nedense, ben uzaklardayım. Bana küsmüşsün sanıyorum.

-Öyleyse, secde et ve yaklaş! Alnına dokunacak yakınlığım.
Aslında alnına yazılıdır yakınlığım. Araya benliğini koyduğun için,
bencilliğini öne sürdüğün içindir bana uzaklığın.


-Yüzüm yok yakınında olmaya. Çok kusurluyum. Günah üstüne günah işledim.
Sözüm yok sana sakladığım. Kirli dudaklarım.
Yalanlar söyledim, boş sözlere değdi dilim.

- Pişmanlığını görüyorum elbet. İçindekileri yakıcı sızıları duyuyorum.
Söylemek isteyip de söyleyemediklerini de özür olarak kabul ediyorum.
Yüzünün kızarması bile kabulüm.
Bilmiyor musun ki, bağışlamayı seviyorum ve seve seve bağışlıyorum.


-Biliyorum ama yine de unutup hata ediyorum. Gördüğünü göre göre, görmüyormuşsun gibi yaşıyorum.
İşittiğini bile bile, işitmiyormuşsun gibi boş şeyler konuşuyorum.
Sözümden dönüyorum yine.
Utanıyorum.
Bağışlar mısın sahiden?


-Dedim ya; bağışlamayı kendime ilke edindim.
Hiçbir şeye mecbur olmadığım halde, merhamet etmeyi kendime kural diye yazdım.
Affetmeyi her şeyin önüne koyuyorum.


- Ben seni hep yakar diye tanıyorum.
Hemen kızıp gazaplandığını düşünerek, korkuyorum, titriyorum.
Çarparsın diye keyfimce yaşayamıyorum. Gazabın da var senin.


-Rahmetim gazabımdan önce gelir. Kızmam bile rahmetimin hatırınadır.
Ben yakmam seni. Sen ateşe atarsın kendini.
Seni senden korumak içindir tehditlerim.


-Yine de korkuyorum. Çok korkuyorum.
-Defalarca ve en önce merhamet sahibi olduğumu hatırlattım sana.
Her sözün başında. Her işin eşiğinde. Daha çok, hatırımı saymanı isterdim.
Bir hatırlasana; bir zamanlar hatırlanmaya değer bir şey değildin.
Eksikliğini kimsenin dert etmediği dönemlerde, seni var kılmak istedim.
Kendi yokluğunu kendinin bile fark etmediği yıllarda, seni insan etmeye karar verdim.
Şimdi seni en çok sevdiğini söyleyenlerce insafsızca çöpe atılabilecek
biçimsiz bir et parçasıydın; sana yüz verdim.
Sana yaptığım iyiliğini bilmeni istedim. Hep teşekkür etmeni bekledim.


-Çürüyecekmiş bedenim. Toprağa girecekmişim. Yüzüm eriyecekmiş.
İsmim silinecekmiş. Dar bir yere bırakılıp terk edilecekmişim.
Bu dehşet içinde nasıl teşekkür etmemi istersin?


-İlk söylemede, anlamamış olmanı anlayışla karşılıyorum, yine söylüyorum.
Unutabileceğini bile bile yeniden hatırlatıyorum.
Kolayca gözden çıkarılacak, leke diye silinebilecek, kirli ve isimsiz bir damlaydın; seni adam ettim.
Yokluğunda seni yakıp yok edebileceğim halde, varlığından niye öç alayım, niye seni önemsiz sayayım?
Senin varlığını herkes inkâr ederken ben inkâr etmediğim halde, seni niye unutulmuşluğa terk edeyim?
Seni kendime muhatap seçecek kadar önemsediğim halde, niye kurumuş kemiklerini toprakta bırakayım?
Seni hiç yoktan yarattığım halde, hiç sebepsiz var eylediğim halde,
ikinci defa yaratmakta niye usanayım, niye vazgeçeyim?


- Keşke bunu daha sık hatırlatsan!

-Hatırlasana kuşluk vaktini. Her sabah uyandığında yeniden bulmuyor musun bedenini?
Gözlerini açar açmaz, hatırlamıyor musun unuttuğunu kendini?
Ayrıca, bir bak yeryüzünü ölümünün ardından nasıl dirilttiğime.
Kurumuş çubukları, ölmüş dalları, soğumuş kökleri çiçek çiçek, rengarenk, terü taze tenlerle,
sıcacık meyvelerle yeni baştan dirilttiğimi görmüyor musun bugünlerde?


- Unutmuşum, Rabbim, affedersin, çok affedersin. Sen affetmeyi çok seversin..



Senai Demirci
__________________




Yürümek isteyen bütün ağarlıklarını bırakmalı;
Yaşamak isteyen ölmeli...


SuÜstüneYazıYazmak
View Isti'sam'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Isti'sam kullanıcısına teşekkür edenler:
 (11.10.09)
Cevapla

Etiket
afedersin, unutmuşum

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Unutmuşum rabbim CaN KıRıĞı SERBEST KÜRSÜ 4 08.09.08 13:05

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:05 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.