|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 191 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Serdar Demirel - Vakit [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 2009-07-19 Modern Sünnet Aleyhdarlığı Hz. Peygamber’in (s.a.s) öğretileri olan Sünnet, tarih boyunca farklı meydan okumalara maruz kaldı. Bugün de Sünnet karşıtı güçlü bir dalga var. Ama bugünkü sorun, tarihî olanın salt devamı hükmünde değildir, böyle olduğuna inananlar yanılıyorlar. Hâlihazırdaki hadis karşıtlığının sebebini üçe ayırabileceğimizi düşünüyorum. Bunlar; tarihî olan, Müslüman zafiyetinden kaynaklanan ve modern olandır. Meramı izah sadedinde çok özetle de olsa söylediklerimizi açalım. Önce tarihî olanla başlayalım: Müslümanların mâzisi, dinamizmi yüksek bir tarihi ifade eder. Aktif olan sosyal hayatın dinî ve siyasi problemleri de dinamikti. Mutezilî, Şiî, Hâricî ve diğer fırkaların din algılarından ve siyasi duruşlarından neşet eden tarihsel hadis karşıtlığı da, o canlı devinimin bir parçasıdır. Kuşkusuz bu karşıtlık Hz. Peygamber’in dindeki otoritesini red anlamında değildi. Bu karşıtlık, hadisleri bize nakleden sahabenin adâletini kabûl noktasındaydı. Hz. Osman’ın şehâdetiyle başlayan iç kargaşa, sahabeleri bölmüşü. Bu siyasi bölünmüşlük hâli ise, İslâm içi fırkaların meydana gelmesini tetiklediği gibi Sünnet’e yaklaşımlarını da belirlemiştir. Sözün özü, âdil olmadığını iddia ettikleri sahabelerden hadis almayı reddeden türedi fırkalar, bu yaklaşımlarıyla, Hz. Peygamber’in dinî mirasına zarar vermişlerdi. Özellikle de takipçilerinin din tasavvurunda.. Bu fırkalardan mezhep olarak tarih olmuş Mutezile ekolünün argümanları, çağdaş formlar içinde kimi akademik mahfillerde itibar gördüğü, konuyla ilgili olanların malûmudur. Şiîlik ise kadîm iddialarını, biraz da azınlık psikolojisinin verdiği kendini isbat refleksleriyle, canlı tutmaktadır. Bu meselenin bir vechi. Müslüman zafiyetinden kaynaklananlara gelince: Son asırlarda gerek dâhilî sebeplerden ve gerekse hârici, genelde hadis ilimlerinde, özelde de ricâl ilminde Müslüman toplumun sayısal çoğunluğuna paralel, onları kuşatacak nicelikte kadrolar yetişmedi. İlahiyat fakültelerindeki akademisyenler bile, önemli ölçüde sened ve metin kritiğine yabancılar. Hadis metinlerini anlama ve vakaya indirme de ayrı bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Bu durumda da ya hadislere uzak durdu kimileri, ya sahih ve zayıf olanı ayırt etmeksizin önüne gelen rivâyetle amel etti, ki bu farklı sorunları doğurdu, ya da ehil olmadan hadisleri metin tenkidine tabi tuttu. Metin tenkidine soyunanlar sened tenkidini özellikle dışarıda tutuyorlardı, zira ona kalkışacak ilmî birikimleri yoktu. Bu da meselenin ikinci vechi. Son vechi ise, modern olanıdır: Kanaatimce, bugün hadislerin güvenirliliğini sorgulamaya açan en güçlü damar budur. Bu hamle, gücünü, sırtını dayadığı moderniteden ve modern kurumlardan almaktadır. Nassların içini boşaltan postmodern modelden de bahsetmek mümkün. Lâkin modern olan hâlâ güçlü olandır. Modernite bir dünya görüşünü ifade eder. Özüne; seküler anlamda akılcılık ve bilimsellik hâkimdir. Modernitenin akılcılığı Mutezile’nin akılcılığından farklıdır. Mutezile’nin akılcılığı modernitenin akılcılığı gibi vahiyden âzade değildi çünkü. Modernitenin bilimselliği de objektif bilimsellikten farklıdır. Objektif bilimsel çalışmalar bile modernitenin sübjektif önyargılarının nesnesidir. Gizli ya da âşikâr, moderniteyi kendine referans almış Müslüman kesimler, hadisleri de modern veriler perspektifinden değerlendirmekteler. Modern algının onayladığı hadislere ses çıkarmazken, aykırı düşenler ise, sözde metin tenkidi altında dışlanmaktadır. Bu zeminde kabûl edilenler hadis usûlüne göre zayıf, reddedilenler de sahih olabilir. Çünkü onları İslâm’ın hadis usûlü ırgalamıyor. Onların ölçüleri, modern dünya görüşünün meşruiyet kriterleridir. Bu yüzden hadise yönelik modern meydan okumanın diğerlerinden ayrı tutulması gerekir. Zaman zaman modern tenkitçiler, kökü tarihte olan farklı fırkaların argümanlarını kullansa da bu değişmez. Çünkü modern olanın Mutezile ya da Şia ile de problemi vardır. Birinin argümanlarını diğerini zayıflatmakta kullanması sadece bir taktiktir. Hadis karşıtlığının rengini anlamak istiyorsanız, önerim; öngörülen modele ve referans kaynaklarına bakmanız olacaktır.
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 3 üyemiz: |
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Refah
Üye No : 2526
Üyelik tarihi : 10-02-2009
Nereden : İstanbul
Konuları : 127
Mesajlar : 949
Teşekkürleri: 233
278 mesajına 406 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 4
![]() Son Aktivitesi : 21.05.11
Durumu : Status: Offline
|
Şimdiki vehhabileri ve tarihsellik davası güdenleri güzel anlatmış yazar...
__________________
Surda bir gedik açtık mukaddes mi mukaddes Ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es... |
|
|
![]() |
| Etiket |
| akılcılık, aleyhdarlığı, demirel, hadis, kuran, modern, modernizm, mutezile, nass, serdar, sünnet, tarihsellik, vukuf-i kalbi, şia |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|