| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 189 | Elhamdülillah...



Geri git   Milli Görüş Forum GÜNCEL » YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI » Serdar Demirel »

Cevapla
 
Konuyu Sosyal Paylaşım sitelerinde Paylaşın LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07.04.10, 10:49   #1
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart Cihad mı, Namaz mı?


Serdar Demirel - Vakit
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

2010-04-07

Cihad mı, Namaz mı?

“Hangi ibâdet bir diğerinin varlık sebebidir?” sorusu bağlamında; “cihad mı, namaz mı?” desek, ilk etapta size çok anlamsız gelebilir. Ancak birazdan böyle düşünmeyeceğinizi sanıyorum. Hele de 1980’den bugüne “öze dönüş” eksenli bir dil kullanan İslâmî hareketlerin serencamına baktığımızda sorunun anlamı artacaktır.
1979 İran İslâm Devrimi ve Afganistan cihadı, Arapça, Farsça ve Urduca’dan tercüme edilen eserlerin estirdiği devrim rüzgarları, gençliğin yüksek duygu dalgasıyla buluşmakta gecikmemiş, “Hayat iman ve cihattır” sloganı dönemsel konjonktürün etkisiyle genç gönüllerde yüksek yankı uyandırmıştı.
Hayat elbette iman ve cihattır.
Çünkü hayat, anlamını imanla bulur. Hayat cihattır, çünkü iman etmek kuru bir iddiadan ibaret değildir. İman esaslarına sadık kalmak, son nefese kadar hayatın her alanında dosdoğru yaşamak, çileli bir iştir ve dolayısıyla da büyük cihattır.
Ama devrim hayâllerine gönül vermiş genç nesillerde “Hayat iman ve cihattır” tam da böyle anlaşılmıyordu.
O dönem yayımlanan birçok dergi, kitap ve aynı dalga boyutuna paralel duran birçok kanaat önderi bu sloganla cihadın anlamını daraltmıştı. Cihad, İslâm’ın bireysel ve toplumsal düzeyde bütünüyle bir yaşam tarzına dönüştürülmesi mücadelesinden çok, aksiyonerliğe ve militarizme indirgenmişti.
Cihadın anlamı öylesine daraltılmıştı ki, daraltılan anlamın kapsamına da bütün İslâm sıkıştırılmıştı. Tam bir akıl tutulmasıydı yaşanan. Hâlâ bunun farkında olmayanlar var...
İslâmî hükümler bir bütün olarak cihadî duyguları canlı tutmak ve kıtali ikame etmek “hikmet ve illet”iyle yorumlandı. Dinin temel ibâdetleri bile, mü’minleri cihada hazırlamak için vaz’ edilmiş sanıldı. Ve sanı, bir hakikat gibi anlatıldı.
Meselâ denildi ki; namaz ibâdeti cemaatle bir imamın önderliğinde kılınır. Cihad da cemaatle ve bir komutanın liderliğinde yapılır. İmam, uygun zamanda namazın kıyam, rüku ve secdeye gitme emirlerini verir, imamdan komut gelmeden hiçbir şey yapılmaz. Cihad da böyledir. Namazda safları sık tukmak gerek, cihadın başarısı da safları sık tutmaya bağlıdır. Namaz beş vakit özelliğiyle disipline sokar insanı. Zira disiplin olmadan cihad kazanılamaz...
Velhâsıl, namazın varlık hikmeti mü’minleri en zor ibâdet olan cihada hazırlamakla izah edildi.
Oruç da cihadı ikame etmek için vardı bu algıda. Aç ve susuz kalan beden cihadın zor şartlarına temrin yapıyor sanılıyordu...
Zekat da cihad için gerekli olan maddî ihtiyaçları karşılamak üzere farz kılınmıştı. Zekat ve sadaka ibâdetiyle malını Allah için verme kıvamına ulaşan mü’min, cihad zamanında da aynı fedakarlığı yapacak, malıyla cihadı finanse edecekti.
Hac da, meşakkatleriyle ve barındırdığı hikmetlerle mü’minleri kolektif cihada hazırlayan bir emirdi. Şöyle ki, beden ve malla yapılan bir ibâdet olduğundan mü’minleri can ve mallarıyla savaşa hazır asker kıvamına getiriyordu. Dünyanın dört bir tarafından mukaddes topraklarda buluşan mü’minler, büyük bir cihad kongresi gerçekleştiriyor, gerekli müzakereler yapılarak stratejiler tesbit ediliyor zannediliyordu.
Çok özetle anlatıyorum bir dönemin inkilabî söylem serüvenini. Cihadın önemini anlatmak için mübalağa o kerteye vardırılmıştı ki, temel ibâdetler dahil İslâm’ın tüm hükümleri sanki cihadı ikame etmek için Allah tarafından emredilmişti.

Lâkin, unutulan bir şey vardı. O da; ibâdetler asıl, cihad ise ârıziydi İslâm’da. Cihad, bu ibâdetlerden herhangi birisi tehlikeye düştüğünde onu ikame etmek üzere farz kılınmıştı, aksi değil.
Yani, temel ibâdetler farzdır, asıldır ve her dâim vardır, cihad ise ancak şartlar zorladığında farza dönüşür. Asıl ve ârız yer değiştirdiğinde yapılan din yorumu da, geliştirilen strateji de yanlış olacaktı. Niyetlerin sahih olması bu gerçeği değiştirmez.
Hızlandırılmış devrim süreçlerine iman etmiş insan, cihadı da bir toplum mühendisliği projesine dönüştürmüştü. Dönemin kanaat önderlerinin önemli bir kısmının da mühendislik eğitimi almış olması ise sizce de mânidar değil mi?
Teorik tutarlılıktan ve yaşanan hayattan kopuk idealizm birçok genci romantizme götürmüştü. Oysa cihad fıkhının içeriği hamaset sahibi gençlerin inisiyatifine terkedilemeyecek kadar hassas bir konudur.
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür eden 4 üyemiz:
Adige Abzakh (07.04.10), el-Kevserî (07.04.10), hadid (07.04.10), Ruh-efzâ (07.04.10)
Alt 07.04.10, 11:12   #2
Müslüman=Türk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 7039
Üyelik tarihi : 22-03-2010
Konuları : 10
Mesajlar : 238
Tecrübe Puanı: 0 Müslüman=Türk is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.05.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster

Serdar Demirel - Vakit
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]

2010-04-07

Cihad mı, Namaz mı?

“Hangi ibâdet bir diğerinin varlık sebebidir?” sorusu bağlamında; “cihad mı, namaz mı?” desek, ilk etapta size çok anlamsız gelebilir. Ancak birazdan böyle düşünmeyeceğinizi sanıyorum. Hele de 1980’den bugüne “öze dönüş” eksenli bir dil kullanan İslâmî hareketlerin serencamına baktığımızda sorunun anlamı artacaktır.
1979 İran İslâm Devrimi ve Afganistan cihadı, Arapça, Farsça ve Urduca’dan tercüme edilen eserlerin estirdiği devrim rüzgarları, gençliğin yüksek duygu dalgasıyla buluşmakta gecikmemiş, “Hayat iman ve cihattır” sloganı dönemsel konjonktürün etkisiyle genç gönüllerde yüksek yankı uyandırmıştı.
Hayat elbette iman ve cihattır.
Çünkü hayat, anlamını imanla bulur. Hayat cihattır, çünkü iman etmek kuru bir iddiadan ibaret değildir. İman esaslarına sadık kalmak, son nefese kadar hayatın her alanında dosdoğru yaşamak, çileli bir iştir ve dolayısıyla da büyük cihattır.
Ama devrim hayâllerine gönül vermiş genç nesillerde “Hayat iman ve cihattır” tam da böyle anlaşılmıyordu.
O dönem yayımlanan birçok dergi, kitap ve aynı dalga boyutuna paralel duran birçok kanaat önderi bu sloganla cihadın anlamını daraltmıştı. Cihad, İslâm’ın bireysel ve toplumsal düzeyde bütünüyle bir yaşam tarzına dönüştürülmesi mücadelesinden çok, aksiyonerliğe ve militarizme indirgenmişti.
Cihadın anlamı öylesine daraltılmıştı ki, daraltılan anlamın kapsamına da bütün İslâm sıkıştırılmıştı. Tam bir akıl tutulmasıydı yaşanan. Hâlâ bunun farkında olmayanlar var...
İslâmî hükümler bir bütün olarak cihadî duyguları canlı tutmak ve kıtali ikame etmek “hikmet ve illet”iyle yorumlandı. Dinin temel ibâdetleri bile, mü’minleri cihada hazırlamak için vaz’ edilmiş sanıldı. Ve sanı, bir hakikat gibi anlatıldı.
Meselâ denildi ki; namaz ibâdeti cemaatle bir imamın önderliğinde kılınır. Cihad da cemaatle ve bir komutanın liderliğinde yapılır. İmam, uygun zamanda namazın kıyam, rüku ve secdeye gitme emirlerini verir, imamdan komut gelmeden hiçbir şey yapılmaz. Cihad da böyledir. Namazda safları sık tukmak gerek, cihadın başarısı da safları sık tutmaya bağlıdır. Namaz beş vakit özelliğiyle disipline sokar insanı. Zira disiplin olmadan cihad kazanılamaz...
Velhâsıl, namazın varlık hikmeti mü’minleri en zor ibâdet olan cihada hazırlamakla izah edildi.
Oruç da cihadı ikame etmek için vardı bu algıda. Aç ve susuz kalan beden cihadın zor şartlarına temrin yapıyor sanılıyordu...
Zekat da cihad için gerekli olan maddî ihtiyaçları karşılamak üzere farz kılınmıştı. Zekat ve sadaka ibâdetiyle malını Allah için verme kıvamına ulaşan mü’min, cihad zamanında da aynı fedakarlığı yapacak, malıyla cihadı finanse edecekti.
Hac da, meşakkatleriyle ve barındırdığı hikmetlerle mü’minleri kolektif cihada hazırlayan bir emirdi. Şöyle ki, beden ve malla yapılan bir ibâdet olduğundan mü’minleri can ve mallarıyla savaşa hazır asker kıvamına getiriyordu. Dünyanın dört bir tarafından mukaddes topraklarda buluşan mü’minler, büyük bir cihad kongresi gerçekleştiriyor, gerekli müzakereler yapılarak stratejiler tesbit ediliyor zannediliyordu.
Çok özetle anlatıyorum bir dönemin inkilabî söylem serüvenini. Cihadın önemini anlatmak için mübalağa o kerteye vardırılmıştı ki, temel ibâdetler dahil İslâm’ın tüm hükümleri sanki cihadı ikame etmek için Allah tarafından emredilmişti.

Lâkin, unutulan bir şey vardı. O da; ibâdetler asıl, cihad ise ârıziydi İslâm’da. Cihad, bu ibâdetlerden herhangi birisi tehlikeye düştüğünde onu ikame etmek üzere farz kılınmıştı, aksi değil.
Yani, temel ibâdetler farzdır, asıldır ve her dâim vardır, cihad ise ancak şartlar zorladığında farza dönüşür. Asıl ve ârız yer değiştirdiğinde yapılan din yorumu da, geliştirilen strateji de yanlış olacaktı. Niyetlerin sahih olması bu gerçeği değiştirmez.
Hızlandırılmış devrim süreçlerine iman etmiş insan, cihadı da bir toplum mühendisliği projesine dönüştürmüştü. Dönemin kanaat önderlerinin önemli bir kısmının da mühendislik eğitimi almış olması ise sizce de mânidar değil mi?
Teorik tutarlılıktan ve yaşanan hayattan kopuk idealizm birçok genci romantizme götürmüştü. Oysa cihad fıkhının içeriği hamaset sahibi gençlerin inisiyatifine terkedilemeyecek kadar hassas bir konudur.
Güzel bir yazi,önemli bir noktaya dikkat cekiliyor,Allah razi olsun
View Müslüman=Türk'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Müslüman=Türk kullanıcısına teşekkür edenler:
Vukuf-i Kalbi (07.04.10)
Alt 07.04.10, 11:49   #3
Müslüman=Türk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Grubu : ALLÂH Bu Üyemizi ISLÂH Etsin..
Üye No : 7039
Üyelik tarihi : 22-03-2010
Konuları : 10
Mesajlar : 238
Tecrübe Puanı: 0 Müslüman=Türk is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 02.05.10
Durumu : Status: Offline

Standart

Büyük cihad her müslümana farzdir,kücük cihad ve iyiligi emredip kötülükleri men etmek her müslümana gücü nisbetinde farzdir.
Parti bu amaca hizmet eden araclardan sadece biridir...

...
View Müslüman=Türk'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 07.04.10, 12:58   #4
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Vukuf-i Kalbi´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Lâkin, unutulan bir şey vardı. O da; ibâdetler asıl, cihad ise ârıziydi İslâm’da. Cihad, bu ibâdetlerden herhangi birisi tehlikeye düştüğünde onu ikame etmek üzere farz kılınmıştı, aksi değil.
Yani, temel ibâdetler farzdır, asıldır ve her dâim vardır, cihad ise ancak şartlar zorladığında farza dönüşür. Asıl ve ârız yer değiştirdiğinde yapılan din yorumu da, geliştirilen strateji de yanlış olacaktı. Niyetlerin sahih olması bu gerçeği değiştirmez.
Hızlandırılmış devrim süreçlerine iman etmiş insan, cihadı da bir toplum mühendisliği projesine dönüştürmüştü. Dönemin kanaat önderlerinin önemli bir kısmının da mühendislik eğitimi almış olması ise sizce de mânidar değil mi?

Teorik tutarlılıktan ve yaşanan hayattan kopuk idealizm birçok genci romantizme götürmüştü. Oysa cihad fıkhının içeriği hamaset sahibi gençlerin inisiyatifine terkedilemeyecek kadar hassas bir konudur.
Sayın Serdar Demirel cihadın hem büyük hem de küçük cihad olarak ayrıldığını muhakkak biliyordur.
Peki Kur'an-ı Kerim'deki cihad ayetlerini ne yapacağız?
Şartlar zorlamadı farz değil mi diyeceğiz??
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür eden 2 üyemiz:
SaFKaN (08.04.10), Vukuf-i Kalbi (07.04.10)
Alt 07.04.10, 13:03   #5
Alemdâr-ı İslâm - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Genel Yönetici
Üye No : 311
Üyelik tarihi : 28-08-2008
Mesleği : Kul
Nereden : Kâinat
Konuları : 5088
Mesajlar : 16,313
Teşekkürleri: 24,281
9,034 mesajına 19,474 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Alemdâr-ı İslâm is on a distinguished road
Son Aktivitesi : Dün
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
Müslüman=Türk´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Büyük cihad her müslümana farzdir,kücük cihad ve iyiligi emredip kötülükleri men etmek her müslümana gücü nisbetinde farzdir.
Parti bu amaca hizmet eden araclardan sadece biridir...

ben gecenlerde haram siteleri engelleyen yani kötülükleri men eden bir program tanitmistim,yarisma düzenleyip katilanlara hediye etmek istiyordum fakat katilim olmadigi gibi actigim konu kilitlendi.
Bumu cihad?
iyiligi emredip kötülükleri men etmek cihad degilmi?
Milli-Görüsün disinda birsürü irsad ve teblig calismalari var,islami hizmetler var...bunlar cihad degilmi?
Türkiyede Cihadi sadece milli-görüscülermi yapar,sadece sizlermi suur sahibiniz?

bazilari icin evet öyle ama yaniliyorsunuz.
Müslüman=Türk siz yarışma düzenlediniz diye herkes katılmak zorunda mı?
Aynı programı satın alır kullanırız.
Siz bize nefsinizi terbiye edin diye irşad ve tebliğ çalışması mı yapıyorsunuz?
Ayrıca size bir uyarı; Nur Cemaati'nin başında bir şeyh yoktur.
Manevi terbiye için lütfen ehli sünnet alimlerine müracat ediniz.
__________________





AllaH'ıN SıRRı SeNsİN. KaLbİNe sEfEr eT!
View Alemdâr-ı İslâm'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Bu mesaj için Alemdâr-ı İslâm kullanıcısına teşekkür edenler:
SaFKaN (08.04.10)
Alt 07.04.10, 13:27   #6
Vukuf-i Kalbi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Derecesi :
Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10 Vukuf-i Kalbi is on a distinguished road
Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline

Standart

Alıntı:
müderris´isimli Arkadaşımızdan Alıntı Mesajı göster
Sayın Serdar Demirel cihadın hem büyük hem de küçük cihad olarak ayrıldığını muhakkak biliyordur.
Peki Kur'an-ı Kerim'deki cihad ayetlerini ne yapacağız?
Şartlar zorlamadı farz değil mi diyeceğiz??

Ayırdığından böyle demiş efendi abla.Cihad derken,dolaylı yada direkt olarak yönetime müdaheleyi/değiştirmeyi kastediyor.
Cihad için emirul müminin lazımdır,onun emri lazım,cihad edecek düşman lazım.Namaz için bunlar şart değil.Namaz kılmayanın kafir olduğuna dair mezheplerin görüşleri var ama diğer fiiller hakkında bu kadar ağır nitelendirmeler yok.Bu "namaz kılalım,cihada gerek yok" anlamına gelmiyor.Tıpkı "cihad ediyorum ben,namaza luzum yok" diyenlerin yanlışta olduğu gibi...

Zaten yazar "bu zamanda cihad yok" demiyor,yazıyı böyle anlamamalı.Arap sosyalist kafalarının bakış açıları tenkid edilmiş.Yazının tümünü okuyalım.
__________________




View Vukuf-i Kalbi'in Fotoğraf Albümü  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiket
cihad, namaz

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB-Code Açık.
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı.
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Biz Namaz kılarız, Namaz bizi İnsan kılar" fatımatüzzehra NAMAZ PLATFORMU 2 18.08.09 22:19
Fıkhı’l Cihad ve Cihad Revizyonu Vukuf-i Kalbi Mustafa Özcan 0 20.07.09 16:53
Cihad Nedir? Niçin Cihad Yapıyoruz? AĞLAYAN_GÜL SİYER-İ NEBİ 1 31.05.09 17:15
Kıl Beni Eyy Namaz........namaz kılmamak için bahane üretenlere ithaf olunur Adige Abzakh DUA VE İBADET 0 08.04.09 16:33
cihad :::büşrabaşer::: CİHAD 1 05.12.08 09:16

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:13 .

SİSTEM BİLGİLERİ ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME
Powered by vBulletin® Version 3.8.6
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2
www.milligorusforum.biz
Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008
Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz.

milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.