|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 188 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...]
Serdar Demirel - Vakit [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 2010-04-14 Batı’da İfade Özgürlüğünün Sınırlarına Dair Batı’da her şeyin eleştirilebildiği, her cinsten aykırı fikrin özgürce ifade edilebildiği kanısı, bizde hayli yaygındır. Bu kanının oluşmasının sebebi olarak Batı’da özgün ve hür düşünceye atfedilen önemin tartışmasız kabulünü ve bu bağlamda liberallerin propaganda gücünü gösterebiliriz sanırım. Bu kanının pek de doğru olmadığını görmek gerek. Evet, o dünyada eleştiri ve ifade hürriyeti kültürü yaygındır, ama bunun sınırsız olduğunu kimse iddia edemez. Batı’yı sıradan bir objektif okuma çabası bile o dünyada da düşünceyi ifade hürriyetinin kırmızı çizgilerinin olduğunu ortaya koyacaktır. Yeter ki önyargısız davranılsın. Batı’da bugün çok güçlü olan düşünce özgürlüğü ve düşündüğünü söyleme geleneği büyük bedellerden sonra mümkün olmuştur. Ancak bu, paradigma içinde kaldıkça böyledir, paradigma dışına çıktığında ise Batı’nın pek de aykırı düşünceye tahammülü yoktur. Batı’da fikir beyanının sınırları deyince iki kırmızı çizgili alandan bahsettiğimi söylemeliyim. İlki, Batı’yı genel anlamda kuşatan seküler alan, ikincisi ise kilisenin etkinliği sınırlandırılmış olsa da tasallutunda olan dinî alan. Her iki alanın da kırmızı çizgileri vardır. Seküler dünya görüşünün üzerine kurulduğu paradigma, sekülerizmin kutsalıdır. Sekülerizm ve kutsalın bir araya gelmeyeceği sanılır. İlk yanlış budur zaten. Sekülerizm, ürettiği din dışı kutsallarını, kuşkusuz, kutsal tanımının içine sokmaz, ama, onlara yaklaşım tarzı kutsala inananların kutsallarına yaklaşım tarzından hiç de farklı değildir. Bu çelişki, sekülerizmin bir taraftan mutlak doğruların diğer taraftan da mutlak kötülerin altını çizerken ortaya çıkar. Varoluşu siyah ve beyaz anlamlandırmanın kaçınılmaz sonucudur bu. Siyaseti dinden bağımsız kurmak, hayatın merkezine insanı yerleştirmek, insan düşüncesini vahiyden bağımsız ele almak bu kabilden birer örnek teşkil eder. Şeytanlaştırılmış mutlak kötüleri de vardır. Fikir hürriyeti adına bile dile getirilemez bunlar. Meselâ, peçe. Peçeye inanırsınız, inanmazsınız, ayrı bir şey. Ama peçeye özgürlüğü ifade özgürlüğüne istinaden savunabilmelisiniz değil mi, ama savunamazsınız, zira bu bir kırmızı çizgidir. Meselâ, çok eşlilik (polygamy). Sebep ne olursa olsun, çok eşliliği hiçbir şekilde makul göremez, bunu fikir hürriyeti adına bile dile getiremezsiniz. Bu bir kırmızı çizgidir, paradigma dışıdır. Bu tür kırmızı çizgilerin varlığının haklılığını savunmak adına ne denirse densin, sonuç, ifade hürriyetinin sınırlanmasıdır. Paradigma içinde özgürlüğü savunmak kolay oysa. Zor olan, paradigma dışında da olsa ifade özgürlüğünün yanında durmaktır. Bu da özgürlüğün sınırlarına dair bir nirengi noktasıdır. Aslında bu bağlamda söylenecek çok şey var, lâkin bu yazdıklarımız bile kimilerinin zihin konforunu bozmaya yetecektir. Diğer alana gelince, o da; dinî alandır. Sanıldığının aksine Batı’da herkes din hakkında istediğini söyleyemez. Bunun da kırmızı çizgileri vardır. Seküler alanda kalıp dini eleştirenler elbette vardır, bunu inkâr ediyor değiliz. Ancak onların bu hususta mutlak özgür davrandığını kimse söyleyemez. Fakat bizim maksadımız bu sınıf değil. Bizim maksadımız dinî zeminde kalıp da, dini, yahut Kilise dogmalarını istediği gibi eleştirme kültürünün sınırlarına dairdir. Burada da büyük bir yanılgı vardır. Hıristiyan ilahiyatçılar bırakın kutsal kitabı, Kilise’nin kararlarını bile çok fazla eleştiremezler. İlahiyatçı kimliğiyle ortaya çıkan, bu kimliğin verdiği avantajları kullanarak ve dini alanda durarak yahut durduğunu iddia ederek bizde olduğu gibi orada da “vahiy tenkitçiliği” yapanların bir benzerini pek göremezsiniz. Bizde, adam ilahiyatçı kisvesini üstüne alınca din adına her türlü vahiy tenkitçiliğini yapabileceğini sanıyor. Bu yüzden olsa gerek toplumda ilahiyatçılara olan saygı her geçen gün azalıyor maalesef. Bu durum da beni çok rahatsız ediyor. Hâlbuki onlar toplumun saygı duyması gereken rol model kişiler olmalıdır. Elbette öyle olanların varlığından kuşku duymuyorum. Zaten vahiy tenkitçilerinin varlığı da en çok onları yaralıyor. Velhâsıl, çok öykündüğümüz Batı’da eleştiri kültürü sanıldığı gibi kırmızı çizgisiz değildir. Birileri bunu, bize dair olanı sınırsız eleştirenlere hatırlatmalı.
__________________
|
|
|
| Bu mesaj için Vukuf-i Kalbi kullanıcısına teşekkür edenler: | Isti'sam (03.08.10) |
|
|
#2 |
|
Grubu : Misafir
Üye No :
Konuları : 227
Mesajlar : n/a
Son Aktivitesi : 01.01.70
Durumu :
|
sekülerizim kırmızı çizgidir çünkü böyle olmalıdır. özgürlük, özgür düşünce dine karşı çıkışla başlamıştır batıda. kırmızı çizgi olmalıdır çünkü siz din sınırları içinde asla özgür olamazsınız. siz din sınırları içinde felsefe yapılabileceğine inanıyor musunuz? din sınırları içinde "tanrı var mıdır, yok mudur?" diyebilir misiniz mesela? şüpheci olabilir misiniz dinin kapsama alanında? özgürce felsefe yapabilir misiniz? peki bilim yapabilir misiniz? sırf adem ve havva hikayesine uymadığı için sapa sağlam bir teori tartışma konusu yapılmıyor mu bu laik düzende bile? ya din sınırları içinde olsaydık ne olurdu kimbilir! batı din sınırları içinde kalsaydı "dünya yuvarlaktı" bile diyemezdi. islamın evren-dünya-doğa hakkında daha muğlak ifadeleri olmasına karşın hristiyanlıktan aşağı kalır yanı yoktur bu anlamda. islam düşünürleri din sınırlarını aşamadığı için özgürce felsefe yapamadılar, bilimi geliştiremediler. islam düşünürleri sınırlarını aşamadıkları için müslüman dünyası bu haldedir. din size tanrı vahyi kurallar koyduğu için bu sınırlar içinde hareket etmek mümkün değildir. ne tarafa dönsen bir ayet bir hadis çarpar yüzüne. sorgulamaya izin verilmez. sorgulamanın olmadığı bir yerde özgürlük mümkün müdür? işte o yüzden sekülerizim batıda kırmızı çizgidir. birkere çok eşlilik batıda da vardır. ancak bu dini kaidelere bağlı olmaksızındır. insanlar açık evlilik bile yaparlar. bunda özgürdürler. sevgililer de, ikinci birliktelikler de vardır sadece resmi olarak tek eşlilik söz konusudur. belki ilerde resmiyette ortadan kalkar kimbilir. avrupada birçok çift evlenmeden birlikte yaşamakta ve çocuk doğurmaktadır. kimsede bunlara birşey demez. peçe konusuna gelince.... o konuya girmicem şimdilik ama peçenin de kadının özgürlüğüyle bir ilgisi yoktur. ben özgür olmama özgürlüğümü kullanmak istiyorum diyorsanız o ayrı. ama kadınla erkeği bariz şekilde ayıran ve yüzü kapatan peçe, sosyal yaşam özgürlüğünü büyük ölçüde yok eder kadının. kadın konusunda da çeşitli ayrımcılıklara karşı mücadele vere vere bugünlere gelmiş batı, elbette bu konuda da hassas olacaktır. |
|
|
|
|
#3 | |
|
Derecesi :
![]() Grubu : İnadına ERBAKAN.....
Üye No : 2406
Üyelik tarihi : 05-02-2009
Nereden : kafkasya
Konuları : 3010
Mesajlar : 10,206
Teşekkürleri: 8,632
5,430 mesajına 10,723 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : Bugün
Durumu : Status: Offline
|
Alıntı:
helal dairesi geniştir keyfe kafi gelir ![]() ayrıca islam dunya yuvarlak degildirmi diyor(elbetteki demiyor)
|
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| batı’da, dair, sınırlarına, İfade, Özgürlüğünün |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Batı, Doğu’ya adalet değil çıkar penceresinden bakar | Alemdâr-ı İslâm | Abdülkadir Özkan | 1 | 26.09.09 22:22 |
| Siyonist yerleşimci çeteler Batı Şeria’da Filistinlilerin tarla ve bahçelerini ateşe | Adige Abzakh | CİHAD BELDELERİNDEN HABERLER | 0 | 04.06.09 07:41 |
| Abbas’ın Adamları Batı Yaka’da 4 Hamas Mensubunu Daha Kaçırdı | Muhammed | DÜNYADAN HABERLER | 0 | 14.05.09 19:20 |
| ’Ilımlı İslam’a Dair Çok Aykırı Bir Tez- Ahmet Hakan | Vukuf-i Kalbi | YAZARLAR VE KÖŞE YAZILARI | 1 | 09.04.09 13:05 |
| Ayasofya’ya dâir | Sükut-u Leyl | TARİH | 1 | 23.12.08 22:23 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|