|
| Konular: 50,314 | Mesajlar: 311,928 | Üyeler: 10,668 | Online: 188 | Elhamdülillah...
|
|
|||||||
![]() |
|
|
|
LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
[Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] Serdar Demirel - Vakit [Üye Olmadan Linkleri Göremezsiniz. Üye Olmak için TIKLAYIN...] 2010-07-04 Takiyye, Karaktere Dönüşürse.. 14 asırdır usûlde, tefsirde, hadisde, kelâmda, fıkıhda ilim semamızda yıldızlar eksik olmamıştır. İçten yanan, ateşleriyle de etraflarını aydınlatan birer rehber olarak... Bunlardan bir kısmı da birden fazla ilim disiplininde otoriter olabilme kifayetini göstermiş müstesna şahsiyetlerdir. Pakistan’da İslâm Hukuku alanında otoriter kabul edilen merhum Şeyh Abdullah Kâkâhîl de, bugünün ihtisaslaşma çağında emsâline pek rastlamadığımız o kalitede bir yıldızdı. Mastır ve doktora öğrencilerine tefsir, hadis, usûl ve kelâm dersleri okuturdu. Okuttuğu her derste derin ilmi ve ince anlayışıyla öğrencilerini hayran bırakırdı. Şer’i mahkemeler onun görüşüne müracaat eder, onun yorumunu delil olarak sunarlardı. Dönemin Pakistan Cumhurbaşkanı bu ülkede çok özel yeri olan “İslâm’a Hizmet Ödülü”nü ona vermek istediğinde, nazikçe reddetmiş, bunu riya olmasın diye de çevresiyle paylaşmamıştı. Reddetmişti, çünkü ona rızay-ı ilâhî yetiyordu. Ödülü reddedişini, görev yaptığı Uluslararası İslâm Üniversitesi’nin ölümü münasebetiyle düzenlediyi programda, kendisine ödül teklifini götüren heyet başkanından öğrenmiştik. Vakurdu, sessizdi, sâkindi ama hep derinden akardı. Şeyh Kâkâhîl’in Türkiyeli öğrencileri oldu. O bahtiyarlığa ermek bize de nasip oldu. Mastır yaparken bizi kırmadı, tez danışmanlığımızı üstlenme âlicenaplığını gösterdi. Aramızda oluşan muhabbet bağı beni sık sık evine çekerdi. Her ziyaretimde mutlaka yeni birçok şey öğrenerek dönerdim. Kimi hocadan sadece ilim öğrenirsiniz. Kimi hocadan daha çok kişilik kazanırsınız. Çok nadir hocalardan da hem ilim hem de kişilik alırsınız. Merhum son sınıfa giren mümtaz bir şahsiyetti. Bir ziyaretimde, gündem Türkiye’den açılmıştı. Kendisine bir soru yöneltecektim. Ama önce bir girizgâh yapmalıydım. Velhâsıl ona özetle şunları söylemiştim: Efendim, Türkiye’de dindar insanlar katı laiklik uygulamaları yüzünden devletin hassas gördüğü kurumlarda görev alamıyorlar. Namaz kılmak, tesettürlü eşe sahip olmak gibi.Müslüman olmanın gereği ameller, Kırmızı Kitap’da bir suç unsuru kabul edildiğinden, buralarda dindarların barınma imkânı pek yok. Dindarlar, devletin hassas saydığı bu tür kurumlarda, Anayasa hükmüne rağmen, ayrımcılığa tabi tutulmakta, bazen de yıllarca emek verip çalıştıkları bu kurumlardan yüz kızartıcı bir suç işlemişler gibi atılmaktalar. Bu durum da, bu kurumların belli ideolojik çevrelerin hakimiyeti altına girmesinin önünü açmaktadır. Bazı kanaat önderlerinin bunun önüne geçmek üzere takiyye fıkhının imkânlarına sığınarak bu tür kurumlarda çalışan dindarlara gerekirse namaz kılmadan, evlenmeden, evlenmek icap ederse dine saygılı başı açık hanımlarla evlenerek dindarlıklarını gizlemeleri gerektiğini telkin ettiklerini duyduğumu söylemiş, sonra da sormuştum: “İslâm, bu şartlarda ve bu niyetle takiyye yapmaya izin verir mi?” Cevap vermekten kaçındı önce. Israrım üzerine, “Hayır, vermez” demişti. Sonra da meâlen şu izahı yapmıştı: Takiyye, büyük bir belâyı defetmek üzere ânlık ya da kısa süreliğine cevaz verilmiş bir ruhsattır. Bunun şartları ve sınırları da fıkıh kitaplarında çizilmiştir. Takiyyenin amacı sürekli olması gereken İslâmî yaşantıyı ânlık ya da kısa süreli gizlenmeyle korumaktır. Ama eğer takiyye, kalıcı olması gereken İslâmî yaşam tarzını korumayı sağlayamıyor, aksine kendisi bir yaşam tarzına dönüşüyorsa, caiz olmaz. Çünkü, takiyye kültürünü yaşam tarzına dönüştürmüş insanlar sinik olur, şahsiyet bunalımına düşer. Takiyye zaman süreci içerisinde bunlarda bir karektere evrilir. Namaz kılmayan kişi namaz kılmamaya alışır ve iç dünyasında namaz kılmamayı normalleştirir. Takiyye niyetiyle başörtüsünü çıkaran hanım ilk etapta manevî acılar yaşasa da, zor şartlara adapte yeteneği yüksek olan her insan gibi bu hâle de alışır, zamanla başörtüsüz bir hayatı içselleştirir, demişti. Ağustos, 1999 yılında ilim semâmızdan kayan üstadımızın o korkusunu bugün çok daha iyi anlıyorum... Hiçbir sebep yokken söz ve davranışlarına sürekli otosansür uygulayan; selam vermeyen, cümlelerinde Allah ismini kasıtlı olarak anmayan, inançlı bilinmekten korkan, ötekine aramızda bir fark yok mesajı göndermek için çırpınan ve en tehlikelisi de aidiyet krizi yaşayan günümüz muhafazakârı, biraz da bu takiyye kültürünün içselleştirilmesinin sonucu değil midir!
__________________
Konu Vukuf-i Kalbi tarafından (04.07.10 Saat 11:37 ) değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
#2 |
|
Derecesi :
![]() Grubu : Bölüm Sorumlusu
Üye No : 6735
Üyelik tarihi : 02-02-2010
Mesleği : eğitimci
Nereden : sarıyer anadolu gençlik
Konuları : 727
Mesajlar : 5,140
Teşekkürleri: 2,607
2,696 mesajına 5,299 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 8
![]() Son Aktivitesi : 25.05.12
Durumu : Status: Offline
|
biz sözle takiyeden utanıyoruz... bu kadırına pes vallahi... namazsız, başörtüsüz bir takiyye... biz sistem kurmaktan önce islamı yaşamakla memuruz... gerisi mevladan gelecek olan hediyedir...
__________________
Her halde maksut sensin, Her manada anlatılmak istenen sensin eller ne derse desin, sen bize en sevgilisin 04/02/2011
unutulmayacak günlerden |
|
|
|
|
#3 |
|
Derecesi :
![]() ![]() Grubu : Administrator
Üye No : 2
Üyelik tarihi : 28-07-2008
Nereden : İstanbul
Konuları : 2171
Mesajlar : 13,859
Teşekkürleri: 7,795
5,707 mesajına 12,423 kere teşekkür edildi.
Tecrübe Puanı: 10
![]() Son Aktivitesi : 24.05.12
Durumu : Status: Offline
|
Ama bu durum hepimizde var ağabey.Gerek yukarıdaki örnek gibi had safhada gerek vasat olarak... İstediklerimizi özgürlük adına istememiz,demokrasi adına nutuk atmalarımızın takiyye icabı olduğunu kimse bilmiyor yada unutuyor.
__________________
|
|
|
![]() |
| Etiket |
| dönüşürse, karaktere, takiyye |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Takiyye - Ruhul Furkan Tefsiri | efna | AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET | 8 | 14.02.10 20:54 |
| Nedir Bu Takiyye,Zaruret Nedir,Ne Zaman Bu Ruhsat Kullanılabilir,Kim Kullanır ? | Vukuf-i Kalbi | AKAİD-İ EHL-İ SÜNNET | 8 | 27.07.09 11:40 |
| Siyasetsiz Cihad Olur Mu,Takiyye İslam'ın Neresinde ? | Vukuf-i Kalbi | SİZDEN GELENLER | 23 | 25.07.09 21:39 |
| Takiyye kelimesinin manası nedir? | gazikentli | İSLAMİ HAYAT SORU-CEVAP | 1 | 18.10.08 13:33 |
| SİSTEM BİLGİLERİ | ÖNEMLİ BİLGİLENDİRME |
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.6 Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd. Content Relevant URLs by vBSEO 3.5.0 RC2 Kuruluş Tarihi : 10 Ağustos 2008 Site içerisindeki materyaller kaynak gösterilmeden kullanılamaz,dağıtılamaz. |
milligorusforum.net/biz/org sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini onay
almaksızın anında siteye yazabilmektedir.Bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcıya aittir.Sitemizde yasalara aykırı herhangi bir materyal bulursanız
iletisim@milligorusforum.biz e-mail adresimize bildirirseniz,şikayetiniz incelendikten sonra en kısa
sürede gereken yapılacaktır.
|